EKONOMİ - 20 Ocak 2026 Salı 14:56

Kastamonu’da kadınlara istihdam ve üretim desteği sağlayacak iki proje hayata geçiyor

A
A
A
Kastamonu’da kadınlara istihdam ve üretim desteği sağlayacak iki proje hayata geçiyor

Kastamonu’da kadın istihdamını artıracak, yerel tarımı güçlendirecek ve geleneksel ürünleri sürdürülebilir üretimle geleceğe taşıyacak iki önemli proje için imzalar atıldı.


2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) desteğiyle hayata geçirilecek "Kadın Elinden HanSera" ile "Siyez İşleme Tesisi" projeleri imzalanarak sözleşmeye bağlandı. Kastamonu Valiliğinde, Vali Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilen imza töreninde, toplam büyüklüğü yaklaşık 11 milyon 100 bin TL olan projelerin sözleşme protokolleri, KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç ile proje yararlanıcısı kurumlar arasında imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda uygulanan Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) çerçevesinde projelere sağlanacak destek ile kadın istihdamının artırılarak, tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanması ve yerel ürünlerin katma değerinin yükseltilmesi hedefleniyor.



Üretim ve istihdamın patronu kadınlar olacak


KUZKA desteğiyle, Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından toplam bütçesi 3 milyon 530 bin TL olan "Kadın Elinden HanSera" projesi kapsamında içinde yaz-kış sebze üretiminin yapılabileceği 4 adet modern sera kurulacak. Kadın emeğini üretimin merkezine alan proje, Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde tüm üretim ve yönetim faaliyetlerini kadınların yürüteceği bin metrekare kapalı alana sahip Güneş Enerji Sistemleri (GES) ile desteklenen modern sera kurulumunu kapsıyor. Kadınların sahip olduğu Hanönü Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafında işletilecek serada kurulacak GES sayesinde yaz-kış sürekli olarak biber, patlıcan, domates, salatalık ve çilek gibi ürünler yıl boyunca yetiştirilebilecek. Proje sayesinde ilçede yaşayan en az 20 kadın düzenli gelir elde etme imkanına kavuşurken, kadınlar yalnızca çalışan değil, üretimin de doğrudan sahibi olacaklar.



"Kadın istihdamını desteklemeyi amaçlıyoruz"


Hanönü Kadın Girişimciler Sera Projesi ile ilgili bilgi veren KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç, "Hanönü Kadın Girişimciler Sera Projesi, ‘HANSERA’ adıyla kısalttığımız bu proje kapsamında, Hanönü’nde örtü altı tarımı yaygınlaştırmaya yönelik bir sera kurulumu gerçekleştirilecek. Proje çerçevesinde kadın kooperatifimiz, seranın işletilmesi sürecinde aktif olarak görev alacaktır. Bu projeyle hem kadın kooperatifimiz bünyesinde üretim yapacak kadın girişimcilerimizin önünü açmayı hem de kadın istihdamını desteklemeyi amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra, son dönemde etkisini giderek artıran iklim değişikliği nedeniyle tarımda yeni ve modern tekniklerin kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, örtü altı tarımı yaygınlaştırmak amacıyla ilçedeki çiftçilere yönelik eğitimler ve demonstrasyon alanları oluşturulacaktır. Tarım İlçe Müdürlüğümüz tarafından eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütülecektir. Proje kapsamında, kadın kooperatifimizin üretim yapabileceği bir alan oluşturulurken, aynı zamanda çiftçilerimizin farkındalığını artıracak bir merkez işlevi de üstlenilecektir. Bu projede yaklaşık 20 kadın üreticinin görev alması beklenmektedir. Ayrıca her biri 250 metrekare olmak üzere toplam dört sera kurulacaktır. Bu seralarda marul, domates, salatalık, biber ve çilek gibi yıl boyunca üretimi yapılabilen ürünler yetiştirilecekti" dedi.



