GÜNDEM - 04 Haziran 2025 Çarşamba 16:27

Şehit ailesinin büyük üzüntüsü: Şehitlik beratı verildi ama SGK şehit saymadı

A
A
A
Şehit ailesinin büyük üzüntüsü: Şehitlik beratı verildi ama SGK şehit saymadı

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde görev yaparken 2018 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu gazi olan ve 5 yıl süren tedavisi sırasında 29 Temmuz 2023 tarihinde şehit olan Piyade Sözleşmeli Er İsmet Eraslan’ın ailesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından şehitlik beratı verilmesine rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) oğullarını şehit statüsünde saymadığını söyledi. Bu durumun kendilerini çok üzdüğünü dile getiren anne, "Şehit annesi olmak, onun gururunu yaşamak istiyoruz" dedi.

Şehit ailesinin büyük üzüntüsü: Şehitlik beratı verildi ama SGK şehit saymadı

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde görev yaparken 2018 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu ağır yaralanan Piyade Sözleşmeli Er İsmet Eraslan, 3 yıl boyunca GATA’da tedavi gördü. Ailesinin isteği üzerine memleketi Kayseri’ye getirilen İsmet Eraslan, burada tedavisi sürerken 29 Temmuz 2023’te şehit oldu. Askeri törenle şehitlikte toprağa verilen İsmet Eraslan’ın ailesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından şehitlik beratı verildi.

Şehit ailesinin büyük üzüntüsü: Şehitlik beratı verildi ama SGK şehit saymadı

Tedavi sürecinin kolaylaştırılması için gazilik unvanı aldıklarını kaydeden baba İlhan Eraslan, SGK’nın oğullarını şehit saymadığını ve haklarını alamadıklarını söyledi. Baba Eraslan, "Şehit oğlum İsmet Eraslan, 2018 yılında Hakkari Şemdinli üst bölgesinde güdümlü füze ile yaralandı. 3 yıl Ankara’da GATA’da tedavi gördü. Bu süreçten sonra Kayseri’ye evimize geldik. 2 yılda Erciyes Üniversitesi’nde tedavi gördü. Tedavi sürecinde yüksek ateş nedeniyle çocuğum şehit oldu. Oğlumuzun şehitlik beratını cumhurbaşkanımızdan aldık. Tedavi sürecinde gazilik aldığı için şehitliği verilmedi. Biz bunun verilmesini istiyoruz. Bu gururu yaşamak istiyoruz. Kayseri’de tedavi sürecinde sıkıntı yaşadığımız için gazilik ünvanını almıştık. Sonra da şehit oldu. Cumhurbaşkanımız beratını verdi. Milli Savunma Bakanlığı da, Kara Kuvvetleri Komutanlığı da şehit saydı ama SGK gazi olarak gördüğü için şehitliğimizi vermedi. Biz şehitliğinin verilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Şehit ailesinin büyük üzüntüsü: Şehitlik beratı verildi ama SGK şehit saymadı

"Şehit annesi olmak, onun gururunu yaşamak istiyoruz"

Anne Özlem Eraslan ise, "Benim çocuğum 2018 yılında yaralandı. Bize göre İsmet 2018 yılında doğdu. 5 yıl boyunca ona baktım. Çocuk gibi büyüttük. Gecesinde babası, gündüzünde ben uğraştım. 2.5 yıl Ankara’da kaldı ve Kayseri’ye geldik, burada tedavi gördü. Çocuğumuza melek gibi baktık ve hiç incitmedik. Doktorlar 1 saat ömür biçmezken, Allah’ın takdiriyle 5 yıl yaşadı. 5 yıl sonrada Allah emanetini bizden aldı. Bizim için çok zor oldu. Şehitlik töreni düzenlendi, şehitliğe defnedildi. İsmet’in adına bir şey yaptırmak istediğimizde şehit görülmediği için bir şey yapamıyoruz. Biz şehit annesi, şehit babası olmak istiyoruz. Bizim tek suçumuz gaziliğini almak mıydı? Biz evladımızı bu vatana verdik. Bir tane İsmet’imiz vardı. ‘Vatan sağ olsun’ dedik. Çocuğumun haklarının verilmesini istiyoruz. Herkes verdi ama SGK’da ne oluyorsa çocuğumun şehitliği verilmiyor. Şehit annesi olmak istiyorum. Onun gururunu yaşamak istiyoruz. Her yerde şehit yazıyor ama yasal olarak da şehit ailesi olmak istiyoruz" diye konuştu.

Ali Göç

Şehit ailesinin büyük üzüntüsü: Şehitlik beratı verildi ama SGK şehit saymadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Patnos Eğitim Sen’den Siverek’teki saldırıya sert tepki Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan ve kamuoyunu derinden sarsan saldırıya tepkiler büyüyor. Eğitim Sen Patnos Temsilciliği tarafından yapılan basın açıklamasında, olayın münferit bir şiddet vakası olmadığı, eğitim sistemindeki yapısal sorunların bir sonucu olduğu vurgulandı. Basın açıklamasını Eğitim Sen Patnos Temsilcisi İmdat Kılıç okudu. Kılıç, saldırıyı gerçekleştiren kişinin okulun eski öğrencisi olduğunun ve olayın ardından yaşamına son verdiğinin açıklandığını hatırlatarak, saldırıda aralarında hayati tehlikesi bulunan eğitim emekçileri, öğrenciler ve kamu görevlilerinin de olduğu toplam 17 kişinin yaralandığını belirtti. Açıklamada, İstanbul Çekmeköy’de geçtiğimiz ay görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’in acısının henüz tazeliğini koruduğu ifade edilerek, yaşanan bu yeni olayın eğitim kurumlarında şiddetin ne denli ciddi ve yapısal bir sorun haline geldiğini bir kez daha ortaya koyduğu kaydedildi. Eğitim Sen, okulların çocuklar, gençler ve eğitim emekçileri için güvenli kamusal alanlar olması gerektiğine dikkat çekerek, bu alanların giderek güvensiz hale geldiğini vurguladı. Şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceği belirtilen açıklamada, toplumsal eşitsizlikler, gençlerin geleceğe dair umutsuzluğu ve eğitimle bağlarının zayıflamasının bu tür olayları besleyen temel nedenler arasında olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılmasının, okulların ve eğitim bileşenlerinin itibar kaybına yol açtığına işaret edilerek, bu durumun yaşanan olumsuzlukları daha da derinleştirdiği kaydedildi. Eğitim sistemindeki sorunlardan siyasi iktidarın ve ilgili idari yapının sorumlu olduğu belirtilerek, yetkililer kamuoyu önünde hesap vermeye çağrıldı. Eğitim Sen Patnos Temsilciliği, eğitimin bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar önemli ve piyasa şartlarına bırakılmayacak kadar kamusal bir hak olduğunun altını çizdi. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasının kamusal sorumluluğun en temel unsuru olduğu ifade edildi. Açıklamanın sonunda, saldırıda yaralananlara acil şifalar dilenirken, tüm eğitim emekçilerine, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dilekleri iletildi. Eğitim Sen, eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil; yaşamın, bilimin, laikliğin ve eşitliğin alanı haline getirmek için mücadeleye devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.
Kayseri Kayseri’de hedef pastırmayı Avrupa’ya taşımak Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Recep Bağlamış, Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Belgesi alan alan pastırmanın endüstriyel ürünlerin ihracata açılmasıyla Avrupa ülkelerinde tercih edilen bir ürün olacağına inandığını kaydetti. Orta Asya’dan batıya göç eden Türk akıncılarıyla Anadolu’ya gelen ve Kayseri’yi kendine mesken tutan pastırmanın AB Coğrafi İşaret Belgesi alması kentte sevinçle karşılandı. KTB Başkanı Recep Bağlamış, Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda kaleme aldığı Seyahatnamesinde bahsettiği pastırmanın belgeyi almasıyla beraber Avrupa’da da tercih edileceğini kaydetti. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın endüstriyel ürünleri ihracata açmasını beklediklerini dile getiren Bağlamış, "Pastırmamız AB’den coğrafi işaret belgesini aldı. Kayseri olarak Türkiye genelinde pastırmanın yüzde 65 üretimini yapıyoruz. Biz bu ürünlerimizin ihracata açılma imkanı olduğunu düşünüyoruz. Coğrafi işaret belgesi özellikle Avrupa ülkelerinde Kayseri pastırmamızın tercih edilmesinin en önemli kriteriydi. Bu aşamayı geçtik. Tarım Bakanlığımız özellikle endüstriyel ürünlerimizi ihracata açarsa Kayseri pastırmasının da Avrupa ülkelerinde tercih edilen bir ürün olacağına inanıyorum. Çünkü lezzetine her zaman güveniyoruz" ifadelerini kullandı. Bağlamış, "1650’li yıllardan beri Kayseri pastırmasının Türkiye genelinde ve gurbetçilerde rağbet gördüğünü biliyoruz" diyerek şöyle konuştu: "Avrupa ülkelerinde de ürünümüzün tercih edilebilmesini, satılabilmesini ve şehrimizin de orada duyurulmasının önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Kayseri pastırmasının artık hem üretim kat sayısının artacağını düşünüyorum. Özellikle Avrupa ülkelerine de ihracat açıldığında o ülkelerde de artık stantlar kurularak Kayseri pastırması satışa sunulacak diye beklentilerimiz var."
Manisa Sessiz Tarzanlar Avrupa sahnesine hazır Manisa, Avrupa İşitme Engelliler Şampiyonlar Ligi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, Manisa İşitme Engelliler Spor Kulübü Başkanı Bilal Cansu, "Kupayı Manisa’da kaldıracağız" dedi. Manisa, engelli sporları adına tarihi günler yaşamaya hazırlanıyor. 1978 yılından bu yana büyük fedakarlıklarla varlığını sürdüren Manisa İşitme Engelliler Spor Kulübü, bu yıl Avrupa’nın en prestijli organizasyonlarından biri olan Avrupa İşitme Engelliler Şampiyonlar Ligi’ne (DCL) ev sahipliği yapacak olmanın gururunu yaşıyor. Manisa’da 27 Nisan - 2 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek dev organizasyonda Manisa temsilcisi, ilk kez ev sahibi olarak sahaya çıkacak. "Sessiz Tarzanlar" olarak anılan takım, güçlü kadrosu ve yüksek motivasyonuyla şampiyonluğun en büyük adayları arasında gösteriliyor. Kulüp Başkanı Bilal Cansu, takımın yıllardır büyük emeklerle bugünlere geldiğini belirterek, "Bizler duymayan ama yüreğiyle hisseden bir aileyiz. 1978’den bu yana kendi imkanlarımızla ayakta kalmayı başardık. Bu yıl ise emeğimizin karşılığını Avrupa sahnesinde almak istiyoruz. Kupayı Manisa’da kaldıracağımıza inanıyoruz" dedi. Kadrosunda Japonya’da dünya şampiyonu olmuş 6 A Milli oyuncu, 4 U21 Milli sporcu ve A Milli takım tecrübesine sahip 4 önemli ismi barındıran Manisa ekibi, turnuvaya damga vurmaya hazırlanıyor. Sezonun devam ediyor olması sayesinde takımın fiziksel formu ve saha içi uyumu da dikkat çeken avantajlar arasında yer alıyor. Son yıllarda şampiyonluklarıyla öne çıkan Yunan temsilcisi P.O.K Athens ise turnuvanın en güçlü rakiplerinden biri olarak gösteriliyor. Manisa halkına da çağrıda bulunan Başkan Cansu, "Bu takım yalnızca sahada değil, tribünde de desteğe ihtiyaç duyuyor. Tüm Manisalıları yanımızda görmek istiyoruz. İşaret diliyle verilecek en küçük destek bile oyuncularımız için büyük bir moral kaynağı olacaktır" ifadelerini kullandı. Açılış karşılaşması 27 Nisan Pazartesi günü saat 10.00’da Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu tarafından başlatılacak. Organizasyon sürecinde destek verenlere de teşekkür eden Cansu, "Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu ve Manisa Milletvekilimiz Sayın Mücahit Arınç olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.