GÜNDEM - 27 Mart 2026 Cuma 13:04

Kayseri’de ’pastırma’ sevinci

A
A
A
Kayseri’de ’pastırma’ sevinci

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri pastırmasının Avrupa Birliği tarafından tescillenmesiyle ilgili yapılan toplantıda, "Kayseri pastırması için verilen mücadele tarih karşısında bir vefa borcunun yerine getirilmesiydi" dedi.


Kayseri Pastırması AB Coğrafi İşaret Tescili Basın Toplantısı KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, "Bugün burada Kayseri’mizin asırlık mirası, ecdadımızdan devraldığımız en kıymetli emanetlerimizden biri olan pastırmamızın Avrupa Birliği tarafından tescillenmesinin müjdesini paylaşmak için bir aradayız. Kayseri Pastırması’nın hikâyesi, yalnızca bir gıda ürününün hikâyesi değildir. Bu hikâye; bozkırın sabrının, Erciyes’in gölgesinde yoğrulan emeğin, nesilden nesile aktarılan ustalığın ve bir şehrin kendi adına sahip çıkma iradesinin hikâyesidir. Çünkü Kayseri’de pastırma, sadece sofraya gelen bir lezzet değil; şehrin hafızasında yer etmiş bir kültür, bir üretim bilgisi ve bir aidiyet nişanesidir. Kayseri’nin iklimi, rüzgârı, kurutma geleneği, et işleme mahareti ve çemen ustalığı bu ürünü sıradan bir et ürünü olmaktan çıkarmış; onu şehrin adıyla birlikte anılan güçlü bir simgeye dönüştürmüştür. Evliya Çelebi 17. yüzyılda kaleme aldığı Seyahatnamesi’nde ‘Kimyonlu sığır pastırması ve miskli et sucuğu hiçbir yerde yoktur, İstanbul’a (Payitahta) hediye olarak gider’ diyerek Kayseri’nin kimyonlu sığır pastırmasından övgüyle söz etmiş, böylece bu lezzetin tarihî köklerinin ne kadar derine uzandığını da kayda geçirmiştir. Bu nedenle bizler için Kayseri pastırması için verilen coğrafi işaret mücadelesi, sadece hukuki bir tescil süreci değil; tarih karşısında bir vefa borcunun yerine getirilmesiydi. Kayseri Ticaret Odası olarak bu sorumluluğu yıllar önce üstlendik. Odamız tarafından 13 Eylül 2000 tarihli yaptığımız başvurusu sonucunda Kayseri pastırması, 25 Haziran 2002 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işareti olarak tescil edildi. Böylece Kayseri pastırması, Türkiye’de coğrafi işaretle tescil edilen ilk pastırma oldu. Bu adım, aslında çok daha büyük bir yürüyüşün başlangıcıydı. Kayseri’nin bu eşsiz değerini yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da koruma altına alma yürüyüşü. Bu yürüyüşün Avrupa ayağı ise 5 Nisan 2023’te başladı. Kayseri Ticaret Odası olarak Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği nezdinde tescili için başvurumuzu yaptık. Başvuru dosyası uygun bulundu ve ürün, 9 Şubat 2024 tarihinde AB Resmî Gazetesi’nde ilan edildi. O gün, Kayseri için büyük bir umut günüydü. Çünkü artık mesele yalnızca bir başvuru değil, Kayseri adının Avrupa hukukunda da korunması meselesiydi. Fakat böylesine kıymetli bir ismin Avrupa’da tescil edilmesi kolay olmadı. İlan sürecinde Bulgaristan Tarım Bakanlığı tarafından itiraz geldi. İşte tam bu noktada, mesele bir başvurudan daha fazlasına dönüştü. Artık savunulan şey sadece bir ürün adı değil; Kayseri’nin emeği, itibarı ve tarihiydi. Odamız bünyesinde kurduğumuz teknik ekibin yürüttüğü müzakereler yoğunlaştı, hukukî ve teknik temaslar hız kazandı, dosya sabırla ve kararlılıkla takip edildi. Bu zorlu süreçte hem Türkiye’deki uzman ekipler hem de TOBB’un Ankara ve Brüksel’deki ekipleri büyük bir gayret gösterdi. Süreçte itirazlar oldu, uzmanlar ve hukukçular çok uğraştı" diye konuştu.



