GÜNDEM - 04 Şubat 2026 Çarşamba 13:21

Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı

A
A
A

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye ulaşan ilk ekiplerde görevli sağlık çalışanları yaşadıklarını anlattı. Depremde hasar gören hastanenin yenidoğan bölümündeki 33 bebeği ambulansla güvenli bir hastaneye naklederek hayatlarını kurtaran Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "Her bebek gördüğümde hafızamdan silinmeyen olayların başında geliyor" dedi.

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ili etkilemiş ve birçok ilde büyük yıkımlara neden olmuştu. Depremlerin ardından Kayseri’den yola çıkan ve afetin ilk saatlerinde bölgeye ulaşan sağlık ekipleri yaşadıklarını anlattı. Kahramanmaraş’ta depremlerde hasar alan üniversite hastanesinin yenidoğan bölümündeki 33 bebeği ambulansla Kayseri’deki hastanelere nakleden Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "6 Şubat gecesi Türkiye’yi sarsan ve 11 ili etkileyen bir deprem yaşandı. Kayseri de bu illerin arasındaydı. Depremin ilk yaşandığı saatten itibaren acil sağlık hizmetleri çalışanları olarak görev yerimize gitmek için hareket etmiştik. Öncesinde ailemizi güvenli yerlere emanet etmemiz gerekiyordu. Eşim de sağlık çalışanı, 3 tane oğlumu güvenli bir yere teslim etmemiz zor bir süreçti. Eşimi ve çocuklarımı teslim ettikten sonra İl Ambulans Servisi Başhekimliğine hareket ettim. Başhekimliğe geldikten sonra ekipler kuruldu ve özellikli olan 4 sedyeli ambulansla Kahramanmaraş’a hareket ettik. Özellikle Kayseri çıkışları, Pınarbaşı, Sarız ve Göksun çıkışlarında ciddi bir tipi söz konusuydu. Saat 09.45 itibarıyla Kahramanmaraş merkeze giriş yaptık. Gerçekten yaşamış olduğumuz afet, daha önceki depremlere benzemiyordu, enkaz sayıları çok fazlaydı. İlk gün kaç vakaya müdahale ettik hatırlamıyorum ama birçok vaka bizde de psikolojik olarak yıkım bıraktı ancak görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Üniversite hastanesi öğlen yaşanan büyük depremden sonra hasar almıştı. Oradaki yenidoğan bebeklerin tahliyeleri gerekiyordu. Görevli arkadaşlarımızla 33 tane yenidoğan bebeği ambulansların içerisine aldık. Birçoğunun oksijen ihtiyacı vardı, birçoğunun ısıtılması gerekiyordu, çünkü hava soğuktu. Bu süreçte Kayseri İl Sağlık Müdürümüz Mehmet Erşan ve Sağlık Hizmetleri Başkanımız Figen Gürbeden devreye girdi. Kayseri’deki bütün yenidoğan ambulansları, kuvöz ambulansların hepsini Kahramanmaraş’a yönlendirdiler. Bu süreçte bebeklerimizin Kayseri’ye nakilleri sağlanmış oldu. Kısa bir süreç gibi anlatılıyor ama hastaneden bebeklerin çıkarılma süreci, gerekli desteklerin sağlanması zor bir süreçti. Her bebek gördüğümde hafızamdan silinmeyen olayların başında geliyor" dedi.

Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı

"Enkazda anneyi kurtarmaya çalışırken ikinci büyük deprem meydana geldi"

Enkaz altında annesinin kucağında olan bebeği sağlıklı bir şekilde kurtardıklarını, anneyi kurtarma çalışmaları devam ederken 7.6’lık depreme yakalandıklarını aktaran UMKE İstasyon Sorumlusu Paramedik Yunus Erol ise, yaşanılanlara rağmen anneyi de sağlıklı bir şekilde enkazdan çıkartarak bebeğiyle kavuşturduklarını anlattı. Erol, "6 Şubat zamanı depreme uyandık, çok ciddi bir sarsıntı olmuştu. Kurumumuzdan haber gelir gelmez hareket etmek için hazırlık yaptık. Tabii bu süreçte de ailemi komşulara emanet ederek çıkmak zorunda kaldım. Onlar da korkmuştu ama bizi de bekleyen bir görev vardı. UMKE’nin kurulma amacı bu tür olaylara hızlı reaksiyon verebilmek olduğu için Kahramanmaraş’a ilk hareket eden ekiplerden biri bizdik. Kahramanmaraş’a 08.20 civarında ulaştık. Bir deprem vardı bilgilendirilmiştik ama şehre girdiğimiz zaman bu kadar yıkıcı, bu kadar vahim bir tabloyla karşılaşmayı beklemiyorduk. Her müdahale ettiğimiz hasta bizim için bir anı. İlk vakamız anne ve bebek enkazda kalmıştı, bebekte sıkışma yoktu, annenin kucağındaydı. Bebeği aldık ve 112 ekiplerimize sağlıklı bir şekilde teslim ettik. Daha sonrasında annenin bacaklarında sıkışma olduğu için kurtarma işlemi uzun sürdü. Anneyi kurtarmaya çalışırken ikinci büyük deprem meydana geldi. Çalıştığımız alanın hemen yakınında ilk depremde hasar almış çok da sağlam olmayan bir bina vardı. Orada anneyi bırakıp gidemiyoruz, diğer arama kurtarma ekipleri de çalışıyordu. İçimizden dua eden arkadaşlarımız vardı. Arkamızdaki bina yıkılacak olsaydı belki de hiçbirimizin kurtulma şansı yoktu. Çok şükür daha sonra anneyi de enkazdan sağlıklı bir şekilde dışarıya çıkardık ve sağlık ekiplerine teslim ettik" diye konuştu.

Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı

Acil Tıp Teknisyeni Enes Köse de görev yerine ulaştıklarında tarif edilemez bir yıkımla karşılaştıklarını kaydederek, "6 Şubat gecesi şiddetli bir sarsıntıyla eşimle birlikte uyandık. Eşim gebeydi ve o da Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı SAKOM biriminde görev yapmaktaydı. Deprem durduğunda bunun sıradan bir sarsıntı olmadığını, yakınımızda büyük bir felaket yaşandığını hissettik. Vakit kaybetmeden iş kıyafetlerimizi giyerek bağlı olduğumuz birimle iletişim haline geçtik. Sağlık müdürümüz ve sağlık hizmetleri başkanımızın talimatıyla 3 kişilik ekip oluşturduk ve Kahramanmaraş’a doğru yola çıktık. Yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartlarına rağmen bölgeye en kısa zamanda ulaşmaya çalıştık. Şehre girdiğimizde gördüğümüz görüntü anlatılanların çok ötesindeydi. Kelimelerle tarif edilemeyecek bir yıkım vardı. Bölgeye ulaştıktan sonra enkazlara yöneldik, zamanla yarışılan anlara tanıklık ettik. Soğuk, yorgunluk, uykusuzluk bunların hiçbiri bizim için önem arz etmiyordu. Tek gayemiz bir cana daha ulaşabilmekti. Ambulansta görev yapan paramedikler ve acil tıp teknisyenleri olarak tek görevimiz hastaya müdahale etmek değil, en karanlık anlarda hayata dokunabilmektir. Unutmamak, ders çıkarmak ve hazırlıklı olmak zorundayız. 112 ve UMKE çalışanları olarak bizler bu tür afetlere her zaman hazırlıklıyız" ifadelerini kullandı.

Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı

"İkinci depreme yakalandığımızda hamile eşim Kayseri’de, ben Kahramanmaraş’taydım"

Depremin ardından hamile olan eşinin Kayseri’de, kendisinin de Kahramanmaraş’ta görev yaptığını ifade eden Köse, "Eşim gebe olmasına rağmen depremin ardından 2 gün görev yaptı. İkinci depremi yaşadığımızda eşim Kayseri’de, ben de Kahramanmaraş’ta görev yapmaktaydım. Duygusal anlar yaşasak da görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık" dedi.

 Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı

Turan Bulut - Samet Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Öğrencilerden Gazze’ye anlamlı destek Bartın’da çıraklık eğitim merkezinde eğitim alan öğrenciler, maaşlarından beriktirdikleri 30 bin TL’yi Filistinlilere bağışladı. Bartın Lütfullah Kocabaşoğlu Mesleki ve Eğitim Merkezi’ndeki farklı bölümlerde eğitim gören öğrenciler, okul idaresi ve öğretmenlerinin de desteği ile kendi aralarında para toplamaya başladı. Toplamda bin 23 öğrencinin eğitim gördüğü okulda, öğrenciler kazandıkları maaşlarının bir bölümünü kampanyaya aktararak, Gazze ve Filistin’deki Müslümanlara destek oldu. İl Milli Eğitim Müdürü Ramazan Aşçı’nın da girişimleri ile yardımların Kızılay aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılmasına karar verildi. Milli Eğitim Müdürü Aşçı, Okul Müdürü Durak Doğan ve okul öğretmenleri ile öğrencilerden bir heyet Kızılay Bartın Şubesi Başkanı Nihat Yalçın ile görüşerek, toplanan yaklaşık 30 bin TL’yi Kızılay’ın banka hesabına yatırdı. Başkan Yalçın, Müdür Aşçı’yı makamında ziyaret ederek, okul yönetici, öğretmen ve öğrencilerle buluştu. Yalçın, okul ve öğrencilere verilmek üzere Müdür Aşçı’ya teşekkür plaketi ile bağış makbuzunu teslim etti. Duyarlılığı nedeniyle öğrencilere teşekkür eden Nihat Yalçın, "Okullardaki genç nesillerin Gazze’de yaşanan drama sessiz kalmaması bizi en mutlu eden konu oldu. Yaşanan zulmü kalplerinde canlı tutmaları, bölgeye yardımlar konusunda bir şeyler yapma gereksini hissetmeleri ve duyarlıkları da bizi ayrıca memnun etti. İnşallah diğer okullarımızda da bu tarz faaliyetlerin çoğalması ve mazlum coğrafyadaki insanlara hem yetişkinler hem de genç nesil olarak yardımlarımızı devam ettiririz" dedi. Yalçın, kış şartları ve Ramazan ayı nedeniyle herkesi Gazze ve Filistin konusunda da duyarlı olmaları için çağrıda bulunarak, Kızılay aracılığıyla yapılacak yardımları herkesin şeffaf bir şekilde takip edebileceğini de hatırlattı. Maaşının bir kısmını Gazzelilerle paylaşan öğrencilerden Alperen Kum, "Çorbada bizim de tuzumuz olsun" düsturu ile Gazzelilere destek olmak istediklerini belirterek, "Ramazan yaklaşıyor. Arkadaşlarınızla bir araya gelerek elimizden gelen miktarı topladık. Çorbada bizim de tuzumuz olsun istedik. Zaten teşvik alan bir okuluz okuldan gelen paraları biriktirdik ve böyle bir düşüncemiz vardı bunu gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Milli Eğitim Müdürü Aşçı ise öğrencilerin örnek bir davranış sergilediğin vurgulayarak, "Böyle bir davranış bizleri onurlandırdı ve gururlandırdı, aslında bu davranışların çoğalması gerekiyor. ’Gazze yalnız değildir’ diyoruz. Bu cümleyi, her fırsatta davranışlarla ortaya koymamız lgerekiyor. Bu davranışın Bartın’da diğer kurum ve kuruluşlara örnek teşkil etmesini diliyorum" dedi.