ASAYİŞ - 25 Mart 2026 Çarşamba 15:08

Şehit Hava Pilot Teğmen Yavuz Eracar kabri başında anıldı

A
A
A
Şehit Hava Pilot Teğmen Yavuz Eracar kabri başında anıldı

Manisa’da 1998 yılında şehit düşen Hava Pilot Teğmen Yavuz Eracar, ebediyete intikal edişinin 28. yıl dönümünde kabri başında anıldı.


25 Mart 1998 tarihinde Manisa’da görev uçuşu esnasında uçağın düşmesi neticesinde şehit düşen Hava Pilot Teğmen Yavuz Eracar için, ebediyete intikal edişinin yıl dönümünde Kastamonu’nun Tosya ilçesi Tosya Asri Mezarlığı’ndaki kabri başında anma programı düzenlendi.


Düzenlenen programa Tosya Kaymakamı Timur Büyükçe, Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, ilçe protokolü, şehidin ailesi ve vatandaşlar katıldı. Programda Şehit Yavuz Eracar için dua edildi.



Şehit Hava Pilot Teğmen Yavuz Eracar kabri başında anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de kar vaadiyle vatandaşları dolandıran kuyumcunun işletmesinde yapılan incelemede sahte altınlar ortaya çıktı Çanakkale’de müşterilerinden kâr vaadiyle aldığı altın-paraları geri ödeyemeyen kuyumcunun dolandırıcılık olayının ardından işletmede yapılan incelemede, sahte altınlar ortaya çıktı. Mağdurların vekili Avukat Alper Yavuz Ajlan, "En vahim olanı, dükkanda hatırı sayılır altın bulunmasıdır. Bu durum dürüst bir ticari faaliyeti değil, halkın güvenini suistimal ederek sahte ürünlerle kurulan sistematik bir dolandırıcılık düzeneğini açıkça ispatlamaktadır. Şu an itibarıyla dosyada şikayetçi olan mağdur sayısı 143’e ulaşmıştır" dedi. Olay, 31 Aralık 2025 tarihinde Çanakkale Merkez Çarşı Caddesi’nde faaliyet yürüten Turan Kuyumculuk’ta meydana geldi. Turan Kuyumculuk sahibi Hasan Turan (56) ve oğlu M.T. (30), müşterilerinden kâr ya da olduğu haliyle daha sonra vermek üzere altın-para aldı. 31 Aralık günü kendisine emanet edilen altın veya parayı talep eden bir müşterisine geri ödeyememesi üzerine ortalık karıştı. Mağdur olan müşteri, kuyumcuya polis çağırarak durumu anlattı. Polisler Hasan Turan ve oğlu M.T.’yi ’nitelikli dolandırıcılık’ suçundan gözaltına aldı. Baba ve oğul çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. İddiaya göre, kuyumcu ve oğluna ulaşamayan mağdurlar 13 Ocak 2026 tarihinde savcılığa giderek kuyumcudan şikayetçi olmuştu. Olayla ilgili devam eden soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğünde ifadesi alınan Hasan Turan ve oğlu M.T. işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadeleri sonrasında Turan Kuyumculuk sahibi Hasan Turan çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, oğlu M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mağdurların avukatı Alper Yavuz Ajlan, Çanakkale Adalet Sarayı’nda yaptığı açıklamada "Soruşturma dosyasındaki somut veriler, karşı karşıya yürütülmekte olan nitelikli dolandırıcılık soruşturmasında gelinen aşama, adaletin tecellisi olduğumuz mağduriyetin boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Dosya kapsamında 1 şüphelinin tutuklu bulunması, suçun işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını teyit etse de sürece doğrudan iştirak eden diğer 2 şüphelinin hala serbest olması, mağdurlar ve kamuoyu vicdanı için kabul edilemez bir durumdur" dedi. İşletmede polis ekipleri ve bilirkişiler eşliğinde yapılan incelemenin ardından sahte altın ortaya çıktığını belirten Alper Yavuz Ajlan, "Şüphelilere ait işletmelerde 13.01.2026 tarihinde yapılan