EKONOMİ - 30 Ocak 2026 Cuma 14:49

Büyüksimitci’den Orta Anadolu Üretim Havzası için teşekkür

A
A
A
Büyüksimitci’den Orta Anadolu Üretim Havzası için teşekkür

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Ocak ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Orta Anadolu Üretim Havzası sürecine verdikleri destek dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür etti.


Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya, Meclis Üyeleri, Meslek Komitesi Üyeleri, Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyeleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya; küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özkaya; "2026 yılı da 2025 yılı gibi benzer birçok özelliğin olduğu dalgalı bir yıl olacak gibi görünmektedir. Küresel ekonomilerde ve Türkiye ekonomisinde politik gelişmelerin ve sıcak çatışmaların etkisiyle fiyat istikrarı kadar risk yönetiminin öne çıktığı bir yıl olacak gibi durmaktadır" dedi. 2025 yılının oldukça zor geçtiğini ifade eden Özkaya; "Küresel ölçekte sıcak çatışmaların arttığı, hemen yanı başımızdaki savaşların sürdüğü, gümrük duvarlarının yükseltildiği, ham madde fiyatlarında ani değişimlerin yaşandığı ve belirsizliğin hâkim olduğu bir yılı geride bıraktık" diye konuştu. Küresel piyasalarda yaşanan belirsizliklerin günlük, hatta saatlik krizlere dönüştüğüne dikkat çeken Özkaya; "Dünya genelinde öngörülebilirliğin azaldığı, güçlünün haklı olduğu garip bir düzenle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bu gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Özkaya; "Sınırlarımızdaki gerilimler devam ederken, yüksek enflasyon, yüksek faiz, düşük kur ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar sanayicilerimizin üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır" diye konuştu. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan Özkaya; "2026 yılında büyüme beklentimizin yüzde 3,5 olacağı, tüm ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenmekte ve teyit edilmektedir. Ancak sıkı para ve kredi politikaları nedeniyle iç talebin ve kamu yatırımlarının büyümeye katkısının sınırlı kalacağı görülmektedir. Faizlerin beklenenden daha yavaş düşürülmesi, yatırımlar ve üretim üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. Alternatif ve spekülatif kazançlar da üretime dayalı büyüme iştahını baskı altında tutmaktadır" dedi. Konuşmasında enflasyonla mücadeleye de değinen Özkaya; "Enflasyonla mücadelede 2025 yılına göre daha belirgin ve olumlu gelişmeler olacak gibi görünmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, üretimi zorlaştırarak ve üretimi azaltarak değil, aksine üretimi kolaylaştırarak ve talepten çok üretim yaparak mücadele edilmesidir. Ekonomide en basit fiyat kuralının arz-talep dengesine göre kurulduğu gerçeği unutulmamalıdır. 2026 yılında beklenen enflasyonun yüzde 23’ler civarında olması öngörülürken, bu oranın da hâlâ yüksek olduğu bir gerçektir" dedi. Cari denge ve rezervlerdeki iyileşmelere de değinen Özkaya; "Merkez Bankası rezervlerinin tarihi seviyelere ulaştığı bu dönemde döviz kısıtlamalarının gevşetilmesi, ihracatçının döviz gelirlerini daha serbest kullanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Faiz politikalarının da beklenen enflasyonla uyumlu hale getirilmesi sanayicilerimizin en temel beklentisidir" diye konuştu. Kayseri sanayisinin üretim gücüne dikkat çeken Özkaya; "Ürün ve üretim çeşitliliğimiz yüksek olmasına rağmen, yüksek teknolojili üretimin payı hâlen yetersizdir. Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalarımızın yurt dışına yöneldiğini görmekteyiz. Bu noktada emek yoğun sektörler başta olmak üzere, üretimi ve istihdamı koruyacak desteklerin daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu destekler büyük-küçük işletme ayrımı yapılmadan uygulanmalı, üretici üzerindeki ilave maliyet unsurları yeniden gözden geçirilmelidir" ifadelerini kullandı.



"2025 zor bir yıl oldu"


Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; geride kalan 2025 yılının ekonomik açıdan kolay bir yıl olmadığına dikkat çekerek, küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin ve ekonomik dalgalanmaların yoğun şekilde hissedildiği bir dönemden geçildiğini ifade etti. Bu küresel tablonun Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini belirten Büyüksimitci, yıl boyunca uygulanan sıkı para politikaları ve enflasyonla mücadele adımlarının, sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya yol açtığını söyledi. Sanayi sektörünün bu süreçten daha fazla etkilendiğini vurgulayan Büyüksimitci; "İç talepteki yavaşlama, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve artan maliyetler nedeniyle sanayi sektörü diğer sektörlere kıyasla daha sınırlı bir performans sergiledi. Enflasyonla mücadelenin yükü büyük ölçüde üretim kesiminin omuzlarında kaldı" dedi. Buna rağmen sanayicilerin üretimden, istihdamdan ve ihracattan vazgeçmeden süreci büyük bir özveriyle yönetmeye devam ettiğini belirten Büyüksimitci, sanayinin desteklenmesinin her zamankinden daha büyük önem taşıdığını vurguladı. Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen KAYSO Başkanı Büyüksimitci, Suriye konusunda Türkiye’nin benimsediği ’tek toprak, tek bayrak, tek devlet’ ilkesini güçlü şekilde desteklediklerini vurgulayarak; "Bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın ancak bu anlayışla mümkün olacağına inanıyoruz" dedi. Orta Doğu’da yaşanan ABD-İran geriliminin de yakından takip edilmesi gereken önemli bir risk başlığı olduğuna dikkat çeken Büyüksimitci, bu tür gelişmelerin küresel ticaretin seyrini doğrudan etkileyebileceğini belirterek, firmalar açısından pazar çeşitliliğini önceleyen bir yaklaşımın hayati önem taşıdığını ifade etti.



"Enflasyonla mücadelede daha somut sonuçlar bekliyoruz"


2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Büyüksimitci, enflasyonla mücadelede somut sonuçların daha belirgin şekilde hissedileceği bir döneme girildiğine inandığını ifade etti. Kalıcı ekonomik istikrar için yapısal adımların kararlılıkla atılması gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Üretimi ve yatırımı merkeze alan ekonomi politikaları, sanayimizin güçlenmesine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlayacaktır" dedi. Konuşmasında Orta Anadolu Üretim Havzası vizyonuna da değinen Büyüksimitci, 2016 yılında gerçekleştirdiğimiz Sanayi Gecemizde, Orta Anadolu Üretim Havzası vizyonunu ilk kez Kayseri Sanayi Odası olarak Cumhurbaşkanımıza arz etmiş, bölgemizin üretim gücünü ve potansiyelini o gün açık bir şekilde ifade etmiştik. Bugün gelinen noktada, bu vizyonun somut adımlarla hayata geçiriliyor olması, üretimin Anadolu’ya yayılması, sanayide sürdürülebilir büyümenin sağlanması ve bölgemizin rekabet gücünün artırılması açısından son derece kıymetlidir. Orta Anadolu Üretim Havzası’nın hayata geçirilmesi noktasında ortaya koydukları güçlü irade ve desteklerinden dolayı başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmasında firmaların verimliğine ve sektörlerin sürdürülebilirliğine değinen Başkan Büyüksimitci, bu noktada, firmalarımızın yalın üretim anlayışını benimsemeleri, dijital dönüşüm süreçlerini tamamlamaları ve yeşil üretim modeliyle rekabet avantajı elde etmeleri büyük önem taşıyor. Verimlilik artışı, maliyetlerin kontrol altına alınması ve küresel pazarlarda güçlü bir konum elde edilmesi ancak bu dönüşümle mümkündür. Kayseri Model Fabrikamız aracılığıyla, yalın üretim, verimlilik ve dijital dönüşüm alanlarında uygulamalı eğitimler vermeye, mentörlük hizmetleri sunmaya 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceğiz. Bu sayede işletmelerimizin verimliliğini, dolayısı ile rekabet gücünü artırmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. Yapay zekâ teknolojilerinin sanayinin geleceğini şekillendiren en kritik başlıklardan biri haline geldiğine dikkat çeken Büyüksimitci; "Üretimden planlamaya, tedarik zincirinden kalite kontrol süreçlerine kadar birçok alanda yapay zekâ destekli uygulamalar, firmalarımıza hız, esneklik ve verimlilik kazandırmaktadır. Oda olarak, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji başlığı değil, stratejik bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz. KAYSO Akademi başta olmak üzere yürüteceğimiz eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle, sanayicilerimizin bu alandaki farkındalığını artırmayı ve dönüşüm sürecine güçlü bir şekilde hazırlamayı hedefliyoruz" dedi. Kayseri’nin güçlü sanayi kültürü ve yüksek yatırım iştahına sahip bir şehir olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, şehrin 4’üncü Organize Sanayi Bölgesi olan Erciyes OSB’de arsa ön tahsislerinin devam ettiğini, önümüzdeki aylarda altyapı çalışmalarına başlanacağını açıkladı. Ayrıca Geri Dönüşüm İhtisas OSB ile Uzay, Havacılık ve Savunma Sanayi İhtisas OSB projelerinin de sürdüğünü belirten Büyüksimitci, yaklaşık 323 hektarlık alanda kurulacak olan Uzay, Havacılık ve Savunma Sanayi İhtisas OSB’nin Kayseri sanayisi açısından tarihi bir adım olduğunu ifade etti. Bu projenin tam kapasiteye ulaşmasıyla yaklaşık 4 bin nitelikli istihdam sağlanmasının ve ihracata 1 milyar doların üzerinde katkı sunulmasının öngörüldüğünü belirten Büyüksimitci, projenin yerli ve milli üretime önemli katkılar sağlayacağını söyledi.