"Bu proje, seracılık adına bir lokomotif olacaktır"


Projenin seracılığın geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağını ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Ahmet Kılıç ise, "Bu projenin iki açıdan büyük önemi bulunmaktadır. Birincisi, kadın kooperatiflerimizin desteklenmesi bakımından gelir getirici ve istihdam oluşturucu bir unsur olmasıdır. Hanönü Kadın Kooperatifimizle bu projede birlikte çalışıyoruz. Kendileri son derece gayretli ve çok güzel işlere imza atıyorlar. Bu yönüyle de projenin örnek teşkil edeceğine inanıyorum. İkinci önemli husus ise seracılıktır. Kastamonu, kendine has doğası ve iklimi nedeniyle seracılığı yaygınlaştırmak istediğimiz bir ildir. Merkez ve 19 ilçeyi değerlendirdiğimizde, coğrafi ve iklimsel açıdan seracılığa en uygun bölgenin Hanönü ilçesi olduğunu düşünüyoruz. Bu proje, seracılık adına bir lokomotif olacaktır" diye konuştu.


Hanönü Kadın Girişimciler Kooperatifi Başkanı Melahat Şengül de projenin kendileri için önemli bir katkı sunacağını ifae etti.



Siyezde hedef büyüten proje hayata geçiriliyor


İhsangazi Belediye Başkanlığı tarafından, KUZKA desteğiyle hayata geçirilecek 7 milyon 578 bin TL bütçeli "Siyez İşleme Tesisi" proje ile siyez buğdayının işlenmesindeki ilk aşama olan tohum eleme süreci modern makine ve ekipmanlarla güçlendirilerek, yöresel ürünlerin alıcı ile buluşturulacağı satış alanları oluşturulacak. Kadınların, çiftçilerin ve dezavantajlı grupların ürettikleri yöresel ürünleri doğrudan tüketiciye sunabilecekleri satış alanı, aynı zamanda siyez üretiminin sürdürülebilirliğinin ve yerel üreticilerin gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinde etkin rol üstlenecek.


Hayata geçirilecek bu iki proje, Kastamonu’da kadın emeğini güçlendiren, yerel tarımı destekleyen ve Kastamonu’nun geleneksel değerlerini ekonomik kazanca dönüştürmesi ve bölgenin sosyal kalkınmasına uzun vadeli katkı sunması bakımından önem taşıyor.



"Siyez üreticilerine yönelik bir tohum eleme makinesi ya da hattı kurulacaktır"


"Siyez İşleme Tesisi" projesiyle ilgili konuşan KUZKA Genel Sekreteri Genç, "Daha önce Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında ‘İhsangazi Tohumdan Geleceğe’ adlı bir projeyi hayata geçirmiştik. Bu proje kapsamında siyez unu üretimine yönelik bir tesis kurulumunu gerçekleştirmiştik. Yeni projemizde ise bu tesisin sürdürülebilirliğine ilave katkılar sağlamayı hedefliyoruz. Aynı zamanda bu tesis ve siyez üreticilerine yönelik bir tohum eleme makinesi ya da hattı kurulacaktır. Bu makine sayesinde siyezin içindeki taş ve diğer yabancı maddeler ayrılacak, ürünlerin sınıflandırılması gerçekleştirilecektir. Üreticilerimiz de kendi ürünlerini getirerek bu eleme işlemini burada yapabileceklerdir. Proje kapsamında ayrıca bir satış alanı da oluşturulacaktır. Belediyemiz üretilen ürünlerin satışını yapabileceği gibi, ilçemizdeki siyez üreticilerimiz de bu pazarda doğrudan kendi ürünlerini satma imkanı bulacaktır. Böylece aracı olmadan doğrudan satış yapma fırsatı elde edeceklerdir. Genel hatlarıyla projemiz bu şekildedir. Belediye başkanımızın eklemek istediği bir husus varsa kendisi de paylaşabilir. Bu projenin ilçemize, siyez üreticilerimize ve ilimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.