aramalarda farklı özellik ve gramajlarda 112 adet altın, gümüş ve değerli taş, ayrıca 156 adet farklı marka ve modelde saat ele geçirilerek el konulmuştur. Ancak en vahim olanı, dükkanda hatırı sayılır altın bulunmasıdır. Bu durum dürüst bir ticari faaliyeti değil, halkın güvenini suistimal ederek sahte ürünlerle kurulan sistematik bir dolandırıcılık düzeneğini açıkça ispatlamaktadır. Şu an itibarıyla dosyada şikayetçi olan mağdur sayısı 143’e ulaşmıştır. Halihazırda maruz kaldığımız bu ağır durumdan ötürü utanma duygusuyla henüz adli makamlara başvurmamış çok sayıda mağdurun olduğu da bilinmektedir. Mevcut veriler ışığında, telafisi imkansız olan toplam zararın en az 200-250 milyon TL olduğu tarafımızca bilinmektedir. Bu rakam, sadece bireysel bir zarar değil, toplumsal güvene indirilmiş ağır bir darbedir. Elimizdeki veriler ve aldığımız ciddi duyumlar; serbest gezen şüphelilerin, mağdurların emeği olan varlıkları yurt dışına kaçırma ve kendilerinin de ülkeyi terk etme hazırlığı içerisinde olduklarını göstermektedir. Bu şahısların dışarıda geçirdiği her dakika, adaletin elinden kaçmaları için onlara tanınmış bir fırsat niteliğindedir. Kaçma şüphesi artık bir ihtimal değil, somut bir risk halini almıştır" ifadelerini kullandı. Şüphelilerin serbest kalması durumunda soruşturmanın seyrinin değişeceğine dikkat çeken Avukat Ajlan, sözlerine şöyle devam etti: "Şüphelilerin serbest olması; dijital delillere müdahale etme, gizli tanıklar üzerinde baskı kurma ve soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik verileri yok etme riskini en üst seviyeye çıkarmaktadır. Eksik bırakılan her tutuklama kararı, gerçeğin ortaya çıkmasını zorlaştırmaktadır. Suçun planlanması, icrası ve haksız menfaatin paylaştırılmasında aktif rol alan bu iki şüphelinin tutuksuz yargılanması, suç ortaklığı ve ’iştirak iradesi’ ilkeleriyle çelişmektedir. Bir şüphelinin dört duvar arasında, diğerlerinin ise sosyal hayatın içinde olması, hukuk önündeki eşitlik ilkesini zedelemektedir. Dosya kapsamında tutuklu bulunan tek şüphelinin mevcut mal varlığının, tespit edilen bu devasa zararı karşılamaya yetmediği açıkça görülmektedir. Suça iştirak eden ve şu an serbest olan diğer iki şüphelinin mal varlıklarına ivedilikle ihtiyati tedbir konulması hukuki bir zorunluluktur. Bugün itibarıyla bu konuyla ilgili dilekçemizi Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunacağız. Aksi takdirde, mağdurların yılların birikimi olan paraların, serbest gezen şüphelilerce elden çıkarılması veya yurt dışına transfer edilmesi işten bile değildir. Zararın giderilmesi için tüm sorumluların mal varlıkları üzerine derhal blokaj konulmalıdır. Dosyada bir şüphelinin tutuklu olması yeterli değildir. İştirak iradesiyle hareket eden, imitasyon ürünlerle halkı kandıran ve yüz milyonlarca liralık zararda payı olan diğer iki şüphelinin hala serbest olması kamuoyu vicdanını kanatmaktadır. Mağdurların zararlarının daha da büyümemesi ve faillerin adaletten kaçmasının önüne geçilmesi için yurt dışına çıkış hazırlıklarında olduğu yönünde kuvvetli emareler dikkate alınarak bu 2 şüphelinin hiç vakit kaybetmeksizin tutuklanmasını talep ediyoruz. Adalet faillerin tamamı için aynı kararlılıkla işletilmelidir. Müvekkillerimizin hakkını korumak ve tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi amacıyla tüm sürecin takipçisi olmaya devam edeceğimizi tüm kamuoyuna paylaşmak isterim."