"Bu tescili adeta bir Avrupa ülkesiyle mücadele ederek yarışarak aldık"


Gülsoy, tescil sürecinin sadece bir başvuru ile alınmadığını söyleyerek, "Şunun özellikle altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum: Biz bu tescili sadece bir başvuruyla almadık, adeta bir Avrupa ülkesiyle mücadele ederek yarışarak aldık. Düşünün ki Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri pastırması olmuştur. Perde arkasındaki emeğin ne kadar büyük olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik. Bu davayı kazanarak tüm dünyaya duyurduk. Kimse bizim olan pastırmaya sahip çıkmaya çalışmasın. Sonunda Kayseri olarak hedefe ulaştık ve nihayet 25 Mart 2025’te beklenen haber geldi. Kayseri Pastırması, Avrupa Birliği tarafından tescil edildi. Böylece Kayseri Pastırması, Avrupa’da da koruma altına alınarak sadece bir ürün olarak değil, bir şehir kimliği olarak tescillenmiş oldu. Kayseri pastırması, şehrimizin Avrupa Birliği nezdinde tescil edilen ilk ürünü olarak tarihe geçmiştir. Pastırmanın anavatanı Kayseri’dir. Bunu Avrupa gözünde tescilledik. Bu başarı, Kayseri’nin yüzyıllardır ördüğü üretim kültürünün uluslararası ölçekte kabul görmesi demektir. Bu başarı, pastırmayı yapan ustanın elinin, çemeni yoğuran emeğin, eti kurutan sabrın ve Kayseri’nin ticaret hafızasının Avrupa tarafından tanınması demektir. Bu başarı, Kayseri’nin adının sofralarda olduğu kadar hukuk metinlerinde ve uluslararası pazarlarda da güvenle anılması demektir. Bugün Kayseri pastırmasına baktığımızda, sadece ince dilimlenmiş bir lezzet görmüyoruz. Bugün orada Kayseri’nin tarihini, ticaretini, ustalığını, karakterini ve memleket sevdasını görüyoruz. Bu tescil, Kayseri’nin adını Avrupa’ya yazdıran hukukî bir karar olmanın ötesinde, şehrin kendi değerine sahip çıkmasının somut bir nişanesidir. Kayseri pastırması artık sadece Kayseri’nin gururu değil, Türkiye’nin Avrupa’ya tescil ettirdiği güçlü bir kültür mirasıdır" ifadelerini kullandı.



"Sırada Kayseri sucuğu ve Kayseri mantısı var"


