POLİTİKA - 22 Kasım 2019 Cuma 15:07

Milletvekili Dülger’in 24 Kasım Öğretmenler Günü

A
A
A
Milletvekili Dülger’in 24 Kasım Öğretmenler Günü

AK Parti Kilis milletvekili Mustafa Hilmi Dülger, yaptığı açıklamada 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı.

AK Parti Kilis milletvekili Mustafa Hilmi Dülger, yaptığı açıklamada 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı.


Milletvekili Dülger, açıklamasında öğretmen, bilgi, tecrübe ve irfanla çocukları, gençleri geleceğe hazırlayan öğrettiğinden ziyade, yetiştiren, eğiten, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla açığa çıkaran ve işleyen kişi olduğunu belirtti. Dülger, “Kutsal olduğu kadar mesuliyeti de yüksek bir mesleği icra eden, sevgi ve fedakârlık timsali olan öğretmenlerimiz, gerçekleştirdikleri eğitim öğretim faaliyetiyle adeta istikbalimizi de şekillendirmektedirler. Yurdumuzun her köşesinde fedakarca çalışan, en zorlu şartlarda dahi mesleklerini sevgiyle icra eden öğretmenlerimiz, her türlü övgü ve takdire layıktır.Öğretmenlerine hak ettikleri değeri vermeyen, onların fedakarlıkları karşısında ahde vefa göstermeyen hiçbir toplumun geleceği yoktur. "Bizler ’Beşikten mezara kadar ilim tahsil etmeyi’ emreden, kalemin kılıçtan üstün olduğu bir medeniyetin mensupları olarak, tarih boyunca olduğu gibi bugün de öğretmenlerimize büyük değer veriyoruz. Kendilerine emanet ettiğimiz, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızı, üreten, paylaşan, fikirlerini hoşgörü ortamında tartışabilen, bilim ve teknolojide geleceğe yön veren ve değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyor, hedefimize de ancak ve ancak eğitim anlayışımızın en önemli unsuru olarak gördüğümüz öğretmenlerimizle ulaşabileceğimize inanıyoruz” dedi.


Milletvekili Dülger sözlerini şöyle sürdürdü:


