SAĞLIK - 22 Nisan 2026 Çarşamba 10:43

Erken ve zamansız menopoza girdiyseniz bu uyarıları dikkate alın

A
A
A
Erken ve zamansız menopoza girdiyseniz bu uyarıları dikkate alın

Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, erken ve zamansız menopoz ile ilgili bilgi verdi.



Kadınlardaki erken veya zamansız menopoz; sıcak basması, gece terlemesi, adet düzensizliği, cinsel ilişki sırasındaki ağrı, vajinal kuruluk, sinirlilik hali ve zihin bulanıklığı gibi belirtilerle başlıyor. Kadınların yüzde 5’inde görülebilen erken veya zamansız menopoz, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı olumsuz etkileyerek yaşam konforunu bozabiliyor. Yaşam tarzı değişiklikleri ve hormon tedavileriyle bu süreç sorunsuz atlatılabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, erken ve zamansız menopoz ile ilgili bilgi verdi.


Kadınlarda erken menopoz, 45 yaşından önce düzenli adet görmenin sona ermesiyle başlar. Prematüre (zamansız) menopoz ise yumurtalıkların hormon üretmeyi durdurmasıyla 40 yaşından önce başlayan önemli bir sorundur. Erken ve zamansız menopoz aynı nedenlere bağlı olabilir. 45 yaşından önce meydana gelen menopoz erken olarak tanımlanırken, 40 yaşından önce hormon faaliyetinin durması zamansız menopoza işaret eder. Bu sorunlar bazen doğal olarak ortaya çıkabileceği gibi başka bir soruna bağlı olarak da tetiklenebilir.



En önemli belirti adet düzensizliği


Hormon seviyelerinin düşmesi genellikle 45 ile 55 yaş arasındaki normal adet gören kadınları etkiler. Erken veya zamansız menopozun en belirgin belirtisi, adet dönemlerinin düzenli olmaması ya da 45 yaşından önce durmasıdır. Diğer belirtiler şunlar olabilir;


"Sıcak basması durumu ve gece terlemesi. Vajinal kuruluk. Uyku bozukluğu. Aşırı kaygı ve ruh halindeki değişim. Cinsel istekte azalma. Cinsel ilişki sırasında ağrı. Konsantrasyon sorunu. İdrar kaçırma."



Başlama zamanı her kadında farklı


Çoğu kadın 40’lı yaşlarında menopoza girer, ancak bu kişiden kişiye değişebilir. Menopoz döneminde kadınların; fiziksel, psikolojik, sosyal ve cinsel değişiklikler yaşaması yaşam kalitesini düşürür. Kadınların doğurganlıktan yumurtalıkların işlevini kaybetmeye başladığı dönem kademeli olarak gerçekleşir. Her kadın için menopozun başlayacağı kesin bir yaş yoktur. Menopoz dönemi genellikle kabaca yaşamın 4’üncü 10 yılında başlar ve her kadına göre bu süre değişiklik gösterebilir. Yapılan çalışmalarda menopoz döneminin 40 yaşında başlayıp 54 yaşına kadar kademeli olarak bittiği belirlenmiştir. Menopozu başlatan birçok neden olmasına rağmen, nedenlerin tüm kadınlar için geçerli olup olmadığı konusunda fikir birliği oluşmamıştır.



Bu sorunlar menopoz nedeni


Zamansız ve erken menopoza kullanılan ilaçlar, cerrahi işlemler ve hastalıklara neden olabilir. Erken ve zamansız menopozun sebebi şunlar olabilmektedir:


