SAĞLIK - 06 Ekim 2025 Pazartesi 13:24

Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü: prostat

A
A
A
Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü: prostat

Genellikle belirti vermeden sinsice ilerleyen prostat kanseriyle ilgili önemli uyarılarda bulunan Üroloji Uzmanı Dr. Yusuf Gençten "Birçok erkek PSA testi, rektal muayene ya da biyopsi gibi tarama ve tanı yöntemlerinden haberdar değil. Oysa erken tanı için özellikle 50 yaş üstünde düzenli sağlık kontrolleri aksatılmamalı" dedi.


Acıbadem Kayseri Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Yusuf Gençten dünya genelinde erkeklerde akciğer kanserinden sonra kanser ölümlerinin en sık sebebi olarak gösterilen prostat kanserinin, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını söyledi. 50 yaş ve üzerindeki erkeklerin genel olarak risk altında olduğunu; yaş ilerledikçe riskin arttığını ve 75 yaşına gelindiğinde her 7 erkekten 1’inde prostat kanserinin görüldüğünü ifade etti.


Türkiye Kanser İstatistikleri raporuna göre de ülkemizde, prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olduğuna dikkat çeken Dr. Gençten "Her yıl yaklaşık 17 bin yeni vaka ortaya çıkmaktadır; yani bu hastalık toplumsal ölçekte de ciddi bir sağlık yükü oluşturmaktadır. Ancak ülkemizde bu konudaki bilgi ve farkındalık oldukça azdır. Birçok erkek PSA testi, rektal muayene ya da biyopsi gibi tarama yöntemlerinden haberdar değildir. Bu bilgi eksikliğinin yanında utanma, damgalanma korkusu ve hekime başvurmadaki gecikmeler de tarama ve erken başvuru oranlarını düşürüyor" dedi.



"Erken evrede belirti vermez"


Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlar ile Afrika kökenli erkeklerde riskin daha yüksek olduğunu belirten Dr. Gençten uzun süreli doymuş yağlardan ve kırmızı etten zengin, sebze-meyveden fakir beslenme alışkanlığının da prostat kanseri riskini arttırdığını dile getirdi. Prostat kanserine özgü bir belirti olmadığını vurgulayarak "Erken evrede hiçbir belirtiyle karşılaşılmaz fakat kanser dokusu büyüdükçe veya birlikte iyi huylu prostat büyümesi varsa idrar boşaltma sorunlarıyla karşılaşılabilir. Prostat kanseri taraması konusunda en sık kullanılan yöntem PSA (Prostat Spesifik Antijen) testidir. Ancak PSA testinin tek başına değerlendirilmesi her zaman kanser açısından doğruyu yansıtmayabilir. Ek olarak prostatın parmakla muayenesiyle de kanserli doku tespit edilebilir" diye konuştu. Şüphelenilen durumlarda çekilen prostat MR görüntülemesiyle kanser şüpheli alanların tespit edilerek kesin tanıya ulaşmak için prostat biyopsisi yapıldığını sözlerine ekledi.



"En önemli adım erken tanı"


Prostat kanserinin, tedavisi olan bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Gençten tedavi türünün kanserin evresine, hastanın genel durumuna ve kişisel tercihlere bağlı olarak değişebileceğini söyledi. Erken evrede tespit edilmiş bir prostat kanseri varsa ameliyat ya da radyoterapi ile tedavi edilirken daha ileri evre bir hastalık anında kemoterapi ya da hormonal tedavilerin uygulanabileceğini ifade etti.


Çeşitli tedavi seçenekleri olan ve hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilen bir hastalık olan prostat kanseri için en önemli adımın erken tanı olduğunu vurgulayan Dr. Gençten "Erken tanı için bilinçli bir farkındalıkla kontrollerin aksatılmaması çok önemlidir. Erken evrede tanı konulduğunda tedavi şansı çok yüksektir, ancak tanıda gecikme olması yaşam süresini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde kısaltmaktadır. Bu nedenle prostat kanseri, erken teşhis ve toplumsal bilinç açısından büyük önem taşır" dedi.


Gençten, "Farkındalık ayı toplumun bilinçlenmesi için önemli bir fırsattır. Kişiler risklerini bilmeli, hekimine danışmalı ve düzenli sağlık kontrollerini aksatmamalıdır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.
Ankara Bakan Gürlek: "Düzenleme sayesinde benzer davalar aynı mahkemelerde görülerek süreçlerin daha hızlı ilerlemesi sağlanacak" Adalet Bakanı Akın Gürlek, bazı davaların belirli mahkemelerde görülmesine ilişkin kararın yayımlanmasının ardından, "Bu düzenleme sayesinde benzer davalar aynı mahkemelerde görülerek süreçlerin daha hızlı ilerlemesi sağlanacak; kararlar arasındaki uyum güçlenecek ve vatandaşlarımızın davalarının daha makul sürede sonuçlanmasına katkı sunulacaktır" dedi. Resmi Gazete’de yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararı ile birlikte acele kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki satış, tahsis ve kiralama işlemleri ile Çevre Kanunu uyarınca çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlardan doğan davalara belirlenen ihtisas idare mahkemeleri bakacak. Adalet Bakanı Akın Gürlek, kararın ardından sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, "Yargı hizmetlerinin daha hızlı, verimli ve uzmanlaşmış bir yapıda yürütülmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, bazı önemli dava türlerinin belirli mahkemelerde görülmesini sağlayarak yargı süreçlerini daha etkin hale getiriyoruz. Resmî Gazete’de yayımlanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi kararıyla; acele kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki satış, tahsis ve kiralama işlemleri ile Çevre Kanunu uyarınca çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlardan doğan davalara belirlenen ihtisas idare mahkemeleri bakacaktır" ifadelerine yer verdi. Bakan Gürlek, bu kararlar yargı süreçlerinin daha hızlı ilerlemesini sağlamak istediklerini belirterek, Bu düzenleme sayesinde benzer davalar aynı mahkemelerde görülerek süreçlerin daha hızlı ilerlemesi sağlanacak; kararlar arasındaki uyum güçlenecek ve vatandaşlarımızın davalarının daha makul sürede sonuçlanmasına katkı sunulacaktır. Yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun" dedi.