GÜNDEM - 03 Nisan 2026 Cuma 12:47

Mülhem Kayseri Mutfağı, tarihi Kayseri Kalesi’nde açılacak

A
A
A
Mülhem Kayseri Mutfağı, tarihi Kayseri Kalesi’nde açılacak

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; tarihi Kayseri Kalesi içerisinde yapımı süren ’Mülhem Kayseri Mutfağı’ projesini yerinde inceledi. Başkan Büyükkılıç, projenin Kurban Bayramı sonrasında hizmete açılmasının planlandığını açıkladı.


Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kadim mirasıyla öne çıkan Kayseri Kalesi içerisinde hayata geçirdiği ’Mülhem Kayseri Mutfağı’ projesiyle, şehrin kültürel ve gastronomik zenginliğini yeni bir konseptle buluşturmaya hazırlanıyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarihi kale içerisinde devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek proje hakkında yetkililerden bilgi aldı. İnceleme ziyaretinde, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Fatih Temeltaş ve Ufuk Sekmen ile Etüt ve Projeler Daire Başkanı Murat Baltacı da hazır bulundu. Başkan Büyükkılıç, burada yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Meydanı’ndaki geçmiş dönemde geçici olarak hizmet veren yapıları kaldırıp, daha sağlıklı ve güvenli bir ortam anlayışı içerisinde çalıştıklarını kaydetti. Büyükkılıç, ayrıca şehrin gerdanlığı olan Roma ve Bizans dönemine tanıklık eden tarihi kaleyi koruyarak, kuruldan alınan projeleri uygulamak üzere Kayseri tatlarının, uygun şartlarda imkân bulacağı bir ortam oluşturmak için gayretlerini sürdürdüklerini belirtti.


Büyükşehire yakışır hassasiyet ile Mutfak Sanatları Merkezi’nin kültürünü yansıtmayı amaçladıklarını belirten Başkan Büyükkılıç, projede nezih ve güvenli bir ortamda Kayseri Yağlaması ve Kayseri Mantısı gibi lezzetleri sunacaklarını vurguladı. Çalışmaların hızla sürdüğünü belirten Büyükkılıç, projenin Kurban Bayramı sonrasında hizmete açılmasının planlandığını açıklayarak, hem ekibine hem de yüklenici firmaya teşekkür edip, Kayseri’yi daha iyi noktaya taşımak için gayret edeceklerini ifade etti.


Kayseri’nin köklü mutfak kültürünü modern bir yaklaşımla sunacak olan tesis, hem şehir sakinlerine hem de şehir dışından gelen ziyaretçilere hitap edecek. Kayseri’nin tarihi dokusu ile zengin mutfak kültürünü aynı çatı altında buluşturacak olan ve Mutfak Sanatları Merkezi’nin bir markası olacak "Mülhem Kayseri Mutfağı", tamamlandığında şehrin turizm ve gastronomi potansiyeline önemli katkı sağlayacak prestij projeler arasında yer alacak.



