SAĞLIK - 01 Temmuz 2025 Salı 13:07

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu:

A
A
A
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu:

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, kene sebepli ölümlerle ilgili vatandaşlara uyarılarda bulunarak, "Burada halk bilinçli hareket ederse, bilinç seviyesi yükseltilirse bu hastalıktan insanımız hayatını kaybetmez" dedi.



Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Kastamonu’da bir dizi programa katıldı. İlk olarak Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Kaynar’ı makamında ziyaret eden Eroğlu, Veteriner Fakültesinde yürütülen çalışmalar ve Hayvan Hastanesi hakkında bilgiler aldı. Buradaki ziyaretinin ardından Eroğlu, Kastamonu Valisi Meftun Dallı ve Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğini ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından konuşan Eroğlu, kene sebepli ölümler ve orman yangınlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.



"Yangınlar dolayısıyla veteriner arkadaşlarımız bölgede görev yapıyorlar"


Geçen hafta itibariyle 13 ilde orman yangınlarının çıktığını söyleyen Eroğlu, "Veteriner hekimler her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yangın bölgesinde görev alıyor. Çünkü veterinerin varlığı canlıları yaşatmak içindir. 70 bölge ve il odamıza bağlı Türk Veteriner Birliğine yaklaşık 45 bin civarında meslek üyemiz var. Meslektaşlarımız, 6 Şubat depreminde, Malatya, Elazığ depreminde, Bozkurt sel felaketinde olduğu gibi şimdi de bu yangınlar dolayısıyla arkadaşlarımız yangın bölgesinde görev yapmaktadır. Veteriner hizmetleriyle ilgili gece gündüz demeden bütün hizmetleri vermeye hazır olduğumuzu, kamu kurumlarıyla birlikte paylaştık. Çok üzücü bir durum. Çünkü doğal hayatın dengesi, ekosistem sağlığı için ormanlarımız bir anlamda ekosistemin akciğeri vazifesini görüyor, o açıdan inşallah en kısa zamanda bu yangınları söndürülür ve bir daha arzumuz talebimiz, gayretimiz, yangınların yaşanmamasıdır" dedi.



"Sahiplenme seferberliği başlatılmalı"


Sokak hayvanları probleminin çözülmesi için belediyelerin bir an önce çalışmalarını tamamlaması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, "Bir taraftan bu hayvanların popülasyonunun çoğalmasının, üremesinin önüne geçmek için gerçekten yoğun bir faaliyet var ve biliyorsunuz 5199 Hayvanları Koruma Kanunu, 7527 sayılı kanunla revize edildi ve bu kanunda belediyelere daha fazla görev yükledi. 2028 yılına kadar sokaktaki yani sahipsiz hayvanların barınabileceği fiziki kapasiteleri olan barınakların ve yaşam alanlarının bir an önce oluşturmanızı şeklinde 2028 yılına kadar belediyelerimiz ki Türkiye’de bin 400 civarında belediyemiz var. Süratli bir şekilde bunları yapmaları gerekiyor. Bu alanlar yapılırken mutlaka hayvan refahı şartlarına uygun asgari hijyenik ve fiziki şartları taşıyan yerler olması lazım. Gittiğimiz yerlerde belediyelere ait hayvan bakımevlerini geziyoruz. Zaman zaman belediye başkanlarımızla konuşuyoruz. Çevre, Şehir ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileriyle birkaç ay önce de ziyaret ettik. Belediyelerde istihdam edilen veteriner hekim sayısı çok az. Çok az miktarda hekim çalışıyor. Bizim talebimiz Türkiye genelinde kanunun emrettiği ya da öngördüğü çalışmaların yapılabilmesi için 4 bin civarında veteriner hekimin belediyelerde istihdam edilmesi gerekiyor. Kısırlaştırmayla ilgili başlatılan çeşitli çalışmalar oldu. Bir seferberliğin gündeme alınması gerekiyor. Gerekli sağlık işlemleri yapıldıktan, kaydedildikten sonra Tarım Bakanlığı veri kayıt sistemine kaydedilecek ve sokaklara bırakılmayacak, tutulacak şeklindeydi. Bunun için bir an önce barınakların yapılması gerekiyor. Kısırlaştırma seferberliğin yanı sıra bir de sahiplendirme seferberliği başlatılmalı ve sahiplendirmeye vatandaşları özendirmeli, teşvik edilmeli. Bu teşvikle ilgili de yine birlik olarak bilim kurulu üyelerimiz, hocalarımızla birlikte konuyu değerlendiriyoruz. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla bakanlık yetkililerine de bunları iletiyoruz. Yani hayvanların hayvan refahı şartlarında yaşaması, hayvan refahı anlamında hayvan konforu demektir. O şartlarda yaşaması için Türk Veteriner Hekimler Birliği olarak üzerimize ne düşüyorsa bu konuda diğer meslek örgütleri, kamu kurum ve kuruluşlarıyla çalışmaya hazır olduğumuzu her zaman beyan ettik" diye konuştu.



