POLİTİKA - 10 Ekim 2025 Cuma 00:47

MHP’li Özdemir: "Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle toplam ticaret hacmimiz 15 milyar doları aşmıştır"

A
A
A
MHP’li Özdemir: "Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle toplam ticaret hacmimiz 15 milyar doları aşmıştır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) grubu adına uluslararası anlaşmalarla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir; "İlgili anlaşmaların tamamına Milliyetçi Hareket Partisi olarak olumlu yönde oy vereceğimizi belirtiyorum" dedi.


Meclis gündeminde bulunan uluslararası anlaşmalarla ilgili grubu adına söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir; "Kovid-19 salgınında görülen kapanmalarla sosyal politikalara ağırlık veren uygulamalarla beraber tedarik zincirlerinin aksaması, küresel ekonomide süregelen sorunların daha fazla kökleşmesine sebebiyet vermiştir. Bu süreçte 2020 yılında dünya ekonomisi yüzde 3,3 oranında daralmış, küresel ticaret hacmi ise yaklaşık 5,6 trilyon dolar azalmıştır. Dünya genelinde 430 milyon kişi işini kaybetmiş, gıda enflasyonu küresel düzeyde yüzde 25’in üzerinde seyretmiştir. Devam eden ekonomi savaşları ve gümrük tarifelerine dayalı restleşmeler ise kökleşen ve kronikleşen ekonomik meseleleri geri döndürülmesi çok zor olan bir istikamete sürüklemiştir. Örneğin ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, 2018’den bu yana toplam 550 milyar dolarlık ticarete uygulanan gümrük vergilerini gündeme getirmiştir. Bu gerginlik; yalnızca iki ülke arasındaki ticareti değil, küresel arz zincirlerini de doğrudan etkilemiş, üretim maliyetlerini artırarak emtia fiyatlarını rekor seviyelere taşımıştır. Sıkı para politikası küresel ekonomiyi adeta kendisine mecbur bırakmış, yüksek faiz uygulamaları tüm merkez bankaları için çözüm olarak öne sürülmüş ve uygulamaya konulmuştur. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, 2022-2024 aralığında 65’ten fazla ülke politika faiz oranlarını ortalama yüzde 400 oranında artırmıştır. ABD Merkez Bankası (FED) yalnızca 2022 yılı içinde 11 kez faiz artırımı yaparak oranı yüzde 0,25’ten yüzde 5,5’e çıkarmıştır. Yaşanan gelişmeler, küresel ölçekte yatırım iştahını azaltmış, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sermaye akımlarının daralmasına yol açmıştır. Bu durumda küresel ekonomik büyümeyi yavaşlamaya ve gerilemeye zorlamış, yeni yatırım kanalları spesifik ve acil ihtiyaçları karşılayacak öncelikli tedbirlerle sınırlandırılmıştır. Nitekim 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde ortalama büyüme oranı yüzde 2,6 seviyesinde kalmış, gelişmiş ekonomilerde büyüme yüzde 1,4’e kadar gerilemiştir. Küresel doğrudan yabancı yatırımların toplam hacmi, 2021’deki 1,9 trilyon dolar seviyesinden 2024’te 1,3 trilyon dolara düşmüştür.


Sadece ileri nesil teknoloji ürünlerin üretim ve tedariği değil, aynı zamanda bunlar için gerekli olan hammaddelerin dahi sessiz bir savaşla küresel ve bölgesel rekabetin ana unsuru haline gelmesi uğraş alanını genişletmiş, ülkeleri ilave tedbirler almaya zorlamıştır" dedi.



"2024 yılı itibarıyla merkez bankalarının toplam altın rezervi 36 bin tonun üzerine çıktı"


2024 yılı itibarıyla dünyada aktif veya donmuş statüde yaklaşık 60 silahlı çatışma alanı gözlemlendiğini ve bu çatışmalardan etkilenen insan sayısının ise 250 milyonu aştığını dile getiren Özdemir; "Bugün dünyada yalnızca 10 ülke, yüksek teknoloji ürünlerinin toplam üretiminin yüzde 85’ini elinde bulundurmaktadır. Nadir elementlerde Çin’in yüzde 63’lük, ABD’nin yüzde 12’lik, Rusya’nın yüzde 8’lik payı dikkat çekmektedir. Bu tablo, enerji ve teknoloji alanındaki bağımlılık risklerini artırmaktadır. Dolayısıyla mevcut dünya koşullarında, var olan sorunlar öngörülemez ve belirsiz bir iklimde süregelirken, devam eden savaş ve çatışmalar ise ülkeler açısından pek çok başlıktaki küresel tedarik koşullarıyla ilgili riskleri yükseltmektedir. Ukrayna-Rusya savaşı, enerji fiyatlarını yalnızca 2022 yılında yüzde 40 oranında artırmış, doğalgaz fiyatları Avrupa’da 7 katına çıkmıştır. Ortadoğu’da süregelen istikrarsızlık, petrol arzını tehdit ederken, Afrika kıtasında yaşanan siyasi belirsizlikler gıda güvenliğini riske atmaktadır. Dahası, dünya ülkeleri anlaşmazlıklara köklü çözüm getirmekte hâlâ tam anlamıyla başarılı olamamış; mevcut çatışma sahaları genişleme riski taşırken, yeni savaşların çıkması ihtimali aradan geçen her gün biraz daha artırmaktadır. 2024 yılı itibarıyla dünyada aktif veya donmuş statüde yaklaşık 60 silahlı çatışma alanı gözlemlenmiştir. Bu çatışmalardan etkilenen insan sayısı ise 250 milyonu aşmıştır. Tek kutuplu dünya düzeninin çok kutuplu hâl almaya başlaması bölgesel ve ittifaklara dayalı yeni güvenlik mimarisi arayışlarını hızlandırırken, ekonomiyle alakalı alternatif seçenekler oluşturma çabalarını da hızlandırmıştır. BRICS ülkelerinin 2024 yılı itibarıyla küresel GSYİH’nin yüzde 31’ini oluşturması, bu yönelimin en açık göstergesidir. Aynı dönemde G7 ülkelerinin payı ise yüzde 29’a gerilemiştir. Bu durum, yeni güç dengelerinin artık Asya ve Avrasya merkezli oluşmaya başladığını göstermektedir. Diğer yandan, küresel rezerv, ödeme sistemleri ve ticaret ağının da tek elden çıkarak, yerel düzeye doğru yayılması sonucunu doğurmaya başlamıştır. Doların hâkimiyetinin giderek ve göreceli biçimde sarsılması, rezerv para birimi niteliğinin zayıflaması, neredeyse tüm ülkelerin altın rezervlerini artırma girişimleri ve yeni nesil ticaret ödeme sistemlerinin elektronik ortamda kendisini göstermesi, karşılaşılan yeni koşullardaki güncel durumlar haline gelmiştir. Nitekim 2024 yılı itibarıyla merkez bankalarının toplam altın rezervi 36 bin tonun üzerine çıkmış, bu miktar 1970’lerden bu yana görülen en yüksek seviye olmuştur. Bu şartlarda ülkelerin ihtiyaçları istikametinde, diğer ülkelerle ikili ticarete daha fazla önem vermeye başladığı ve gerek hammadde çeşitliliğini sağlamak, gerekse süregelen pazarlarını genişletme uğraşı verdikleri anlaşılmaktadır. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, 2024 yılında ikili ticaret anlaşmalarının sayısı 430’u aşmıştır. Bu sayı 2010 yılındaki 180 anlaşmanın iki katından fazladır. Bu eğilim, dünya ekonomisinde bölgeselleşmenin artan etkisini çok açık biçimde ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.



"Türkiye’nin 2024 yılı toplam ihracatı 257,6 milyar dolar, ithalatı ise 361,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir"


Uluslararası anlaşmaların tamamına MHP olarak olumlu yönde oy vereceklerini dile getiren MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir; "Makul ve muteber olan ikili ticaret hacmini geliştirme stratejisini ülkemiz de kararlı biçimde sürdürmelidir. Böylelikle ticaret potansiyelimizi geliştirirken, sanayi üretimini de artırarak, küresel rekabette güçlü pozisyon alma hedefimiz sağlıklı şekilde ilerleyebilecektir. Türkiye’nin 2024 yılı toplam ihracatı 257,6 milyar dolar, ithalatı ise 361,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatımızın yüzde 57’si Avrupa ülkelerine, yüzde 19’u Asya’ya, yüzde 10’u Afrika’ya, yüzde 8’i Amerika kıtasına yapılmıştır. Sanayi üretim endeksi yıl genelinde yüzde 3,2 artış göstermiştir. Tercihli ticaret anlaşmaları, serbest ticaret anlaşmaları, ortak pazar ve ekonomik birliğe dayalı milli gayretlerimiz, stratejik ortaklarımız ve Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere diğer ülkelerle yürütülen ilişkilerimizin ileri seviyeye taşınması adına ülkemizin potansiyelini artırmasını hedefleyen çabalardır. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle toplam ticaret hacmimiz 15 milyar doları aşmıştır. Aynı rakamın 2030’a kadar 50 milyar dolara ulaşması öngörülmektedir. Türkiye; bu yapının lokomotif gücü olarak ekonomik, teknolojik ve lojistik açıdan lider konumdadır. İhracat odaklı büyüme politikamızın gereği olarak var olan ticaret anlaşmalarının kapsam ve hacminin genişlemesi ise ana stratejimiz olmalıdır. Nitekim hükümetimizin sürdürdüğü politikalarda da bu anlayışın başarılı bir şekilde yürütüldüğünü görmek son derece müspet bir gelişmedir ve memnuniyet vericidir. 2024 yılında Türkiye, 8 ülke ile ticaret ve yatırım anlaşması imzalamış, 20 ülke ile de müzakere sürecini başlatmıştır. Dünyanın koronavirüs salgını sonrasında toparlanma eğilimi göstermesiyle beraber 2021 yılından bu yana Türkiye’nin toplam 17 çeyrektir kesintisiz bir şekilde büyümeye devam etmesi, sadece ekonomik olarak değil, dış politika anlamında da başarılı çalışmaların sürdürüldüğünü göstermektedir. Ekonomimiz 2024 yılında yüzde 4,2 oranında büyüme kaydetmiş; kişi başına düşen millî gelirimiz 13 bin 600 dolar seviyesine ulaşmıştır. Mevcut durumda ise 15 bin dolar seviyesi aşılmıştır. Var olan bölgesel ve küresel risklere karşı, beraberinde gelen fırsatları değerlendirmeyi başaran Türk ekonomisi için ihracatın önem ve katkısının yadsınamaz gerçekliğinden hareketle, potansiyelimizi geliştirmeye odaklanan politikaların sürdürülmesi yerinde olacaktır. 2024 yılında ihracatımızın yüzde 42’si yüksek katma değerli ürünlerden oluşmuş, teknoloji yoğunluklu sektörlerdeki pay her geçen yıl artmıştır. Bu durum, Türkiye’nin ’üreten ekonomi’ kimliğini güçlendirmekte, rekabetçi yapımızı pekiştirmekte ve cari açığın azaltılmasına katkı sunmaktadır. Temennimiz; ülkemizin ikili ticaret girişimlerinde diğer ülkelerle sürdürdüğü anlaşmaların kapsamının genişlemesinin yanında, rekabetçi koşulların yine ülkemiz lehine daha da beslenmesini sağlayacak gayretlerin devam ettirilmesidir. Bu sebeple, ilgili anlaşmaların tamamına Milliyetçi Hareket Partisi olarak olumlu yönde oy vereceğimizi belirtiyor, gazi meclisimizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Dedesinden öğrendiği mesleği köyünde sürdürüyor Yozgat’ta havaların ısınmasıyla birlikte arıcılar yeni sezon için hazırlıklarını tamamlarken, bu yıl etkili olan yağışlar üreticinin yüzünü güldürdü. Yozgat merkeze bağlı Bişek köyünde arıcılıkla uğraşan üreticiler, sezonun geçen yıla göre daha umut verici geçtiğini söyledi. Dededen kalma mesleği sürdürdüklerini belirten bal üreticisi Çelebi Çağlar, bu yıl yağışların etkisiyle verim beklentisinin arttığını ifade etti. Çağlar, geçen yıl yaşanan kuraklığın hem çiçeklenmeyi hem de bal üretimini olumsuz etkilediğini belirterek, "Geçen sene kuraklık vardı. Kuraklıktan dolayı, meyveler olmadı. Bildiğiniz gibi Türkiye genelinde meyve olmayınca, yabani arılar dediğimiz sarı, halk dilinde de bizim buralarda özellikle eşek arısı dediğimiz arılar, kovan arılarımıza, beslenmek amacıyla hücum ettiği için birçok arıcıların, arısına zayiat verdirdi. Çok şükür bizim bir sıkıntımız olmadı." dedi. Bal üretiminin aile mesleği olduğunu anlatan Çağlar, "Burası baba ocağımız. Dededen babaya, babadan bize kalan bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah bizden sonraki nesiller de devam ettirecek" diye konuştu. Bu yıl sezonun yağışlardan dolayı yaklaşık 15-20 gün geç başladığını dile getiren Çağlar, bulunduğu bölgenin dağlık yapısının kaliteli bal üretiminde önemli rol oynadığını söyledi. Bölgedeki doğal floraya dikkat çeken Çağlar, "Bizim burada düz arazi az, dağlık alan çok. Yayılım geniş olduğu için aroması güzel, kaliteli bal elde ediliyor" ifadelerini kullandı. Şu anda 100’ün üzerinde kovanlarının bulunduğunu aktaran Çağlar, oğul sezonuyla birlikte bu sayının 120-130 kovana çıkmasını beklediklerini belirtti. Kovan başına yaklaşık 15 kilogram bal hedeflediklerini kaydeden Çağlar, "İyi bir balda zaten kovan başına 5 ila 15 kilo alınır. Bunun çok üstü katkılı olabilir. Tüketicilerin bu konuda dikkatli olması gerekiyor" dedi. Geçen yıl kaliteli balın piyasada 500 ila bin 500 lira arasında satıldığını belirten Çağlar, bu yıl da fiyatların bin ila bin 500 lira bandında olacağını düşündüklerini sözlerine ekledi.
Malatya Başkan Geçit, Karakavak Mahallesindeki dönüşüm yatırımlarını inceledi Yeşilyurt Belediyesi, mahallelerin yaşam kalitesini artırmak, vatandaşların daha güvenli ve düzenli alanlarda yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak amacıyla yürüttüğü dönüşüm ve çevre düzenleme çalışmalarına aralıksız devam ediyor. İlçenin farklı noktalarında sürdürülen çalışmalar kapsamında bu kez Karakavak Mahallesi’nde cami alanı içerisinde bulunan iki adet iki katlı yapının yıkımı gerçekleştirildi. Yeşilyurt Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından kontrollü şekilde yürütülen yıkım çalışmalarının ardından bölgede çevre düzenleme ve alan iyileştirme çalışmalarına başlanırken, mahalle sakinlerinin daha ferah, güvenli ve kullanışlı sosyal alanlara kavuşması hedefleniyor. "Yaşam konforunu artıran önemli yatırımlar" Çalışmaları yerinde inceleyen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, yürütülen hizmetlerin sadece fiziki dönüşüm olmadığını, aynı zamanda vatandaşların yaşam konforunu artıran önemli yatırımlar olduğunu söyledi. Deprem sonrası şehir genelinde güvenli yaşam alanları oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Başkan Geçit, "Hemşehrilerimizin daha düzenli, güvenli ve kullanışlı yaşam alanlarına kavuşması adına mahallelerimizin ihtiyaçlarını bir bir hayata geçirmeye devam ediyoruz. Karakavak Mahallemiz de bu dönüşümden payını alıyor. Deprem sonrası oluşan yaraları sarmak, vatandaşlarımızın kendilerini daha huzurlu ve güvende hissedecekleri alanlar oluşturmak için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Cami alanı içerisinde bulunan ve risk oluşturan yapıların kaldırılmasıyla birlikte burada daha sağlıklı, daha düzenli ve mahallemize yakışır bir yaşam alanı oluşturacağız" dedi. "Mahallelerimiz modern bir kimliğe kavuşuyor" Mahallelerin ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek çözümler ürettiklerini belirten Başkan Geçit, Yeşilyurt’un her noktasında planlı bir dönüşüm süreci yürüttüklerini ifade ederek, "Mahallemizde yürüttüğümüz yol açma çalışmalarına engel teşkil eden eski bir yapının, gerekli resmi prosedürlerin tamamlanmasının ardından yıkımını gerçekleştirdik. İlçemiz; gelişen, değişen ve her geçen gün değeri artan bir kimliğe sahiptir. Bizler de bu değişime uygun yatırımları birer birer hayata geçiriyoruz. İmar ve kadastro yollarımızı açarak ulaşım ağımızı daha düzenli, güvenli ve akıcı hale getiriyoruz. Ayrıca bölgemizde bir hayırsever vatandaşımız tarafından yaptırılan okulun ardından, yine aynı hayırseverimiz cami inşaatını da üstlenmiştir. Bizler de bu kıymetli yatırımların daha sağlıklı ilerlemesi adına, imar planına uygun şekilde eski yapının kaldırılmasını gerçekleştiriyoruz. Daha modern, daha yaşanabilir ve güvenli bir Yeşilyurt için çalışmalarımız aralıksız sürecektir" diye konuştu. Karakavak Mahalle Muhtarı İhsan Güngör ise, yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, özellikle kullanılmayan ve risk oluşturan yapıların kaldırılmasının mahalle açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
Gaziantep Gaziantep Üniversitesi’nde ulaşımın yeni adı: GAZİBİS Gaziantep Üniversitesi kampüsünde öğrencilerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen ücretsiz bisiklet kiralama hizmeti Gaziulaş Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. tarafından hayata geçirildi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in "Öğrenci Dostu Şehir" vizyonu yönünde yürütülen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi mikromobilite hizmetlerinden biri olan Gazibis, yenilenen bisiklet filosu ve altyapısıyla başlatılan proje kapsamında Gaziantep Üniversitesi kampüsünde ücretsiz bisiklet kiralama hizmeti öğrencilerin kullanımına sunuldu. Belediyenin toplu taşıma şirketi Gaziulaş Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. tarafından hayata geçirilen "Gazibis" uygulaması ile öğrenciler, kampüs içerisinde ulaşımını hızlı ve pratik bir şekilde sağlayabilecek. Uygulamadan yararlanmak isteyen öğrenciler, Google Play ve App Store’da yer alan Gazibis mobil uygulaması üzerinden kayıt oluşturduktan sonra, bisikletler üzerindeki QR kodu okutarak kiralama işlemini gerçekleştirebiliyor. Kampüs genelinde belirlenen 15 farklı noktadan temin edilebilen bisikletler sayesinde öğrencilerin kampüs içi ulaşımda zamandan tasarruf etmesi ve çevre dostu bir ulaşım alternatifine yönelmesi hedefleniyor. "Öğrenciler için çok güzel bir hizmet" Ücretsiz bisiklet hizmetinin öğrenciler için çok güzel olduğunu söyleyen Ersin Gündoğan, uygulamanın nasıl işlediğini aktararak, "Bu hizmet öğrenciler için oldukça faydalı. Çünkü Gaziantep Üniversitesi kampüsü oldukça geniş ve özellikle yurt ile hukuk fakültesi arasındaki mesafe oldukça uzun. Fakülteler arasındaki uzaklık nedeniyle yürümek zaman zaman zorlayıcı oluyordu. Gazibis’in kampüse gelmesi, farklı noktalarda hizmet vermesi ve en önemlisi ücretsiz olması bizler için büyük bir kolaylık sağladı. Uygulamanın kullanımı da oldukça basit; uygulamayı indirip QR kodu okuttuğumuzda bisiklet anında aktif hale geliyor. Sunulan bu hizmetten dolayı Gazibis’e ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür ederiz" diye konuştu.
Gaziantep Yılmaz’dan Anneler Günü mesajı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, annelerin toplumun temel taşı olduğunu belirterek tüm annelerin gününü kutladı. Yılmaz, annelerin sevgi, fedakarlık ve merhametin en güçlü temsilcisi olduğunu ifade ederek, "Hayatımızın her anında yanımızda olan, sevgisiyle bizlere güç veren annelerimiz, sadece ailelerin değil toplumun da en kıymetli değeridir. Geleceğe umutla bakabiliyorsak bunda annelerimizin emeği, duası ve özverisi vardır" dedi. Annelerin toplumun birlik ve beraberliğinin en önemli yapı taşı olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle zor zamanlarda gösterdikleri sabır ve mücadeleyle herkese örnek olduklarını söyledi. Yılmaz, annelerin her şartta evlatları için ayakta duran en büyük güç olduğunu ifade ederek, vatan uğruna evlatlarını toprağa veren şehit annelerinin milletin gönlünde ayrı bir yere sahip olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Bu vatan için en kıymetli varlıklarını feda eden şehitlerimizin emanetleri olan annelerimizin her zaman başımızın üstünde yeri vardır. Aynı şekilde gazilerimizi yetiştiren fedakâr annelerimize de minnet borçluyuz. Karşılıksız sevginin adı olan annelerimizin hakkını ödemek mümkün değildir. Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum. Hayatta olmayan tüm annelerimizi ise rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’de şehit annelerine özel program Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Anneler Günü dolayısıyla şehit anneleri, şehit eşleri ve gazi yakınlarına yönelik Tarsus’ta özel program düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Şehit Aileleri ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen programa, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer de katıldı. Katılımcılar ilk olarak Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkını ziyaret ederek çeşitli hayvanları yakından görme fırsatı buldu. Daha sonra Tarsus Gençlik Kampında tüm şehitler için Kur’an-ı Kerim okunup dualar edildi. Programda konuşan Meral Seçer, şehit anneleri ve eşlerinin büyük fedakarlıklar yaptığını belirterek, "Sizlerin emaneti hepimizin emaneti" dedi. Büyükşehir Belediyesinin şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmalarına önem verdiğini ifade eden Seçer, tüm şehitleri rahmetle andıklarını söyledi. Şehit Aileleri ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürü Nilgün Buz ise şehit ve gazi ailelerinin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, tüm annelerin ’Anneler Günü’nü kutladı. Programa katılan şehit anneleri ve şehit eşleri de etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şehit annesi Gülbeyaz Öztürk, düzenlenen etkinliğin kendilerine moral olduğunu ifade ederken, Ayşe Yıldırım ise böyle anlamlı bir günde hatırlanmanın kendilerini onore ettiğini söyledi. Şehit eşi Fatma Kurumuş ve şehit annesi Ümmü Kaya da etkinlik dolayısıyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkür etti.