"Ailede zamansız ve erken menopoz öyküsü olan kadınların bu sorunla yüz yüze gelme ihtimali yüksektir. Yapılan araştırmalarda sigara içen kadınların içmeyenlere göre menopoza 2 yıl önce girme ihtimalinin bulunduğunu göstermiştir. Kanser nedeniyle yapılan tedavi sürecindeki kemoterapi veya pelvik radyasyon tedavilerinin çok sayıdaki kadının yumurtalıklarına zarar verdiği ve adetlerin kalıcı ya da süreli olarak kesildiği belirlenmiştir. Yumurtalıkların cerrahi sonucunda alınması menopoz belirtilerinin başlamasını sağlamaktadır. Bu ameliyatın arından adet duracak ve hormon seviyesi hızla düşecektir. Rahim alınması ameliyatı sonrasında bazı kadınların yumurtalıkları korunabilmektedir. Ancak adet görme ve hamile kalama mümkün olmayacaktır. Kadın menopoza girmemiş olsa bile yumurtalıklar hormon üretmeye devam edeceği için muhtemelen hemen menopoz süreci başlamaz. Tiroid hastalığı ve romatoid artrit gibi bağışıklığı baskılayan otoimmün hastalıklar hormon üretimini düşürür. Normalde hastalıklarla savaşan vücudun bağışıklık sistemi, yanlışlıkla yumurtalıklara saldırabilir. HIV ve AIDS ilaçlarla kontrol altına alınamadığında erken menopoza neden olabilir. Eksik kromozomlarla veya kromozom sorunları olan kadınlar erken menopoza girebilir. Örneğin, Turner sendromu nedeniyle bazı kadınlar X kromozomunun tamamı veya bir kısmı olmadan doğar, yumurtalıkları doğumda normal şekilde oluşmadığı için menopoz döneminde adet döngüleri normal olmayabilir. Kronik yorgunluk sendromu nedeniyle aşırı yorgunluk, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, hafıza kaybı, baş ağrısı, gibi semptomlarla başlar. Yapılan araştırmalarda bu kadınların erken veya zamansız menopoza girme ihtimalinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir."