"Keneye karşı toplumumuzun bilinç seviyesini yükseltmemiz gerekiyor"


Türkiye’de 15 kişinin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı dolayısıyla hayatını kaybettiğini hatırlatan Eroğlu, "Bu hastalığın etkenlerini keneler taşıyor. Dünyada yaklaşık 900 kene türü var. Ülkemizde 46 tür kene yaşıyor ama bunlardan bir tanesi hastalık etkenini taşıyor. Hyalomma marginatum dediğimiz kene türü ki daha çok merada rastlanıyor. Zaten keneler mera ve mesken keneleri diye ikiye ayrılmış vaziyettedir. 200’e yakın hastalık taşıyor ama en tehlikeli olanı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığıdır. Bunun yanı sıra Lyme, Babezyoz ve Tularemi hastalıkları da taşıyorlar. Bunun için toplumumuzun bilinç seviyesini yükseltmemiz gerekiyor. Kamu spotlarıyla Türkiye’deki bütün televizyon kanallarında bunu duyurmamız gerekiyor. Keneler mart ayının sonundan itibaren, havalar ısınmaya başladığı zaman tehlike arz ediyorlar. Ekim-kasım aylarına kadar tehlike devam eder. Burada halk bilinçli hareket ederse, bilinç seviyesi yükseltilirse bu hastalıktan insanımız hayatını kaybetmez. Vakalara bakıyorsunuz, keneyi görmüş, üzerinden onu kendisi bir şekilde uzaklaştırmış ama bir sağlık kuruluşuna müracaat etmemiş, ettiğinde de artık iş işten geçmiş oluyor. Bu hastalığın etkeni olan insanlarda baş ağrısı, ateş, yüksek ateş, kas ağrıları, halsizlik, iştahsızlık ve mide bulantısıyla başlıyor. Hastalığı bir kişi üzerinde keneyi kördü, onu uzaklaştırdı. Birkaç gün sonra da bu belirtiler olduğu zaman hemen süratli bir şekilde hatta keneyi görür görmez uzaklaştırabilir. Hiç beklemeden o belirtilerin çıkmasını da beklemeden sağlık kuruluştan müdahale etmesi lazım. Böyle olursa insanlarımız hayatlarını kaybetmezler" şeklinde konuştu.


Türkiye’de 33 ilde kene vakalarının görüldüğünü söyleyen Eroğlu, "Keneye ilk rastladığımızda bir kaç sene önce 20 ilimizde vardı, şimdi kene görülen il sayısı 33’e yükseldi. Diğer illerimizde de görülmeye başlandı. O zaman daha ciddi tedbirlerin olması gerekir. Şimdi keneye karşı 3 türlü mücadele var, bir bireysel önlemler, iki mekanik uygulamalar, kontrol uygulamaları ve üçüncüsü de kimyasal ilaçlamalar. Bu yüzden vücudumuzda kene görüldüğü zaman mutlaka çıkarılacak ama elinize bir eldiven, poşet olacak, çıplak elle keneye dokunmayacaksınız. Onu ezmek falan suretiyle zaten etkeni alıyorsunuz. Bu çok yanlış. O yüzden elimizde bir eldiven ya da poşet ile vücudumuzdan keneyi çıkartıp, vakit kaybetmeden de en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edeceğiz" ifadelerini kullandı.



Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Orhan Kaynak, abisi Kayhan Kaynak’ın kaderini yaşadı Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin yardımcısı Orhan Kaynak, geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaynak’ın abisi, bir dönem Fenerbahçe forması giyen Kayhan Kaynak da 34 yaşında kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Trabzonspor yardımcı antrenörü Orhan Kaynak, tesislerde yemek yediği sırada aniden rahatsızlandı. Durumu fark eden kulüp personelinin hızlıca haber vermesi üzerine Kaynak, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Kaynak kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 364 gündür Trabzonspor’un teknik ekibindeydi Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin bordo-mavili kulübün başına geçmesinin ardından yardımcı antrenör olarak göreve başlayan Orhan Kaynak, 364 gündür teknik ekipte yer alıyordu. Trabzonspor’da futbolcu olarak da görev yapan Kaynak, 1992-1993 ve 1993-1994 sezonlarında bordo-mavili formayı giydi. Futbolculuk kariyerinde Beşiktaş, Kocaelispor, Samsunspor, Kayseri Erciyesspor, Akçaabat Sebatspor, Adanaspor, Başakşehir ve AO Xanthi takımlarında da forma giyen Kaynak, Türk futbolunda iz bırakan isimler arasında yer aldı. Unutulmaz Aston Villa maçı Trabzonspor’un Avrupa kupalarındaki unutulmaz zaferlerinden birinde de Orhan Kaynak’ın imzası bulunuyordu. 1 Kasım 1994’te oynanan UEFA Kupası 2. tur rövanş maçında Trabzonspor, İngiltere’de Villa Park’ta Aston Villa’yı 1-0 mağlup ederek tur atladı. Karşılaşmanın 90. dakikasında Orhan Kaynak’ın attığı gol, İngiliz ekibini sahasında eleyerek bordo-mavililere tarihi bir zafer kazandırdı. Bu karşılaşma, Avrupa kupalarında bir İngiliz takımının elendiği unutulmaz gecelerden biri olarak tarihe geçti. Abisinin kaderini yaşadı Trabzonspor’un eski futbolcusu ve yardımcı antrenörü Orhan Kaynak’ın abisi, eski milli futbolcu Kayhan Kaynak da genç yaşta hayatını kaybetmişti. Fenerbahçe ve Adana Demirspor formaları giyen Kayhan Kaynak, 9 Ocak 1994 tarihinde Adana’da antrenman sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu 34 yaşında yaşamını yitirmişti. Kalıtsal bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybeden Kayhan Kaynak gibi, Orhan Kaynak da geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitirdi. Hastaneye akın ettiler Orhan Kaynak’ın rahatsızlanmasının ardından Trabzonspor camiası hastaneye akın etti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ve teknik ekibin yanı sıra Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas ile yönetim kurulu üyeleri hastaneye gelerek Kaynak’ın durumunu yakından takip etti. Bordo-mavili futbolculardan Ozan Tufan ve Okay Yokuşlu da hastaneye gelerek yardımcı antrenör Kaynak’ın durumu hakkında bilgi aldı.
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nden "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" videosuna açıklama Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada paylaşılan "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" başlıklı videonun Bahçelievler ilçesine ait olmadığını, görüntünün Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait olduğunu bildirdi. Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada dolaşıma giren bina yıkımıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Son günlerde bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında, ’Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında 8 katlı bir bina tek darbeyle yıkıldı’ başlığıyla paylaşılan bir video dolaşıma sokulmuştur. Yapılan incelemelerde söz konusu görüntülerin Bahçelievler ilçemize ait olmadığı, daha önce yaz aylarında Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait görüntülerden alındığı anlaşılmıştır" belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler’in, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca aynı görüntülerin geçmiş dönemlerde de farklı il ve ilçelerin adı kullanılarak servis edildiği, zaman zaman farklı şehirlerle ilişkilendirilerek paylaşıldığı tespit edilmiştir. Buna rağmen bazı mecralarda görüntüler Bahçelievler’de gerçekleşmiş gibi gösterilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahçelievler Belediyesi olarak ilçemizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları; ilgili mevzuat, mühendislik kuralları ve gerekli güvenlik önlemleri çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olarak 1. sırada yer almıştır. İlçemizde yürütülen çalışmaların temel amacı; vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşamalarını sağlamaktır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilçemizle ilgisi bulunmayan bu görüntülere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık çalışanlarıyla Eryaman Yüksek Hızlı Tren Atölyesi’nde düzenlenen iftar programına bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’de demiryollarının tarihinin 1856 yılında İzmir-Aydın