Gülsoy, bir şehrin değerine inanarak dünyaya kendini kabul ettirebileceğini söyleyerek, "Bu hikâye bize bir kez daha şunu göstermektedir. Bir şehir kendi değerine inanırsa, onu korur, savunur ve arkasında durursa; o değer yalnızca yaşamakla kalmaz, dünyaya da kendini kabul ettirir. Bugün gururla ifade ediyorum ki; Kayseri pastırması, Avrupa Birliği’nden Coğrafi İşaret Tescili alan Türkiye’nin 46. ürünü olmuştur. Peki, bu tescil ne anlama geliyor? Bu sadece bir etiket değildir. Bu tescil; Kayseri pastırmasının Avrupa’da haksız kullanımının önüne geçilmesi, taklitlerin engellenmesi ve kalitemizin AB standartlarında korunması demektir. Artık pastırmamız, Avrupa sofralarında sadece bir ’et ürünü’ olarak değil, menşei belli, kalitesi onaylı bir dünya markası olarak yer alacak. Bu, üreticimize prestij ve büyük bir güven kapısı açacaktır. Durmak yok. Kayseri’nin kadim mutfağını korumaya kararlıyız. Sırada Kayseri sucuğu ve Kayseri mantısı var. AB tescili için bu iki ürünümüzle ilgili çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor. İnşallah en kısa sürede onların da müjdesini kamuoyuyla paylaşacağız. Kayseri pastırmasının bu yeni uluslararası kimliği şehrimize, üreticimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun. Ulusalda tescil ettirdiğimiz coğrafi işaretli ürünlerimiz hakkında da bilgi verecek olursam; ilk olarak Kayseri pastırması, Kayseri sucuğu, Kayseri mantısı ürünlerimize ek olarak, Odamız tarafından 2021 yılı içerisinde Kayseri yağlaması, Kayseri katmeri, Kayseri tandır böreği, Kayseri kurşun aşı, Kayseri nevzinesi, Kayseri yağ mantısı, Kayseri güllü baklavası, Kayseri tepsi mantısı, Kayseri fırın ağzı, Kayseri çemeni, Kayseri sucuk içi ve Kayseri börek aşı olmak üzere 12 ürünümüzün coğrafi işaret tescilini alarak coğrafi işaretli ürün sayımızı 15’e çıkardık. Hatırlanacağı üzere TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Ankara’da ‘Tescillenen Lezzetleriyle Kayseri’nin Gurur Günü -Coğrafi İşaretler Belge Takdim ve Tanıtım Töreni’mizi Kayserili bürokratlarımız ve iş dünyamız buradaki birçok basın mensubumuzun katılımıyla da gerçekleştirmiştik" dedi.



"2 ürünün daha başvurusu kabul edildi"


Başkan Gülsoy, Kayseri purov mantısı ve Kayseri pöç kebabının da başvurularının kabul edildiği müjdesinin vererek, "Bu süreç, sahip çıkılmadan başarılamazdı; inanmadan sonuçlandırılamazdı; emek verilmeden kazanılamazdı. Coğrafi İşaretli Ürün Tescillerimizi de sürdürüyoruz. Son dakika müjdesi olarak da söylemek istiyorum Kayseri purov mantısı ve Kayseri pöç kebabı ürünlerimiz için iki ayrı başvuru yapmıştık ve başvurularımızın onaylandığını da buradan duyurmak istiyorum" ifadelerini kullandı.



"Yüzlerimiz gülüyor"


Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da, "Bu güzel cuma gününde açık bir sevinci yaşıyoruz, yüzlerimiz gülüyor. Başkanımıza özellikle takip sürecindeki emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Birliğimizin, beraberliğimizin bereketini yaşadığımızı burada vurguluyoruz. Amacımız sadece bir coğrafi ürün olarak tescil almak değil, şehrimizin bir bakıma tescillenmesi, bu olumlu yaklaşımlarla anılması hepimizi keyiflendiriyor. Örneğin Kayserispor ligden düşerse bu şehir ligden düşmüş gibi algılanır diye söylüyoruz. Bunun gibi nasıl ki bir coğrafi ürünümüz tescillenince şehrimiz bir üst lige çıkmış gibi anılır, bunun sevincini paylaşır diye düşünüyor isek her değerimiz bizim için kıymetli ve anlamlı. İki gündür Ankara’daydım. Adeta bizi görünce herkesin aklına gelen pastırma konuşuluyor. Bir hizmeti sürdürmek çok daha önemli ve anlamlı. Zirveye çıkmak değil, zirvede kalabilmek ve onu sürdürebilmek" dedi.


AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise, "Ben başkanımıza gayretlerinden dolayı TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere emeği geçen herkese, bütün oda çalışanlarımıza, personellerimize, hukukçularımıza şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.



