KÜLTÜR SANAT - 18 Nisan 2025 Cuma 13:36

Kastamonu’da geleneksel gelinlikler ve çeyizler görücüye çıktı

A
A
A
Kastamonu’da geleneksel gelinlikler ve çeyizler görücüye çıktı

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Eren Ökten’in katılımıyla Kastamonu’da Türk aile yapısındaki çeyiz ve gelinliklerin ele alındığı sergi ve panel gerçekleştirildi. Sergide konuşan Bakan Yardımcısı Ökten, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin de ışığında bu güzellikleri, emekleri ve hizmetleri hep birlikte koruyup geleceğimize intikal ettirelim" dedi.



Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Eren Ökten, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe: Türk Aile Yapısında Çeyiz ve Gelinlikler" sergisine katıldı. Kastamonu’daki Tarihi Saray Hamamı’nda düzenlenen serginin açılış kurdelesini kesen Bakan Yardımcısı Ökten, Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ayten Canaslan’dan sergideki ürünler hakkında bilgiler aldı. Ökten, sergiyi gezerek, geçmişten günümüze uzanan kültürel mirasın izlerini taşıyan eserleri ilgiyle inceledi. Ayrıca sergide kına gecesi de canlandırıldı.


Serginin açılışında konuşan Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Ökten, "Hayırlı, uğurlu olsun. Bu güzel çalışmada emeği geçen arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Hayırlara vesile olsun. Bu güzel mirasımız, inşallah gelecek kuşaklara da intikal etsin. Kültürümüzü korumanın temel bilinciyle, yeni müfredatımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin de ışığında bu güzellikleri, emekleri ve hizmetleri hep birlikte koruyup gözeterek geleceğimize intikal ettirelim" dedi.


Serginin ardından Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Eren Ökten, beraberindeki heyet ile birlikte Kastamonu Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen "Türk Aile Yapısında Sandık Kültürü, Çeyiz ve Gelinlikler" paneline katıldı.


"Anadolu’daki hazinelerin gelecek kuşaklara aktarılması için büyük işler yapmamız gerekiyor"


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, "Tarihi süreç içerisinde baktığımızda büyük medeniyetleri ve dünyaya istikamet vermiş toplulukların toplumsal yapılarında aile bağlarının, kültürel zenginliklerinin ve diğer değerlerine sıkı sıkı bağlı olduklarını ve büyük bir bağ kurduklarını görüyoruz. Bizler de kıyamete kadar al yıldızı bayrağı dalgalandıracağımız Anadolu coğrafyasının çok kıymetli hazineleri mevcut. Bu hazinelerin gelecek kuşaklara aktarılması için büyük işler yapmamız gerekiyor. Bunların da başlangıcı sayılabilecek Kastamonu’muzun zenginliklerini tüm ülkemize ve gelecek kuşaklara aktarabileceğimiz çalışmaları da sizlerin destekleriyle sürdürme gayreti içerisindeyiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde aklıselim, kalbi selim, zevki selim yetişen gençlerimiz yine Türkiye yüzyılını imar edecek bu imarı gerçekleştirirken de köklerine sıkı sıkı bağlı, geleneklerine bağlı, ailesine sahip çıkan bireyler olarak ülkemizin büyük ve güçlü Türkiye hedeflerine ulaştırılacaktır. Bizler de bu kutlu yolculukta yürümeye yorulmadan, usanmadan yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.


"Aile, ne kadar sağlam bir aile üzerine şekillenirse toplumda o kadar sağlam yol alır"


Panelin moderatörlüğünü yapan Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülten Küçükbasmacı da, "Aile, Türk toplumunun temelidir. Aile, ne kadar sağlam bir aile üzerine şekillenirse toplumda o kadar sağlam bir şekilde geleceğe doğru yol alır. Toplumda ne kadar sağlam değerler üzerine kurulursa ailede o kadar sağlam değerler üzerine kurulur. Dolayısıyla aile ve toplum denklemi, birbirini destekleyen bir döngüdür. Türk milletinin kendisine has bir aile yapısı bulunuyor. Bu kadar önemli toplumun gelişmesinde varlığında, geleceğe doğru yürümesinde devam etmesi bu kadar önemli olan ailenin kuruluşu, tabii ki pek çok sosyal, kültürel, dini, toplumsal ve ekonomik anlamda pek çok temel üzerinden şekilleniyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın içerisinde bulunduğumuz yılı Aile Yılı ilan etmesi son derece önemlidir. Bu vesile ile ilgili bugün burada Kastamonu’da, ailenin kuruluşunda çeyiz ve sandık geleneklerinin yerini konuşacağız" şeklinde konuştu.


Panelde, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Karakelle Alper, Konya Karatay Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Hande Ayşegül Özdemir, İstanbul Medipol Üniversitesi Seçmeli Eğitim Merkezi Dr. Öğretim Üyesi Mutlu Özgen ve Geleneksel El Sanatları Ustası Yazma Sanatçısı Veliye Martı, konuları hakkında katılımcılara bilgiler verdi.


Sergi ve panele, Vali Meftun Dallı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, kurum müdürleri, siyasi parti ve StK temsilcileriyle çok sayıda davetli katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.