Hormon seviyeleri kontrol edilmeli


Zamansız veya erken menopozun tedavisi için düşük seviyelerdeki hormonları yerine koymak için kullanılan kombine doğum kontrol hapı veya hormon replasman tedavisi önemlidir. Ancak bazı kanser türlerinin varlığı, mesela bazı meme kanseri türleri, hormon tedavisi alınmasına engeldir. Her şeyden önce dengeli ve düzenli beslenmenin yanı sıra durağan değil hareketli yaşam tarzı, belirtileri azaltmaya ve sağlıklı kalmaya yardımcı olacaktır. Özellikle yaşam tarzı değişikliklerini deneyen kadınların bu süreci daha sağlıklı geçirdiği belirlenmiştir.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Hak-İş Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Kayabaş: "İşçi arkadaşlarımız için mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaş, "İş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" dedi. Hak-İş Konfederasyonu’nca 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü programları dolayısıyla Elazığ’da Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen etkinlikte, Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaş açıklamalarda bulundu. Elazığ’ın sanayisiyle üreten, ticaretiyle büyüyen, tarım ve hayvancılığıyla bereketi çoğaltan müstesna bir şehir olduğunu dile getiren Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaş, "Eski ismiyle Mamüratül-Aziz yani izzetli, onurlu ve ihya edilmiş bir şehirden bugün tüm Türkiye’ye hep birlikte sesleneceğiz. Malumunuz 4857 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılında iş güvencesiyle alakalı gelmiş olan yeni düzenlemeler ilk defa mevzuatımıza girdiği için çok iddialı görünmüyordu. 2004 yılından bugüne kadar geçmiş olan 22 yıllık dönem içerisinde Türk çalışma hayatı çok ciddi anlamda değişiklikler gösterdi. 4857 kanunu ile getirilmiş olan iş güvencesi yükümleri, maalesef 30’dan fazla çalışmış olan iş yerlerinde 6 aydan fazla çalışmış kıdemi olan işçi kardeşlerimizi sadece kendi kapsamına alıyor. Bu kapsamda bulunan iş yerleri yüzde 10 bile değil diyebiliriz. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz. Sendikaların 3 tane temel vazifesi var. Birincisi, işçinin iş güvencesini sağlamak. İkincisi işçinin ücret güvencesini sağlamak. Üçüncüsü ise işçinin iş yerinde uygulayacağı işiyle alakalı karşı karşıya kalacağı riskleri ortadan kaldırarak iş sağlığıyla ilgili tedbirler almaktır" diye konuştu. Kayabaş, "İş güvencesinden kastımız, iş yerinde haklı ve haksız geçerli bir neden olmadan feshedilen işçi arkadaşlarımızın geri işine kavuşması için sendikalarımızın temel vazifelerinin bu olduğunu ifade ediyoruz. Bunun yanında ücretle alakalı ülkede gerçekleşmiş olan enflasyona karşı, işçinin ücrete bağlı mali ve sosyal haklarının toplu iş sözleşmeleriyle güvence altına alınmasını kapsıyor. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer almış olan düzenlemelerin kapsamının arttırılmasını talep ediyoruz. Bunun yanında, bizim usulü bir önerimiz var. Maalesef parlamentoda kanun koyucu bir mevzuat değişikliğine gittiğinde henüz Resmi Gazete de yayınlanırken çıkmış olan bir düzenleme bir değişikliğe muhtaç bir şekilde çıkıyor. Çünkü teorik ile pratik arasında uyumu sağlayacak bir düzen söz konusu değil. İşçi kesimini ilgilendirmiş olan mevzuat değişikliklerinin çalışma komisyonu tarafından parlamentoya sunulmasını talep ediyoruz. İşçi kesimi olarak bizler, yaşadığımız sorunları dile getirelim. İşverenler de gelsin, bu konuda yaşayacakları sorunları dile getirsinler. Ancak çıkmış olan teorik mevzuatın pratikte arkadaşların yaşadığı sorunlara ilaç olması lazım. Dolayısıyla bizim şu an çıkmış işçilerle ilgili yasaların tamamı plan ve bütçe komisyonundan çıkıyor. Dolayısıyla bu anlamda uzmanlık gerektiren işlerle alakalı bizim talebimiz, çalışma ve aile komisyonu tarafından mevzuat değişikliklerinin yapılması yönündedir" cümlelerini kullandı. Sendika olarak bütün mağdur ve mazlumlara karşı sorumluluklarının olduğunu da aktaran Kayabaş, "Filistin halkının yanında durmaya ve insani yardım faaliyetlerimizi de kesintisiz şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda, bugüne kadar Cenab-ı Hakkın sabrı ismi şerifine hepimiz şahit olduk. Bundan sonra niyazımız o dur ki, Kahhar, Cebbar ve Müntekim ismi şeriflerinin hürmetine katil İsrail devletini helak etsin inşallah. Malumunuz yanı başımızda, Bir Ukrayna-Rusya, güney bölgemizde ise Amerika-İsrail ve İran arasında devam eden bir savaş var. Maalesef devam eden savaşın olumsuz etkilerinin tamamının orta göbeğindeyiz. Şükürler olsun ki cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli güvenlik ile alakalı tedbirlerin devletimiz tarafından alınmış olduğunu görmekte bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bu savaşın da bir an önce, sabit ücretliler olarak savaştan en çok olumsuz etkilenecek olan kesimi bizleriz. Savaşın da bir an önce son bulmasını diliyoruz. İsrail ve Amerika tarafından yapılmış olan saldırıları ve soykırımları en sert biçimle kınıyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu derhal kararlı ve somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Bu coğrafyanın tekrar bir barış, huzur ve istikrar adası olması için Türkiye yüzyılının inşacıları olarak emek ve alın terimizi daha çok dökmeye hazır olduğumuzu da belirtiyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Türk Telekom ve İSO’dan sanayinin dijital dönüşümünde 5G’de iş birliği Türk Telekom ile Türkiye sanayisinin çatı kuruluşu İstanbul Sanayi Odası (İSO), sanayinin dijitalleşme sürecine yön verecek stratejik bir iş birliğine imza attı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in katılımıyla düzenlenen imza töreniyle hayata geçirilen iş birliği kapsamında; Türk Telekom fiber altyapısı ve 5G vizyonuyla sanayinin dijital dönüşümüne katkı sunarken, İSO ise üyelerinin bu sürece uyum sağlamasına rehberlik edecek. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edenlerden Türk Telekom ile İstanbul Sanayi Odası (İSO), sanayide dijital dönüşümü ileri taşıyacak bir iş birliği protokolüne imza attı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in katılımıyla, İSO’nun Beyoğlu’ndaki merkez binasında gerçekleştirilen törende imzalanan protokol kapsamında; 5G teknolojisinin sanayideki kullanım alanlarının gerçek uygulama senaryoları üzerinden gösterilmesi ve işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor. İmza töreninin ardından, Türk Telekom’un güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle desteklenen ve İSO’da kurulan ‘5G Deneyim Alanı’ndaki uygulama örnekleri ziyaret edildi. Bu alanda sanayicilere, yeni nesil teknolojileri doğrudan deneyimleyebilecekleri bir ortam sunuldu. Söz konusu iş birliği, İSO ile Türk Telekom’un ortak vizyonu doğrultusunda, sanayide dijital dönüşümün hızlanmasına katkı sağlayacak önemli bir adım olarak konumlanıyor. 5G’nin sanayi için önemine vurgu yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "5G artık lüks bir teknoloji değil, sanayimizin geleceğidir. Tam da bu nedenle, Türk Telekom ile İstanbul Sanayi Odası arasında imzaladığımız iş birliği protokolü büyük stratejik önem taşımaktadır. Bu protokol kapsamında Türk Telekom, güçlü teknoloji altyapısı, yenilikçi dijital çözümleri ve mühendislik birikimiyle İstanbul Sanayi Odası üyelerimizin dijital dönüşümünü hızlandıracak, verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkılar sağlayacaktır. Bu iş birliği, Bakanlığımız ile Türk Telekom’un sanayimize sunduğu en somut dijital desteklerden biri olacaktır" dedi. Bakan Uraloğlu, "5G Deneyimleme Merkezi’nde de sanayicilerimiz; forklift simülasyonlarından robotik kol uygulamalarına, görüntü işleme sistemlerinden kestirimci bakım çözümlerine, otonom temizlik robotlarına kadar 5G’nin sanayideki gerçek zamanlı uygulamalarını bizzat deneyimleyebileceklerdir. Demo günleri, eğitimler, pilot projeler ve stratejik yol haritaları ile 5G’yi fabrikalarımızın kalbine yerleştireceğiz. Bu imza, sadece iki kurum arasında atılmış bir imza değil; Türkiye sanayisinin dijital çağdaki büyük sıçramasının, yüksek teknolojili üretimde yeni bir çağın resmen başladığının