ASAYİŞ - 17 Ekim 2025 Cuma 10:38

"Seni Kastamonu’da gezdirmem" sözü tahrik sayıldı: 1 kişiyi bıçaklayan baba-oğula indirimli ceza

A
A
A
"Seni Kastamonu’da gezdirmem" sözü tahrik sayıldı: 1 kişiyi bıçaklayan baba-oğula indirimli ceza

Kastamonu’da 1 kişinin 6 yerinden bıçaklanarak yaralandığı olayla ilgili yargılanan baba ve oğul, "Seni Kastamonu’da gezdirmem" sözünün tahrik sayılması üzerine indirimli ceza aldı. Sanıklardan baba 1 yıl 10 ay 15 gün, oğlu ise 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.


9 Mayıs 2023 tarihinde Cebrail Mahallesi Kırkçeşme Sokak’ta Mustafa T. ile Erdal K. ve oğlu Erkan K. arasında alacak verecek meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile çıkan kavgada Mustafa T., vücudunun çeşitli yerlerinden 6 kez bıçaklanarak yaralandı. Yaralı şahıs Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılırken, gözaltına alınan baba ve oğlu ise tutuklandı. Olayın ardından Mustafa T., Erdal K. ve oğlu Erkan K. hakkında "hakaret", "tehdit", "kasten yaralama", "basit yaralama" suçlarından dava açıldı. Yargılama sürecinde sanıklar tahliye edildi. Davanın karar duruşması Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.



"6 yerimden bıçaklandım, ölümden döndüm"


Duruşmada savunma yapan Mustafa T., "Sanıkların borcu vardı ama ’Biz, borcumuzu ödemiştik. Geri almamız gereken senet kalmıştı’ diyorlar. Eğer borçlarını ödeseler neden böyle bir olaya şahit olalım. Beni icraya düşürdüler, benim bütün tarım aletlerim gitti. 2020 yılında 80 bin TL borcu vardı, hiç ödemediler. ’Hayvan verdim’ diyorlar, hangi işletmeden hangi işletmeye hayvanlar geçmiş? Borcunu hiç ödemedi, bütün tarım aletlerim icralık oldu. Ben de borcumu istedim. İkisi beni dar sokağa götürdüler. ’Ben kimseye borcumu ödemedim, sana da ödemem’ dedi. Sonra bana küfürler etti, bağırdı, vurmaya başladı. Vurunca babası beni tuttu. Babasının yardımı olmasaydı bu çocuk bana bir sefer bıçak vurur, iki sefer bıçak vururdu. 6-7 yerimden bıçakladı, ben yere düştüm. Yere düştüğümde babası kafama vurdu, beni darbetti. Ben 6 yerimden bıçaklandım, ölümden döndüm. Babası beni tutmasaydı belki de kaçıp kurtulacaktım. Üzerime atılan suçlamayı da kabul etmiyorum. Her ikisinden de şikayetçiyim" dedi.



"Masada otururken yanıma gelip küfür etti, Kastamonu’dan çıkarttırmayacağım dedi"


Mustafa T.’ye olan borcu karşılığında hayvan verdiğini ancak Mustafa T.’nin kendisine senedi iade etmediğini söyleyen Erdal K. ise, "Masada otururken yanıma gelip küfür etti, ’Kastamonu’dan çıkarttırmayacağım’ dedi. Herkesin oturduğu bir yerde bu şekilde hakaret ile başladı. Ben 10 dönemdir muhtarlık yapıyorum, ’Ben bunu ikna ederim’ diye hiçbir tepki vermedim, hakarette de bulunmadım. Koluma girdi, ara sokağa doğru yürüdük. ’Halkın içerisinde terbiyesizlik yapma’ desem de en sonunda bana vurdu. Bir yandan da bacağıma vurdu, yere düştüm. Ben zaten kiloluyum, bir de kronik hastayım. Yerden kalkmam uzun sürdü. Kalktığımda oğlumla arasında ne geçtiğini görmedim. Elinde bıçakla bana da teşebbüs etti, vurmaya çalıştı, siyah saplı bıçak Mustafa’ya aittir. Ben bıçaklamayı görmedim. Sadece Mustafa’nın karnında kanı gördüm, oğluma ’Sen ne yaptın’ diye bağırdım. Oğluma ’Öldür’ diye bir şey demedim. Böyle düşünmüş olsaydım devletin bana vermiş olduğu silah vardı, ben onu kullanırdım" diye konuştu.



