EKONOMİ - 06 Ağustos 2025 Çarşamba 12:39

Kastamonu’da kestane balında üretim sezonu sona erdi: Rekolte her yıl azalıyor

A
A
A
Kastamonu’da kestane balında üretim sezonu sona erdi: Rekolte her yıl azalıyor

Kastamonu’da arıcıların kestane balı üretim sezonu sona erdi. Yılda 400 ton civarında kestane balı üretimi yapılan Kastamonu’da, rekolte gal arısı ve iklim şartları sebebiyle yaklaşık 100 tona kadar düştü.


Kastamonu’nun sahil kesimindeki Abana, Bozkurt, Çatalzeytin, Cide, Doğanyurt ve İnebolu ilçelerinde üretimi yapılan coğrafi işaret tescilli kestane balında, sağım sona erdi. Adeta şifa deposu olan ve düzenli tüketildiğinde birçok hastalığa iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlanan kestane balının bu yılki hasadı tamamlandı. Kastamonu’da kestane balı üretimi yapan arıcılar, kovanları açarak petekleri aldı. 2021 yılından itibaren bölgedeki ağaçlarda görülmeye başlanan kestane gal arısı zararlısı, kestane ağaçlarına büyük oranda zarar vermeye devam ediyor. Mevsim şartları sebebiyle çiçek veriminin düşmesi ise kestane balı üretimini olumsuz etkiliyor. Zararlı sebebiyle, 2021 yılında 400 ton olan kestane balı rekoltesi bu yıl 100 tona kadar düştü. 80 ila 85 bin kolonisiyle yaklaşık bin 218 işletmesiyle Türkiye’de kestane balının üretiminin önemli merkezlerinin başında yer alan Kastamonu’da, Türkiye’deki kestane ağacı varlığının yüzde 25’ine sahip olduğu belirtildi.


Gal arasına karşı mücadele sürüyor


Öte yandan, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü laboratuvarında çoğaltılan ‘Torymus Sinensis’ böceği, kestane ağaçlarının yoğun olarak bulunduğu ormanlık alanlara bırakılmaya devam ediyor. Gal arılarının yumurtalarıyla beslenen böcekler ile ağaçların kurumasının ve gal arılarının azaltılması hedefleniyor. Ayrıca Orman Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan tuzaklar da kestane ağaçlarının yoğun olduğu bölgelere asılıyor.


"Kestane balı üretimi bu yıl 100 tonlara kadar geriledi"


Bu yıl rekoltede önemli bir kayıp olduğunu dile getiren Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cem Başar, "Kastamonu’da kestane balı, uzun yıllardır ürettiğimiz bir bal. Ancak 2021 yılında kestane ağaçlarına gelen gal arısı zararlısıyla beraber her geçen yıl kestane balı üretimimiz düştü. Bunun üzerine bir de küresel iklim değişikliği, hava durumlarını olumsuz etkileri ile birlikte kestane balının üretimi sürekli düşüyor. Yaklaşık olarak 400 ton civarında ürettiğimiz kestane balı, bu yıl 100 tonlara kadar geriledi. 2025 yılı açısından kestane balında ciddi verim düşüklüğüyle karşılaştık. Düşük verimde bir bal üretmiş olduk. Arıcılarımız, geçtiğimiz yıllara göre gal arısının ve iklim değişikliğinin etkileriyle sürekli olarak üretimde kayıp yaşadıkları için gelirlerinde de kayıplar oluyor" dedi.


"Çiçek balı üretiminde bu yıl verimli bir sezon oldu"


Kestane balının tam tersine çiçek balında verimli bir sezon geçirdiklerini belirten Başar, "Yaklaşık olarak Kastamonu’da 70 bin civarında kolonimiz var. Bunun tabi hepsi kestane balı üretiminde çalışmıyor. Yaklaşık olarak 40-50 bin civarında kolonimiz kestane balı üretimde çalışıyor. Geri kalan 20-30 bin civarında kolonimiz ise çiçek balı üretiminde çalışıyor. Çiçek balında bu sene verimli bir sezon oldu, güzeldi. Önceki yıllara göre üreticilerimiz mutlu ayrıldı ama kestane balında, 2021 yılından itibaren sürekli olarak düşüş yaşanıyor" şeklinde konuştu.


2025 yılında Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği olarak kestane balının kilogram fiyatını 2 bin 500 TL, çiçek balının da kilogram fiyatını bin TL olarak açıkladıklarını söyleyen Başar, "Bunlar tavsiye edilen bir fiyattır. Fakat üreticilerimiz ürünlerini farklı fiyatlardan da satabilmektedir. Bu vesileyle herkese bereketli bir sezon diliyoruz" ifadelerini kullandı.


"2-3 yıldır bu verim sürekli düşüyor"


Kestane balı üretimi yapan Ali Yılmaz ise, "İklim değişikliğinden ve gal arısı zararlısından dolayı kestane balında dilediğimiz rekolteyi yakalayamadık. Arıcılar olarak bu durumdan muzdaripiz. Gerekli çalışmaların yapılmasını devletimizden talep ediyoruz. Normalde her yıl kovan başı 10 kilogram-15 kilogram arasında bir kestane balı hasadımız oluyordu. Seneden seneye göre değişebiliyordu. 2-3 yıldır bu verim sürekli düşüyor. Şu anda kovan başı 2-2,5 kilograma kadar düştük" diye konuştu.


(Vİ-MK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.