ilanıdır" dedi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "5G teknolojisiyle sanayide dijital dönüşüm artık bir tercih değil, var olma meselesidir. Bugün Türk Telekom ile imzaladığımız protokol kapsamında duyurulan 5G teknolojisi, bizim için yalnızca bir iletişim hızı anlamına gelmiyor; üretimden lojistiğe, enerjiden operasyonel verimliliğe kadar uzanan bir ekosistemin anahtarı konumunda. Yüksek kapasitesi ve düşük gecikme hızıyla 5G; akıllı fabrikaların, otonom robotların ve gerçek zamanlı veri analizinin olmazsa olmazı olacaktır. Bu teknolojiyle beraber sanayicilerimiz; üretim hatlarında hatasız otomasyon sağlayacak, maliyetleri düşürerek küresel pazarda rekabet gücünü artıracak, ‘Dijital İkiz’ ve uzaktan bakım gibi yenilikçi çözümlerle zamanın çok ötesine geçecektir. Bugün imzalanan İSO-Türk Telekom iş birliği protokolü, bu vizyonun en somut adımıdır. Türk Telekom’un ‘Herkes için 5G’ mottosuyla geliştirmiş olduğu yerli ve milli teknolojik çözümleri, sanayicilerimizin üretim tecrübesiyle buluşturuyoruz. Bu iş birliğiyle, sanayide her alanda dijital bir sıçrama olmasını hedefliyoruz" dedi. "5G ile sanayimizin dijital dönüşümüne liderlik etme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etme vizyonumuz doğrultusunda, sanayimizin teknoloji ile güçlenmesini önceliklendiriyoruz. İstanbul Sanayi Odası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği ile 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajlarını sanayicilerimizle buluşturuyor, üretimde verimlilik ve rekabetçiliği artıracak çözümleri hayata geçiriyoruz. Bu iş birliğiyle aynı zamanda sanayi işletmelerinin dijital olgunluk seviyelerinin artırılmasını, verimlilik ve rekabetçiliklerinin güçlendirilmesini ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasını hedefliyoruz. İSO’nun sanayi ekosistemindeki güçlü rolü ile Türk Telekom’un ileri teknoloji altyapısı ve mühendislik gücünü bir araya getirerek, Türkiye sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeyi amaçlıyoruz" dedi. Yeni nesil teknolojiler sanayiyle buluşuyor Yapılan açıklamaya göre, İSO üyelerine özel avantajlı mobil iletişim paketlerini de içeren protokolle, sanayi işletmelerinin dijital olgunluk seviyelerinin artırılmasına yönelik analiz ve yönlendirme çalışmaları yürütülmesi, 5G, Endüstri 4.0, yapay zekâ, nesnelerin interneti (IoT), büyük veri, bulut bilişim ve siber güvenlik alanlarında farkındalık ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, pilot uygulamalar, demonstrasyon projeleri ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması ile sanayinin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak ortak proje ve platformların geliştirilmesi hedefleniyor. Şirket; haberleşme altyapısı, kurumsal bilişim teknolojileri, bulut hizmetleri, veri merkezi, siber güvenlik ve dijital platform çözümleriyle protokol kapsamındaki çalışmalara katkı sunarken; 5G, Endüstriyel IoT, yapay zekâ, büyük veri ve sektörel dijital çözümler kapsamında sanayi işletmelerine teknik danışmanlık, pilot uygulamalar ve örnek projeler geliştirecek. Ayrıca KOBİ’lerin dijital dönüşümünü desteklemek amacıyla dijital pazarlama, çevrim içi görünürlük ve teknolojik farkındalık faaliyetleri de yürütülecek. Uygulamalı teknoloji deneyimi sunulacak Açıklamaya göre, gerçekleştirilen imza töreninin ardından Türk Telekom tarafından İSO’da kurulan ve 5G’nin yüksek hız, çoklu cihaz bağlantısı, yüksek veri taşıma kapasitesi, düşük gecikme süresi faydalarının endüstriyel dönüşümdeki rolüne dikkat çeken deneyim alanı ziyaret edildi. Alanda sanayicilerin 5G teknolojisini gerçek uygulama senaryoları üzerinden deneyimlemesi sağlandı. Sergilenen uygulamalarla 5G’nin üretimden operasyonel süreçlere kadar geniş bir yelpazede sağladığı katkılar somut örneklerle aktarılırken; robotik kol çözümü ile nesne tespiti ve otonom toplama, üretimde anomali tespiti sağlayan görüntü işleme sistemleri, motor titreşimlerinden arıza öngörüsü sunan kestirimci bakım çözümleri ve fabrika ortamına uygun otonom temizlik robotları gibi ileri teknoloji kullanım senaryoları gösterildi.