Mülhem Kayseri Mutfağı, tarihi Kayseri Kalesi’nde açılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Sağlık çalışanları bu kez hayat kurtarmak için sevdiklerini aradı Samsun’da "Biri kalbe, diğeri hayata dokunur" mottosuyla yola çıkılan çalışmada sağlık personeli, mesai saatleri içinde yakınlarını arayarak hem sevgilerini dile getirdi hem de kanser taramalarının önemini hatırlattı. "İkisini de söyle" Samsun İl Sağlık Müdürlüğü "Ulusal Kanser Haftası" kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla ezber bozan bir etkinliğe imza attı. Kampanya kapsamında paylaşılan sloganlarda, "Seni çok seviyorum" demenin manevi değeri ile "Kanser taramanı yaptırdın mı" sorusunun hayati önemi birleştirildi. Erken teşhisin kanserle mücadeledeki yüzde 100’e yakın başarı oranına dikkat çekilen çalışmada, sevdiklerimizin sağlığını korumanın da bir sevgi ifadesi olduğu vurgulandı. "Taramalar ücretsiz olarak yapılıyor" Etkinlik hakkında bilgi veren Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Duygu Suvacı, "1-7 Nisan Kanser Farkındalık Haftası kapsamında sağlık çalışanlarımızla birlikte sevdiğimiz arkadaşlarımızı aradık ve kanser taramalarını hatırlattık. Kuru kuru sevmeyelim; sevdiklerimizin sağlığı bizim için önemlidir. Kanser taramalarımızı yaptırmalıyız. Erken tanı hayat kurtarır. Dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan kanser, aslında önlenebilir bir hastalıktır. Erken tanı ile hayat kurtarabiliriz. Sevdiklerimizin kanser taramalarını hatırlatalım. Bizler sağlık çalışanları olarak sevdiklerimizi aradık ve kanser taramalarını hatırlattık. Sizler de sevdiklerinizi kanser taramaları için KETEM’lere, sağlıklı hayat merkezlerine, toplum sağlığı ve aile sağlığı merkezlerine yönlendirin. Bugün 1 dakika ayırırsanız, kanser taramalarınız için bu, size belki kocaman bir ömür olarak geri dönecektir. Bizler üç farklı kanser taraması yapmaktayız: 30-65 yaş arası kadınları rahim ağzı kanseri için, 40-69 yaş arası kadınları meme kanseri için 50-70 yaş arası hem kadın hem erkek hastaları kalın bağırsak kanseri taraması için merkezlerimize bekliyoruz" dedi.
Sivas Sinema ve tiyatro oyuncusu Ahmet Yenilmez savaşta mezun veremeyen okulun öğrencileri ile buluştu SİVAS (İHA) – Tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, Çanakkale Savaşı’nda mezun veremeyen kentin sembolü Sivas Lisesi’nde öğrencilerle bir araya geldi. Yenilmez, "Bazı acı olaylar, o şehrin onuru olur. Sivas Lisesi de bizim onurumuzdur. Sivas’ın şehit vermemiş ilçesi ve köyü yoktur. Sivas asil Türk milletinin refleksidir" dedi. Sanatçı Ahmet Yenilmez, Anadolu’nun kültürel ve tarihi değerlerini aktardığı etkinlikler kapsamında Sivas’ın önemli simgelerinden biri olan Sivas Lisesi’nde öğrencilerle buluştu. Program sonrası açıklamalarda bulunan Yenilmez, Sivas’ın yalnızca Çanakkale’de değil, Milli Mücadele’nin birçok kritik döneminde ön plana çıktığını belirtti. Yenilmez, Çanakkale Savaşı yıllarında Sivas Lisesi’nin hiç mezun veremediğini ve Sivas Kongresi’nin de şehrin sembol olaylarından biri olduğunu ifade etti. "Sivas Lisesi bizim onurumuzdur" Her şehrin sembol hikayesi olduğunu söyleyen Yenilmez, "Bizim Anadolu’da başarı hikayesi yazmış insanlarımız var. Bu insanları yetiştiren köklü okullarımız da var. Bu okulları mezunları ve şimdiki öğrenciler ile buluşturmak istedik. Her şehrin sembol hikayeleri var. Bu hikayeleri meddah tarzında kayıt altına alsak güzel olur dedik. 18. yüzyılın sonundan başlayıp yüz yıl boyunca çeşitli savaşlarda hep şehitler vermişiz. 1927 yılında nüfus sayımı yapıldığında 13 buçuk milyon nüfusumuz çıkıyor. Bunlardan yarısı kadın ve çocuk iken, diğer kalan ise savaş gazileri ve yaşlılar çıkıyor. Çanakkale Savaşı çok önemliydi. Böyle bir var oluş ve yok oluş savaşında Sivas hiç durmadı. Kadını, yaşlısı ve çocuğu ile cepheye koşmuş. Birçok vilayette olduğu gibi Sivas Lisesi de o dönem hiç mezun verememiş. Bazı acı olaylar, o şehrin onuru olur. Sivas Lisesi de bizim onurumuzdur. Sivas’ın şehit vermemiş ilçesi ve köyü yoktur. Sivas asil Türk milletinin refleksidir" diye konuştu.
