EKONOMİ - 19 Ocak 2019 Cumartesi 23:30

Asgari ücretli işçi en çok 1969’da birikim yapabildi

A
A
A
Asgari ücretli işçi en çok 1969’da birikim yapabildi

Türkiye’de asgari ücretin uygulanmaya başladığı 50 yıldan bu yana, asgari ücretli bir işçinin en çok çeyrek altın alabildiği yıl 1969 yılı olurken, en az birikim yapabildiği yıl da 54’üncü hükümetin iş başında olduğu 1996 yılı olarak kayıtlara geçti.

Türkiye’de asgari ücretin uygulanmaya başladığı 50 yıldan bu yana, asgari ücretli bir işçinin en çok çeyrek altın alabildiği yıl 1969 yılı olurken, en az birikim yapabildiği yıl da 54’üncü hükümetin iş başında olduğu 1996 yılı olarak kayıtlara geçti.


Türkiye’de asgari ücret uygulaması 1969 yılının Temmuz ayında, 30’uncu hükümet döneminde başladı. Başbakan koltuğunda Süleyman Demirel (1. Demirel Hükümeti), Cumhurbaşkanı koltuğunda ise Cevdet Sunay vardı. 1969 yılı ülke açısından siyasi çalkantının bol olduğu yıllardı. Türkiye’de ilk kez ‘ortanın solu’ kavramı konuşuldu, aynı yılın Şubat ayında meydana gelen ‘Kanlı Pazar’ olaylarının nedenleri ve devamında gelenler, kıl payı darbeden dönüldüğü yıllar olarak tarihe geçti. 1969 yılının Ekim ayında yapılan seçimle Süleyman Demirel, 2’nci Demirel Hükümeti ile tekrar Başbakanlık koltuğuna oturdu.



Türkiye’de asgari ücret uygulaması


Dünyada ilk kez 1890 yılında Avustralya ve Yeni Zelanda’da başlayan asgari ücret uygulaması Türkiye’de, 1. Süleyman Demirel Hükümetinin son günlerinde, Demirel’in ikinci kez başbakan koltuğuna oturduğu 1969 seçimlerinden 3 ay önce başladı. Ancak ilk uygulama ancak 26 ilde gerçekleştirilebildi. Tüm ülkede asgari ücret uygulamasına ise, Türkiye’nin, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 1928’de kabul ettiği 26 sayılı Asgari Ücret Belirleme Yöntemleri ile İlgili Sözleşmesini imzaladığı 1973 yılının hemen ertesinde geçilebildi.


Ülkenin oldukça çalkantılı ve ekonomik açıdan da bunalımlı yıllarında 26 ilde de olsa, bir kesim işçinin sabit bir gelir ve güvence ile çalışması, işçi hakları açısından bir reformdu. Asgari ücretin başladığı 1969 yılında, ülke ekonomisi her ne kadar dar boğazda da olsa, bir işçi asgari ücret olarak belirlenen 585 liranın tamamı ile bir ayda 33, bir yılda 396 çeyrek altın satın alabiliyordu. Bu yıldan sonra asgari ücretli işçinin kazandığı ücretin tamamıyla, bu oranda çeyrek altın satın alabileceği başka bir yıl da olmadı.


Yıllara göre asgari ücretli işçinin maaşının tamamıyla satın alabileceği çeyrek altın miktarları şu şekilde:


“1970 yılında asgari ücret 585 lira ve bir işçi bir ayda 30 çeyrek altın satın alabiliyor. 3’üncü Demirel Hükümeti iş başında, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay.


1971 yılında asgari ücret 585 lira ve bir işçi bir ayda 20 çeyrek altın alabiliyor. 33’üncü Hükümet dönemi. 12 Mart muhtırası nedeniyle istifa eden Başbakan Süleyman Demirel’in yerine hükümeti kurma görevini, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Kocaeli Bağımsız Milletvekili Nihat Erim’e verdi. 1972 yılında asgari ücret 750 liraya çıkarıldı ama asgari ücret yükselmesine rağmen bir işçinin bir ayda alabileceği çeyrek altın sayısı 19’a düştü.