"Öğrencilerimizin bizi biz yapan değerlerimize bağlı nesiller olarak yetişmelerinde emeğinizi, azminizi ve tüm çalışmalarınızı yürekten destekliyorum. Daha güçlü ve daha müreffeh bir ülke için geleceğimizi emanet edeceğimiz nesillerimizi fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller olarak yetiştirecek, birlikte omuz omuza yürüyecek, eğitim adına yaktığımız meşalemizi nesilden nesle aktaracağız.Ülkemizin 81 vilayetinde, şehir merkezlerinden en ücra köylere kadar her karışında vazifelerini hakkıyla yerine getiren öğretmenlerimizi, kendilerini eğitime ve öğrencilerine adamış olmalarından dolayı en içten duygularımla tebrik ediyorum. Bu düşüncelerle, Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, hayattan, dünyadan, gelecekten, insandan umudun kesilemeyeceğini, doğru yönlendirilmiş, iyi işlenmiş eğitilmiş bir insanın evreni değiştirme kudretini en iyi bilen mesleğin temsilcileri olan, Tüm öğretmenlerimizin ve eğitim camiamızın ‘24 Kasım Öğretmenler Günü’nü yürekten kutluyorum. Bu vesileyle emekli öğretmenlerimize saygılarımı ifade ediyor, ebediyete intikal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Karcıoğlu: "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Cirit müsabakalarında "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığının, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirdiğini vurguladı. Uşak’ta oynanan cirit müsabakasında kaza sonucu ağır yaralanan Volkan Gelmez ‘in vefatını derin bir üzüntü ile öğrendiklerini ifade eden Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Kardeşimize Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz mekanı cennet olsun. Atlı cirit, sadece bir spor değil; asaletin, cesaretin ve ahlâkın at üstünde vücut bulmuş hâlidir. Bu oyunun ruhunda rakibini incitmek değil, ona üstünlüğünü gösterirken aynı zamanda merhameti elden bırakmamak vardır. Bugün ise "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığı, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirmektedir. Oysa sahada yaşanan gerçek şudur: Her iki durum da özünde aynıdır. Ancak puan farkı nedeniyle oyuncular, daha az puan kaybettirecek olan "kesme"ye yönelmekte; bu da kontrolsüz müdahaleleri artırarak hem sporcu hem de at için ciddi riskler doğurmaktadır. Neticede ise istenmeyen kazalar kaçınılmaz hâle gelmektedir" dedi. "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değildir" Cirit geleneğinde esas olanın; rakibini zor durumda bırakmak değil, onu yakalayıp bağışlamak olduğunu hatırlatan Karcıoğlu, "Çünkü atlı cirit, yalnızca bileğin değil, yüreğin de konuştuğu bir meydandır. Bağışlamak; gücün en yüksek mertebesidir. Bu nedenle "yakalama ve bağışlama" esası korunmalı, "kesme" gibi oyunun ruhunu zedeleyen ve tehlikeyi artıran uygulamalar yeniden değerlendirilmelidir. Camiamızın bu konuda ortak bir duruş sergilemesi, hem sporun güvenliği hem de kültürel mirasımızın doğru şekilde yaşatılması adına büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım: Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" şeklinde konuştu.
Rize Rize’de tarihi değirmenler yerini elektrikli değirmenlere bırakıyor Rize’de geçmişte geçim kaynağı olan mısır ve su değirmenleri unutulmaya yüz tutarken, sahilde kurulu geleneksel değirmen bu kültürü yaşatmaya devam ediyor. Geçmişte derelerin üzerinde köylülerin kooperatifle yaptırdığı değirmenler şimdilerde unutulmaya yüz tuttu. Derenin akış hızı ile dönen değirmenlerde ise üretilen mısırlar artık şehirlerde elektrikli değirmenlerde üretilmeye başladı. Rize merkez Sahil Dolgu Alanı’nda bulunan dev çay bardağının altında kurulu taş evde yer alan değirmen de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini oldukça çekiyor. Değirmenin işletmecisi Emin Yıldız, çaydan önce Rize’nin geçim kaynağının mısır olduğuna dikkat çekerek "Burada mısır unu değirmenimiz var. Burada taze ürünümüzü yapıyoruz