EKONOMİ - 29 Ocak 2019 Salı 11:59

“Mahir Eller Projesi” 30 bin kişiye ulaşacak

A
A
A
“Mahir Eller Projesi” 30 bin kişiye ulaşacak

Kilis’in de içerisinde bulunduğu 12 ilde yürütülen Mahir Eller Projesinin tanıtımı yapıldı.

Kilis’in de içerisinde bulunduğu 12 ilde yürütülen Mahir Eller Projesinin tanıtımı yapıldı.


Kilis Ticaret ve Sanayi Odası (KİTSO) Toplantı salonunda Mahir Eller Projesinin tanıtımı yapıldı.


KİTSO Başkanı Hacı Mustafa Celkanlı, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırmaları Vakfı (TEPAV) ortaklığında ve (KİTSO) iş birliğinde Kilis’in de aralarında bulunduğu 12 ilde yürütülen “Mahir Eller Projesi” ile 30 bin kişiye ulaşılacağını ifade ederek, “ Proje ile bu kişilerin beceri haritasının çıkartılıp, mesleki yetkinliklerinin belirlenmesi ve 3 bin kişinin istihdam edilmesi hedefleniyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Mahir Eller Projesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırmaları Vakfı (TEPAV) ortaklığında ve Kilis’te KİTSO işbirliği ile yürütülüyor” dedi.


Celkanlı, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırmaları Vakfı (TEPAV) işbirliğinde Kiliz, Adana, Bursa, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa illerinde Mahir Eller projesinin uygulanacağını ifade ederek, “Yaklaşık 30 bin kişinin taranmasını yaparak, beceri haritasını çıkarıp, meslek yeterlilik belgesi almalarını yaklaşık 3 bin kişiyi işe yerleştirerek, istihdamını hedeflemektedir. Projeden işverenler de kazanacak” şeklinde konuştu.


Doğru insan kaynağı ile zaman ve para kaybı engellenecek


Toplantıda mesleki yeterlilik belgesinin önemine değinildi. KİTSO Başkanı Hacı Mustafa Celkanlı, projenin katkılarına ilişkin bilgilervererek, “İşverenler mesleğin gerektirdiği nitelikli, işin gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip mesleki yeterlilik belgesi olan iş gücü istihdam edilerek rekabet gücünü artırır, doğru insan kaynağı planlaması ile zaman ve para kaybı engellenmiş olur. Nitelikli iş gücü istihdamının yaygınlaştırılması, tüketiciye sunulan ürün ve hizmetin kalitesinin artmasına da katkıda bulunur” ifadelerini kullandı.


Kilis’in Nüfusundan fazla Suriyeli bulunuyor


Kilis’in nüfusundan fazla Suriyeli bulunduğunu vurgulayan Celkanlı, Kilis’in küçük bir il olduğunu ifade ederek, “Kilis’te istihdam imkanları kısıtlıdır. Bu sorunlara birde Suriyelilerin çalışabilmesi için çalışma izni alınması, en fazla yüzde 10 kotası, ikamet edilen ilde çalışma mecburiyeti eklenince Suriyelilerin istihdamı fazlaca düşünülmektedir. Bu nedenle KİTSO olarak, önerimiz şudur, ‘Çalışma izinlerinin valilikler tarafından verilmesi, en fazla yüzde 10 Suriyeli çalıştırabilme kotasının ise tersine çevrilerek, en az yüzde 10 Suriyeli işçi çalıştırılması halinde iş yerinde çalıştırılan Türk işçisi başına bir puan verilerek, iş yerine elektrik, enerji desteği verilmesi halinde böylece Türk işçileri de mağdur olmayacak’ Yani kendi nüfusu kadar Suriyeli barındıran bir şehirde siz Suriyeli kotasını yüzde 10 yapamazsınız. Yaparsanız diğer yüzde 90’i nerede çalışacak. Tabi Türk işçilere kurumlara enerji indirimi ve ya prim indiriminden devletten faydalandırılması biz vatandaşlarımızı da mağdur etmemiş olacağız” diye konuştu.


Kilis Önemli Bir İhracat Potansiyeli Taşıyor


Toplantıda “Kilis’te Ekonomik Panorama” başlığında ayrıntılı bir sunum yapan Kilis 7 Aralık Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Biçer ise Kilis’e dair ekonomik bilgi ve veriler paylaştı. Kilis özelinde sanayi işletmelerinin gıda, tekstil, kimya ve plastik sektörlerine yoğunlaştığına dikkat çeken Biçer, gıda sektöründe talebi karşılamaya yönelik yatırımların ön plana çıktığını ifade etti.


Biçer, Kilis’in kültür ve tarih turizmi, inanç turizmi ve eko turizm potansiyeline de işaret etti. Kilis’in Akdeniz Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin birleştiği noktada konumlanması, Mersin ve İskenderun limanlarına olan yakınlığı ve Suriye ile sınır komşusu olmasının sağladığı pek çok avantajı dile getiren Biçer, Kilis’in Türkiye için sınır ticareti açısından önemli bir ihracat potansiyeli taşıdığını ortaya koydu.


