GÜNDEM - 02 Şubat 2026 Pazartesi 21:11

Kayseri İl Emniyet Müdürü Aydın’dan yürek ısıtan hareket

A
A
A
Kayseri İl Emniyet Müdürü Aydın’dan yürek ısıtan hareket

Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, sömestr bitimi ilk ders zilinde şehit çocuğunu evinden alarak, okula bıraktı.


Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Bingöl Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nde görev yaptığı sırada şehit düşen Birol İli’nin emaneti olan oğlu Metehan İli’yi sömestr bitimi ilk ders zilinde yalnız bırakmadı. Aydın, Metehan’ı evinde ziyaret ettikten sonra eğitim gördüğü okula bıraktı. Ayrıca Aydın okuldaki diğer öğrencilerle de bir araya geldi.


Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Metehan’ımızın ve tüm öğrencilerimizin yeni eğitim dönemini kutluyor; başta Şehit Birol İli olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz.Büyük Emniyet Ailesi olarak emanetlerimizin her daim yanındayız" denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenler’de 2 kişinin öldüğü olayda esnaf konuştu: "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş" İstanbul’un Esenler ilçesinde alacak verecek meselesinden çıkan tartışma sırasında kurşunların hedefi olan şahısla intihar eden iş ortağının komşu esnafı konuştu. Hayatını kaybeden Akın ve Yılmaz’la zaman zaman iş yapan Kürşat Gence, "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş. Vurduktan sonra kendine de sıkmış. Burada çalışıyordum duyunca üzüldüm" dedi. Esenler ilçesi Tuna Mahallesi’nde bulunan 5 katlı binanın giriş katında bulunan bir iş yerinde saat 17.15 sıralarında yangın çıkmış, ihbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edilmiş, yapılan incelemelerde iş yerinde silahla vurulan 2 kişinin cansız bedeni bulunmuştu. Polisin yaptığı incelemede aralarında alacak verecek meselesinden husumet bulunan İsmail Akın’ın Şükrü Yılmaz’ı vurduktan sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenilmişti. Akın ile Yılmaz’ın bir süre önce yanan iş yerini ortak olarak işlettikleri, aralarında bu konudan alacak verecek meselesi yüzünden husumet olduğu ortaya çıkmıştı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Akın ve Yılmaz’ın cenazeleri Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Cenazeler otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi. Şükrü Yılmaz’ın memleketi Kastamonu’nda İsmail Akın’ın ise Sivas’da toprağa verileceği öğrenildi. Olay yerindeki esnaf konuştu. "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş" Hayatını kaybeden Akın ve Yılmazla zaman zaman iş yapan Kürşat Gence, "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş. Vurduktan sonra kendine de sıkmış. Burada çalışıyordum duyunca üzüldüm. Çalışanları göndermişler, aralarında diyalog gelişmiş. Alacak verecek hesabı olmuş. Kavga etmişler" dedi. "Benim bildiğim dünya iyisi insanlardı" Hayatını kaybeden kişilerin komşu esnafı Şakir Külte, "Benim komşumdu tanıyordum iyi insanlardı. Biz çok bir şey bilmiyoruz. Benim bildiğim dünya iyisi insanlardı. Onun dışında aralarında ne yaşandı bilemem. Zaman zaman beraber iş yaptıklarını biliyorum. Düzgün ve saygılı insanlardı. O konuları pek bilmiyorum. Benim müşterilerimdi arada gelirlerdi. Ticaretlerini bilmiyorum" dedi. "Ben çok bilmiyorum ama senetle satış yapıyorlarmış" Yaşanan olay sonrası silah seslerini duyduğunu söyleyen esnaf Samet Çakmak, "Bir iki kere patlama sesi geldi. Biz de ne olduğunu anlamadık, o tarafa koştuk. Kara kara dumanlar çıkıyordu. İtfaiyeler ve polis ekipleri geldi. Burası karıştı. Ben çok bilmiyorum ama senetle satış yapıyorlarmış. Çok şahısları tanımıyorum. Çok görmedim. Bir buçuk senedir burada çalışıyorum. Bilmiyorum ama herkesin ağzında bir laf var ’yok yangın çıkardı yok kendini vurdu’" şeklinde konuştu. (SÇ-RU
