POLİTİKA - 23 Ocak 2026 Cuma 14:46

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan CHP’li belediyelere su eleştirisi:

A
A
A
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan CHP’li belediyelere su eleştirisi:

Kastamonu’da konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, içme suyu sorunlarıyla ilgili CHP’li belediyeleri eleştirerek, "Ben isimlerini söylemeyeyim, onlar kendilerini biliyor. Bir an önce kendilerine çeki düzen versinler ve lütfen memleketlerine, milletlerine hizmet etsinler, bu vatandaşı hizmetlerden mahrum etmesinler" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen meclis toplantısında konuşan Bakan Yumaklı, "AK Parti her alanda etkin ve vizyoner politikalar geliştirmiştir ve nitekim son 24 yılda bu ülkenin nereden nereye geldiğini şöyle kısacık baktığımızda da aslında bunun bir serüvenini ,belki de kitaplar dolusu, ciltler dolusu bir yazılı külliyat haline getirmek de mümkün olabilecek. Dolayısıyla bu sayede AK Parti bugün hem Türkiye’yi olması gerektiği yere getirmiş hem de Türkiye’yi bütünleştiren bir güven ve istikrar abidesi olmuştur. Biz bu tarihi yazmaya devam ederken elbette yolumuza taş koymak isteyenler çıkacaktır. Bizlere çelme takmak isteyenler çıkacaktır ama buradaki kararlı duruşumuz, istikrarlı yürüyüşümüz ve en önemlisi de memleket sevdamız bunların hepsinin üstesinden gelecek güce sahiptir. Yine söylüyorum, bu güç bizim milletimizden aldığımız güçten başka bir şey değildir. Bizim önderimiz, bizim vizyonumuzu çizen, bizi gösterdiği istikamette her daim tutan Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Recep Tayyip Erdoğan en büyük şansımız. Çok uzak bir zamana gitmeye gerek yok. Yani Mayıs 2023 seçimlerinde, hepimiz aslında o kurulan masaları, daha henüz olmamış bir seçim olmamasına rağmen yapılan paylaşımları gördü. Dertleri millete hizmet değildi. Dertleri kapışacakları, tabiri caizse ganimetti. Ama bu millet ferasetiyle onlara izin vermedi. O bir turnusol kağıdıydı, hiç de fazla uzun sürmedi, birkaç ay içerisinde o menfaat birlikteliği tuzla buz olup dağıldı gitti. Niye, çünkü samimi değillerdi, çünkü dertleri millet değildi, çünkü hiçbir zaman için hizmete dair en ufak bir tahayyülleri yoktu" dedi.



"Gelişmeler bu kararlılıktaki haklılığı bir kez daha ortaya koymuştur"


Nusaybin-Suriye sınırındaki Türk bayrağına yapılan saldırıyla ilgili de konuşan Bakan Yumaklı, "Şimdi ben bu saldırıyı telin ederken çok önemli birkaç hususun da burada altını çizmek istiyorum. Bu mesajı da bayrak yere düşmesin diye binlerce şehit veren şühedalar, evliyalar şehri ve evladı olmaktan gurur duyduğum Kastamonu’dan bütün kamuoyuna ifade etmek istiyorum. Dünyanın hiçbir yerinde, bizim ülkemizden başka bir bayrağa bu kadar önem atfedilmez, bir bayrağa şiir yazılmaz, bir bayrağı türküler yazılmaz. O yüzdendir ki bizim için ay yıldızlı bayrak yere düşecek bir alamet değil, uğruna şehit olunacak bir şereftir. Bunu buradan ifade etmek istiyorum. Şairler onu ifade ederken ‘kız kardeşimin gelinliği’ derler. Şehidimizin son örtüsü olarak anarlar. İşte gölgesinde huzur bulduğumuz bu şanlı bayrağa bizim bakışımız tam da bu noktadandır. Terörle mücadelede Türkiye ilkesel ve kararlı bir çizgiyi uzunca bir süredir devam ettiriyor. Terörsüz Türkiye hedefinin toplumsal huzuru sağlamak, kardeşliği ve ortak geleceği öncelemek olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu hedef sınırlarımızın hemen dışında oluşabilecek tehditlere karşı da net bir duruşu beraberinde getirmektedir. Türkiye kendi topraklarından terörü tasfiye ederken elbette sınır hattında yeni ve kalıcı risk alanlarının oluşmasına asla izin vermemiştir, vermeyecektir. Suriye sahasında ve sınırlarında yaşanan son gelişmeler bu kararlılıktaki haklılığı bir kez daha ortaya koymuştur. Suriye için ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla beraber silahın tamamen devreden çıktığı, ayrılıkçı yapılardan arındırılmış tek devlet ve tek meşru otorite fırsatı da bu anlamda doğmuştur. Türkiye bu süreçte terör örgütlerine karşı mücadelesinin yanında, bölge halklarıyla da kurduğu kardeşlik hukukunu korumaktadır ve korumaya devam edecektir. Terörle, şiddetle ve silahla hiçbir halkın temsil edilemeyeceği gerçeği bu yaklaşımın en temel noktasıdır. Son dönemlerde sahada ve siyasette yaşanılan hareketlilik de tesadüfi değildir. Türkiye ne zaman tarihi bir eşiği aşmaya çalışsa, kardeşlik bağlarını perçinlemeye çalışsa mutlaka bir kirli el devreye giriyor. Bugün terörü kaynağında kurutma kapasitesine sahip bir ülkeyiz, aynı zamanda bölgesel ve küreselde bir gücüz. Ne yapmamız gerekir? Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, iç cepheyi sağlam tuttukça ne terör örgütleri ne de onları besleyip semirterek üzerimize salan şer güçleri emellerine ulaşamayacaktır. Yani konu aslında bir cümleyle ifade edilecek olursa; iç cepheyi kuvvetlendirmek bizim için olmazsa olmazdır. Bu hassas süreçte yürütülen algı operasyonları var, dezenformasyon faaliyetleri var. Bunları da çok yakından takip etmek gerekir. Sosyal medya üzerinden özellikle bizim hiçbir gerçeğimize uymayan birçok dezenformasyonun yapılıp halkımızın, vatandaşımızın kafasını karıştırmaya yönelik faaliyetleri de dikkatle takip ediyoruz. Bunlarla ilgili devletimizin ilgili birimleri gereğini yapıyor. Bu konuda en ufak bir tavizimiz ve tereddüdümüz yok. Türkiye’nin güvenlik politikası sadece sahadaki askeri gücünden ibaret değildir. Aynı zamanda hepinizin de çok yakından takip ettiği gibi son derece önemli bir diplomatik diyalog ve siyasi çözüm kabiliyetini açık tutmaktadır. Ancak bu alanların gerçekleştirilmesiyle ilgili hususlar gündemdeyken oyalama taktikleri veya istismara da müsaade edilmeyecektir. Sonuç itibariyle söylemek istiyorum ki Türkiye hem içeride hem de sınır ötesinde istikrarı önceleyen, güvenliği kalıcı hale getirmeyi hedefleyen bir stratejiyle kararlılığını sürdürmektedir. Kışkırtmalar olacak, provokasyonlar olacak, algı operasyonları da olacak. Ama hiçbirisi başarıya ulaşamayacaktır. Çünkü bu ülkeyi bu memleketi seven AK Parti gibi, siz değerli kardeşlerim gibi teşkilatlarımız olduğu sürece, vatandaşlarımızın memleket, millet sevdası olduğu sürece" diye konuştu.



" Kastamonu’da desteklenen proje sayısı 17 bin 292"


Kastamonu’ya son dönemde yapılan yatırımlarla ilgili konuşan Bakan Yumaklı, "250 yataklı fizik, tedavi ve rehabilitasyon hastanemiz 2 milyar liralık bir bedelle tamamlandı. 29 Aralık’ta da hamdolsun hizmete başladı. Yine Araç-İhsangazi Organize Sanayi Bölgesi için çok gayret edildi. Ben emeği geçenlere tekrar buradan teşekkür ediyorum. Bundan sonra imar planları hazırlanacak, artık o bürokrasi işleri tamamlandı, çalışma zamanı. Burası tamamlandığında da Kastamonu’nun binlerce evladı burada iş bulma imkanına kavuşmuş olacak. Kastamonu Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi bu yıl yatırıma alındı. Toplam yatırım bedeli 3,5 milyar lira. İnşallah bu hastaneye de bu yıl 350 milyon liralık bir ödenek aktarıldı, hızlıca onun yapımına da başlanacak. Buraya gelmeden önce Aile Bakanımızla konuştum, kendisine Kastamonu’da verdiği bir sözü hatırlattım. Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin temelini bu yıl atmış olacağız, bu sözü de kendisinden alacağız. Burada bir tarım lisesi olmasını da konuşmuştuk. Bununla ilgili bir hayırseverimizden söz almıştık, inşallah onun yapımına da bu sene başlayacağız. Sadece bunlar değil, son 23 yılda Kastamonu’ya yapılan birçok su, orman ve tarım alanında yatırımlar var. Toplamda 74 milyar liralık bir rakamı konuşuyoruz . Özellikle 145 tane su ve sulama alanında tesis hizmeti alındı. Bu tesislerle beraber 255 bin dönümlük alan sulamaya açıldı. Bunun her yıl Kastamonu ekonomisine olan katkısı 2,6 milyar lira. Yine kırsal Kalkınmayı Destekleme, ORKÖY kredileri var. Bunlar da aynı şekilde devam ediyor. Kastamonu’da desteklenen proje sayısı 17 bin 292 adet. Ben buradan Kastamonu’daki genç ve kadın girişimciler başta olmak üzere bütün kardeşlerime özellikle kırsal kalkınma, TKDK ve ORKÖY projelerini dikkatlice takip etmelerini, bizim bakanlığımızla ilgili il müdürlüklerine ya da bölge müdürlüklerine gidip bu konuyla ilgili bilgi almalarını ve mutlaka bunları üretime dönüştürmek gayret sarf etmelerini özellikle istirham ediyorum" şeklinde konuştu.