İhsangazi Belediye Başkanı Hayati Sağlık da, "Daha önce Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı çerçevesinde bir proje gerçekleştirmiştik ve belediyemize ait bir siyez unu üretim tesisi kurmuştuk. Ancak bu tesis, bulgur üretimi ve bulgurun tasnifi noktasında eksik kalmıştı. Gerçekleştirilen bu yeni proje ile ilçemizde üretilen siyez bulgurunun belirli bir tasnife alınması sağlanacak ve üreticilerimizin ürettikleri ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşturabilmesi mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.


İki projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Vali Meftun Dallı ise, "İhsangazi’de siyez ile özdeşleşmiş bir ilçedir. Bu projenin, bölgede siyezle ilgili yürütülen çalışmalara ve çiftçilerimizin gayretlerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ayrıca İnebolu seracılık açısından önemli bir yol kat etti. Hanönü’nün de seracılıkta iyi bir yere geleceğine inanıyoruz. Bu işi kadınlarında sahiplenmesi bizleri mutlu etti. Her iki projenin de hayırlı olmasını diliyorum" dedi.


Konuşmaların ardından her iki projenin de sözleşmeleri imzalandı.



Kastamonu’da kadınlara istihdam ve üretim desteği sağlayacak iki proje hayata geçiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Trafik suçu cezasız kalmadı, 5 yıl sonra karar çıktı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde 5 yıl önce meydana gelen trafik kazasından bir hafta sonra yaşam mücadelesini kaybeden Yusuf Kaya davasında mahkeme kararını verdi. Emsal nitelikteki kararda otomobil sürücüsü, 4 yıl 8 ay 10 gün hapse mahkum edildi. Kaza, 20 Eylül 2021 tarihinde Süleyman Demirel Bulvarı üzerinde meydana geldi. Motosikleti ile seyir halinde ilerken Görkem Efekan Culum’un arkadan çarpması sonucu otomobil altında kalarak ağır yaralanan motosiklet sürücüsü 37 yaşındaki Yusuf Kaya ambulansla Kuşadası Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahalenin ardından Aydın’a sevk edilen Kaya, yaklaşık bir haftalık yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Culum, daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Culum emniyetteki ifadesinde, "Bir aracı sollamak isterken muhtemelen yerde bulunan taşa çarptım. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Sol tarafımdaki kaldırıma çarptım. Direksiyon kilitlendiği için sonrasında çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsüne nasıl çarptığımı hatırlamıyorum. Motosiklet sürücüsünün yanına gidince durumunun kötü olduğunu gördüm. Ben de kötü oldum. Şahsın başında kask yoktu" dedi. Olayın ardından aile, Kuşadası Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak kazanın araştırılmasını istedi. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından otomobil sürücüsü Culum hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan iddianame düzenledi. İddianame Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Ailenin avukatı Varol Turbay, otomobil sürücüsünün alçılı haldeki olay yerinde çekilmiş fotoğrafını ortaya çıkartıklarını ifade ederek, "Sağ eli atelle sarılı ve uyuşukluk yapan ağrıkesici hapla araç kullanmak adeta ölüme davetiye çıkarmaktır. Zanlı kendi kendini çektirdiği fotoğrafla ele verdi. Ölüm taksirle değil" diyerek itiraz etti. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar sonrası Avukat Varol Turbay’ın itirazı üzerine Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu konu ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporda Culum’un alçı tedavisi bittikten ve çıkarıldıktan sonra araç kullanımının uygun olduğu, alçılı şekilde araç kullanamayacağı vurgulandı. Olay yeri fotoğrafları ve sürücünün kolundaki alçı ile kullandığı ilaçlarla ilgili hazırlanan rapor İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından incelenerek sonuca bağlanan kararda, "raporda alçılı elle ve uyuşukluk yapan ağrı kesici hapla araç kullanmak ölüme davetiye çıkarmaktır" denildi. Yaşanan gelişmelerin ardından görülen davada, tam 5 yıl sonra mahkeme kararını verdi. Culum ’bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılandı. Sanık, 4 yıl 5 ay 10 gün hapse çarptırıldı. Karar, Kaya ailesinin avukatı tarafından