EĞİTİM - 17 Aralık 2021 Cuma 16:03

Annelere "risk" konferansı

A
A
A
Annelere "risk" konferansı

Kilis 7 Aralık Üniversitesinde “Risk Bilinçli Annelik: Uzmanların Risk Söylemlerinin Annelik Deneyimlerine Etkisi” başlıklı video konferans gerçekleştirildi.

Kilis 7 Aralık Üniversitesinde “Risk Bilinçli Annelik: Uzmanların Risk Söylemlerinin Annelik Deneyimlerine Etkisi” başlıklı video konferans gerçekleştirildi.


Sosyoloji Bölümü, Sosyoloji Topluluğu, Sosyal Yaşamı Destekleme Topluluğu ve Toplum ve İletişim Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği “Risk Bilinçli Annelik: Uzmanların Risk Söylemlerinin Annelik Deneyimlerine Etkisi” başlıklı video konferans, Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Fatih Güloğlu’nun yönlendiriciliği ve Dr. Zehra Zeynep Sadıkoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.


Sadıkoğlu, konuşmasında, annelerin çocuğa yönelik endişe ve risk algılarının hangi alanlarda yoğunlaştığı ve uzman risk söylemlerinin annelik deneyimine nasıl yansıdığı sorusuna odaklandı.


Sadıkoğlu, ilk olarak risk toplumunu ortaya çıkartan gelişmelerden zaman ve mekân algısında yaşanan değişim doğrultusunda risklerin farklılaşan doğası ve risklerin ele alınış tarzındaki değişimin ve aynı zamanda risklerin tanımlanıp yönetilmesinde uzmanlık sistemlerinin kazandığı güven ile ortaya çıkan risk-bilgi ilişkisinin annelik deneyimine yansımalarına değindi.


Sadıkoğlu, risk bilinçli annelik olarak ifade edilen kodun, anne açısından sonuç ve/veya bedellerine bakılmaksızın çocuğa yönelik çok küçük veya çok az anlaşılmış olsa dahi tüm riskleri azaltan davranış ve tutumları kapsadığını ifade etti.


Sadıkoğlu, Ancak hem çocuğun gelişimini desteklemek hem de kendi kontrol alanının dışında da olsa çocuğu mevcut ve potansiyel tehlikelere karşı korumak konusunda birincil derecede sorumluluğu anneye veren bu bakış açısının çocuğun gerçekten neye ihtiyaç duyduğu ile onun fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimi arasındaki ayrımı belirsizleştirdiğini belirtti.


Sadıkoğlu, Bu durumun toplumdaki çocuklar ile yetişkinler arasındaki enformel kendiliğinden etkileşimin faydalı olduğu anlayışını zayıflattığını, ailenin temelinde yer alan ebeveyn ile çocuk arasındaki karşılıklılık ilişkilerinin çocuğun lehine zedelendiğini ve aile içindeki sosyal ilişkilerin tersine döndüğünü söyledi.


Video konferans, soru-cevap bölümünün ardından son buldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.