"Pastırma denilince sadece bir yemekten bahsetmiyoruz"


Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de, "Görev yaptığım süre içerisinde benim de gördüğüm Kayseri’de pastırma denilince sadece bir yemekten bahsetmiyoruz. Başkanımız bahsetti biz sadece tüketilen etten bahsetmiyoruz dedi. Benim gördüğüm de bu. Biz pastırma dediğimizde bir kültürden bahsediyoruz. Kayseri iş bölümü ve organizasyonuyla Türkiye’ye örnek olmuştur. Aslında pastırmayı son haline getirmek için de çemenlenmesiyle etin o hale gelmesi bir iş bölümü, bir sabır gerekiyor. Sabrın, emeğin, iş bölümünün ardından çıkan bu üründen bahsederken az önce de söylediğim gibi koskoca kadim bir kültürden bahsediyoruz. Avrupa Birliği tescil sürecinde Ticaret Odası başkanımızın gerçekten çok büyük emeğini gördüm. Bulgaristan’la olan mücadeledeki çabalarını gördüm. Ankara’da bizi toplayarak son yaptığına şahidim. Ben kendisine ve bu süreçte emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.


Toplantıya; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve oda üyeleri katıldı.



Kayseri’de ’pastırma’ sevinci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez Kitap Fuarı kapılarını açtı: Edebiyat dolu 10 gün başladı Antalya’nın kültür ve edebiyat vizyonuna önemli katkılar sunan Kepez Kitap Fuarı, kitapseverlere kapılarını açtı. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Kepez Belediyesi’nin bu yıl "İnsan Okur" mottosuyla düzenlediği Kepez Kitap Fuarı, okurları yayınevleri ve yazarlarla buluşturdu. Kepez Kitap Fuarı, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde saat 14.30’da düzenlenen törenle kapılarını kitapseverlere araladı. Fuarın açılış konuşmasını ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz gerçekleştirdi. Başkan Kocagöz, bir kentin yalnızca taşlarla değil, düşüncelerle kurulduğunu ve Kepez’in geleceğinin hep birlikte yazıldığını dile getirdi. Okuyan toplumların büyüdüğüne, düşünen toplumların geliştiğine, yazan toplumların ise kalıcı izler bıraktığına değinen Başkan Kocagöz, "İlim ve bilginin en güçlü taşıyıcısı kitaptır. Ulu önderimiz Gazi M.Kemal Atatürk kitap ve okuma sevgisini hayatın merkezine koymuş ve şöyle demişti: ‘Ben çocukken yoksuldum. 2 kuruş elime geçince bunun 1 kuruşunu kitaba verirdim eğer böyle olmasaydım bu yaptıklarımın hiçbirisini yapamazdım.’ Bu ekonomik şartlarda fuarımızda yüzlerce gencimizin kitap alabilmek için belki boğazlarından kısarak, belki otobüs parası vermemek için yürüyerek buraya geldiğini biliyoruz. Bu bize kitabın ne kadar değerli olduğunu göstermez mi? Yazarlarımızın emekleri, yayın evlerimizin emekleri bize kitabın değerini göstermez mi? Kitap, insanlığın hafızasıdır. Kitap geçmişin bilgeliğini geleceğe taşıyan en güçlü köprüdür. Kepez’de kitap yalnızca bir etkinliğin konusu değil; bir kültür meselesidir. Bizim için önemli olan fuarlar değil, okuma alışkanlığının hayatın doğal bir parçası haline gelmesidir" dedi. "Kepez’de her yerde kitap" Yazarlık atölyeleri, yazar buluşmaları etkinlikleri yanı sıra okuma alanlarının oluşturulduğunu da belirten Başkan Kocagöz, "Mobil kütüphanelerle kitabı farklı noktalara taşıdık, kare kod uygulamalarıyla sesli kitapları günlük hayatın içine dahil ettik, kitap kumbaralarıyla paylaşma kültürünü büyüttük. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz söyleşiler ve kitap kulüpleriyle bu kültürü canlı tuttuk. Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonumuzla önemli bir çalıştay gerçekleştirdik. Ortaya çıkan fikirleri yalnızca bir rapor olarak bırakmadık, somut adımlara dönüştürdük" diye konuştu. "Şiir ve edebiyat yaşamın parçası" Gençlere yönelik hedeflerini de aktaran Başkan Kocagöz, "Genç yazarlar için "İlk Kitap Yarışması" düzenleyeceğiz. Genç çizerler için illüstrasyon ve çizim yarışmaları gerçekleştireceğiz. Kepez’in farklı noktalarında oluşturulacak edebiyat duvar kağıtlarıyla, şiiri ve edebiyatı gündelik yaşamın bir parçası haline getireceğiz. Hedefimiz açık: Kepez, yalnızca kitap okuyan değil, aynı zamanda yazar yetiştiren bir merkez olacak. Kepez’de hedeflenen tam olarak şudur: Bilgiyle büyüyen, kültürle güçlenen ve geleceğini kendisi yazan bir anlayış. Fuarın onur konuğu, yazıları ve konuşmalarıyla pek çok insana ilham veren Sayın Ahmet Şerif İzgören’e katkıları için teşekkür ediyorum. Kepez Belediyesi Kitap Fuarı’nın şehrimize, ülkemize ve kültür dünyasına hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kitap fuarının onur konuğu olan Eğitimci-Yazar Ahmet Şerif İzgören de, "Burada harika bir iş yapılmış" diyerek, Kepez Kitap Fuarı’na emeği geçenlere teşekkür etti. CHP Meclis Üyesi ve Antalya Milletvekili Cavit Arı da, yazarlarla okurları buluşturan Kepez Kitap Fuarı’nın çok önemli bir fuar olduğunu dile getirdi. Kepez Kitap Fuarı’na gençlerin yoğun bir şekilde ilgi göstermesinin çok önemli olduğuna değinen Arı, gençlerin iyi bir şekilde yetişmesi, kültür seviyesinin ve bilgisinin armasının ne kadar çok kitap okunursa o kadar mümkün olabileceğini söyledi. "Kitap en değerli hazinedir" Antalya Vali Vekili Hulusi Arat da, Antalya’nın kültürel hayatına güzel bir sayfanın eklendiği Kepez Kitap Fuarı’nda bulunmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. Kitabın insanlığın binlerce yıllık birikimini taşıyan en değerli hazine olduğunu belirten Arat, "Bu fuar vesilesiyle o hazinenin kapılarını şehrimize bir kez daha açmış oluyoruz. Kepez Belediyesi’nin bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapması bizleri de ayrıca gururlandırmıştır. Kepez dinamik yapısı, genç nüfusu, kültür hayata olan değerli katkılarıyla Antalya’nın en önemli ilçesidir. Kepez Antalya’nın kalbinde de önemli bir yer tutmaktadır" dedi. "Kitap okuyan çocuklar dünyaya hakim olur" Bir toplumun gücünün sadece orduları ile ölçülemeyeceğini vurgulayan Arat, "Okuyan, çalışan, öğrenen, üreten genç nüfus önemli bir zenginliktir. Bu milli güç unsuru dediğimiz faktörlerden biride; çocuklarımızı kitapla büyüterek onlara bir dünya vermektir. Kitapla iç içe yetişen çocuklar evrene hakim olur, dünyayı anlar" diyerek, tüm Antalyalıları kitap fuarına davet etti. Konuşmaların ardından fuarın ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, konuklarla beraber kitap fuarını gezdi. Kepez Kitap Fuarı, UNESCO tarafından verilen "Dünya Kitap Başkenti" unvanını Antalya’ya kazandırma hedefi doğrultusunda atılan önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Kültür ve edebiyatın buluşma noktası haline gelen fuarın, bölgedeki okuma alışkanlıklarını artırması ve gençleri kitapla daha fazla buluşturması hedefleniyor. Kitapseverler, fuarı her gün ziyaret ederek hem yeni eserlerle tanışabilecek hem de edebiyat dünyasının nabzını yakından tutabilecek.
