GÜNDEM - 16 Ocak 2026 Cuma 13:23

Erciyes’te ’sömestir’ hareketliliği

A
A
A
Erciyes’te ’sömestir’ hareketliliği

Erciyes AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, sömestir tatilinde Erciyes’te farklı etkinliklerin düzenleneceğini söyleyerek, "Otellerimiz rezervasyon almaya devam ediyorlar ama sömestirde doluya yakın geçireceğimizi tahmin ediyorum" dedi.


Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden biri olan Erciyes’te sömestir tatilinde farklı etkinlikler düzenlenecek. Erciyes AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, kayakseverleri Erciyes’e davet ederek, "Bugün sömestir tatilinin ilk günü ve yavrularımızın karnelerini aldılar. "Şimdi tam Erciyes zamanı" dediğimiz zamana geldik. Muhteşem ve bembeyaz bir Erciyes var. Bütün beyaz zeminseverleri Erciyes’e bekliyoruz. Yavrularımıza en güzel karne hediyesinin Erciyes olacağını düşünüyoruz. Yurtiçinden ve yurtdışından birçok misafirimiz sömestir için Erciyes’i tercih ediyor. Yapılan rezervasyonlarda talep mutluluk verici. Otellerimiz rezervasyon almaya devam ediyorlar ama sömestirde doluya yakın geçireceğimizi tahmin ediyorum. Bu nedenle rezervasyon yaptırmak isteyenlerin acele etmesini istiyoruz" dedi.