hattına ilk rayın döşenmesiyle başladığını hatırlatarak, 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen gelişim hamleleri sayesinde demiryollarının yeniden devlet politikası olarak ele alındığını ifade etti. "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağını, bugün yaklaşık 14 bin 13 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, "Demiryollarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik; devraldığımız 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında güvenli, hızlı ve verimli bir sisteme dönüştürdük. Şu anda; Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı gibi yeni hatların yapımlarına devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılında ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "2009 yılında hizmete giren Yüksek Hızlı Trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaş seyahat etti" Bakan Uraloğlu, en yoğun demiryolu hattının yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olduğunu vurgulayarak, "Ankara’dan, Eskişehir’e, İstanbul’a, Konya’ya, Karaman’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009 yılında Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaşımız yolculuk etti. 2025 yılı da demiryolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, anahat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin 2025-2026 kış sezonunu büyük bir başarıyla tamamladığını belirterek, Ankara-Kars ve Kars-Ankara yönlerinde toplam 60 sefer gerçekleştirildiğini ve 10 bin 166 yolcuya hizmet verildiğini ifade etti. "Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada memnuniyet oranı yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olarak ölçüldü" Demiryollarına yönelik müşteri memnuniyeti araştırmalarında genel memnuniyet oranının yüzde 90,5 olarak ölçüldüğünü aktaran Uraloğlu, "2019’dan bu yana da 91 bini aşkın seyahat sever, fotoğraf tutkunu ve turizm meraklısı, bu unutulmaz deneyimle Anadolu’nun eşsiz doğası ve kültürüyle buluştu. Müşteri memnuniyeti araştırmalarımız da başarılarımızı teyit ediyor. Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olmak üzere genel memnuniyet oranı yüzde 90,5 olarak ölçüldü. Bu tablo, demiryoluna duyulan güvenin en açık göstergelerinden biridir ve emeğimizin en güzel karşılığıdır. Bu oranları önümüzdeki yıllarda daha da yukarı taşıyacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan Bayramı tatili boyunca trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk" Ramazan Bayramı tatili süresince yolcu talebini karşılamak amacıyla Ankara-İstanbul ve İstanbul-Ankara hattında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde toplam 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyeceklerini ifade eden Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "20-21-22 Mart tarihlerinde idrak edeceğimiz bayramda, vatandaşlarımızın sevdiklerine kavuşma özlemi artacak, şehirler arası ulaşım talebi yükselecek. Biz de bu talebe en güzel şekilde cevap vermek için hazırlıklarımızı tamamladık. Ramazan Bayramı tatili boyunca artan yoğunluğu karşılamak amacıyla trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk. Özellikle Ankara-İstanbul, İstanbul-Ankara güzergahında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyerek 2 bin 898 yolcumuza daha ulaşım imkânı sağlayacağız. Bunun yanı sıra ana hat ve bölgesel trenlerimize 100 ek vagon ilave ederek 6 bin kişilik ilave koltuk kapasitesi sunacağız. Her bayramda olduğu gibi bu Bayram boyunca da sahada, trenlerimizde, istasyonlarımızda her zamanki gibi görevimizin başında olacağız; siz değerli demiryolcu kardeşlerimle birlikte vatandaşlarımıza en güzel hizmeti sunmaya devam edeceğiz." "Yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlendi" Trenlerde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya kimlik kartı ile saniyeler içinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Uraloğlu, "Hayata geçirdiğimiz Yolcu Taşıma Platformu (YTP), biletleme, rezervasyon ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak; yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlemiştir. Artık trenlerimizde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya Kimlik Kartı ile saniyeler içinde gerçekleştiriyoruz. Bu sayede yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileşti, işlemler daha hızlı ve sorunsuz hale geldi" dedi. "Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte edildiğini söyleyen Uraloğlu, "Yine diğer bir önemli projemiz olan Tren İzleme ve Koordinasyon Merkezi kapsamında devreye aldığımız Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte ettik. Bu sistem, makinistlerimizin dikkat dağınıklığı, yola bakmama, esneme, yorgunluk gibi anomalileri anında tespit ederek gerekli aksiyonları alıyor. Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" diye konuştu. Program, Bakan Uraloğlu’nun demiryolları çalışanlarına plaket takdim etmesiyle sona erdi.