Manisa Şehit yakınları ve gaziler Manisa Lisesi’nde gençlerle buluştu Manisa Lisesi’nde "Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları" söyleşileri kapsamında düzenlenen programda şehit yakınları ve gaziler, gençlerle bir araya gelerek vatan sevgisi ve kahramanlık duygularını aktardı. "Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları" söyleşileri kapsamında, Yunusemre Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü ile Manisa Lisesi idaresinin organizasyonunda düzenlenen programa, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Manisa Şube Başkanı Gazi Yusuf Kıyışkan, Şehit Mehmet Savunmaz’ın kardeşi Kazım Savunmaz, Gazi Ferudun Taşdemir, Gazi Mustafa Deniz ve Gazi Selami Pazar katıldı. Şehitlik, gazilik, vatan sevgisi ve fedakarlık konularının ele alındığı söyleşilerde gençler duygulu anlar yaşadı. Söyleşi kapsamında ayrıca Şehit Mehmet Savunmaz’ın fotoğrafları ve mektuplarının yer aldığı özel bir sergi düzenlendi. Öğrenciler ve okul idarecileri sergiyi büyük ilgiyle gezdi. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Manisa Şube Başkanı Gazi Yusuf Kıyışkan yaptığı açıklamada, "Programda vatan sevgisi, kahramanlık, fedakarlık, şehitlik ve gaziliğin milletimiz için taşıdığı yüce anlamı genç nesillere yürekten aktarıldı. Söyleşi kapsamında ayrıca, aziz şehidimiz Mehmet Savunmaz’ın fotoğrafları ve mektuplarının yer aldığı özel bir sergi de düzenlendi. Öğrencilerimiz ve okul idarecileri tarafından ilgiyle gezilen sergi, şehidimizin hatırasını yaşatırken, vatan uğruna verilen büyük fedakarlığı da bir kez daha derinden hissettirdi. Program boyunca zaman zaman duygu dolu anlar yaşanırken, gençlerimizin gösterdiği ilgi ve hassasiyet bizleri oldukça memnun etti. Bu anlamlı buluşma; yalnızca bir söyleşi değil, aynı zamanda milli hafızayı diri tutan, vefa duygusunu güçlendiren ve gençlerimizin gönlünde unutulmaz izler bırakan çok kıymetli bir çalışma oldu." dedi. Kıyışkan, programın gerçekleşmesine katkı sunan Yunusemre Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Miraç Durman’a, Aile Sosyal Destek Personeli Hülya Hıçkıran’a, Şehzadeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Gencay’a, Manisa Lisesi Müdürü Dr. Aslı Çelebioğlu’na ve emeği geçen tüm idareci ve eğitimcilere teşekkür etti. Okulda gerçekleştirilen programda katılımcılar aziz şehitleri rahmet, minnet ve dualarla yad ederken, kahraman gazilere de şükranlarını sundu.
Ankara "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyasıyla 513 bin kilo verildi Sağlık Bakanlığı’nın geçen yılın mayıs ayında başlattığı ’İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa’ kampanyasıyla vatandaşlar, 10 ayda 513 bin kilo verdi. Sağlık Bakanlığı, geçen yılın mayıs ayında ’İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasını başlatmış, boy-kilo ölçümlerinde fazla kilolu çıkanlar Sağlıklı Hayat Merkezlerine (SHM) yönlendirilmişti. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, kampanyaya katılan vatandaşların SHM’lerde sunulan beslenme danışmanlığı ile 10 ayda yaklaşık 513 bin kilo verdiğini açıkladı. Bakan Memişoğlu, Türkiye’de ’İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa’ kampanyasıyla 10 milyon kişinin kilosunu ölçtüklerini, bu kampanyaya katılıp SHM’lerde takip ettikleri 211 bin vatandaşın ideal kilosuna ulaştığını belirtti. Beslenme alışkanlığı iyi olmayan kişilerin özellikle SHM’de hizmet aldığında kilolarını verdiklerini ve sağlıklı yaşama geçtiklerini belirten Memişoğlu, şimdiye kadar Türkiye’de bu kampanyayla 513 bin kilo verildiğini sözlerine ekledi. Türkiye genelinde 10 milyon vatandaşın boy-kilo ölçümleri yapılmıştı 10 Mayıs-10 Temmuz 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen kampanyada 10 milyon vatandaşa ulaşılmış, boy ve kilo ölçümleri yapılarak beden kitle indeksleri tespit edilmişti. Ölçümler sonucunda ’fazla kilolu’ çıkanlar ücretsiz beslenme danışmanlığı için SHM’ye davet edilmişti. Kampanya sonrası vatandaşlara verilen beslenme danışmanlığının SHM’deki ilk çıktıları toplandı. Verilere göre, SHM’deki takiplerine devam eden yaklaşık 211 bin kişinin yaklaşık 513 bin kilo verdiği açıklandı. En fazla danışan sayısı 13 bin 75 kişi ile İstanbul’da kaydedildi Kampanyaya en fazla danışan sayısı 13 bin 75 kişi ile İstanbul’da kaydedildiği belirtilirken, İstanbul’u 10 bin 901 danışan ile Antalya, 8 bin 738 danışan ile Van’ın izlediği ifade edildi. Ayrıca SHM’lerde kişiye özel düzenlenen beslenme programları ve rutin kontroller neticesinde en çok kilo verilen iller toplamda 51 bin 81 kg ile İstanbul, 35 bin 113 kg ile Denizli, 27 bin 634 kg ile Van oldu.