Akşehirlioğlu, "15 gün boyunca sömestirda her yıl klasik hale gelen gece kayağımız yine yapılacak. Sabah başlayan kayak keyfi akşam 9’lara kadar devam edilebilecek. Gelen misafirlerimiz doya doya kayak keyfi yaşayacaklar. Burada herkes hazır. Otellerimizde etkinlikler hazırlandı. Kayseri’ye gelenler kolay ulaşımı bulacaklar. Havaalanından 25 dakika mesafede Erciyes’e gelmeyi, buradan sonrada isterlerse 2027 Kültür Başkentine aday olan Kayseri’mizde gezme imkanı bulacaklar. Muhteşem lezzetlerimizi tatma imkanı bulacaklar. Hemen yanı başımızdaki Kapadokya’yı gezme imkanı bulacaklar. Sömestirde Erciyes’te olanlar çok şanslı olacaklar diyebiliriz. Birkaç turizmi bir arada yaşayacaklar. Bu eğlenceye tüm misafirlerimizi davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli İsrail’in saldırısında bacağını kaybeden Gazzeli gazeteci meslektaşlarına seslendi Kocaeli’de "Basın Onur Günü" kapsamında Kocaeli’de düzenlenen programa, İsrail’in saldırısında bir bacağını kaybeden Gazzeli gazeteci Sami Şehada katıldı. Şehada, savaşta hayatını kaybeden meslektaşlarını ve Gazze’deki çocukların yaşadığı dramı aktararak, gazetecilerin güvenli şekilde görev yapabilmesinin önemine dikkati çekti. Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti (KOGACE) tarafından organize edilen etkinlik, kentin önemli tarihi yapılarından Kasr-ı Hümayun’da gerçekleştirildi. Programa Vali İlhami Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, KOGACE Başkanı Cemal Kaplan, Gazzeli kameraman Sami Şehada, milletvekilleri, siyasi partilerin il başkanları, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve gazeteciler katıldı. "İsrail’in işlediği suçları belgelemek amacıyla, her şeyi kaydeden bir kameramanım" Gazze’de yaşananları anlatan Sami Şehada, "Bugün karşınızda 20 yıllık kameraman olarak bulunuyorum. İsrail’in işlediği suçları belgelemek amacıyla, her şeyi kaydeden bir kameraman olarak buradayım. İsrail; gazeteci, taş dağ, savaş, çocuk ya da kadın ayırt etmeden her şeyi yok ediyor. Bu katliamı bütün dünyaya duyurmaya çalışırken, birçok arkadaşımız ve meslektaşımız hayatını kaybetti. Bu suçlar, kültürlü ve özgür bir halka karşı işleniyor. Şahit olduğumuz bu savaş, modern tarihin en vahşi yönünü gösteriyor. İnsanlık suçlarının en üst seviyede işlendiği bir faaliyeti ortaya koyuyor. Gazze halkı yaşamla ölüm arasında sınama yaşamaktadır. Gazze füzelerle hedef alınmaktadır. İlaçlardan, elektrikten ve temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılmış durumda" dedi. "Görevim başındayken İsrail tankı tarafından bizzat hedef alındım" Şehada, sözlerine şöyle devam etti: "Bugüne kadar 250 gazeteci şehit edildi. Dünya tarihinin hiçbir savaşında bu kadar gazetecinin öldüğü kaydedilmedi. İnsani ihtiyaçların karşılanamadığı ortamda hedef alındılar. Bir yandan kamerayı taşırken, bir yandan da ailelerimiz için endişe ediyorduk. Ben de bunlardan biriyim. Görevim başındayken İsrail tankı tarafından bizzat hedef alındım. O sırada bilincimi kaybetmedim. Patlamayı hatırlıyorum; konuşuyordum ve ne olduğunu tamamen farkındaydım. Önümde ayağımı gördüm. Uzvumu elimde tutarak vurulduğum yerden sürünerek uzaklaştım. Kan kaybederken, ölümle yaşam arasında sınama yaşadım. Bu sabır esnasında ağzımda ilk çıkan kameramın nerede olduğunu sormak oldu. Çok büyük bir acıydı ama benim hikayem bitmedi, yeni bir hikaye başladı." "İsrail, tam 1 yıl 2 ay boyunca tedavi görmemi engelledi" Yaşadığı olaydan iki hafta sonra görevine geri döndüğünü söyleyen Şehada, "Bu olaydan sadece iki hafta sonra görevime geri döndüm çünkü vereceğim mesaj, yaşadığım acıdan çok daha büyüktü. Gerçekleri ulaştırmak, bedeli ne olursa olsun her şeyden daha önemlidir. İsrail, tam 1 yıl 2 ay boyunca tedavi görmemi engelledi. Daha sonra Türkiye İçişleri Bakanlığı ve TRT Arapça’nın katkılarıyla Gazze’den çıkıp tedavi olma fırsatı yakaladım. Şu anda karşınızda, protez bacakla duruyorum. Bundan sonra mesleğimin başına tekrar döneceğim günleri bekliyorum" diye konuştu. "Gazze’nin sesi olun" Gazze’nin günlük saldırıya uğradığını anlatan Sami Şehada, sözlerini şöyle noktaladı: "Daha dün 10 şehit verdik. Ateşkes olmasına rağmen savaş durmuş değil. Her gün ez az bir şehit veriyoruz. Çocuklarımız soğukta şehit düşüyor. İnsanlar için yapılan insani yerleşimler hava saldırılarıyla hedef alınıyor ve coğrafi şartlar da oradaki insanların zor şartlarda yaşamasına sebep oluyor. Hiçbir yeri şu anda güvenli değil. Gazze bütün insanlığın gözü önünde yok ediliyor. Oradaki gazeteciler çok fazla bir şey istemiyor. Sadece görevlerini güvenli şekilde yapabilmeleri için temel bir koruma talep ediyorlar. Gerçekleri aktarırken bunun bedelini hayatlarıyla ödemek istemiyorlar. Sizden bir talebim var. Bugün buradan, hepiniz lütfen Gazze’nin sesi olun. Şehit olan gazetecilerin sesi olun. Soğuktan hayatını kaybeden çocukların sesi olun. Kendime verdiğim bir söz var. Yüreğimi güçlü tutacağım, kamera elimde olacak. Vücudumuz ne kadar acı çekerse çeksin, umutlarımız tükenmeyecek. Umutlarımızla her zaman güçlü kalacağız." Programda Masaya, Mustafa Kemal Atatürk’ün 16 Ocak 1923’teki basın toplantısına katılan şu isimler için karanfil bırakıldı: "Kızılay Başkanı Havit Bey, İlk Dam başyazarı Yakut Kadri Karaosmanoğlu, İleri başyazarı Suphi Nuri İleri, Kılıçzade İsmail Hakkı Kılıçoğlu, Tevhid-i ve Tekrar başyazarı Velid Ebuzziyam, Vakit başyazarı Ahmet Emin Yalman, Akşam başyazarı Fahri Rıfkı Atay, Halide Edip Adıvar, Doktor Adnan Adıvar ve Tan başyazarı İsmail Müştak Maya." Öte yandan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, gazetecilerle İzmit’te bir araya gelerek Cumhuriyet fikrini dile getirdiği 16 Ocak günü, her yıl "Basın Onur Günü" olarak kutlanıyor.
Adana Çocuklarını katletmeden dakikalar önce eşine mesaj atmış Adana’da çocuklarını katlettikten sonra intihar eden babanın cinayetten dakikalar önce eşine "Tek yolum kaldı. Neden çocukları sana bırakmıyorum biliyor musun?" şeklinde mesaj attığı ortaya çıktı. Çiftin 2021 yılında boşandığı ancak aynı evde yaşamaya devam ettiği öğrenildi. Olay, dün akşam saatlerinde merkez Sarıçam ilçesi Boynuyoğun Mahallesi’ndeki bir villada meydana geldi. İddiaya göre, bir süre önce G.A., eşi Sergen A. (34) ile tartışmaları üzerine evi terk etti. Karısı eve gelmeyince cinnet getiren koca, tabancayla çocukları Ada (8) ve Mert’i (6) vurduktan sonra aynı tabancayla kendini vurdu. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adreseçok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri, baba ve çocukların hayatını kaybettiğini tespit etti. G.A. ile aile yakınları da acı haberi alınca olay yerine geldi. Olay yerine gelen yakınları, Sergen A.’nın otomobilini kundakladı. Bölgede yapılan incelemelerin ardından baba ve çocukların cenazeleri, otopsi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cinayetten dakikalar önce mesaj atmış Sergen A.’nın çocuklarını katletmeden dakikalar önce eşi G.A.’ya "Tek yolum kaldı. Neden çocukları sana bırakmıyorum biliyor musun?" şeklinde mesaj attığı ortaya çıktı. Vize danışmanlığı yapan Sergen A. ile G.A. çiftinin 2021 yılında boşandığı ancak aynı evde yaşayarak ilişkilerini sürdürdüğü öğrenildi. Otopsileri tamamlanan cenazelerin defin için aileleri tarafından teslim alınmayı beklediği öğrenildi.