GÜNDEM - 30 Ocak 2026 Cuma 19:00

AKİB’den Avrupa’da artan ırkçılığa tepki

A
A
A
AKİB’den Avrupa’da artan ırkçılığa tepki

Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Genel Başkanı Ali Hızar, Avrupa’da son dönemde artış gösteren ırkçı söylemler, İslamofobi ve göçmenlere yönelik baskıcı uygulamalara tepki göstererek, "Adaletin din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın herkes için eşit ilenmesi gerekiyor" dedi.


AKİB Genel Başkanı Ali Hızar, özellikle Hollanda’da iki Müslüman kadına yönelik polis müdahalesinin yalnızca Müslümanları değil, Avrupa’daki tüm vicdan sahibi kesimleri derinden yaraladığını belirterek, bu olayın insan hakları, hukuk devleti ve demokratik değerlerle asla bağdaşmadığını vurguladı.


Hızar açıklamasında, "Avrupa’da yükselen ırkçılık ve İslam karşıtlığı artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, sistematik bir tehdit hâline gelmiştir. Güvenlik güçlerinin kimlik, inanç ve köken üzerinden hareket etmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı.


Adaletin; din, dil, ırk ya da kimlik ayrımı yapılmaksızın herkes için eşit şekilde işlemesi gerektiğine dikkat çeken Ali Hızar, Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk ve Müslüman’ın, yaşadıkları ülkelerde ötekileştirilmeden, baskı görmeden ve korku iklimine mahkûm edilmeden yaşama hakkına sahip olduğunu dile getirdi.


Bu tür olaylar karşısında sessiz kalmanın, haksızlığı normalleştirmek anlamına geleceğini vurgulayan Hızar, demokratik, hukuki ve barışçıl yollarla güçlü tepkilerin ortaya konulmasının hem bir hak hem de bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Toplumsal dayanışma ve birlik ruhunun bu süreçte hayati öneme sahip olduğunu belirten Hızar, aşırı milliyetçi ve ırkçı saldırıları en güçlü şekilde kınadıklarını, Avrupa’da yaşayan Türk ve Müslüman toplumların huzur, adalet ve eşitlik içinde yaşama haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini söyledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Doğan’ın memnuniyet oranı yüzde 62,3 olarak ölçüldü Samsun Büyükşehir Belediye(SBB) Başkanı Halit Doğan, 2025 yılı kamuoyu eğilim araştırmasında yüzde 62,3 oranında vatandaş memnuniyetiyle öne çıktı. KODAR Anket, "Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2025 Yılı Kamuoyu Eğilim Araştırma Raporu"nu SBB yetkilileriyle paylaştı. Kasım 2025 döneminde gerçekleştirilen araştırmaya göre, Samsun Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olduğunu belirten vatandaşların oranı yüzde 62,3 olarak ölçüldü. Çalışmada, Halit Doğan’ın yeniden aday olması halinde oy vereceğini ifade edenlerin oranı ise kararsızlar dağıtılmadan yüzde 58,9’a ulaştı. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde Halit Doğan yüzde 42,3 oy oranıyla seçimi kazanırken, seçimden kısa süre önce 22 Mart 2024’te yapılan anket çalışmasında bu oran yüzde 43,7 olarak ölçüldü. Seçim sonrası süreçte belediye hizmetlerine yönelik algının güçlendiği, memnuniyet verilerine de yansıdı. Araştırma kapsamında 2025 yılı CSI Hizmet Memnuniyet Endeksi 72,2 olarak belirlenirken, SERVQUAL hizmet kalite skoru 5 üzerinden 3,61 olarak hesaplandı. Veriler, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet kalitesine yönelik algının olumlu yönde seyrettiğini ortaya koydu. Araştırma, anket firması tarafından Samsun’un 17 ilçesinde toplam 5 bin 610 kişiyle yüz yüze ve hibrit (F2F–CATI) yöntem kullanılarak gerçekleştirildi. Çalışma yüzde 95 güven aralığında ve artı-eksi yüzde 1,3 hata payıyla yapıldı.
Ankara Doktoralı öğretmenler, akademik çalışmalarındaki problemler için Eğitim-Bir-Sen’i ziyaret etti Doktoralı Öğretmenler Koordinasyon Ekibi üyeleri, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi’ni ziyaret ederek Genel Sekreter Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman ile bir araya geldi. Görüşmede, doktoralı öğretmenlerin akademik çalışmalarda yaşadığı sorunlar ele alındı. Doktora eğitimini tamamlamış yaklaşık 5 bin öğretmen adına oluşturulan "Doktoralı Öğretmenler Koordinasyon Ekibi" üyeleri, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi’ni ziyaret ederek Genel Sekreter Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman ile bir araya geldi. Görüşmede, doktoralı öğretmenlerin sürdürdükleri akademik çalışmalarda yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi’ndeki görüşmeye katılan koordinasyon ekibi üyesi öğretmenler, doktora sonrası bilimsel üretime devam etme ve doçentlik süreçlerinde yaşadıkları zorlukları ve taleplerini Genel Sekreter Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman’a iletti. Doktoralı öğretmenler, sahada edindikleri deneyimi, bilimsel çalışmalara dönüştürmek istediklerini ancak mevcut uygulamaların bu süreci zorlaştırdığını ifade ederek, kurumsal işleyişin netleşmesi ve eşitlik ilkesinin güçlendirilmesi yönünde düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Özellikle doçentlik başvurularında üniversitelerde ders verme şartının zorluklarına işaret eden öğretmenler, herhangi bir maddi beklenti olmadan ders verme taleplerinin kimi zaman usul gerekçeleriyle karşılık bulmadığını, görevlendirmelerin ise kurumdan kuruma değişiklik gösterdiğini dile getirdiler. Üniversitelerde ders verme imkanının kurumsal bir çerçeveye kavuşturulmasını isteyen öğretmenler, kendi alanlarında belirli bir hizmet süresini tamamlayan öğretmenlerin bu kriterden muaf tutulmasını talep ettiler. Etik kurul raporu süreçlerinde aranan "fiilen üniversitede çalışma" koşulunun saha araştırmalarını zorlaştırdığına da dikkati çeken doktoralı öğretmenler, bu alanda kolaylaştırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesini istediler. Bilimsel toplantılara katılımda izin ve destek süreçlerinin açık kriterlere bağlanması gerektiğini belirten öğretmenler, doktora sonrasında akademik çalışmalar için veri tabanlarına ulaşım ve benzeri hizmetlerin devam etmesi talebinde bulundular. Öğretmenler, lisansüstü eğitim yapmış tüm öğretmenlere artırımlı ek ders ücreti verildiğini ancak Bakanlık ve Ar-Ge birimlerinde görevlendirildiklerinde bu haktan mahrum bırakıldıklarını ifade ederek çözüm üretilmesini istediler. Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, doktoralı öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye için büyük bir hazine olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti: "Doktoralı öğretmenlerin birikimlerini doğru değerlendirmek, eğitimin niteliğini artırdığı gibi üniversiteler için de sahada yetişmiş, güçlü bir insan kaynağı anlamına gelmektedir. Doktoralı öğretmenlerimizin talepleri son derece haklı ve makuldür. Sahadaki tecrübelerini bilim dünyasına taşımak, akademik birikimleriyle eğitim sistemine katkı sunmak isteyen doktoralı öğretmenlerimizin yaşadığı sorunların farkındayız. Bu sorunların çözümü için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz."