SAĞLIK - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 14:04

Merdiven altı güzellik merkezleri tehlike saçıyor

A
A
A
Merdiven altı güzellik merkezleri tehlike saçıyor

Merdiven altı güzellik merkezlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Tüketiciler Birliği Genel Bakanı Mahmut Şahin, "Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan ’estetisyen’ ünvanını verdikleri insanlarla, ’seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz’ vaatleri ile kesip doğruyorlar" dedi.


Denetimden uzak olan güzellik merkezlerinde sağlık işlemleri yapıldığını söyleyen Başkan Şahin, "Merdiven altı sistem diye tabir ettiğimiz güzellik merkezleri gözümüzün önünde yüzlerce adeta. Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan estetisyen ünvanını verdikleri insanlarla, seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz vaatleri ile kesip doğruyorlar. Hiçbir yasal denetimi yok, hiçbir takip sistemi yok, başıboş bırakılmış bir alan. Bu durumun en acı tarafı, bu sisteme çantacılık yapan doktorların da bulunması. Bazı malzemeleri yalnızca doktorlar kendi kodları ile alabiliyorlar. Bu kodla malzemeleri alıp, çantacılık yaparak bu güzellik merkezlerine satıyorlar. Daha da kötüsü, hiçbir denetime tabi tutulmadan, merdiven altı üretimle her tarafta satılabiliyor. Bu durum insan sağlığını ilgilendiriyor. İnsanımızın sağlığı bu kadar ucuz olmamalı. Biz Uganda değiliz, bu tür vaatler rahat rahat yapılamamalı. Eğer devletten çekinmeleri olmazsa, bu insanların bizim sağlığımıza da bir kıymeti olmaz. Burada sağlık işlemi yapılıyor. İnsanların kör olmasını, burunlarının üzerini kaybetmesini, kulağını duyacağını engelleyici işler yapılıyor, bunlar sağlıkla alakalı" şeklinde konuştu.



"Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar?"


Laboratuvarda yapılması gerek işlemlerin, güzellik merkezleri kendileri yapıyormuş gibi lanse ettiklerini belirten Şahin, "Mezoterapi dediğimiz işlem bir laboratuvarda yapılması gereken bir işlem. İnsanların gerek selülitleri gerekse saçlarıyla alakalı vaatlerde bulunarak, ’Biz laboratuvarda kanlarınızı ayrıştırıyoruz, bunu da enjekte edip sağlıklı olmanızı sağlıyoruz’ diyorlar. Bir kere bunun laboratuvarda yapılması lazım. Burada laboratuvar olmadığı gibi olsa bile işleyecek bir yetkili yok. Bunun eğitimini almış birisi yok. Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar? Dalga geçer gibi insanların kanlarını alıyorlar, ayrıştırma yapar gibi yapıp insanların vücuduna su enjekte ediyorlar. Bunu da parayla satıyorlar. Bu kadar başıboş bir sistemin denetlenmemesi bu ülkenin yasal olarak bir ayıbı. Tüketicilere çağrımız da her halükarda kim yaparsa yapsın, sağlığınızı etkileyen bu işlem sizi güzelleştirmez. Yüz güzelliğine değil, gönül ve ahlak güzelliğine odaklanın" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Cizre’de genç yeteneklerden hünerlerini ’sokakta’ sergiledi Şırnak’ın Cizre ilçesinde Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri, yıl boyunca hazırladıkları eserleri Sevgi Sokak’ta sergiledi. Renkli görüntülerin oluştuğu sergide genç sanatçıların performansı tam not aldı. Cizre Güzel Sanatlar Lisesi tarafından düzenlenen "Yıl Sonu Resim Sergisi", ilçenin en işlek noktalarından biri olan Sevgi Sokak’ta sanatseverlerle buluştu. Genç yeteneklerin fırça darbeleri ve müzik dinletileriyle birleşen etkinlik, açık hava müzesi atmosferi oluşturdu. Serginin açılışını Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan İke ve ilçe protokol üyeleri ile birlikte gerçekleştirdi. Yoğun ilginin gösterildiği programda, öğrencilerin modern sanat ile Cizre’nin tarihi dokusunu harmanladığı tablolar protokol üyeleri ve vatandaşlar tarafından tek tek incelendi. Sergide konuşan Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, sanatın bir toplumun ruhu olduğunu vurgulayarak, ’’Bugün burada yalnızca tabloları değil, gençlerimizin sabrını, emeğini ve hayallerini görüyoruz. Güzel Sanatlar Lisemizin hazırladığı bu kıymetli sergi, ilçemizin kültürel zenginliğine önemli katkılar sunuyor. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi tebrik ediyorum’’ dedi. Sanatlarını okul duvarlarının dışına taşıyan öğrenciler, eserlerinin büyük beğeni toplamasının gururunu yaşadı.
Düzce MAY Tohum’dan çiftçiye eğitim desteği MAY Tohum, 2018 yılından beri hayvancılıkta verimliliği ve tarımsal üretimde kaliteyi artırmaya yönelik yürüttüğü "Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu" projesini 2026 yılında da başarıyla sürdürdü. MAY Tohum, Düzce, Aksaray, Aydın, İzmir, Amasya, Tokat, Afyonkarahisar, Kastamonu, Burdur, Muğla ve Erzincan illerinde, 13 farklı konumda gerçekleştirilen eğitimlerde 2 binin üzerinde çiftçiyle bir araya geldi. Çiftçilere hem hayvancılık hem de tarımsal üretim alanında teknik bilgiler aktarıldı. Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu projesi kapsamında düzenlenen eğitimlerde, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmet Türkmen tarafından "Hayvan Beslenmesi ve Hayvan Sağlığı" konularında kapsamlı eğitimler verildi. Eğitimlerde, kaliteli ve yüksek verimli hayvansal üretim için rasyon hazırlama yöntemleri, mısır kullanımının hayvan beslenmesindeki önemi, hayvan besleme kaynaklı hastalıklarla ilgili önemli bilgiler ile 2 yıldır Türkiye’deki çiftliklerde görülen şap hastalığı ve alınması gereken önlemler üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. MAY Tohum Ayçiçeği Ürün ve Mısır Teknik Müdürü Burak Uğur ise toplantılarda gerçekleştirdiği sunumlarla çiftçilere mısır yetiştiriciliğinde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik teknik bilgiler aktardı. Özellikle silajlık mısır üretiminde doğru çeşit seçimi, yetiştirme teknikleri ve yüksek besleyicilik değerine sahip mısır çeşitlerinin hayvancılık işletmelerine sağladığı katkılar üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Sürdürülebilir üretim için finansal okuryazarlık eğitimi 2026 yılı eğitim organizasyonlarında, önceki yıllardan farklı olarak çiftçilerin ekonomik ve finansal süreçlerde daha bilinçli hareket etmelerine katkı sağlamayı hedefleyen "Finansal Okuryazarlık" eğitimleri de programa dahil edildi. Eğitimlerde üreticilere; bütçe yönetimi, mali planlama, tarımsal yatırım süreçleri ve finansal risk yönetimi konularında farkındalık kazandırılması amaçlandı. Gerçekleştirilen organizasyonlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Burak Uğur, MAY Tohum’un yalnızca tohum üretimi gerçekleştiren bir şirket olmadığını, aynı zamanda çiftçilerin bilgi birikimini artırmayı ve sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlamayı hedefleyen bir anlayışla hareket ettiğini belirtti. Burak Uğur, "48 yıllık sektör deneyimimiz ve güçlü Ar-Ge altyapımızla çiftçilerimize yüksek performanslı çeşitler sunarken, aynı zamanda onların üretim süreçlerinde ihtiyaç duyduğu teknik bilgi desteğini de sağlamaya devam ediyoruz. Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu projemiz kapsamında bu yıl da Türkiye’nin farklı bölgelerinde üreticilerimizle bir araya geldik. Hayvan besleme, hayvan sağlığı, mısır yetiştiriciliği ve finansal okuryazarlık gibi konularda gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle üreticilerimizin sürdürülebilir ve verimli üretim yapmalarına katkı sunmayı hedefledik" dedi. 1999 yılından bu yana hibrit mısır ıslahına yatırım yapan MAY Tohum, yüksek verim potansiyeline sahip, çevresel stres şartlarına dayanıklı ve yüksek besleyicilik değerleri sunan silajlık ve danelik mısır çeşitleri geliştiriyor. MAY Silaj platformu altında sunduğu yüksek verimli, kaliteli çeşitleriyle profesyonel hayvancılık işletmelerinin farklı ihtiyaçlarına çözüm sunan MAY Tohum, çiftçilere yalnızca ürün değil; bilgi, teknik destek ve sürdürülebilir üretim vizyonu da sunmaya devam ediyor.