1973 yılı Nisan ayında 35’inci hükümet iş başına geçti. Cumhurbaşkanı yine Cevdet Sunay ve Başbakan Ferit Melen. Asgari ücret yine 750 lira ama işçi bir ayda 11 çeyrek altın satın alabildi.


1974 yılı 37’nci hükümet dönemi. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Başbakan Bülent Ecevit. Bir yıl süren 1. Ecevit Döneminde asgari ücret bin 200 lira ve işçi yalnızca 11 çeyrek altın satın alabiliyor.


Yıl 1975. Sadi Irmak Başbakan. Asgari ücret bir önceki yılla aynı, ancak işçinin alabileceği çeyrek altın sayısı 10’a düştü.


Yıl 1976; 4. Demirel Hükümeti dönemi. Demirel, AP-MSP-MHP-CGP’den oluşan bir koalisyon hükümeti kurdu. (1’nci Milliyetçi Cephe Hükümeti.) Asgari ücret bin 800 lira ve işçi bir ayda 14 çeyrek altın satın alabiliyor.


Yıl 1977, Haziran ayında hükümeti kurma görevi, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından Zonguldak Milletvekili Bülent Ecevit’e verildi. Güven oyu alamayan Ecevit’in bir ay süren başbakanlık döneminin ardından, 5’inci Demirel Hükümeti ile AP-MSP-MHP’den oluşan 2’nci Milliyetçi Cephe kuruldu. Asgari ücretin bin 800 Lira olduğu 1977 yılında işçi bir ayda 14 çeyrek altın satın alabildi, 1978 yılının birinci ayında değişen ve 3 bin 300 liraya çıkan asgari ücret bedeline rağmen, işçinin bir ayda alabileceği çeyrek altın miktarı değişmedi ve 14’te kaldı.


Yıl 1979, 3’üncü Ecevit Hükümeti iş başında. Aynı yılın Mayıs ayında 5 bin 400 lira olarak belirlenen asgari ücretle, işçi bir ayda 11 çeyrek altın satın alabildi.


Yıl 1980. 6’ncı Demirel Hükümeti Dönemi. Hükümet 12 Eylül 1980’de yapılan askeri müdahaleyle sona erdi. 44’üncü Hükümet iş başına geçti; hükümeti kurma görevi Devlet Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren tarafından Emekli Oramiral Bülend Ulusu’ya verildi. Asgari ücret 5 bin 400 lira ve işçi bir önceki yılda olduğu gibi 11 çeyrek altın satın alabildi.



12 Eylül İhtilali asgari ücretliye birikim yapma imkanı tanımadı


1981 yılında 12 Eylül İhtilali’nin ekonomik etkileri daha belirginleşti. Asgari ücret 10 bin liraya çıkmasına rağmen işçi 1 ayda yalnızca 4 çeyrek altın satın alabildi. Asgari ücretli işçi 1969 yılından bu yana en keskin düşüşünü bu yıl yaşadı.


1982 yılında ihtilalin ekonomik etkileri sürdü. Asgari ücret bir önceki yılla aynı, işçinin alabileceği çeyrek altın miktarı 1 adet yükseldi.



Özallı yıllar başladı


1983 Aralık ayında yapılan genel seçimlerle Türkiye’de normalleşme sürecine geçildi. 1987’ye kadar başbakanlık görevi Turgut Özal’da kalacak biçimde 1. Özal Hükümeti 45’inci Dönem Hükümeti olarak göreve başladı. İhtilal Dönemi Hükümetinin halen daha iş başında olduğu 1983 yılının Ocak ayında 16 bin 200 liraya yükseltilen asgari ücretle, işçi bir ayda yalnızda 3 çeyrek altın satın alabiliyordu. 1984 yılında 1’nci Özal Hükümeti ile asgari ücret 24 bin 525 lira olarak belirlendi ve işçi bu yıl, bir ayda maaşıyla 4 çeyrek altın satın alabildi. 1985 yılında asgari ücret 39 bin 240 lira belirlendi ve işçinin bir ayda alabileceği çeyrek altın miktarına değişme olmadı. 1986 yılında asgari ücret aynı kaldı ama işçinin alabileceği çeyrek altın miktarı 3’e düştü.


