EĞİTİM - 20 Ocak 2026 Salı 12:53

Sömestrde çocukları dijital ortama hapsetmeyin

A
A
A
Sömestrde çocukları dijital ortama hapsetmeyin

Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, yarıyıl tatilinde aileler ve öğrencilere önemli mesajlar vererek, "Anneanne, babaanne, dede, kuzenler ile yelpazeyi genişleterek çocukların genç ve çocuk odalarına mahkum olmadan, dijital ortama hapsedilmeden aile içinde yaşayarak birlikte etkinlikler yapmalarını öneriyoruz" dedi.


Yarıyıl tatilinde öğrencilerin sürekli ödevlere boğulmaması gerektiğini söyleyen İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, çocukların bol bol aileleri ile vakit geçirmeleri gerektirdiğini aktardı. Güçlü Bağlar Mutlu Hatıralar projesi ile ailelerin çocuklarla vakit geçirmesi konusunda etkinlik örnekleri yayınladığını söyleyen Esen, tatili dijital ortamlardan uzak, geniş aile yelpazesi çerçevesinde vakit geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Esen, "Tatiller bize yalnızca dinlenme fırsatı vermiyor; aynı zamanda yenilenme ve tekrar kendimizi motive etme fırsatı da sunuyor. Öğrenci ve velilerimize hitap ederek şunu özellikle ifade etmek istiyorum, tatil dönemi sadece bir ödevlendirme dönemi değildir. Zaten çocuklarımıza çok yoğun bir şekilde ödev vermeyeceğiz. Bu 15 günlük tatili öğrencilerimiz dinlenerek ve aileleriyle birlikte vakit geçirmelerini tavsiye ediyoruz. Geniş aile çerçevesi içerisinde çocuklarımızın yaşamalarını istiyoruz. Anneanne, babaanne, dede, kuzenler ile yelpazeyi genişleterek çocukların genç ve çocuk odalarına mahkûm olmadan, dijital ortama hapsedilmeden aile içinde yaşayarak birlikte etkinlikler yapmalarını öneriyoruz. Güçlü Bağlar Mutlu Hatıralar adını verdiğimiz projede dört alanda etkinlik örnekleri yayınlıyoruz. Ailelerimize diyoruz ki; eğer çocuklarımıza bir hikâye anlatacak ya da bir etkinlik yapacak fikir bulamıyorsak, biz örnek video çekimleriyle etkinlik örnekleri sunuyoruz. İnternet sitemize girerek bu örneklerden yararlanabilirler. Biz bunları sadece örnek olsun diye yayınlıyoruz ailelerimiz bunları genişletebilir ve geliştirebilirler" ifadelerini kullandı.



"Çocuklarımızı akademik bir süzgeçten geçirmeyelim"


Çocukları karnelerindeki zayıflara göre yargılanmaması gerektiğini söyleyen Esen, sömestr tatilinde bol bol dinlenmelerini ve yeni döneme hazırlanmalarını söyleyerek, "Çocuklarımızın karnelerini asla ve asla çocuklarımızın karakterine dönüştürmesinler. ‘Bu notlar nedir?’ diye başlayan cümleleri çocuklarımıza kurmasınlar. Bunun ikinci kanaat dönemi var, telafi etme fırsatları var. Çocuklarımızı akademik bir süzgeçten geçirmeyelim. Öğretmenlerimizin verdiği notlar ve öğrencilerimizin yazılılardan aldığı notlar, onların o anki başarısını değerlendiren notlardır, çocuğun karakterini değerlendirmez. Her bir öğrenci bugünkü başarısını daha ileriye taşıyacaktır. Aile olmanın güzelliğini çocuklarımıza hissettirelim. Çocuklarımızı yanımıza alalım, aile ziyaretleri yapalım, bol bol sokakta oynama fırsatları varsa oynatalım, birlikte tiyatroya gidelim ama lütfen her şeyi birlikte yapalım. Çocuklarımız dijital yalnızlıktan kurtulsun ve ailenin içinde birey olmanın güzelliğini yaşasınlar. Öğretmenlerimiz de etkin bir şekilde dinlensinler, ikinci döneme daha motive ve daha hazır şekilde okullarına dönsünler. Şubat itibarıyla hem öğretmenlerimizi hem öğrencilerimizi özlüyor olacağız. Dinlenmiş, bilgisini ve görgüsünü artırmış, toplum içinde birçok etkinliğe katılmış bireyler olarak okullarına dönmelerini arzu ediyoruz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şahin, çalışmaları yerinde takip etti Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kent genelinde etkili olan ve süper hücre olarak adlandırılan doğal afetin ardından yürütülen çalışmaları yerinde takip ederek ekiplerle birlikte incelemelerde bulundu. Yürütülen çalışmalarla ilgili açıklama yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaşanan afet nedeniyle vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Şahin, "Dün yaşanan süper hücre diye adlandırdığımız, gerçekten şehri 40 dakikada altüst eden felaketin, afetin sonrasında bütün teknik ekiplerimizle mahalle mahalle dolaşıyoruz. Gördüğünüz gibi ağaçların kökünden söküldüğü gerçekten çok zor dakikalar, saatler yaşadı şehir. Ama hamdolsun en büyük tesellimiz cana bir şey gelmedi. Şimdi hızlı bir şekilde toparlıyoruz. Çok güçlü bir ekibimiz var. Herkes sahada. Hızlı bir şekilde toparlıyor. Ama bireysel olarak ‘Başkanım evimde şöyle sıkıntım var’ dediğiniz ne varsa da ALO 153 Hattı üzerinden bize ulaştığınızda arkadaşlarımız çok hızlı bir şekilde geri bildirim yapıp ihtiyaçlarınızı gideriyor" ifadelerini kullandı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde etkili olan süper hücre olarak adlandırılan doğal afet sonrası tüm birimleriyle temizlik ve tamir çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hasar tespitinin ardından ekipler devrilen ağaçları kaldırdı, tabelaları tamir ederken trafik lambalarının bakımlarını tamamladı. Ekipler ayrıca kapanan köy yollarında çalışma yürütürken şehir merkezinde ise yolların temizliğini yaptı, mazgalların temizliklerini tamamladı. Yaşanan su baskınlarına karşı çalışmalar yürüten ekipler ayrıca oluşan çatı uçmaları, apartmanların sökülen dış cephe kaplamalarının temizliklerini yaptı.
Düzce Dünyada 350 milyon astım hastası var DÜZCE(İHA) – Prof. Dr. Ege Güleç Balbay Dünya Astım Günü’nde yaptığı açıklamada astım hastalığının kontrol atına alınabildiğini belirterek Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 350 milyon astım hastası olduğu söyledi. Düzce Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, "Dünya Astım Günü" dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Astımın kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Ege Güleç Balbay, doğru tanı, düzenli tedavi ve inhaler ilaçların doğru kullanımının hayati önem taşıdığını vurguladı. Astımın akciğer içindeki hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen ve hava yolu daralmasıyla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Balbay, "En sık görülen belirtiler; tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürüktür. Doğru tanı için yalnızca şikâyetlerin değerlendirilmesi değil, solunum fonksiyon testleriyle hava yolu daralmasının gösterilmesi büyük önem taşır" dedi. "Küresel bir hastalık" Astımın küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Balbay, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 350 milyon astım hastası bulunduğunu ve her yıl 400 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise her 10 çocuktan birinde astım görüldüğünü belirten Balbay, "2024 yılında bin 300’den fazla ölüm astıma bağlı nedenlerle gerçekleşti. Bu nedenle farkındalık büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Tedavide anahtar: kortizon içeren inhalerler" Astım tedavisinde temel hedefin şikayetleri kontrol altına almak ve atakları önlemek olduğunu vurgulayan Balbay, "Yalnızca ilaç başlamak yeterli değildir. İlaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılması gerekir" dedi. Güncel rehberlere değinen Balbay, özellikle 12 yaş ve üzerindeki hastalarda yalnızca kısa etkili rahatlatıcı ilaçların tek başına kullanılmasının önerilmediğini belirterek, "Bu ilaçlar geçici rahatlama sağlar ancak hastalığın temelindeki iltihabı tedavi etmez. Bu nedenle tedavinin temelini kortizon içeren inhaler ilaçlar oluşturur" ifadelerini kullandı. "Yanlış kullanım tedaviyi etkisiz hale getiriyor" İnhaler ilaçların doğru kullanımının tedavide kritik rol oynadığını söyleyen Balbay, "İlaçlar doğrudan hava yollarına ulaştığı için daha düşük dozlarla etkili olur. Ancak yanlış teknikle kullanıldığında yeterli fayda sağlanamaz" dedi. Hastaların inhaler kullanım tekniklerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Balbay, kortizon içeren ilaçların kullanımından sonra ağız ve boğazın su ile çalkalanmasının da önemli olduğunu vurguladı. "Astım kontrolü yaşam kalitesini belirler" Astım kontrolünün; gündüz ve gece şikayetlerinin olmaması, kurtarıcı ilaç ihtiyacının azalması ve atak yaşanmaması anlamına geldiğini ifade eden Balbay, kontrolü bozan faktörleri şöyle sıraladı: "Düzensiz ilaç kullanımı, yanlış inhaler tekniği, enfeksiyonlar, alerjenler ve sigara dumanı." Balbay, "Sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve temiz hava ortamı sağlamak astım kontrolünü destekler" dedi. Astım yönetiminde eğitimin en az ilaç tedavisi kadar önemli olduğunu vurgulayan Balbay, hastaların hastalıklarını tanımalarının ve doğru müdahale yöntemlerini bilmelerinin hayati olduğunu belirtti.