Bolu 25 yıldır Beşiktaş’ın her maçını tek tek not ediyor Bolu’da yaşayan Beşiktaş tutkunu Hakan Altundal, 1999 yılından bu yana siyah-beyazlı takımın oynadığı tüm maçları, skordan hakem bilgilerine kadar her detayıyla defterine kaydediyor. Kendine has totemleri bulunan; maç izlerken asla forma giymeyen ancak uğurlu saydığı yüzüğünü, saatini ve tespihini yanından ayırmayan Altundal, tüm hayatını Beşiktaş’ın fikstürüne göre planlıyor. Evli ve iki kız çocuğu babası Hakan Altundal (47), 1999-2000 sezonundan bu yana Beşiktaş’ın oynadığı hiçbir maçı kaçırmıyor. Altundal, her karşılaşmanın ardından skoru, hakemleri ve maçın detaylarını el yazısıyla özel defterine not ediyor. Bunu "hastalık" değil, "not etme alışkanlığı" olarak tanımlayan Altundal, vatani görevini yaptığı dönemde bile seriyi bozmadığını anlattı. 2002-2003 yıllarında İzmir Yeni Foça’da askerlik yaparken defterini eşine emanet eden Altundal, o dönemdeki maçları eşine yazdırdığını aktardı. Defterine "Jandarma Çavuş Hakan Altundal" notunu düşen fanatik taraftar, askerlik anısı olarak Diyarbakırspor’dan yedikleri golü ve kaçan şampiyonluğu unutamadığını belirtti. "Hastalık değil, not etme alışkanlığı" Yıllar önce küçük bir defterde başladığı not etme alışkanlığını devam ettirdiğini anlatan Hakan Altundal, "Bu bir heves, hobi gibi oldu. Hastalık değil, not etme alışkanlığım var. Örneğin ev için aldığımız tüm malzemeleri ne kadar aldık, nereden aldık, kimden aldık vs. gibi şeyleri de yazıyorum" dedi. "Notlarımı maçtan sonra yazıyorum" Maç izlerken herhangi bir şeyle ilgilenmediğini, tamamen oyuna odaklandığını ifade eden Altundal, "Notlarımı maçtan sonra yazıyorum. Maç esnasında kesinlikle bir şey yazmamaya çalışıyorum. Eğer kaybediyorsak sinirle, öfkeyle zaman zaman yazabiliyorum ama kaybetmiyorsak sonuna kadar izliyorum. Bu bir totem gibi bir şey oldu. Tarihleri yazıyorum, hakemleri yazıyorum. Hatta bir de duvar takvimim var. Duvar takvimlerine de maç günlerini muhakkak not alırım" diye konuştu. "Maç izlerken kesinlikle forma giymem, yüzük ve saat takarım" Maç izlerken kendine has totemleri olduğunu dile getiren Altundal, şunları kaydetti: "Bazı totemlerim var. Maç izlerken kesinlikle forma giymem. Yüzüğüm, saatim falan vardır. Onları muhakkak takarım. Tespihim vardır ve o elimde olur. Maçı da en önden izlerim. Oturup da rahat rahat maç izlemem, görülmemiştir. Yüzüğü, saati ve tesbihi başka hiçbir yerde kullanmam, sadece maçta. Kendime bir sistem belirledim. Oyun sırası, takımlar, galibiyet, mağlubiyet, beraberlik, yediğimiz gol, attığımız gol, puan vs. not alırım." Askerde defteri eşine devretti 2002-2003 yıllarında İzmir Yeni Foça’da jandarma çavuş olarak askerlik görevini yerine getiren Altundal, o dönemde defterin boş kalmaması için görevi eşine devrettiğini anlattı. Defterine o dönemi "Jandarma Çavuş Hakan Altundal" imzasıyla not düştüğünü belirten fanatik taraftar, formatının yıllar içinde hiç değişmediğini söyledi. Altundal, askerlik dönemine dair en kötü hatırasının ise Beşiktaş’ın 100. yılında şampiyonluğa giderken Diyarbakırspor maçında yediği gol olduğunu söyledi. Ayrıca Altundal, Fenerbahçeli bir arkadaşıyla girdiği "İlk Süper Kupa’yı kim aldı?" iddiasını da, tuttuğu arşiv sayesinde kazandığını ve dondurma ısmarlattığını da anlattı. "Fikstür açıklandığında evdekilere ’Buna göre yaşıyoruz’ derim" Kendisini Beşiktaşlı yapan amcası Yavuz Altundal’a minnettar olduğunu dile getiren Hakan Altundal, hayatının merkezine takımının maç takvimini koyduğunu vurguladı. Fikstür açıklandığında maç günlerini duvar takvimine işlediğini belirten Altundal, şöyle konuştu: "Maçların oynanacağı tarihler bellidir ve bu tarihlere göre o günün planını yaparım. O gün maç 18.00’da ise o saatte evde olmaya çalışırım, işimi ona göre ayarlarım. Mesela bir maç saatinde halı sahaya gitmek zorunda kaldım. Arkadaşlarımı kıramamıştım. Döndüğümde ikinci yarıya zor yetiştim. Belki de bu uzun zamandan beri Beşiktaş maçını ilk kaçırdığım maç diyebilirim. Fikstür açıklanır açıklanmaz buraya notumu alırım ve evdekilere, ’Bu tarihe göre hareket ediyoruz. Beşiktaş maçına göre’ derim çünkü başka bir şeyim yok. Halı saha ve Beşiktaş maçından başka oturup yaptığım, keyif aldığım çok fazla bir şey yok." "Benim için şampiyon belli" Takımının performansı ne olursa olsun desteğini esirgemediğinin altını çizen Hakan Altundal, rakip takım taraftarlarının bazı sataşmalarına karşı ise tahammülü olmadığını ifade etti. Altundal, "Zaten çok iyi durumda değiliz ama bırakmadık. O gün de bırakmadık, bugün de bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.