- 08 Ocak 2019 Salı 10:28

Bu baskınlarında suların tahliyesi için ücret alınmıyor

A
A
A
Bu baskınlarında suların tahliyesi için ücret alınmıyor

Kilis Belediyesi doğal afetler sonucu ev ile iş yerlerini su basması halinde suyun tahliyesi için ücret alınmadığı, sel baskını dışında su tahliyesi için su abonesi olmayanlardan 100 TL alındığı açıklandı.

Kilis Belediyesi doğal afetler sonucu ev ile iş yerlerini su basması halinde suyun tahliyesi için ücret alınmadığı, sel baskını dışında su tahliyesi için su abonesi olmayanlardan 100 TL alındığı açıklandı.


Kilis Belediyesinden yapılan açıklamada, su baskınlarıyla mücadele ve vidanjörle atık su çekimi hizmetlerine ilişkin sosyal medyada yaşanan bilgi kirliliği yaratma amacı taşıyan maksatlı paylaşımlara cevap verilmesi ihtiyacı duyulduğu belirtildi. Belediyeden yapılan açıklama şöyle sürdü:


"Belediyemiz tarafından yürütülen tüm hizmetlerde olduğu gibi su baskınlarıyla mücadele ve vidanjörle atık su çekimi hizmetleri de çağdaş belediyecilik anlayışı ve ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülmektedir. Doğal afet kaynaklı su baskınlarına müdahale, Belediyemiz Su İşleri Müdürlüğü ve İtfaiye Müdürlüğü ekipleri tarafından 24 saat esasına dayanan bir anlayışla yapılmaktadır. Yoğun yağış kaynaklı baskınlara yapılan müdahalelerden herhangi bir ad altında ücret talep edilmemektedir.Vidanjörle yapılan atık su çekimleri ise, 2872 sayılı Çevre Kanununun 11’inci maddesi uyarınca çıkarılan Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre tam maliyet esası baz alınarak hesaplanan ve aynı yönetmeliğe göre alınması zorunlu olan hizmet karşılığı bedel karşılığında yapılmaktadır. Ayrıca bu ücret sosyal medyada dile getirildiği gibi 150 TL değil, 100 TL’dir ve yalnızca su abonesi olmayan vatandaşlarımızdan tahsil edilmektedir. Sürdürülebilir atık su hizmetinin yönetilmesi amacıyla tarifelerin belirlenmesinde; toplam sistem maliyetlerinin tarifelere yansıtılması, tarifelerin kirleten öder ilkesine göre belirlenmesi kanuni bir zorunluluktur.Tamamen ücretsiz olarak yürütülen su baskınlarıyla mücadele hizmetinden bedel alınıyormuş gibi bir algı yaratılması, yürütülen diğer hizmetlerde ise tamamen hukuk devletinin gereklerine uygun bir şekilde kanunlara uyulmasını bir suçmuş gibi yansıtan bu maksatlı paylaşımlara halkımızın itibar etmemesini rica eder ve bu konuda Belediyemiz yetkililerinden her türlü bilginin alınabileceğini bildiririz” ifadesini kullanıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.