1987 yılının Temmuz ayında asgari ücret 74 bin 250 lira olarak belirlendi. Aynı yılın Aralık ayında yapılan seçimlerle 2’nci Özal Hükümeti Dönemi başladı. İşçi bu yıl bir aylık kazancıyla sadece 4 çeyrek altın satın alabildi. 1988 yılında 126 bin lira olarak belirlenen asgari ücret, işçiye bir ayda 3 çeyrek altın satın aldırabildi.


1989 yılının Ağustos ayında asgari ücret 225 bin lira olarak belirlendi. Aynı yılın Kasım ayında Başbakan Özal Cumhurbaşkanı seçildi ve hükümeti kurma görevini, Erzincan Milletvekili Yıldırım Akbulut’a verdi. İşçi bu yıl aldığı asgari ücretle bir ayda 6 çeyrek altın satın alabildi. Yıl 1190, asgari ücret 414 bin lira, işçi bir ayda 8 çeyrek altın satın alabildi.


1991 yılının Haziran ayında dönemin Rize Milletvekili Mesut Yılmaz 48’inci Hükümetin başbakanı olarak göreve başladı. Aynı yılın Ağustos ayında asgari ücret 801 bin lira olarak belirlendi ve işçinin 12 Eylül İhtilalinin hemen ardından tek haneli rakamlara düşen bir ayda alabileceği çeyrek altın miktarı tekrar 2 haneli rakamlara ulaştı. İşçi bu yıl kazandığı asgari ücretle bir ayda 11 çeyrek altın satın alabildi.



Özallı yıllar yerini tekrar Demirel’e bırakıyor


Yıl 1992, Demirel Başbakan, DYP ve SHP’nin katılımıyla koalisyon hükümeti kuruldu. Asgari ücret 1 milyon 449 bin lira ve işçi bir ayda 12 çeyrek altın satın alabildi.


Yıl 1993, 16 Mayıs’ta Başbakan Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, hükumeti kurma görevi, Türkiye’nin ilk kadın başbakanı Tansu Çiller’e verildi. 1995’e kadar sürecek 50’nci Hükümet dönemi başladı. 1993’ün Ağustos ayındaki belirlemeye göre asgari ücret 2 milyon 497 bin 500 liraya yükseldi, işçi bir ayda 13 çeyrek altın satın alabildi. Yıl 1994, asgari ücret 4 milyon 173 bin 750 lira, işçi 8 çeyrek altın satın alabildi.


Yıl 1995, Tansu Çiller’in başbakanlığı görevi devam ediyor. Eylül ayında asgari ücret 8 milyon 460 bin lira olarak belirlendi, işçi bir ayda 10 çeyrek altın satın alabildi.



Asgari ücretli işçinin en az birikim yapabildiği yıl 1996


Yıl 1996, 54’üncü Hükümeti Dönemi, Mesut Yılmaz’ın istifasıyla hükümet kurma görevi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Necmettin Erbakan’a verildi. Asgari ücret 17 milyon 10 bin lira ve işçi asgari ücret tarihi boyunca en kötü dönemini yaşayarak bir ayda en fazla 2 çeyrek altın satın alabildi.