"Son dönemde bir de buna beceriksizlikleriyle susuzluğu eklediler"


Son dönemde yaşanan su problemleriyle ilgili CHP’li belediyeleri eleştiren Bakan Yumaklı, "Ben her ne kadar bu memleketin bir evladı olsam da Türkiye’nin bir bakanı olarak yerel tartışmalara girmemeye gayret ediyorum. Çünkü bizim yapmamız gereken hizmet, boş lafla geçirecek en ufak bir vaktimiz yok. Gençler oradan bir tezahürat yaptılar, ‘çöp, çamur, çukur’ diye. Maşallah son dönemde bir de buna beceriksizlikleriyle susuzluğu eklediler. Çöp, çamur, çukur, susuzluk, bir tane daha var ve yolsuzluk. Bunların hepsi bize bir tek şeyi ifade ediyor. Ben isimlerini söylemeyeyim, onlar kendilerini biliyor. Bir an önce kendilerine çeki düzen versinler ve lütfen memleketlerine, milletlerine hizmet etsinler, bu vatandaşı hizmetlerden mahrum etmesinler. Hiç kimse çocuk değil, neyin yapılıp neyin yapılamadığını gayet iyi görüyor. Laf kalabalığına getirerek vatandaşı mağdur etmenin hiçbir açıklanabilir veya hoş görülebilir tarafı yok. Dolayısıyla ben hem buradan bütün Kastamonu’daki hemşehrilerime hem de Türkiye’de belediye hizmetleriyle alakalı mağdur olan ve maalesef beceriksizliklerle mağdur edilen bütün vatandaşlarımıza kendilerine verilen sözleri çok yakından takip etmelerini özellikle istirham ediyorum. O zaman akla kara görülecektir" ifadelerini kullandı.



Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan CHP’li belediyelere su eleştirisi:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Söke Spor Kompleksi açılış için gün sayıyor Stadyumdan yüzme havuzuna, spor salonundan gençlik merkezine kadar birçok modern tesisi bünyesinde barındıran Söke Spor Kompleksi, sporun ve gençliğin yeni adresi olmaya hazırlanıyor. Söke’de yapımı tamamlanma aşamasına gelen Spor Kompleksi, sahip olduğu modern altyapı ve çok yönlü tesisleriyle ilçeye büyük bir spor yatırımı kazandırıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen kompleks, açılış için gün sayıyor. Kompleks bünyesinde yer alan stadyum, 214 bin metrekare alan üzerine inşa edilirken 68x105 metre ölçülerinde doğal çim sahaya sahip olacak. Stadyumda 1 adet bin 500 kişilik, 2 adet ise 672 kişilik olmak üzere toplam üç tribün yer alırken, 5 kulvarlı atletizm pisti de sporcuların hizmetine sunulacak. Spor kompleksinde ayrıca bin metrekare alana inşa edilen 5 kulvarlı yarı olimpik yüzme havuzu bulunuyor. Tesiste 9 adet soyunma odası, duşlar, tuvaletler, engelli tuvaleti ve 50 kişilik tribün yer alıyor. 2 bin 635 metrekare alanda inşa edilen ve bin kişi kapasiteli spor salonu ise antrenman ve müsabakalar için modern donanımıyla dikkat çekiyor. Spor salonunda 2 antrenman salonu, 4 soyunma odası, hakem, antrenör ve gözlemci odaları, doping kontrol odası, sağlık odası, yayın odası ve VIP dinlenme alanları yer alıyor. Kompleksin önemli parçalarından biri olan Gençlik Merkezi ise bin 500 metrekare inşaat alanına sahip. Merkezde konferans salonu, dans dersliği, kütüphane, 6 derslik, öğretmen odası, idari birimler ile bay ve bayan mescitler bulunuyor. Söke Spor Kompleksi’nin tamamlanmasıyla birlikte ilçede sporun ve gençlik faaliyetlerinin daha modern ve nitelikli alanlarda yapılması hedeflenirken, konu ile ilgili paylaşım yapan Aydın Valisi Yakup Canbolat, açıklamasında "Söke Spor Kompleksi açılışa gün sayıyor. Aydınımıza hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
İzmir Erken tanı hayat kurtarıyor: Rahim ağzı kanserine karşı aşı ve tarama uyarısı Kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biri olan rahim ağzı kanserine karşı uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, hastalığın yavaş ilerlediğini ancak düzenli tarama testleri ve aşılama ile büyük oranda önlenebildiğini vurguladı. Serviks bölgesinde gelişen rahim ağzı kanserinin en temel nedeni Human Papilloma Virüsü (HPV) olarak gösteriliyor. Vücudun savunma mekanizmasıyla genellikle vücuttan atılabilen HPV, kalıcı hale geldiğinde ise hayati risk taşıyan kanser türlerine zemin hazırlıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, rahim ağzı kanserinin kadınlarda sık görülen ancak tarama testleri sayesinde büyük oranda önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirtti. Rahim ağzı kanserinin rahmin vajinaya açılan alt kısmında oluştuğunu ve yavaş ilerlediğini ifade eden Topaloğlu, "Rahim ağzı kanseri maalesef kadınlarda çok sık gördüğümüz kanserlerden biri. Yavaş ilerler fakat tarama testleriyle çok büyük oranda önleyebilmekteyiz. Bu nedenle farkındalık haftalarında bunu dile getirmek, tüm halkı ve hastalarımızı bilinçlendirmek bizim için çok kıymetli." dedi. Hastalığın genellikle sinsi ilerlediğine ve ileri evrelerde belirti verdiğine dikkat çeken Topaloğlu, "Rahim ağzı kanseri genelde bulgu vermeden ilerlemekte. Fakat ilişki sonrasında kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, ara kanama, pelvik ağrı gibi durumlarla da karşılaşılabilmekte. Bu bulgular varsa hastalık zaten çok ileri aşamadadır." ifadelerini kullandı. "Temel neden HPV virüsü" Kanser vakalarının en sık nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) olduğunu aktaran Dr. Topaloğlu, virüsün toplumda yaygın olduğunu ancak bağışıklık sistemiyle vücuttan atılabildiğini söyledi. Risk faktörlerine değinen Topaloğlu, "Virüs kronikleşirse ve yüksek riskli gruplardan bir pozitifliğimiz varsa risk altındasınız. Düzenli taramalarını yaptırmayan, sigara kullanan, HPV pozitifliği olan ve bağışıklık sistemi düşük kişilerde rahim ağzı kanseri sıklığı daha fazla olmaktadır." şeklinde konuştu. "30-65 yaş arası kadınlar dikkat" Erken tanıda tarama testlerinin önemine vurgu yapan Topaloğlu, şu bilgileri paylaştı: "Tarama testleri ile erken aşamada virüsün varlığını yahut kansere neden olabilecek hücrelerin değişimini görebilmekteyiz. Böyle bir durum varsa tanı ve tedaviyi erken aşamada planlayabiliyoruz. HPV testini 30-65 yaşındaki kadınlarda her 5 yılda bir mutlaka öneriyoruz. Bu sayede ’Yüksek riskli grupta bir virüs var mı, biyopsi yapmalı mıyız, hücresel bir değişim başladı mı?’ sorularını yanıtlayabiliyoruz." Aşı ile korunma mümkün Güncel tedavi ve korunma yöntemleri arasında aşının önemini de değinen Topaloğlu, "Rahim ağzı kanserinin en sık nedeni HPV virüsü. Bu konuda elimiz oldukça kuvvetli; artık herkesin bildiği bir aşımız var. 9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocukları başta olmak üzere aşılanmalar başladı. Eskiden 26 yaşına kadar denirdi ama şimdi 45 yaşına kadar aşılamalar yapılmakta. Bu durum çok büyük oranda rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlamakta." diye ekledi. "Aşını yaptır, taramanı ol, sağlığını koru" Yılda ortalama yüzde 4 oranında yeni vaka görüldüğünü hatırlatan Topaloğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’nda şunu bildirmek gerekir ki; erken tanı ve tarama testleri, kanseri yakalayıp önlemek açısından çok kıymetli. Kadınların sağlıklarını garantiye almak için yapacakları en güzel şey, taramalarını ve aşılarını düzenli yaptırmalarıdır."