İzmir Bölge Adliyesi 19. Ceza Dairesinde istinafa taşındı. İstinaf incelemesi sonucunda üst hadden verilen cezayla 3 aylık tedbir hükümlerine hükmedilerek toplam 4 yıl 8 ay 10 güne çıkarılarak kesin olarak onanmasıyla dosya sonuçlandı. Ayrıca ek olarak sürücü belgesinin 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesi gereğince cezanın tümüyle infazından itibaren taktiren 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına da karar verildi. Kesinleşen kararın ardından hapis cezası alan Görkem Efekan Culum (28) İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yakalanarak cezaevine gönderildi. Konuyla ilgili konuşan Avukat Varol Turbay, "Alçılı el ile araç kullanmaya bilinçli taksirden ceza arttırılarak karar verildi. Bu Adli Tıp raporu Türkiye’de bir ilk oldu. Emsal olacak. Eli sargılı, parmağı kırık, ayağı alçılı gibi durumlarda araç kullanmak bilinçli taksir olarak cezayı arttıracak. Böyle olmasaydı sanık 2 yıl altı ceza alıp, cezası da ertelenecekti. Avrupa’da bazı ülkelerde yüksek topuklu bayan ayakkabısı, kalın tabanlı kar botu veya kalın montla dahi araç kullanılması halinde yaptırım düzenlenmiş. Biz de ise ayağı alçılı ve koltuk değneğiyle araç kullananlar var. Ancak bu karardan sonra daha dikkatli olunması gerekecek. Bu kararı istinaf ettik. Çünkü sanık asli kusurlu en az 6 yıl ceza alması gerekirdi" diye konuştu.
Ankara Siyasilerden, YPG yandaşları tarafından Türk bayrağına yapılan saldırıya kınama Siyasiler yayımladıkları mesajlarla, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırısını kınadı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyorum. Birliğimize, beraberliğimize ve milletimizin huzuruna kast eden bu menfur girişiminin; kardeşliğimize gölge düşürmesine, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz. Devletimiz tüm kurumlarıyla sahadadır. Aziz milletimiz; her türlü fitneye, tahrike ve nifak girişimine karşı sağduyusuyla dimdik duracak, kardeşliğimiz en güçlü bağımız olmaya devam edecektir. Olayın failleriyle ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatılmış olup, bu alçaklığı planlayan ve uygulayanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecek, bayrağımıza karşı gerçekleştirilen saldırı hiçbir şekilde cezasız kalmayacaktır" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise, "Mardin Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak girişimi lanetliyorum. Bu menfur olayla ilgili olarak Mardin Cumhuriyet Başsavcılığımızca adli soruşturma başlatılmıştır. Diğer yandan; Suriye’nin Halep kentinde Hükümet güçleri ile SDG/YPG terör örgütü arasındaki çatışmalar bahane edilerek ülkemizde gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca soruşturmalar devam etmektedir. Bu kapsamda 356 şüpheli hakkında soruşturma yapılmış, 35 şüpheli tutuklanmış, 45 şüpheli hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmış, 77 kişinin gözaltı işlemleri ise devam etmektedir. Devletimizin egemenliğine ve toplumsal huzurumuza yönelen hiçbir saldırı, hiçbir provokasyon cezasız kalmayacaktır" ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında şunları kaydetti: "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yönelik YPG terör örgütü yandaşları tarafından gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoruz. Bu alçak provokasyon, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan, Terörsüz Türkiye yürüyüşümüzü sekteye uğratma çabasından başka bir şey değildir. Bu provokatörler aklından çıkarmasın. Ay yıldızlı bayrağımız, şehitlerimizin emaneti, milletimizin namusudur. Bayrağımız için milletimizin her bir ferdi şehadete yürümekten asla geri durmaz. Bayrağımıza uzanan her kirli el, tarih boyunca hak ettiği cezayı bulmuştur ve her daim bulacaktır. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Kardeşliğimize pusu kuranlara karşı en büyük cevabımız; daha fazla kenetlenmek, Büyük ve Güçlü Türkiye’yi inşa etmek için canla başla çalışmaktır." Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise, "Nusaybin’de bulunan geçişe kapalı sınır kapısından terör örgütü sempatizanları tarafından sınır geçme teşebbüsünde bulunulması ve sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da, "Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından, şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak ve provokatif saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Devletimiz; sınır güvenliğini, millî onurunu ve vatandaşlarının huzurunu koruma konusunda tam bir kararlılık içindedir. Milletimizin feraseti ve devletimizin kudretiyle bu tür provokasyonlar amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye hedefimizden asla sapmadan; bayrağımıza, vatanımıza ve istiklalimize sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, "Varolduğu günden bugüne sivil, kadın, çocuk ayrımı yapmaksızın binlerce masumun canına kıyan YPG terör örgütünün bugünkü provokasyonunu lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizde yeni bir karanlık sayfayı açmak niyetinde olanlara izin vermeyecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi ’Ne ülkemizin ne de bölgemizin geleceğinde teröre yer yoktur.’ Mukaddes bildiğimiz Türk bayrağına uzanan kirli ellere gereken cevaplar verilecektir" ifadelerini kullandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "Nusaybin–Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen bu alçak saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti; bayrağına uzanan her eli kıracak kudrete, sınırlarının ve milli değerlerinin güvenliğini her şart altında sağlayacak iradeye sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür, kararlıdır ve milli değerlerine yönelen hiçbir tehdide sessiz kalmayacaktır. Şanlı bayrağımız ilelebet dalgalanacak, bu topraklarda tek söz yine milletimizin olacaktır" açıklamasında bulundu. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise, "Şanlı bayrağımıza yönelik provokasyona soyunanlar ateşle oynamıştır. Bayrağımız hedefse, cevabımız nettir: Devletimiz gerekeni yapacaktır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, "Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, YPG terör örgütü yandaşlarının şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirdiği hain saldırıyı en sert şekilde lanetliyorum. Bilinmelidir ki bayrağımıza uzanan her el, devletimizin sarsılmaz iradesiyle kırılacaktır. Bölgesel istikrarı, barışı ve huzuru korumaya yönelik adımlarımızı hedef alan bu alçak girişimler, ülkemizin birlik ve beraberliği karşısında asla karşılık bulamayacaktır. Vatanımızın bölünmez bütünlüğüne kastedenlere karşı mücadelemizi dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Terörsüz Türkiye hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise, "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı şiddetle lanetliyorum. Ay yıldızlı bayrağımıza el uzatan ve değerlerimize haince saldıranlar bunun bedelini en ağır şekilde ödeyecektir" dedi.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Türk bayrağına yönelik saldırıya tepki TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bayrağımıza yönelik Nusaybin-Kamışlı sınırında terör örgütü unsurlarınca gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoum. Şanlı bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmış demektir. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülen sürece karşı bir süredir devam eden provokasyonların son halkası olan bu menfur eylem, ülkemizin barış ve huzur iklimini zehirlemek, tarihî fırsatları boşa çıkarmak üzere planlanmış açık bir sabotajdır" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Aziz milletimizin bağımsızlığının ve egemenliğinin simgesi olan bayrağımıza yönelik Nusaybin-Kamışlı sınırında terör örgütü unsurlarınca gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoum. Şanlı bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmış demektir. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülen sürece karşı bir süredir devam eden provokasyonların son halkası olan bu menfur eylem, ülkemizin barış ve huzur iklimini zehirlemek, tarihî fırsatları boşa çıkarmak üzere planlanmış açık bir sabotajdır. Unutulmamalıdır ki milletimiz, sınırlarımız içinde veya dışında bayrağımızın şanını koruma iradesine, gücüne ve kararlılığına sahiptir" ifadelerini kullandı.