Yıl 1997, 55’inci Hükümet Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Mesut Yılmaz önderliğinde 1999 yılına kadar iş başına geçti. Asgari ücret 1997 yılı Ağustos ayındaki belirlemeye göre 35 milyon 437 bin lira ve işçi 14 çeyrek altın satın alabildi. Yıl 1998, asgari ücret 47 milyon 839 bin 500 lira ve işçi 12 çeyrek altın satın alabildi.



Milenyumda asgari ücretli işçi bir ayda 13 çeyrek altın satın alabildi


Yıl 1999, bu yıldan itibaren asgari ücrette yılda iki kez altı aylık dilimler halinde zam uygulanmasına başlandı. Ortalamaya göre bu yıl asgari ücret milyon 837 bin 500 lira ve işçi 12 çeyrek altın satın alabildi. Ecevit başbakanlığında 56 ve 57’nci Hükümet iş başında. Milenyumda asgari ücret 114 milyon 300 bin lira ve işçi bir ayda 13 çeyrek altın satın alabildi. Yıl 2001, asgari ücret 153 milyon 945 bin lira ve işçi 9 çeyrek altın satın alabildi.


2002 yılında asgari ücret 235 milyon 437 bin 875 lira ve işçi 10 çeyrek altın satın alabildi. Bu yılın Kasım ayında Cumhurbaşkanlığı koltuğuna Ahmet Necdet Sezer geçti. 58’inci Hükümet AK Partinin Genel Başkanı Abdullah Gül’ün Başbakan olmasıyla göreve başladı.


Yıl 2003, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 11 Mart Salı günü Ak Parti Genel Başkanı ve Siirt Milletvekili Recep Tayip Erdoğan’a verdi. Erdoğan, Bakanlar Kurulu listesini bugün Cumhurbaşkanı Sezer’in onayına sunarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin 59. Hükümetini kurdu. Bu yıl asgari ücret 364 milyon 500 bin lira idi ve işçi bir ayda 13 çeyrek altın satın alabildi.



AK Parti Hükümeti döneminde çeyrek altın miktarı 5’in altına düşmedi


Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu yıllar boyunca asgari ücretli işçinin bir ayda satın alabildiği çeyrek altın miktarları şu şekilde:


2004 yılında asgari ücret 432 milyon 75 bin lira, işçi 14 çeyrek altın satın alabiliyor; 2005 asgari ücret 488.70 YTL, işçi 16 çeyrek altın satın alabiliyor; 2006 yılında asgari ücret 350.15 YTL, işçi 8 çeyrek altın satın alabiliyor; 2007 yılında asgari ücret 403.03 YTL, işçi 9 çeyrek altın satın alabiliyor; 2008 yılında asgari ücret Kuruş 446 YTL, işçi 8 çeyrek altın satın alabiliyor; 2009 yılında asgari ücret 486.855 TL, işçi 9 çeyrek altın satın alabiliyor. 2010 yılında asgari ücret 599.12 TL ve işçi 6 çeyrek altın satın alabiliyor. 2011 yılında asgari ücret 658.95 TL ve işçi 5 çeyrek altın satın alabiliyor; 2012 yılında asgari ücret 701.14 TL, işçi 5 çeyrek altın satın alabiliyor; 2013 yılında asgari ücret 788.345 TL, işçi 6 çeyrek altın satın alabiliyor; 2014 yılında asgari ücret 868.52 TL, işçi 6 çeyrek altın satın alabiliyor; 2015 yılında asgari ücret 974.805 TL, işçi 6 çeyrek altın satın alabiliyor; 2016 yılında asgari ücret bin 399.99 TL, işçi 7 çeyrek altın satın alabiliyor; 2017 yılında asgari ücret 236 lira bin 404.06 TL, işçi 6 çeyrek altın satın alabiliyor.


Erdoğan 24 Haziran’da yapılan seçimde yüzde 52.59 oy oranı ile Cumhurbaşkanı seçildi. 16 Nisan 2017’de kabul edilen Anayasa değişikliği ile hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı olarak 9 Temmuz 2018 tarihinde yemin ederek görevine başladı. 2018 yılında asgari ücret bin 603.12 TL idi ve bir işçi bir ayda 5 çeyrek altın satın alabildi.