Bitlis Tatvan’da "2. Uluslararası Gastronomi Yarışması" düzenlendi Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde Bitlis’in Tatvan ilçesinde "2. Uluslararası Gastronomi ve Aşçılık Yarışması" düzenlendi. Tatvan Seydi Ali Reis Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyona; Bitlis, Muş, Van ve Hakkari illerinden 8 okuldan toplam 24 öğrenci katıldı. Yarışmada öğrencilere 8 danışman öğretmen eşlik etti. Genç aşçı adaylarının hünerlerini sergilediği yarışmada jüri heyeti, hazırlanan yemekleri lezzet, sunum ve özgünlük kriterlerine göre değerlendirdi. Türk mutfak kültürünü tanıtmayı ve mesleki eğitimi desteklemeyi amaçlayan organizasyon, farklı kültürlerin mutfak mirasının bir araya geldiği renkli görüntülere sahne oldu. Yarışma sonucunda genel klasmanda bronz kupa Muş Fatma Aliye Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin olurken, gümüş kupa Van Edremit Evliya Çelebi Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne verildi. Şampiyonluk ise ev sahibi Bitlis Tatvan Seydi Ali Reis Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin oldu. Dereceye giren okulların ödülleri Bitlis İl Milli Eğitim Müdürü Vedat Kaya, Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Uludağ, Tatvan Seydi Ali Reis Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü İlhan Kara ve davetliler tarafından takdim edildi. Şampiyon olan okul, Ankara’da düzenlenecek Türkiye finallerinde bölgeyi temsil etme hakkı kazandı. Yarışma boyunca öğrencilerin hazırladığı yöresel ve modern lezzetler büyük beğeni toplarken, etkinlik gençlerin mesleki gelişimine katkı sağlayan önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.
Eskişehir Öğrenciler İBAN dolandırıcılığı hakkında bilinçlendirildi Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, İBAN dolandırıcılığıyla ilgili öğrencilere bilgilendirmede bulundu. Son zamanlarda artan dolandırıcılık olaylarında kullanılan hesap kiralama yöntemi ile özellikle gençler olmak üzere birçok vatandaş mağdur edilirken, banka hesaplarını kiralayanlar ve kullandıranlar ağır cezalar ile karşı karşıya kalıyor. Bu kapsamda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vatandaşların bilinçlendirilmesi ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla farkındalık çalışması başlatıldı. İlki Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde (ESTÜ) gerçekleşen panelin ikincisi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) yapıldı. "Ciddi sonuçları var" ESOGÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde bulunan Prof. Dr. Fazıl Tekin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının önemli bir sorun hâline geldiğini vurguladı. Karakülah, "Bu süreçte dikkat çekmek istediğimiz konulardan biri ise banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması veya kiralanmasıdır" dedi. "Bu durum telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır" Özellikle gençelerin ve üniversite öğrencilerinin kolay kazanç vaadiyle ya da farkında olmadan banka hesaplarını kullandırdıklarını vurgulayan Başsavcı Karakülah, "Bilinmelidir ki bu tür davranışlar sadece etik açıdan değil, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Hesabını kullandıran kişi, dolandırıcılık suçunun doğrudan faili olmasa bile, suça iştirak eden ya da suç gelirinin aklanmasına aracılık eden kişi olarak yargılanabilmektedir. Bu durum da telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır. Sevgili öğrenciler, hiçbir maddi kazanç vaadi, geleceğinizi riske atmaya değmez. Banka hesapları kişiye özeldir ve hukuken sorumluluğu da tamamen hesap sahibine aittir. ‘Sadece hesabını kullanacağız’, ‘Kısa süreliğine lazım’, ‘Hiçbir sorumluluğun olmayacak’ gibi ifadeler çoğu zaman suç organizasyonlarının kullandığı yanıltıcı söylemlerdir" şeklinde konuştu. Öğrencilerle soru-cevap yapıldı Konuşmanın ardından gerçekleştirilen panelde, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç ile birlikte Eskişehir Cumhuriyet Savcıları Argun Demir Kandemir ve Köksal Sekmen, panele katılan öğrencilere bilişim suçları ve banka hesaplarının kullandırılmasının sonuçları ile ilgili bilgiler aktardılar. Katılımın yoğun olduğu panel, öğrencilerin yönelttiği sorular cevaplanarak sonlandı. Programa; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah’ın yanı sıra ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, Cumhuriyet Savcıları ile birlikte çok sayıda akademisyen ve üniversite öğrencisi katıldı.
