EKONOMİ - 31 Ekim 2025 Cuma 11:28

Kayseri OSB Başkanı Yalçın: "Kayseri’nin 9 aylık ihracatı 2 milyar 812 milyon dolara ulaştı"

A
A
A
Kayseri OSB Başkanı Yalçın: "Kayseri’nin 9 aylık ihracatı 2 milyar 812 milyon dolara ulaştı"

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı Eylül ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin açıklamada bulundu.


TÜİK ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen genel ticaret sistemi geçici dış ticaret verilerinin 2025 yılı Eylül ayı rakamları kamuoyu ile paylaşıldı. Rakamları değerlendiren Kayseri OSB Başkanı Yalçın, Türkiye’nin ihracatının Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 artarak 22 milyar 576 milyon dolar, ithalatın ise yüzde 8,7 artarak 29 milyar 479 milyon dolar olduğunu söyledi. Başkan Yalçın; "Kayseri’nin 2025 yılı Eylül ayı ihracatı, bir önceki aya oranla yüzde 6,29 oranında artarak, 322 milyon 923 bin dolar oldu. Kayseri’nin 2025 yılı ilk 9 ayındaki ihracat rakamı ise 2 milyar 812 milyon 683 bin dolar seviyesinde gerçekleşti." dedi. Yalçın, "Kayseri’nin 2025 yılı Eylül ayında yapmış olduğu ihracat 322 milyon 923 bin dolar seviyesindedir. Bu rakam, Ağustos ayında 303 milyon 806 bin dolar seviyesindeydi" şeklinde konuştu. Kayseri’nin Eylül ayı ithalat rakamının ise 146 milyon 175 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini vurgulayan Yalçın; "Kayseri’nin Eylül ayı ithalat rakamı, bir önceki ay ithalat rakamına oranla yüzde 7,25 oranında arttı. Şehrimizin ilk 9 aylık ithalatı 1 milyar 331 milyon 474 bin dolar oldu" ifadelerini kullandı. Başkan Yalçın; "Dünya genelinde yaşanan ekonomik zorluklar, ticaretin yönünün netleşmemesi ve ABD’nin tarife uygulamaları, ülke olarak bizleri de etkilemektedir. Sanayicilerimizin üretim ve işçi maliyetlerindeki artış üretime yansımaktadır. Bunun yanı sıra döviz kuru belirsizliği nedeniyle dış pazarlarda yaşanan daralma, üretimde ve ihracat kapasitesinin düşmesinde etkili olmaktadır. Üretimin nakite dönüşümünün uzun sürmesi nedeniyle işletmelerde nakit akışı bozulmaları yaşanabilmektedir. Sanayicilerimizin gücünün korunması, istihdamda kayıpların oluşmaması için işletme sermayesi ihtiyaçlarının kısa sürede ve ucuz maliyetle karşılanması büyük önem taşımaktadır. Enflasyonla mücadelede kararlılığın korunduğu ve Merkez Bankası tarafından faiz indirimlerinin sürdürüldüğü bir ortamda, sanayicilerimizin erişebildiği ticari kredi oranlarının da eş zamanlı olarak düşürülmesi beklentimizdir. Sıkıntıların kısa sürede çözümü noktasında hükümetimizin gerekli çabayı göstereceğine ve sanayicilerimize destek olacağına inancımız sürmektedir" dedi.


Başkan Yalçın açıklamasını; ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı tüm ihracatçılara ve sanayicilere teşekkür ederek sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.