KÜLTÜR SANAT - 27 Şubat 2021 Cumartesi 09:52

Kilis’te 63 yıldır kapalı olan sinagog 2 milyon TL’ye restore edildi

A
A
A
Kilis’te 63 yıldır kapalı olan sinagog 2 milyon TL’ye restore edildi

Dünyada ve Avrupa’da camilere saldırı artarken, Kilis’te ise Yahudilerin 63 yıl önce kentten ayrılmasının ardından ibadete kapanan ve atıl durumdaki sinagog 2 milyon 136 bin 941 TL’lik bedelle restore edilerek, yapıldığı dönemki görünüm ve işlevselliğine kavuşturuldu.

Dünyada ve Avrupa’da camilere saldırı artarken, Kilis’te ise Yahudilerin 63 yıl önce kentten ayrılmasının ardından ibadete kapanan ve atıl durumdaki sinagog 2 milyon 136 bin 941 TL’lik bedelle restore edilerek, yapıldığı dönemki görünüm ve işlevselliğine kavuşturuldu.


Osmanlı döneminden itibaren Cumhuriyet dönemi dahil Türkiye’de huzur içinde yaşayan Yahudiler, Kilis’te de küçük gruplar halinde 1958 yılına kadar varlığını sürdürdü. Sayıları çok az da olsa Yahudiler bu tarihe kadar, Kilis’te ibadethanelerini açtılar. 1958 yılında ise Yahudilerin İsrail ve ABD’ye göç etmesinin ardından, sinagogun kapıları kapandı.


Kilis’te, Sabah Pazarı’nda bulunan Muallak Camii ile yan yana olan Kilis Sinagogu, Yahudilerin 63 yıl önce Kilis’ten ayrılmalarından sonra ibadete kapatıldı. Yarım asırdan fazla bir dönemde atıl kalan ve harabeye dönen sinagogun içerisindeki odaların büyük bölümünün duvarları geçen süre içerisinde yıkıldı. Sadece bir yapıtın ortada kaldığı sinagogun tarihi ile ilgili bilgilerin bile unutulduğu bir dönemde Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2 milyon 146 bin 941 TL’lik bedelle restore edildi. Kilis halkının bile tarihi ile ilgili bilgisi olmadığı sinagog, 2019 yılında gerçekleştirilen restorasyan ile eskisinden modern hale getirilerek, amacına uygun şekle dönüştürüldü.


Restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Adem Bozkurt, “Kilis ilimizde, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz sorumluluğunda bir adet havramız bulunmakta. Bu havramız Kilis’te günümüze kadar ulaşan tek Yahudi cemaati eseri. Gaziantep-Kilis Yusuf Piçito Musevi Vakfına kayıtlıdır. Yapının duvarlarında beş adet İbranice kitabe bulunmaktadır. Yapım tarihi tam olarak bilinmemekte, 19. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı sanılmaktadır. Bu havramız daha önce yıkık bir şekilde bulunmasına rağmen Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2019 yılında restore edilmiştir. Toplam olarak da 2 milyon 136 bin 941 TL bir bede ödenmiştir” dedi.


Havrada İbranice kitabelerinde bulunduğunu kaydeden Bozkurt, “Teknik olarak baktığımızda, avlu ortasında altıgen bir havuz vardır. Havuz kenarlarında yıldız motifleri vardır. Hahamhanesi olan, okul ve din görevlilerine ayrılan meşruta evlerinden oluşmuştur. Ayrıca yapının taşlarında 5 adet İbranice kitabe bulunmaktadır. Dini inanışa yönelik olarak bu tür eserlerimizin tamamı onarılmış durumdadır. Yine vakıflar meclisimizden izin almak kaydıyla ibadet yapılacak şekilde tutulmaktadır. Eserlerin yaşatılması içinde buralarda kültür ve sanat etkinliklerinin yapılmasına müsaade edilmektedir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.