Muğla Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava sürüyor Muğla’nın Fethiye İlçesinde bir kişinin evinde öldürülmesiyle ilgili 3’ü tutuklu 6 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların cezaevinde kalmasına karar verirken, savcılık mütalaasının hazırlanması için duruşma 15 Mayıs’a ertelendi. Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuklu sanıklar Sefer K, Rabia G, Murat K. ile müşteki ve tarafların avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Yağmur A, Hüseyin K. ile Emine T. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen İbrahim S. maktul İbrahim Solak ve sanık Yağmur A. ile bir süre aynı evde kaldıklarını ve zaman zaman tartışmalarına şahit olduğunu söyledi. Sanık Sefer K’nin maktul İbrahim’i telefonla aradığına şahitlik ettiğini belirten İbrahim S, "Sanık, telefonda İbrahim’e ’Seni elbet bir gün bulup öldüreceğim’ dedi. Yağmur da İbrahim’in yanında zorla tutulmuyordu. Aksine İbrahim’in onu yanından göndermek istediğini biliyorum" dedi. Sefer K. ise olayın ardından giderken Akhisar girişindeki polis uygulamasında silahın da arabada olduğu sırada, Yağmur’un polislere kendisini ihbar edebilecekken bunu yapmadığını ileri sürdü. Sefer K, cinayeti Yağmur’un işlediğini, suç işlenen silahın yok olmasından sonra Yağmur’un suçu üzerine attığını iddia etti. Sanık Yağmur A. ise Sefer K’nin cinayeti işledikten sonra ellerini sirkeli suyla yıkadığını öne sürdü. Sanık Rabia G. de olay anına kadar silahı hiç görmediğini, yardım etme amacıyla olay yerinde bulunduğu ve çok pişman olduğunu söyledi. Diğer sanıklar Hüseyin K. ile Emine T’nin avukatının dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi ve eksiklerin giderilmesi, delillerin toplanması için duruşmayı erteledi. Duruşmanın sonunda sanık Rabia G, Sefer K’ye "Allah senin belanı versin" şeklinde bağırdı. Mütalaa bekleniyor Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Avukat Seyithan Ömer Şimşek, "Dosyada maktul İbrahim Solak’ın ailesinin; kız kardeşi, abisi, annesi, babası onların avukatlık müvekkilliğini üstlendim. Maktul İbrahim Solak’ın öldürülmesi ile ilgili Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olan kamu davasında, 27 Mart 2026 duruşma itibariyle tutuklu sanıklar bu kez Murat ve Rabia’nın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Savcılığın mütalaa hazırlaması için dosyanın geneli itibariyle savcılığa dosya tebliğ edilecek. Bir sonraki duruşma 15 Mayıs tarihine ertelendi. Şu aşamada gerek katılanlar vekilleri olarak gerek ana şüpheli Sefer Kocaarslan’ın müdafisinin talebiyle Yağmur Altuner’in tutuklanması talep edilmişse de mevcut delil durumu itibariyle mahkeme henüz Yağmur hakkında bir tutuklama kararı vermedi. Mütalaa açıklandıktan sonra dosyanın çok büyük bir ölçüde şekilleneceğini düşünüyorum. Kasten adam öldürme ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor bazı sanıklar. Bir kısmı suç delillerini gizleme, konut dokunulmazlığını ihlal etme gibi suçlamalarla kamu davası devam ediyor’’ ifadelerini kullandı. Olay İbrahim Solak’ın Esenköy Mahallesi’ndeki evinde 18 Mayıs 2025’te hareketsiz yattığını görenlerin ihbarıyla olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilmiş, başına mermi isabet eden Solak’ın yaşamını yitirdiği belirlenmişti. Çevredeki güvenlik kameralarından kimlikleri tespit edilerek Manisa’da yakalanan 4 şüpheliden 3’ü tutuklanmış, olayla ilgileri olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu sanıklar Sefer K, Rabia G, Murat K. ile tutuksuz yargılanan Yağmur A, Hüseyin K. ile Emine T. hakkında "kasten öldürme" suçundan hazırlanan iddianame Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.