- 10 Ocak 2019 Perşembe 15:28

Vali Soytürk gazetecileri kabul etti

A
A
A
Vali Soytürk gazetecileri kabul etti

Kilis Valisi Recep Soytürk, kentte görev yapan yerel ve ulusal basın kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi.

Kilis Valisi Recep Soytürk, kentte görev yapan yerel ve ulusal basın kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi.


Vali Soytürk, 10 Ocak çalışan gazeteciler ile İdareciler günün aynı tarihe geldiğini ifade ederek, “Hem sizin hemde idarece arkadaşlarımızın günlerini kutluyorum. Malum olduğu üzere Kilis’te göreve başlayalı 2 ay gibi bir süre oldu. Bu süre zarfında dışarıdan gelen bir yönetici olarak, Kilis’in sorunlarını, şehrin genel yapısının fotoğrafını çekme imkanı buldum. Kilis devletine bağlı, kamu görevlilerine saygılı Türkiye’nin en huzurlu şehirlerinden bir tanesidir. Hemde nüfusunda fazla Suriyeli olmasına karşın, olayların az olması bu şehrin yaşanabilir olduğunu gösteriyor. Kilis’te 3 bin 666 esnafımız, bin 500 civarında da Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı esnafımız var. Esnafların büyük bölümü küçük esnaf, basit usulde faaliyet gösteriyor. Bin 200 civarında da Organize Sanayi Bölgesinde çalışan işçi var. Tüm bu gerçek verileri alarak bir çalışma yapmamız gerekiyor. Esnafımızdan Suriyelilerin kayıtsız çalıştığı, Bağkur, vergi ödemediği gibi yakınmalar var. Bu sorunu tüm kurum ve kuruluşlar ile bilgilerini aldım. Suriyelilerin iş yerlerinin bir bölümü Kilisli vatandaşların üzerine, bir kısmı ise iş yerleri kendi üzerlerine hatta Bağkur ödeyenlerde var. Kayıtsız olanlarda olabilir. Kilisli esnaf hangi koşulda çalışıyorsa, Suriyelilerde aynı yükümlülüğü göstermek zorundadır. İş yeri açma ruhsatı yoksa tabi ki alacaklar. Gerekli talimatları verdim. Bu işin takipçisi olacağım” dedi.


Vali Soytürk, Suriye’deki Fırat Kalkanı bölgesinde devletin ciddi çalışmalar yaptığına bizzat göreve başladığı günden beri şahit olduğunu ifade ederek, “Fırat Kalkanı bölgesine Kilisli esnafın ticaret yapması için neler yapabiliriz, bunun üzerine çalışıyorum. Sınır Ticaret Merkezi farklı bir olay, bu ülkemizde 4 yerde uygulanıyor. Bunun amacı kısa şudur. ‘İlin ihtiyacı ne kadar ürünsü bakanlar kurulu tarafından belirleniyor. Sonra oradan buraya getiriliyor. Aynı yöntemle buradan oraya gidiyor’ Sınır Ticaret Merkezinden ilimize çok fazla fayda sağlayacağını düşünmüyorum. Tüm esnafımızın ticaret yapması para kazanması gerekiyor. Tabiî ki bu sadece benim yetkimde olan bir şey değil, tüm kurum ve kuruluşlar, esnaf odaları ile birlikte çalışarak, bir model ortaya çıkarıp, ilgili bakanlıkların da onayı ile yapılması gerekiyor. Ticaret karşılıklı olması gerekiyor. Orda tarımsal ürün var ise şartlarda uygunsa oradan alınır, Kilis’ten de oranın ihtiyacı olan gıda, temel ihtiyaç malzemeleri satılabilir. Böyle bir model üzerinde çalışıyoruz. Toplumun bütün katmanları ve esnaf ve ticaret erbabının görüşünü alıyorum. Tüm esnafımızın yararlanması için bir proje uygulamayı planlıyorum” diye konuştu.


Vali Soytürk, Polateli-Şahinbey OSB ile ilgili çalışmaları da yakından takip ettiğini, elinden gelen bütün gayreti gösterdiğini, zamana ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.