"Kaç kere bıçak salladım bilmiyorum"


Sanık Erkan K. de, "Zorla para istiyordu. Mustafa, babamı yumruklayarak yere düşürdü. Kaç kere bıçak salladığımı bilmiyorum. Korktum, yüzüme doğru yumruk attı. Ben bilincimi kaybetmiştim, hızlı bir şekilde bıçağı savurdum. Mustafa’nın da elinde bıçak vardı. Korktum, beni öldürecek zannettim. Zaten babam da yerdeydi. Biz kendimiz ayrıldık, ben zaten geri çekildim. ’Gelme’ diye de bağırdım. Amacım korkutmaktı" diye konuştu.


Avukat savunmalarını da dinleyen mahkeme heyeti, bıçaklı saldırıya uğrayan Mustafa T.’nin "Seni Kastamonu’da gezdirmem" şeklindeki tehdit içeren sözünü tahrik sebebi olarak kabul ederek, sanık Erdal K.’ye verilen hapis cezasını 3 yıldan 1 yıl 10 ay 15 güne düşürdü. Erkan K.’ye de babasına yönelik tehdit sözünün haksız tahrik sebebi sayılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Mustafa T. ise, Erdal K.’ye yönelik işlediği ’tehdit’ suçu sebebiyle 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.



"Seni Kastamonu’da gezdirmem" sözü tahrik sayıldı: 1 kişiyi bıçaklayan baba-oğula indirimli ceza

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunurken, çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Çam balı üretimindeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ isimli Ar-Ge projesi için kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, "Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak" şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: "Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış" Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek "Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor" dedi. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ adlı Ar-Ge projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu, "Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak" diye konuştu. Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının PCA varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, "Türk çam balının kimyasal olarak standardizasyonu, otantik ürün doğrulaması, fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir" dedi. 24 aylık Ar-Ge yol haritası planlanan proje kapsamında; çam balına özgü biyoaktif ve marker birleşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı-biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması, marker birleşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi ve en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.
Muğla MUSKİ binalarına yeni GES tesisleri kuruluyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Muğla genelinde bugüne kadar kendi tesislerinde kurduğu güneş enerjisi sistemi ile 53 Milyon TL tasarruf sağlarken, güneş enerjisi santrallerine (GES) yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi çatısına kurulan 200 kilovat gücündeki GES ile yılsonuna kadar yaklaşık 1 Milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın çevre dostu ve sürdürülebilir enerji vizyonu doğrultusunda, enerjinin verimli kullanılması ve tasarruf sağlanması amacıyla il genelinde güneş enerjisi yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 7’nci çatı tipi uygulama olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan güneş enerjisi sistemi devreye alındı. Kurulan sistemle yıllık yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir tasarruf MUSKİ Genel Müdürlüğü, çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bugüne kadar yaklaşık 53 milyon TL tasarruf elde etti. Bu tasarrufla tesislerin tükettiği elektriğin büyük bir bölümü karşılanırken, temiz enerji kullanımı sayesinde hava kirliliği ve karbon salınımı da azaltılmış oldu. Planlı yatırımlar kapsamında il genelindeki atıksu arıtma tesislerine güneş enerjisi sistemleri kurulmaya devam ediyor. Bugüne kadar, Fethiye, Menteşe ve Milas’ta beş çatı tipi güneş enerjisi sistemi devreye alınırken; en büyük yatırımlardan biri olan Denizova’daki arazi tipi güneş enerjisi tesisi hizmete girdi. Son olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan GES projesi tamamlanarak faaliyet göstermeye başladı ve tesisin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayarak yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlaması hedefleniyor. Tüm bu güneş enerjisi sistemleriyle yaklaşık 17 Milyon kilowat elektrik üretildi ve yaklaşık 53 Milyon TL tasarruf sağlandı. Bu üretim, 2025 yılı içerisinde Dalaman, Datça, Seydikemer ve Ula ilçelerimizde idaremizin faaliyet alanlarında kullandığı elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde bulunuyor. Sistemler ayrıca tesislerin enerji ihtiyacının büyük bölümünü güneşten karşılayarak hem maliyetleri düşürüyor hem de temiz enerji kullanımını destekliyor. 2026 yılında da ges yatırımları sürecek MUSKİ Genel Müdürlüğü 2026 yılında da dört adet arıtma tesisinin çatılarına daha güneş enerjisi santrali kurulumunu gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu projelerle hem tesislerin enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevre dostu üretim modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Güneş enerjisi yatırımları, sadece elektrik üretmekle kalmıyor; aynı zamanda sürdürülebilir enerji kullanımının ve çevre koruma bilincinin vatandaşlar için uygulamalı olarak önemli bir örneği oluyor. Kurulacak olan bu dört yeni santral, yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon salınımını azaltacak ve hava kirliliğinin önüne geçecek. Ayrıca üretilecek enerji, tesislerin elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak ve maliyetlerde önemli tasarruf sağlayarak ileride hayata geçirilecek projeler için kaynak oluşturulmuş olacak.