Konuşmasının sonunda tüm paydaşlarla istişare içinde, ortak akılla hareket ettiklerini vurgulayan Büyüksimitci; "Üyelerimizden gelen sorun ve talepleri, benim de yönetiminde yer aldığım çatı kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başta olmak üzere ilgili tüm mercilere aktarmaya devam ediyoruz. Bu anlamda desteklerinden TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıkılıoğlu’na teşekkür ediyorum. İnancım odur ki; 2026 yılı, sanayimiz için dönüşümün hızlandığı, yatırımların güçlendiği ve geleceğe dair umutlarımızın daha da pekiştiği bir yıl olacaktır. Hep birlikte çalışarak, Kayseri sanayisini hak ettiği noktaya taşıyacağımıza yürekten inanıyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı.



Büyüksimitci’den Orta Anadolu Üretim Havzası için teşekkür

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Bakan Yumaklı: "Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı’nda düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. AK Parti Milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, il ve ilçe yönetimi ile partililerin katıldığı programda konuşan Bakan Yumaklı, Kastamonu ve Türkiye’deki tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladığını ifade etti. "Soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz" Zulüm altındaki milletlere değinen Bakan Yumaklı, "Gazze’de 70 binin üzerinde hayatını kaybeden, şehit olan kardeşlerimiz var. Maalesef yüzde 60’ı, yani üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşan bir halkın katliamına, soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz. Daha ilk günlerinden itibaren ki bunun öncesi de var ama bütün dünyaya bunun bir soykırım olduğunu haykıran sadece Türkiye oldu, sadece Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Elimizden gelenin en üst seviyesinde, bütün hukuki yolları, bütün diplomatik kanalları en üst düzeyde harekete geçirerek o insanların mağduriyetini engellemeye çalışırken, yine bütün yolları deneyerek onların ihtiyaç duydukları başta gıda malzemesi olmak üzere yardım göndermek için gayret eden ve gönderen bir ülkedir Türkiye. Açıkçası gayret ederken, çalışırken, son dönemde maalesef hepimizin yakından takip ettiği ve dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyen aynı cinayet şebekesinin başka bir İslam ülkesine saldırısına tanık oluyoruz. Geriye dönün, Ramazan ayında olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Direkt Müslüman olduğu için mezalime uğraması, sanki hak görülen kendisinin medeni dünya olarak tarif edenlerin bugün hiç seslerinin çıkmadığı, kendi işlerine gelmeyince ne medeniyeti ne insanlığın, tırnak içerisinde söylüyorum, uydurdukları değerlerin aslında hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığını da görmüş olduk. Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir" "Ben AK Partili bir fert olmaktan, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan her zaman gurur duyan birisiyim" diyerek konuşmasını sürdüren Yumaklı, "Ama bugün ben inanıyorum ki 86 milyon Türk insanı, hangi görüşten, hangi meşrepten olursa olsun artık bu hakkı teslim etmek durumunda. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı ne söylediyse çıkmıştır, ne öngördüyse olmuştur, neyi engellemek için neyin olması gerektiğini söylemişse de o olmuştur ve onun sayesinde bugün Türkiye’deki insan bir barış adasıdır. Bunu bütün zorluklara rağmen söylüyorum. Yani bu ülkenin son 5 yılına bakın başına gelmeyen kalmamıştır, son 10 yılına bakın dünyada hiçbir ülkenin yaşamadığı şeyleri yaşamıştır bu ülkede. Son 20 yılına bakın, AK Parti’nin hükümet olduğu zamanlardan itibaren bakın, her türlü engelleme, aklınıza ne gelirse olmuştur. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız bir adım bile geriatmamıştır, bize özgüvenimizi vermiştir, bize gitmemiz gereken yolu çizmiştir. Onların hepsi bugünler içindir. Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir. Eğer 2053, 2071 diye konuşuyorsa Türkiye bugün tam da bunun içindir. Bunları doğru anlamak gerekir, bunları doğru anlatmak gerekir. Hakikaten bugün bizim etrafımızdaki ülkelerin bir lokma ekmeğe muhtaç olma potansiyelini yarın bir gün zamanı geldiğinde bizler için de düşünüleceğini unutmamak gerekir. O yüzden sıkı sıkıya, omuz omuza iç cepheyi güçlendirelim söylemi bu sebepledir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’nin savaşın önlenmesi için bütün yolları denediğini ifade eden Bakan Yumaklı, "İnşallah en kısa zamanda bu kan dursun. Dünyanın dört bir tarafında mazlum ve mağdur olanlar kim olursa olsun, hangi dinden olursa olsun, feraha, huzura kavuşmuş olsun" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir" Yaşanan gelişmele çerçevesinde İslam dünyasının birleşmesinin önemine değinen Bakan Yumaklı, "Biz Türkiye olarak içeriyi güçlendirmek, terörsüz bir Türkiye’nin oluşmasını sağlamak için her türlü şeyi yaparken İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu manada Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı, birleştirici, bir araya getirici ve İslam dünyasının artık bu tabiri caizse etkisiz olan veya olacak olanları engelleyecek herhangi bir hususiyetinin olmamasının son olması gerekir" dedi. "Empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar" Ailenin önemine de değinen Bakan Yumaklı, "Son dönemde sanki bir aile sahibi olmanın, sanki bir çoluk çocuk sahibi olmanın birilerine vefa duygusu göstermenin ayıp olması gibi empoze edilen çok güçlü bir akım var. Evlenmek sanki ayıp. Yani her türlü gayrimeşru iş olabilir. Yalnız şunu da söyleyeyim. Bu tür empoze haberleri, emin olun bize empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar. Bizim hasletlerimize sahip olmak için kendi toplumlarına o mesajı verirken bizim toplumumuza, aile sahibi olmanın, çocuk sahibi olmanın, düzgün bir hayat neredeyse ayıp sayılacağı görüşler, düşünceler empoze ediyorlar. Bundan da toplumumuzu korumak adına biz teşkilatlarımızın bu hasletlerini ifade etmemiz gerekir" diye konuştu.