2019’un ilk ayında 2 bin 20.90 TL olarak belirlenen asgari ücret ile ise, işçi Ocak ayı fiyatlarına göre 6 çeyrek altın satın alabildi.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Recep Uçar: "İyi bir takıma karşı güzel bir galibiyet aldık" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Konyaspor maçının ardından "İyi bir takıma karşı, oyun disiplininden kopmadan mücadele ederek güzel bir galibiyet aldık" dedi Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Çaykur Rizespor sahasında Konyaspor’u 3-2 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, "Maçın geneline baktığımızda aslında bizim için çok anlamlı, çok değerli ve çok önemli bir takıma karşı oynadık bugün. Maçın genelinde aslında ilk 30-35 dakikalık sürede belki çok fazla üretemedik ama kendi kalemizde de çok fazla pozisyon vermedik, bizim kalecimize de çok top gelmedi. Ancak oyunun kontrolünü elimizde tutmaya çalıştığımız bir bölümdü. Geriye düştüğümüz anlarda bile vazgeçmeyen, sahada karakter koyan bir oyuncu grubu vardı. İyi bir takıma karşı, oyun disiplininden kopmadan mücadele ederek güzel bir galibiyet aldık. Tabii ki eksiklerimiz var, hatalarımız var ama kazanırken bunları düzeltmek çok daha kolay. Bugün sahada doğruları yapan taraf bizdik. Ortaya koyduğumuz bu mücadele ve özellikle kazanma isteği, gelecek adına gerçekten çok iyi sinyaller veriyor. Bunu daha fazla geliştireceğiz ve kendimizi daha üst sıralara atacağız. Bunun için daha fazla antrenman yapmamız, daha çok çalışmamız gerekiyor. Öncelikli hedefimiz bu alt gruptan kendimizi tamamen sıyırıp üste atmak. Sonrasında ise çok daha farklı hedefler koymak istiyoruz; çünkü bunu yapabilecek bir oyuncu kalitemizin olduğunu net bir şekilde düşünüyoruz. Bugün bu inancı sahada gördüm" diye konuştu.
Bolu Boluspor - Serikspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 38. haftasında oynanan Boluspor Serikspor maçının ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 38. haftasında Boluspor sahasında Serikspor’u 3-1 mağlup etti. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri basın toplantısında mücadeleyi değerlendirdi. "Bizi Adana Demir maçı lige tutundurdu" Adana Demirspor maçıyla lige tutunduklarını söyleyen Boluspor Teknik Direktörü Nevzat Dinçbudak, "Öncelikle ligin son maçını kazanarak bitirmek bizim adımıza iyi oldu. Oyuncularımız sezon boyunca iyi mücadele etmeye çalıştılar. Son süreçteki türbülansı kendimize pozitif olarak çevirmeye çalıştık ve ligde kalarak, son maçı da kazanarak iyi işler yaptılar. Bizim bu sene hizmet eden bütün oyuncular karakterli oyuncular, onlara tekrar önünüzde teşekkür ediyorum. Burada erkenden işi bitirmeye çalıştık. Orada da tabii rakibin de aldığı sonuçlar bizi Adana Demir maçıyla lige tutundurdu ve bazı genç oyunculara da şans vererek onlara da bir alan açmış olduk" dedi. "Biz 3 hafta önce ligden düşmüştük" İnişli çıkışlı bir sezon geçirdiklerini ifade eden Serikspor Teknik Direktörü Branimir Petrovic ise, "Herkese öncelikle merhaba demek istiyorum. Karşı takımı da galibiyet için kutlarım. Bugün 60 dakika oynadık, son 30 dakikada iyi bir tempo gösteremedik. Rakibe önümüzdeki sezon için başarılar dilerim. Bildiğim kadarıyla takım içerisinde bizim