Ankara Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Yeni uydu şehirler oluşturduk çünkü şehir 500 bin mülteci alınca iki yıl içerisinde organizenin orada 5,5 milyon metrekareye yeni uydu şehirleri-Kuzey Şehir’i ve Güney Şehir’i-yaptık. Yaparken de "Bir çocuğa ne lazım?" bunun hepsinin altyapısını hazırladık" dedi. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i dinledi. Şahin Gaziantep hakkında bilgi vererek, "500 bin mülteciyle biz on üç yıl birlikte yaşadık şu anda mevcutta 100 bin mülteci çocuğu okutuyoruz, 100 bin mülteci çocuk. Yani bizim göç yönetiminde yapmış olduğumuz, mesela İstanbul 15 milyon içerisinde 500 bin çocukla, aileyle yönetişimi farklı ama 2 milyonun içerisinde 500 bin kişiyle birlikte on üç yıl yaşayıp 100 bin çocuğu da kayıp nesil yapmadan sistemin içine alan bir şehiriz. Hakikaten burada tam bir kapsayıcılıkla çalıştık, kimseye geride bırakmadık. OECD Genel Sekreteri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Gaziantep’e gelip göç yönetim modelimizi görüp bizi oraya Danışma Kuruluna davet edip anlatmamızı istediler. Çünkü bu konuda riski en yüksek olan şehirlerden bir tanesiyiz. Buna rağmen bizim bunu nasıl yönettiğimizle alakalı kısım öncelikle anlatmak istediğim şey her çocuk masumdur, her çocuğu suç işlemesiyle ilgili ortamlardan uzaklaştırmamız gerekir ve bu erken uyarı sistemi, dünya buna erken uyarı sistemi diyor. Bizim erken uyarı sistemimizin bir Sosyal Politikalar Bakanlığı yapmış, sosyal hizmet alanında çalışmış bir kardeşiniz olarak, göçü yönetmiş bir kardeşiniz olarak aslında duman tütüyor, buradan bir yangın çıkacağı belli biz tam duman tüterken bu yangının çıkmasını önleyecek çok ciddi önleyici tedbirler alıyoruz ve şehrin planlamasını da mekânsal planlamasını da buna göre yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Şahin, şu an 640 bin çocuğun okuduğunu belirterek, "103 bin Suriyeli öğrenci çocuğumuz okuyor bu birçok şehrin nüfusu kadar. Mesela 100 bin nüfuslu şehir olarak baktığınız zaman 100 bin çocuğu okutan bir sistemin altlığını hazırladık. Başlıklarımızdan bir tanesi mekânsal dönüşüm. Şehir sanayi şehri, sanayi şehrinin çok hızlı göç almış olmasının getirdiği üçte 1’i gecekondu. 70’li yılların hızlı sanayileşmesiyle birlikte şehrin üçte 1’inin gecekondu olduğu bir şehirde, 500 bin mültecinin geldiği noktada, gecekondudan kentsel dönüşümde de çok hızlı yol alamayınca biz önce bu kentsel dönüşüm planlamasında nasıl bir planlama yaptığımızı göstermek istiyorum. Şehre girerken, havalimanından Gaziantep’e girerken 3 ayrı şehirle giriyorsunuz. Önce kentsel planlama bölümlerini belirledik. Kentsel planlama bölümleri mesela şu Aydınlar Mahallesi Gaziantep’te havalimanından girdiğiniz zaman, şehre girmeden gördüğünüz kısım, Çevre Şehircilik Bakanlığıyla burayı tamamen kentsel dönüşüm olarak ilan ettik ve kentsel dönüşüm olarak temizledik. Niye? Çocuklarımızın eğer oynayacak bir parkı yoksa, bir sosyal donatı alanı yoksa, bir GASMEK’i yoksa, bir spor tesisi yoksa, enerjisini harcayacak bir nokta yoksa ve bu suçun oluşmasında kümeleşecek bir planlamaya neden oluyorsa biz buraların hepsini kentsel dönüşüm alanı ilan ettik" şeklinde konuştu. Şahin şöyle konuştu: "Mesela, ilk yaptığımız işlerden bir tanesi Göllüce Mahallesi’ndeki sanayi alanındaki kısmı tamamen kaldırdık, Aydınlar Mahallesi’ndeki kısmı