GÜNDEM - 13 Mart 2026 Cuma 14:54

Ermenilerin Miçing ayininde İran’a dua

A
A
A
Ermenilerin Miçing ayininde İran’a dua

Anadolu’daki ilk Ermeni kilisesi olarak bilinen Kayseri’deki Surp Krikor Lusaroviç Kilisesi’nde düzenlenen Miçing ayininde ABD İsrail saldırısı altındaki İran’a dualar edildi.


Ermenilerce yapılan ve tarihte adına ilk defa 1191 yılında rastlanan Surp Krikor Lusaroviç Kilisesi, Miçing ayinine ev sahipliği yaptı. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı ayine kentten ve il dışından gelen Ermeniler katıldı. Miçing ayininde ayrıca, ABD ve İsrail’in saldırısı altındaki İran’a da dualar edildi.



İran’a dua


Ayinde vaaz veren Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, ABD ve İsrail’in saldırıları altında olan İran’a dua ederek, "Maalesef bilgi ve teknoloji tek başına yeterli değil. Eğer din ve vicdanla dizginlenmezse insanlığın yok oluşuna neden olacak. Bugün dünyayı 6 kere yok edecek nükleer silah yapılıyor. Ve biz neredeyse bunları kullanma sınırına geldik. Gerçekten herkes güçlü bir duayla İran’daki savaşın çabucak bitmesi, yayılmaması için dua etmemiz gerekiyor. Allah ülkemizi savaştan uzak tutsun. İran halkına merhamet etsin. Saldıran ülkelere de vicdan versin" şeklinde konuştu.



"Atalarımızın geçmişini yad ettik"


Ayinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Maşalyan, "Bizim yıllık olarak Anadolu’ya ibadet gezimiz oluyor. Yarın İskenderun Kilisemizin günü. Dolayısıyla buraya da uğruyoruz. Kayseri’de de kilisemizin de gününü kutluyoruz. İstanbul’dan gelen hacı ekibi ile bir şekilde bu yolculuğu gerçekleştiriyoruz. Bu yıl da huzurlu bir şekilde ibadetimizi yaptık. Burada atalarımızın geçmişini yad ettik. Onların Kayseri şehrine katkılarını hatırladık. Bu mabedi Kayserililere teslim ediyoruz. Birkaç yüz kilometre içerisinde tek Hristiyan mabedi bu kilise. Kapadokya bir turizm merkezi olarak milyonlarca turistin ziyaret ettiği bir yer. Gelen Hristiyan turistlerin uğrayabileceği ve dua edebileceği yegane ibadethane. O anlamda bu kent için özel önem arz ediyor. Belediye başkanımız Memduh Büyükkılıç ve Valimiz Gökmen Çiçek ile olan görüşmemizde kendileri bunun önemi iyi anlıyorlar. Ellerinden gelen gayreti göstereceklerinin sözünü verdiler. Bu mabedin bazı teknik sorunları var. Rutubet alıyor ve yağmurlara karşı erimekte olan bir mabet. Eminiz ki önümüzdeki günlerde bunun da önemi alınır" dedi.



"Savaşmak kolaymış gibi gözüküyor. Ancak savaşın içerisinde insanlar barışın değerini anlıyorlar"


Maşalyan, "İnsanlığın tarihi vahşet tarihidir. Masumların büyük oranda cezalandırıldığı savaşların tarihi. Maalesef bunlardan biriyle karşı karşıyayız. Tanrı’dan siyasetçiler için akıl ve hikmet diliyoruz. Çünkü onlar çok büyük kolaylıkla bu kararları alıyorlar. Sahada ne gibi yıkımlara ve felaketlere yol açacaklarının farkında varmadan ve acısını hissetmeden. İnsanlığın ders alması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bazı şeyler yaşanmadan insanlar için ders olmuyor. Savaşmak kolaymış gibi gözüküyor. Ancak savaşın içerisinde insanlar barışın değerini anlıyorlar. Bu gibi anlamsız çatışmalardan ve savaşlardan Tanrı ülkemizi korusun. Hep birlikte cennete çevireceğimiz dünyayı Tanrı elimize teslim etti ama biz onu ateşten bir topa dönüştürüyoruz. Ateşten bir küreğe dönüştürüyoruz. Hepimizin canını yakıyor. Bu anlamda da dinlerimizin insanlığa vereceği barış mesajları çok önemli. Hepimizin Adem’in çocukları olduğu gerçeğini dinlerimiz bir kez daha güçlü şekilde ifade etmeli. Bu her şeyin çözümü olmaz ama en azından insanların bazı konularda frenleyebilir. Sevginin, kardeşliğin savaştan daha yapıcı olduğu gerçeğini bir kez daha ifade eder" ifadelerini kullandı.



Ermenilerin Miçing ayininde İran’a dua

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.