gibi problemler yaşıyorlar ve bunu çözmelerini dilerim. Seyirciler için güzel bir maçtı bence; iki takım da hücuma gidiyordu ve seyirciler 4 gollü bir maç izlemiş oldu. Bugün stada gelen taraftarların da mutlu kaldığını düşünüyorum. Kendi takımım hakkında konuşacak olursak, biz 3 hafta önce ligden düşmüştük. İkinci lige hazırlıklarımızı başlatıyoruz. Tüm yılı analiz ederek, inişli çıkışlı bir sezon yaşadık. Takımda sürekli değişiklikler olduğu zaman olumlu sonuçlara zor varabiliriz. Tekrar söylemek isterim, ikinci lige hazırlıklarımızı başlatıyoruz ve her zaman iki adım ileriye gidebilmek için bir adım geriye atmak gerekebilir. Bizim takımın imkanları çok yüksek, umarım önümüzdeki sezonda performansımız bunu gösterir ve biz bu lige hızlıca dönebiliriz. Bugün oyuna giren tüm oyunculara ve çabalayanlara teşekkür etmek istiyorum. Kümeye düşmemize rağmen bugün herkes istiyordu ve herkes çabalıyordu. Herkes birbiri için savaşıyor. Hepsine teşekkür ettim ve ancak böyle bir davranışla olumlu sonuçlara varabileceğimizi belirttim" ifadelerine verdi.
Denizli Tavas’ta emeğin bayramı sofrada kutlandı; Başkan Tatıl’tan anlamlı buluşma Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde, şehrin temizliğinden ve bakımından sorumlu olan saha personeliyle öğle yemeğinde bir araya geldi. Kamu hizmetinin aksamaması adına normal şartlarda resmî tatillerde de vardiyalı olarak çalışan belediye işçileri, bu yıl Başkan Tatık’ın özel hassasiyetiyle bayramı sahada değil, kurulan gönül sofrasında kutladı. Belediyecilik hizmetlerinin 7/24 esasına dayalı olması nedeniyle bayram günlerinde bile görev başında olan temizlik ve saha personeli için bu yıl farklı bir uygulama hayata geçirildi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Hizmet bir şekilde yürür ama kırılan gönüller onarılamaz" anlayışıyla, bayramın asıl sahibi olan işçilerin dinlenmesi ve onurlandırılması için saha çalışmalarına ara vererek personeliyle sofra başında buluştu. "Biz büyük bir aileyiz" Öğle saatlerinde gerçekleşen buluşmada, protokol kurallarını bir kenara bırakarak işçilerin yanına oturan Başkan Kadir Tatık, personeliyle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Tavas’ın her sokağında emeği olan işçilerin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Tatık, belediye çalışanlarının birer "personel" olmanın ötesinde, Tavas’ın geleceğini inşa eden birer aile ferdi olduğunu vurguladı. Bu anlamlı buluşma, belediye koridorlarında ve sahada hakim olan "Gönül Belediyeciliği" anlayışının en somut örneği olarak kayda geçti. Tavas’ı daha güzel bir yarın için çalışan işçilerin bayramını yürekten kutlayan Başkan Tatık; "Bizim anlayışımızda işçi, sadece işi yapan değil; bu şehre hayat veren, onu ayakta tutan asli güçtür. Bugün 1 Mayıs; yani bu şehrin her sokağında izi olan, gecesini gündüzüne katan işçi kardeşlerimin günü. İstedik ki, her gün bizim için ter döken mesai arkadaşlarımız, bu özel günü çalışarak değil, bir nebze de olsa nefes alarak geçirsinler. Bizim için en büyük proje, çalışanımızın yüzündeki tebessümdür. Ekmeğini helalinden kazanan, Tavas’ı daha güzel bir yarın için ilmek ilmek dokuyan tüm işçi kardeşlerimin bayramını yürekten kutluyorum. İyi ki varsınız" dedi.