ve Rize’ye özgü, Rize’nin coğrafi işareti olan ürünlerimizi yapıyoruz. Mısır ununda glüten yok. Tertemiz, mis gibi. Rize’mizde zaten çay gelmeden önce tarlalarımız tamamen mısırdı. Rize’mizin gelir kaynağı mısırdı. Derelerin üzerinde yapılan su ile çalışan değirmenlerimiz olurdu ama çay geldikten sonra yavaş yavaş tarlalarımızı çaya çevirdik. Mısır kalmadığı için Değirmenlere de fazla iş düşmedi" dedi. Mısır ununun beyaz una nazaran daha sağlıklı olduğunu dile getiren Yıldız, "Beyaz un glüten olduğu için şekere çok zararlıdır. Katkı maddeleri içeriyor. Mısır unu da hiçbir katkı maddesi katılmayan bir üründür. Doyurucudur, hazmedicidir, diğer un gibi mideye oturmaz, sağlıklıdır" ifadelerini kullandı.
Aydın Aydın’da ulaşım altyapısı güçleniyor Aydın Büyükşehir Belediyesi, il genelinde eş zamanlı yürüttüğü yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarıyla kentte ulaşım altyapısını güçlendirmeyi sürdürüyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı kent genelinde yol yapım, bakım, onarım ve düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. Aydın’ın tüm ilçelerinde, onlarca farklı noktada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde yürütülen çalışmalarla kentin ulaşım altyapısı güçleniyor. Çalışmalar güncel olarak, Efeler ilçesinde İzmir, Anadolu, Zeytin Dalı, Doğu Aydın ve Batı Aydın Bulvarlarında, Kemer Mezarlığı’nda, A1 kanal yolunda, Paşa Yaylası’nda, Güneydoğu Otoyol ve Fidanlık Caddeleri ile Eğrikavak Mahallesi’nde, Kuşadası ilçesinde İstiklal ve 6008. Caddeler ile Caferli Mahallesi’nde ve muhtelif noktalarda, Söke ilçesinde Adnan Kahveci ve Fatih Caddeleri ile Atburgazı, Ağaçlı, Çavdar, Doğanbey ve Argavlı Mahallelerinde, Nazilli ilçesinde Reşit Galip Caddesi’nde ve Çobanlar, Yaylapınar, Esentepe, Haydarlı ve Bayındır Mahalleleri ile muhtelif noktalarda, Köşk ilçesinde Gökkiriş ve Sarıçam Mahallelerinde, Koçarlı ilçesinde Çulhalar, Evsekler ve Bağcılar Mahallelerinde, Yenipazar ilçesinde İlyas Caddesi’nde ve Koyunlar Mahallesi’nde, Germencik ilçesinde Çarıklar, Bozköy ve Turanlar Mahallelerinde, Buharkent ilçesinde Çağlayan Caddesi’nde, Kuyucak ilçesinde Vatan Caddesi ile Kayran ve Sarıcaova Mahallelerinde, İncirliova ilçesinde Acarlar ile Sandıklı Mahalleleri arasında bulunan kanal yolunda, Arzular ve Acarlar Mahallelerinde, Didim ilçesinde Adnan Menderes Bulvarı ile Akbük Mahallesi’nde ve muhtelif noktalarda, Karacasu ilçesinde Yeşilyurt ve Karabağlar Mahallelerinde, Çine ilçesinde Kavşit, Yörükler, Kirazderesi ve Çöğürlük Mahallelerinde, Bozdoğan ilçesinde Yeşilçam, Arpaalan ve Kazandere Mahallelerinde, Sultanhisar ilçesinde Malgaçmustafa ile Malgaçemir Mahallelerinde eş zamanlı olarak yürütülüyor. Bölgelerde yol yüzeyleri yenilenirken, trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik uygulamalar da gerçekleştiriliyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kent genelinde çalışmaların devam edeceğini belirterek, "Aydınımızın tüm ilçelerinde eş zamanlı çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kırsal mahallelerimizden kent merkezlerine kadar hizmetlerimizi ulaştırıyor, yatırımlarımıza her geçen gün yenilerini ekliyoruz. Aydınımız için çalışmaya devam edeceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’daki yıkımlara vatandaşlar isyan etti Bursa’nın Mudanya ilçesinde vatandaşların bahçelerine yaptığı hobi evlerine yönelik yıkım tartışmaları büyüyor. Kendilerinin imar barışı mağduru olduğunu ve bu konuda resmi müracaatları bulunduğunu hatırlatan bazı yapı sahipleri Cumhurbaşkanlığının yeni bir düzenleme arifesinde olduğunu, kendilerine süre tanınması gerektiğini dile getiriyor. Mudanya ilçesinde yıkımların başladığı günden bugüne 40 yıkımının geçekleştirildiğini hatırlatan vatandaşlar; kendilerine ait bahçelere deprem ya da pandemi anında sığınacak küçük barakalar yapan kişilerin imar barışından yararlanmak için başvurduğunu ancak bazı sıkıntılar yaşandığını dile getirdiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "vatandaşı mağdur etmeden çözülsün" talimatına rağmen yıkımların sürdüğünü kaydeden vatandaşlar Mudanya Belediyesi’nin diğer belediyelerin aksine aceleci davrandığını hatırlattılar. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in yer aldığı heyetin konu üzerinde çalışma yürüttüğü bilinmesine rağmen, sahada yıkımların devam etmesi, bölgedeki bahçe sahiplerinin tepkisini artırdı. İddiaya göre, Mudanya’ya bağlı kırsal mahallelerde bugüne kadar yaklaşık 40 yapının yıkıldığı, her gün yeni yıkımların sürdüğü belirtiliyor. Vatandaşlar ise nihai karar çıkana kadar Bursa Valiliği ve Mudanya Kaymakamlığı’ndan işlemlerin durdurulmasını talep ediyor. Yıkımlardan etkilenen bir vatandaş yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: "Zeytin makinem sokakta kaldı. Burada zeytin makinesini koyduğum yer vardı, kurtarmaya uğraştım ama olmadı. Yıkıldı gitti. Bahçe sevgimiz bitti artık, gelesim yok. Bağ evimiz küçücük bir kulübeydi; yatak, yorgan, sobasıyla. Tüm resmi işlemlerimizi yaptıktan sonra burayı kurduk. Üstelik mahkemeye çıktık, karar lehimize oldu. Ama şimdi çaresiz bekliyoruz. Tavuklar, koyunlar perişan. Hayvanlar bile korktu. Jandarma geldi, zabıta geldi ve ‘mahkeme kararını tanımıyoruz’ dedi. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Tek istediğimiz çözüm. Yetkililerden tek isteğimiz karar çıkana kadar yıkımların durdurulmasıdır." Bir hobi bahçesi sahibi de şunları söyledi: "Deprem bölgesi Bursa’da rüşvetle yükselen dikey mimari örneği beton yığınları yerine, muhtemel bir felakette evsiz kalacak insanların başını sokacak ve de kimseye zararı olmayan bağ evlerine savaş açtığı için Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve bağ evine göz diken kahraman bürokratlarını tebrik ediyoruz. Bu yıkımla birlikte tarihe kara leke olarak geçeceklerini hatırlatmakta yarar görüyoruz"
Gümüşhane Evinin önünde odunluk olarak kullandığı kamyonu İstanbul’da ceza yedi Gümüşhane’de yaşayan bir vatandaşın 3 yıldır evinin önünde duran ve odunluk olarak kullandığı eski model kamyonuna İstanbul FSM Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığı gerekçesiyle trafik cezası kesildi. Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan nakliyeci Sinan Çaklı’nın, evinin önünde bulunan ve kış aylarında odunluk olarak da kullandığı çekme belgeli kamyonuna FSM Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığı gerekçesiyle 10 bin 484 TL’lik trafik cezası kesildi. 29 AAV 321 plakalı 1976 model kamyonunu son 1 yıldır evinin önünde odunluk olarak kullandığını ve 3 yıldır evine yakın bölgelerde yalnızca yerini değiştirmek amacıyla hareket ettirdiğini belirten Çaklı, aracına kesilen cezaya ait tebligatı görünce şaşırdığını ve daha önce de benzer cezalarla karşılaştığını ifade etti. Tebligata ait ek belgede başka bir araca ait fotoğrafın yer aldığını söyleyen Çaklı, cezaya itiraz edeceğini dile getirdi. "Aracım FSM’de ceza yemiş ama burada yatıyor" Aracının çekme belgeli olarak 3 yıldır evinin önünde bulunduğunu ifade eden Sinan Çaklı, "Benim aracım 1976 model yaklaşık 50 yaşında bir araç. Ben bunu nostalji olarak saklıyorum. Yaklaşık 3 yıldır aracım çekme belgeli burada duruyor. Bana 15 gün önce bir tebliğ kağıdı geldi. Aracım Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçiş ihlali yapmış. Fakat benim aracım burada yatıyor, trafiğe çıkacak bir araç değil. Bu başkalarının da başına gelmesin istiyoruz. Daha öncesinde de başıma böyle bir olay geldi, bu üçüncü ceza. Biz de bunun düzelmesi için sesimizi duyurmak istedik. Aracımı sadece depoma kadar götürüyorum. Yeri geldiği zaman kışlık odunumu saklamak için kullandım, odunluk olarak kullandım. Buradan hiçbir yere hareket etmedi ama biz köprüden geçiş ihlali yapmışız, ceza geldi bize" dedi.