Şehrin potansiyelini yakalamaktan uzak olduğunu söyleyen Biçer, potansiyeli keşfetmeye yönelik önerilerde bulundu. Mehmet Biçer, Kilis için hedeflenen başlıca sektörleri yenilenebilir enerji yatırımları, sağlık hizmetleri yatırımları, lojistik hizmetleri yatırımları ve organik gıda yatırımları olarak sıraladı.


“Mahir Eller Projesi”


Projenin Yerel Oda Koordinatörü Aydan Dinler, Mahir Eller Projesinin detaylarını katılımcılarla paylaştı.


İki sene sürecek olan Mahir Eller Projesi; Adana, Bursa, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kilis, Konya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa illerinde uygulamaya geçirilecek. Proje kapsamında söz konusu 12 ilde 30 bin kişinin mesleki becerisi belirlenecek, 15 bin kişinin mesleki yetkinliği belgelendirilecek ve 3 bin kişiye istihdam sağlanacak.


Toplantıda, Çalışma ve İŞKUR İl Müdürü Erdinç Çamlı, Ticaret İl Müdürü İsmail İncesoy, SGK İl Müdürü Abdulkadir Akkaş, Kilis OSB Başkanı Mahir Can, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Metin Karakuş, sanayiciler, iş adamları ile diğer yetkililer katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Eskişehir’de cezaevlerini inceledi Eskişehir’e gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Komisyonu heyeti, Ceza İnfaz Kurumlarında fiziki şartlar gibi çeşitli konularla ilgili incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz’un eşliğinde Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda açıklama yaptı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Milletvekili Alkayış, "Değerli milletvekillerimizle beraber bugün Eskişehir Ceza İnfaz Kurumlarını incelemek üzere buradayız. Komisyonumuz, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun alt komisyonudur. Tabii İnsan Haklarını İnceleme Komisyonumuz, her yasama döneminde olduğu gibi bir gelenek olarak hükümlü ve tutuklu haklarını koruma amacıyla kurulmuştur. Komisyonumuz özellikle insan hakları boyutuyla hükümlü ve tutukluların; eğer hükümlüyse cezalarının insan onuruna yakışır şekilde infaz edilmesi, infazdan sonra topluma kazandırılması, cezaevine girdiği zaman eğer bir işi varsa bu işini kaybetmemesi, herhangi bir işi yoksa da mümkünse bir iş sahibi olması için gerekli ıslah tedbirlerinin alınması, eğer tutukluysa da yargılama süresince insan haklarına uygun bir şekilde bir muameleye tabi tutulmasını amaç ediniyor" dedi. "İncelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" Hükümlü ve tutuklular açısından bazen çok ufak görünen hakların tam yerinde ve zamanında yerine getirilmesinin İnsan Hakları Komisyonu açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Başkan Alkayış, "İnsan hakları konusu her gün kendini yenileyen, her gün değişen, dinamik bir alan olduğu için konuşulan başlıklar da çok hızlı bir şekilde değişebiliyor. Türkiye, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu kurarak insan hakları yönüyle anayasamız ile uluslararası anlaşmaların uyumunu sağlama, yine içeride de iyi uygulamalarla eş güdümü sağlama, insan hakları yönüyle şikâyetler varsa bu tarafları dinleme ve inceleme yapma yetkisine sahiptir. Bu anlamda incelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" diye konuştu. "Çalışmalarımızın insan haklarının daha ileriye gitmesine katkı sunmasını temenni ediyorum" Alkayış, sözlerini şöyle sürdürdü: "28. Dönem’de bu 12’nci inceleme olduğunu İncelemelerimizden sonra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğümüzü davet ederek bulgularımızı kendileriyle müzakere ediyoruz. Sonra bunları raporlaştırıp Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve kamuoyuna açıklıyoruz. İncelediğimiz konular; hükümlü ve tutukluların sağlığa erişim hakları, beslenme şartları, fiziki şartlar, kalabalık, nakiller, görüşmelerin tam ve istenilen düzeyde yapılması gibi konularda incelemelerimizi yapıyoruz. Eskişehir cezaevimizde bugün iki tane incelememiz olacak. Komisyonumuza 206 tane başvuru var; biz de bu başvuruların içeriğini milletvekili arkadaşlarımızla beraber daha sonra rapora dönüştüreceğiz. Yaptığımız çalışmaların ülkemizdeki insan haklarının daha ileriye gitmesine ve standardın yükselmesine katkı sunmasını temenni ediyorum."
İstanbul Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı Cilt kanserinin en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, erken fark edilen cilt lezyonlarının büyük oranda tedavi edilebildiğini belirterek özellikle benlerdeki değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Mayıs ayı, ‘Cilt Kanseri Farkındalık Ayı’ kapsamında güneşin zararlı etkilerine dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla dünya genelinde çeşitli bilgilendirme çalışmalarıyla öne çıkıyor. Cilt kanserinin çoğu zaman yeni oluşan lekeler, büyüyen ya da kanayan benler ve iyileşmeyen yaralarla kendini gösterebildiğini belirten Medicana International İstanbul Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, asimetrik görünüm, düzensiz sınırlar ve renk değişimlerinin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade etti. Bu tür değişikliklerin fark edilmesi halinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Güneşten korunmak en etkili yöntem Cilt kanserinden korunmanın en temel yolunun güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından korunmak olduğunu belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Yalnızca yaz aylarında değil yıl boyunca güneş koruyucu kullanılması gerekiyor. En az SPF 30 içeren güneş kremlerinin düzenli olarak uygulanması gerekiyor, özellikle 10.00–16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmaktan kaçınılmalıdır" dedi. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu giysilerin de ek koruma sağladığını belirten Metcalfe, solaryum gibi yapay UV kaynaklarından uzak durulmasının da riskin azaltılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Çocukluk dönemi yanıkları riski artırıyor Çocukluk ve gençlik döneminde geçirilen şiddetli güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini artırabileceğini belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "UV ışınları bulutlu havalarda da etkisini sürdürüyor ve bu nedenle kapalı havalarda dahi güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir. Kişilerin ayda bir kez kendi ciltlerini düzenli olarak kontrol etmeleri erken tanı açısından büyük önem taşıyor. Saç dipleri, ayak tabanları ve tırnak yatakları gibi zor görülen bölgeler de mutlaka incelenmelidir" şeklinde konuştu. "ABCDE kuralı" erken tanıda yol gösteriyor Ciltteki benlerin değerlendirilmesinde "ABCDE kuralı"nın önemli bir rehber olduğunu belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, benin asimetrik olması (A), sınırlarının düzensiz olması (B), birden fazla renk içermesi (C), çapının 6 mm’den büyük olması (D) ve zamanla değişim göstermesi (E) durumlarında mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade etti. Bu kriterlerin erken dönemde riskli lezyonların fark edilmesini kolaylaştırdığını söyledi. Tedavi planı hastaya özel belirleniyor Cilt kanserinin tedavisinin tümörün türüne, evresine ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Cerrahi, radyoterapi ve sistemik tedaviler günümüzde etkin şekilde kullanılıyor. Özellikle erken evrede yakalanan cilt kanserlerinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Radyoterapi bazı hastalar için önemli bir tedavi seçeneğidir. Özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalarda veya yüz, burun ucu, kulak ve göz kapağı gibi hassas bölgelerde alternatif bir yöntem olarak tercih ediliyor. Ayrıca ameliyat sonrası mikroskobik hastalık kalma riskinin bulunduğu durumlarda ve lenf bezlerine yayılım söz konusu olduğunda radyoterapinin nüks riskini azaltmada önemli rol oynuyor" dedi. Malign melanom en tehlikeli türlerden biri Cilt kanserleri arasında daha nadir görülmesine rağmen en agresif türlerden biri olan malign melanom hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Bu hastalık hızlı yayılma eğilimi nedeniyle cilt kanserine bağlı ölümlerin büyük bölümünden sorumludur. Genellikle sırt, bacak, kol ve yüz gibi güneşe maruz kalan bölgelerde koyu renkli leke şeklinde ortaya çıkan bu türün erken fark edilmesi hayati önem taşıyor. Cilt kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile başarılı şekilde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Düzenli cilt kontrolleri ve güneşten korunma alışkanlıklarının bu süreçte en güçlü koruyucu adımlar" şeklinde konuştu.
Kütahya Kütahya’nın yüksek kesimlerinde kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı Kütahya’nın Domaniç ilçesine bağlı dağlık alandaki Safa köyünde kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı Mayıs ayında etkili olan yoğun kar yağışıyla adeta kış mevsimini yeniden yaşanırken, köy sakinleri, bölgede ilk kez bu kadar yoğun bir mayıs karıyla karşılaştıklarını ifade etti. Gece saatlerinde başlayan ve aralıklarla devam eden kar yağışı kısa sürede etkisini artırırken, köyde kar kalınlığı yer yer 60 santimetreye ulaştı. Yoğun yağış nedeniyle köy yolları ulaşıma kapanırken, özellikle yüksek kesimlerde ulaşım tamamen durma noktasına geldi. Karın ağırlığına dayanamayan çok sayıda ağaç devrilirken, bazı tarım alanları ve yeni filizlenen ürünler kar altında kaldı. Bahar döneminde çiçek açan meyve ağaçlarının zarar görmesinden endişe ediliyor. Köy Muhtarı Ahmet Yavuz, yaşanan durumun hem ulaşımı hem de günlük hayatı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, "Köyümüzde ilk kez mayıs ayında bu kadar yoğun kar yağışı görüyoruz. Kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı. Yollarımız kapandı, bazı ağaçlar devrildi. Hayvanlarımız ahırlarda mahsur kaldı" dedi. Kar yağışı nedeniyle köyde park halindeki araçlar da kar altında kaldı. Vatandaşlar, traktör yardımıyla araçlarını bulundukları yerden çıkarmaya çalışırken, bazı bölgelerde iş makinelerine ihtiyaç duyulduğu öğrenildi.