tamamen kentsel dönüşüm alanı ilan ettik. Kentsel dönüşüm alanlarındaki bu yaptığımız çalışma, aslında şehir planlamasında suça sürüklenen çocukların mekânsal planlamadaki önemini anlatmak açısından çok önemli. Şehri planlarken bir çocuğa ne lazım? Bir çocuğa park lazım, bir çocuğa sosyal donatı alanları lazım, spor yapacağı alanlar lazım; buna uygun olmayan yerlerin hepsinin kentsel dönüşümünü yaptık ve bu yaptığımız çalışmalarda Aydınlar Mahallesi alternatif ticaret konut alanlarını -özellikle Murat Bakanıma burada çok teşekkür ediyorum- Çevre Şehircilik Bakanlığımızla birlikte yaptık, çok hızlı yaptık. Bize ne lazım? Böyle yıktıktan sonra bir çocuğa ne lazım, bir aileye ne lazım, bir gence ne lazım? Bunların hepsinde mekânsal planlamalarını yaptık. Bu, bizim açımızdan en önleyici tedbir oldu çünkü çocuk bir alana sıkıştığında, suçu kümeleştirdiğinde, eğer yarın bir uyuşturucuyla tanıştığında, eğer hakikaten tıbbi tedaviyle birlikte sosyal rehabilitasyonu tamamlayamazsanız yeniden aynı mekâna dönüyor, yeniden o mekâna döndüğü zaman, yeniden aynı o mekâna döndüğünde yaptığınız bütün tedavilerin hiçbir işe yaramadığını gördük çünkü Oya Bahadır’da biz 18 yaş altı çalışıyoruz, Gülşen Vekilim bunu en iyi bilenlerden bir tanesi, Yeşilay Genel Başkanıyken eşi, beraber intiharları çalışmıştık. Şu an Sağlık Bilimleri Dekanımız aynı zamanda Yeşilay Şube Müdürümüz. Dolayısıyla biz şehre bu gözle bakıyoruz, şehrin yaşam kalitesini, çocuk dostu bir şehir nasıl yapacağız, çocuğu suça iten nedenlerde kentsel planlamayı nasıl planlayacağız? Bu yaptığımız en önemli kentsel dönüşüm alanlarımıza baktığınızda en önemli çalışmalarımızdan bir tanesi oldu." Hayat Projesi ile birçok çocuğun suç işleme eğilimini azalttıklarını kaydeden Şahin, "Enerjisini spora, GASMEK’e, musikiye, resme, kendine dair ne tür yeteneği varsa ona vereceği mekânsal planlamanın altyapısını hazırlıyor. Bakın, burada, şu anda gördüğünüz yerde, şehirde 10 ayrı birimde Hayat Projesi’ni mahallelerde belirledik, oluşturduk, yeşil alanlarını getirdik. Bakın, Sayın Başkanım, görüyor musunuz? Normalde büyük baktığınız zaman, büyük, makro baktığınız zaman adamı çok korkutuyor ama küçük bakıp, mikro bakıp "Bu çocuğa ne lazım?" diye koyduğunuzda -spor alanı, çocuğun oyun oynayacağı gruplar- "Çocuğa ne lazım?"ı burada planladığınızda önleyici tedbirin çok işe yaradığını ve çocukların bu alanda suça sürüklenme oranının ne kadar düştüğünü de görme fırsatımız oldu. O yüzden bir belediye başkanı olarak çocuklarımızı suçlamaktan daha çok çocuklarımızın erken uyarı sistemine göre suç işleme risklerini azaltacak tedbirleri mekansal planlamayla önce çözmeye çalıştık ve şehri genişlettik kıymetli Başkanım. Yeni uydu şehirler oluşturduk çünkü şehir 500 bin mülteci alınca iki yıl içerisinde organizenin orada 5,5 milyon metrekareye yeni uydu şehirleri -Kuzey Şehir’i ve Güney Şehir’i- yaptık. Yaparken de "Bir çocuğa ne lazım?" bunun hepsinin altyapısını hazırladık. "Bir çocuğa ne lazım?"da en önemli şey yeşil alan çok mühim, park çok önemli, spor tesisleri çok önemli, GASMEK’ler çok önemli. Biz GASMEK’lerin içerisinde kreşinden tutun kütüphanesine, resimden tutun musiki alanına kadar bir çocuğun ne yapmak istiyorsa onu yapacağı planlamayı yaptık yeni uydu şehirlerimizde de. Bu da gördüğünüz şehir planlamalarımızdan bir tanesi" dedi.