GENEL - 24 Temmuz 2019 Çarşamba 22:35

Suriyeliler ile Türkler “Mahalle Buluşmaları” etkinliğinde bir araya geldi

A
A
A
Suriyeliler ile Türkler “Mahalle Buluşmaları” etkinliğinde bir araya geldi

İçişleri Bakanlığı Göç İşleri Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) işbirliğiyle organize edilen Uyum Mahalle Buluşmalarının 15’incisi Kilis’te yapıldı.

İçişleri Bakanlığı Göç İşleri Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) işbirliğiyle organize edilen Uyum Mahalle Buluşmalarının 15’incisi Kilis’te yapıldı.


Kilisli vatandaşlar ile Suriyelilerin bir araya geldiği buluşmaya Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökçe Ok, Kilis Vali Yardımcısı Hakan Yavuz Erdoğan, UNHCR Toplum Odaklı Koruma Müdürü Andrea Ingham, Kilis İl Göç İdaresi Müdürü Hasan Kahraman, çok sayıda bürokrat, yerel halk ve yabancı misafirin katılımı ile gerçekleştirildi.


İl Göç İdaresi Müdürü Hasan Kahraman, yaptığı konuşmada, Mahalle Buluşmalarının benzerini Kilis’te daha önce gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “7 Aralık Üniversitesinde Suriyeli öğrencilerimiz ile bir araya geldik. Kilis’te bulunan Suriyeli kanaat önderleriyle bir araya geldik. Kilis’te bulunan ressam, hattat, el sanatları ustalarıyla bir araya geldik. Suriyeli avukatlar, işadamlarıyla bir araya gelerek toplantılar yaptık” dedi.


UNHCR Toplum Odaklı Koruma Müdürü Andrea Ingham, Kilis’te olmaktan mutlu olduğunu ifade ederek, “Bugün burada Mülteciler ile ev sahibi topluluk ile uyumu güçlendirmek adına BMMYK Genel Müdürlüğüyle işbirliği çerçevesinde bir araya geldik. Çok sayıda, kadın, erkek ve çocuğu güvenli liman için kucak açan Kilis’te bugün gerçekleşmekte olan bu etkinlik ziyadesiyle anlamlıdır. Kilis üsten seviyede göstermiş olduğu misafirperverliğiyle birçoğumuzu etkilemiştir. Kilis’te varlığını sürdüren büyük sayıda mülteci topluluğunun komu kuruluşlarının üzerinde attırdığı baskının farkında olmakla birlikte BMMYK olarak bu kuruluşların desteğimizi bu vesileyle yenilemek isterim” dedi.


Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökçe Ok, Türkiye’nin bu zamana kadar dünyanın hiçbir ülkesinin gerçekleştiremediği büyük bir özveriyi, misafirperverliği aklı geliştirdiğini ifade ederek, “Biz bize yakışanı yapmaya devam edeceğiz. İnanın dünyanın hiçbir ülkesi böyle bir kapasite geliştirememiş durumdadır. Hem sınırın ötesinde hem de bugün burada göç politikalarını akılla, bilimle, mantıkla yürütüyoruz. Sayılar sizi korkutmasın kriz gibi görünen küçük olaylar, vukuatlar, sizleri üzmesin, bunlar dünyanın her yerinde oluyor. Yönetemeyeceğimiz krizlerden korkarım. Devletimizin bütün görevlileri, sırtını bu aziz millete dayayarak, bu göç politikalarını akılla, bilimle, mantıkla yürütüyor. Ama bunun yanında vicdanı, insanlığı da hiç unutmuyor. Yapmış olduğu bütün hizmetleri, Suriyeli misafirlerimize lütuf olsun diye yapmıyoruz. Kardeşlik hukuki bunu gerektirir” dedi.


Kilis Vali Yardımcısı Hakan Yavuz Erdoğan, Dünyada en iyi misafir ağırlayan yerin Kilis olduğunu ifade ederek, “Nüfusu kadar mülteciyi burada ağırlıyor. İlimizde yaklaşık 116 bin Suriyeli bulunuyor. 11 bini Elbeyli kampında 4 bini Öncüpınar kampında olmak üzere 15 bin Suriyeli kamplarda kalıyor. Bu kaplar örnek kamplardır. Geçici barınma kimliği alan Suriyeli misafirlerimiz, eğitime, sağlığa, diğer kamu hizmetlerine hiçbir bedel ödemeden erişebilmektedirler. Kızılay kart vasıtasıyla ihtiyaç sahibi Suriyeli ailelerimize yardımlarda bulunuyoruz” dedi.


Program öncesi etkinliği katılanlar Suriyeli ressamların hazırladığı sergi gezdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesine dayanan kararlı duruşu, tarihi bir dönüm noktası oldu ve bu girişimi boşa çıkardı. Bugün Türkiye; rotası bildirilerle çizilen değil, iradesini sandıkta ortaya koyan milletin yön verdiği bir hukuk devleti ise, bu Cumhurbaşkanımızın 27 Nisan’da sergilediği güçlü liderlik ve aziz milletimizin bu iradeye verdiği sarsılmaz destekle mümkün oldu" ifadelerini kullandı. "Demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duruşunun Türkiye’de darbe ve muhtıra zihniyetine karşı verilen mücadelenin en önemli kırılma anlarından biri olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Gürlek, "27 Nisan’da ortaya konan irade, 15 Temmuz’da milletimizin destansı direnişiyle daha da güç kazandı. Adalet Bakanlığı olarak milli iradeyi esas almaya, demokrasimizin üzerinde hiçbir vesayet gölgesine izin vermemeye kararlılıkla devam ediyor; 27 Nisan E-muhtırasının yıl dönümünde demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle her türlü anti-demokratik girişimin karşısında olduğumuzu; hukuktan, adaletten ve milli iradeden asla taviz vermeyeceğimizi; vesayet ve darbe dönemlerinin artık tamamen geride kaldığını en güçlü şekilde ifade ediyoruz" dedi.
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.