Manisa Gördes Huzurevi’nde hem sağlık taraması hem moral etkinliği Manisa’nın Gördes ilçesinde huzurevi sakinlerine yönelik düzenlenen kapsamlı sağlık taramasında yaşlı bireylerin sağlık durumları kontrol edilirken, program doğum günü kutlamaları ve kültürel etkinliklerle renklendi. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri ile İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde, Gördes Huzurevi sakinlerine yönelik kapsamlı bir sağlık taraması gerçekleştirildi. Program kapsamında huzurevi sakinlerine kanser taramaları, psikolojik danışmanlık hizmetleri ve obezite taramaları yapılarak genel sağlık durumları değerlendirildi. Gördes Huzurevi’nde düzenlenen programa, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uz. Dr. Metin Gümüş, Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Ümit Atman, İlçe Sağlık Müdürü Emrullah Demirel, Gördes Devlet Hastanesi Başhekimi Nöroloji Uzmanı Bahadır Erdoğan ile sağlık personeli katıldı. Huzurevi Müdürü Hakkı Altunkeyik, "Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı ekiplerimiz tarafından huzurevi sakinlerimize yönelik anlamlı bir sağlık etkinliği gerçekleştirdik. Amacımız, büyüklerimizin sağlığını korumak ve düzenli kontrollerini aksatmadan sürdürmektir. Bu kapsamda her yıl düzenli olarak kanser ve obezite taramalarını gerçekleştiriyoruz. Bugün bizleri yalnız bırakmayan tüm sağlık yöneticilerimize ve fedakâr sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Sağlık taramasının ardından huzurevi sakinlerinin doğum günleri kutlanarak pasta kesildi. Programın devamında ise Gördes Kültür ve Doğa Derneği tarafından yöresel türküler seslendirilip halk oyunları sergilendi. Sağlık hizmetleri ile kültürel etkinliklerin bir araya geldiği program, huzurevi sakinlerine hem sağlık hem de moral açısından destek sağladı.
Bolu Bakıcıya altın hırsızlığı suçlaması Bolu’da 77 yaşındaki yatalak annesine bakması için işe aldığı kişinin, evdeki 2 ata ve 2 çeyrek altını çaldığını iddia eden vatandaş polise başvurdu. Ev sahibinin durumu fark etmesinin ardından bakıcıya bir daha ulaşılamadığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Büyükcami Mahallesi İsmet Paşa Caddesi’nde ikamet eden ve kendisi de bakıcılık yaparak geçimini sağlayan Şeref Yıldız isimli kadın, 77 yaşındaki bakıma muhtaç annesi Hacer Sarıkaya ile ilgilenmesi için yaklaşık 2 ay önce 55-60 yaşlarındaki İ.Ö. isimli kadını işe aldı. Yaklaşık 10 gün önce evde biriktirdiği 2 ata ve 1 çeyrek altının kaybolduğunu fark eden Yıldız, evde yaptığı aramalara rağmen altınları bulamadı. Dün işe gitmeden önce montunun cebinde bulunan bir çeyrek altının daha yerinde olmadığını gören Yıldız, durumu bakıcı İ.Ö.’ye sordu. Altınları almadığını iddia eden bakıcıya bir daha ulaşamayan Yıldız, polis merkezine giderek şikayetçi oldu. "Duyduklarımın hepsi gerçekmiş" Yaşadığı olayı anlatan Şeref Yıldız, annesi hasta olduğu için yanına aldığını ve ona bakması için birini tuttuğunu belirterek, "Bundan 15-20 gün önce 2 ata, 1 çeyrek altınım kayboldu. Kimseyi suçlamadım ama tahminlerim vardı. Dün sabah işe giderken gardıroptaki montumda bulunan çeyrek altının da kalmadığını gördüm. Bakıcıyı aradım, ’Benim altınım yok’ dedim. O ise almadığını söyledi. Evimde başka kimse yoktu, sadece o vardı" ifadelerini kullandı. Şüphelendiği bakıcıyla ilgili daha önce de bazı iddialar duyduğunu dile getiren Yıldız, "Kulaktan dolma bilgilere inanmadım, insanların hakkında dedikodu yapabilirler diye düşünüyordum ama duyduklarımın hepsi gerçekmiş" dedi. Polis ekipleri, Yıldız’ın şikayeti üzerine olayla ilgili inceleme başlattı.
İzmir Parkta 2 yaşındaki evladı boğazından bıçaklanan anne: "Bugün çocuğum toprak altında olabilirdi" İzmir’in Karabağlar ilçesinde madde etkisinde olduğu öne sürülen bir şahıs, parkta oyun oynayan 2 yaşındaki çocuğu boğazından bıçakladı. Tedavisinin ardından hastaneden taburcu edilen küçük çocuğun annesi Ceylan Eken, "Bugün çocuğum toprak altında olabilirdi" diyerek yaşananlara tepki gösterdi. Olay, dün saat 17.00 sıralarında Yunus Emre Mahallesi 4263 Sokak’ta bulunan bir parkta meydana geldi. İddiaya göre, parkta oyun oynayan 2 yaşındaki S.E., madde etkisinde olduğu öne sürülen şüpheli A.B.’nin (30) bıçaklı saldırısına uğradı. Şüpheli, elindeki bıçakla küçük çocuğu boğazından yaraladıktan sonra olay yerinden kaçtı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Ege Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan küçük çocuk, tedavisinin tamamlanmasıyla bugün taburcu edilerek ailesiyle birlikte evine gönderildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatan polis ekipleri, güvenlik kameralarını inceleyerek zanlının kimliğini ve adresini tespit etti. Şüpheli A.B., evine düzenlenen operasyonla suç aleti bıçakla birlikte yakalanarak emniyete götürüldü. Zanlının aynı gün başka bir kız çocuğuna da saldırı girişiminde bulunduğu ancak kız çocuğunun kaçarak kurtulduğu öğrenildi. Öte yandan şüpheli şahsın olay yerine giderken ve olaydan sonra kaçarken sendeleyerek yürüdüğü anlar güvenlik kameralarına yansıdı. "Kardeşim ölüyor yetiş diye bağırdı" Olay günü yaşadıkları dehşet anlarını anlatan anne Ceylan Eken, "Çocuklarım evde teyzelerine emanetti. Dokuz yaşındaki oğlum, uslu durduklarını söyleyerek parkta top oynamak için benden izin istedi. Hastaneden yeni geldiğim ve yorgun olduğum için üstümü değiştirmem gerektiğini belirterek ona izin verdim. İki yaşındaki küçük oğlum da gitmek isteyince kardeşini de salıncağa götürmesini söyledim. Ardından kız kardeşimle kahve içmek üzere onun evine geçtik. Yarım saat bile geçmeden büyük oğlum parktan, ’Anne, adamın biri kardeşimi kesti, kardeşim ölüyor yetiş’ diye bağırdı. O an şokla hiçbir şey yapamadım, dizlerim tutmadı ve sadece kapının önüne kadar inebildim. Kız kardeşim koşarak yanlarına gitti, başındaki yazmayı çıkarıp yaraya baskı uyguladı. Çocuğumu kucağıma almak istedim ama kardeşim görmemi istemediği için buna izin vermedi. Ardından da komşuların kapısını çalarak yeğenini hastaneye yetiştirdi" ifadelerini kullandı. "Susarsak başkalarının da canı yanar" Parkların güvenliğinin kalmadığını vurgulayarak yetkililerden ağır cezalar talep eden Eken, "Parklar artık uyuşturucu yeri haline geldi. İçerisinde her türlü madde bağımlısı bulunuyor ve buralar park olmaktan çıkmış durumda. Biz bu tür insanları çocukların büyüme ve eğlenme alanı olan parklarda görmek istemiyoruz. Susarsak başkalarının da canı yanar. Ben bu saldırganın ve onun gibilerin cezaevinde çürümesini istiyorum. Çocuğumuzu Allah bize bağışladı. Bu insanlar için idam veya müebbet hapis cezası istiyoruz. Bugün çocuğum toprak altında olabilirdi" şeklinde konuştu. Mahalle sakinleri yaşananlara tepkili Olay anında parkta yaşananları aktaran mahalle sakinlerinden Sultan Kınaz, "Çocuğumuz oyun oynarken yan taraftan gelen yüzde 100 madde bağımlısı bir şüpheli, çocuğun direkt boğazını kesti. Yanındaki diğer çocuğa da saldırdı. Çevredeki çocuklar hemen ’Kardeşimizin boğazını kestiler’ diyerek yardım istedi. Teyzesi gelip kanlar içindeki çocuğu panikle hastaneye götürdü, zanlı ise ara yoldan kaçtı. Biz burada her gün rahatsız oluyoruz ancak zarar göreceğimiz korkusuyla tepki gösteremiyoruz. Parkta madde bağımlıları var, fuhuş gibi olaylara da şahit oluyoruz. Gece saat 03.00 ile 04.00’e kadar içiyorlar. Penceremizi açamıyor, balkona çıkamıyoruz. Bu parkın buradan kaldırılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Çevreyi rahatsız edenleri uyardığımda tehdit edildim" Parkın uyuşturucu ve fuhuş yuvasına dönüştüğünü savunan mahalle sakini Ümit Marangoz, "Yaklaşık 3 yıldır burası bir fuhuş yuvasına döndü. Esrar ve alkol içerek insanları rahatsız edenler yüzünden engelli vatandaşlarımız ve çocuklarımız artık bu parka çıkamıyor. Burada 16-17 yaşındaki kız çocuklarını uyuşturucuya alıştırarak fuhuş yapıyorlar. Kendini yerlere atanlar, gece uyutmayanlar ve parkın çatısını yakanlar yüzünden mahalleli büyük bir korku yaşıyor. Çevreyi rahatsız edenleri uyardığımda arabamın yakılmasıyla tehdit edildim. Çevredeki 20-25 binada yaşayan herkes bu durumdan şikayetçi ancak korktukları için tepkilerini dile getiremiyorlar. Belediyenin 6 senede yaklaşık 10 defa parçalarını yenilemek zorunda kaldığı bu parkın ve arka taraftaki alanın tamamen kapatılarak kaldırılmasını devletimizden ve polisimizden talep ediyoruz" dedi.
Ağrı Atık malzemelerle kurulan kütüphane öğrencilerin yeni yaşam alanı oldu Ağrı Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi’nde geri dönüşüm malzemeleriyle oluşturulan kütüphane, hem sınıf hem de sosyal alan olarak kullanılıyor. Ağrı Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi Okul Müdürü Adar Kaya, okulun 2011 yılında eğitim-öğretime başladığını belirterek, geçen süreçte sosyal, kültürel ve sanatsal alanda önemli başarılara imza attıklarını söyledi. Kaya, bu başarıların en dikkat çekici örneklerinden birinin geri dönüşüm malzemeleriyle oluşturulan kütüphane olduğunu ifade ederek, "Kütüphanemiz 2021-2022 eğitim öğretim yılı içerisinde Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın başlatmış olduğu sıfır atık projesi kapsamında Türkiye’de ilk defa bizim okulumuzda hayata geçirilen bir çalışmadır" dedi. Kütüphanenin sadece bir okuma alanı olmadığını vurgulayan Kaya, öğretmen ve öğrencilerin bu alanı aktif şekilde kullandığını dile getirerek, "Bu alanı öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz birlikte oluşturdu. Dersler de burada işleniyor. Öğrencilerimiz hem eğitim görüyor hem de üretim sürecine dahil oluyor" diye konuştu. Kütüphanede kullanılan tüm malzemelerin geri dönüşümden elde edildiğini belirten Kaya, "Araç lastiklerinden sebze-meyve kasalarına kadar birçok atık malzeme burada değerlendirilerek öğrencilerimizin hizmetine sunuldu" ifadelerini kullandı. Öğrencilerin kütüphaneyi çok yönlü kullandığını kaydeden Kaya, "Öğrencilerimiz burada sadece kitap okumuyor. Boş zamanlarında sohbet ediyor, satranç ve mangala gibi oyunlar oynuyor. Hatta bazı dersler de burada işleniyor" dedi. Kaya ayrıca kütüphanede yer alan tüm görsel çalışmaların öğrenciler tarafından yapıldığını belirterek, "Duvarlardaki resimlerden üç boyutlu tasarımlara kadar tüm çalışmalar görsel sanatlar dersleri kapsamında öğrencilerimizin emeğiyle ortaya çıktı. Grafik tasarımdan üç boyutlu sanat eğitimine kadar birçok dersimizi bu kütüphanede işleyebiliyoruz" şeklinde konuştu.