GÜNDEM - 06 Şubat 2024 Salı 10:53

Depremde eşi ve 2 oğlu ile birlikte enkaz altında kalan anne acı dolu o geceyi anlattı

A
A
A
Depremde eşi ve 2 oğlu ile birlikte enkaz altında kalan anne acı dolu o geceyi anlattı

Depremde eşi ve iki çocuğuyla birlikte enkaz altında kalan (50) Havva Demir ve 15 yaşındaki oğlu Halil Demir, 6 Şubat’ın yıl dönümünde yaşadığı o acı dolu bir saati anlattı.



Üzerinden 365 günün geçtiği 6 Şubat depreminde Kilis’te hayatını kaybeden 11 kişiden birisi (50) Havva Demir de depremde eşi Halil Demir ve 17 yaşındaki oğlu Halil Demir’i kaybetti. Depremin ardından iki oğlu ve eşiyle birlikte Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı Tahtalı Karadut köyündeki evlerinde konaklarken enkaz altından komşularının çıkarttıklarını söyleyerek, acılarının hala dün gibi taze olduğunu vurguladı.



‘‘Eşim, oğluma hakkını helal et dedi’’


6 Şubat tarihinde eşinin oğluna hakkını helal dediğini ve bu cümlenin aklından hiç çıkmadığını söyleyen depremzede Havva Demir (50), ‘‘5 Şubat tarihinde her yerde kar vardı ve büyük oğlumla birlikte karları ve sobayı temizledik. Oğlum bana yardım etti tüm işlerimi birlikte hallettik. Küçük oğlum, koyunumuzun doğum yaptığını söyledi. O anda da benimle birlikte temizlik yapan büyük oğlum süt içirmek için yeni doğum yapan koyunun yanına gitti. 3 saat sonra gelen oğlum, çok yorulduğunu söyledi ve tek başına kendi odasına giderek uyudu. Eşim akşam üzeri yemek yerken küçük oğluma, hakkını helal et oğlum dedi bu cümleyi asla unutamıyorum’’ dedi.



‘‘Oğlum o gece uyudu ve bir daha uyanmadı’’


6 Şubatta yaşanan depremlerde göçük altında kalan 17 yaşındaki oğlu Halil’in uyuduğunu ve bir daha uyanmadığını söyleyen Havva Demir, ‘‘ Oğlum depremden birkaç saat önce uyudu ve bir daha uyanmadı. Deprem anında bende çok korktum oğluma ve eşime seslendim ama kimse cevap vermedi. Küçük oğlum Ökkeş, kalp hastası olduğu için her zaman yan yana uyuyorduk. Deprem anında diğer odada uyuyan oğluma Halil’e seslendim ama o zamana kadar ev çöktü sesleri komple kesildi’’ ifadelerini kullandı.



‘‘Oğlumu ve eşimi çok özledim’’


Depremde hayatlarını kaybeden oğlu Halil ve eşi Halil’i çok özlediğini dile getiren depremzede Havva Demir, ‘‘ Biz enkazın altında 1 saat kaldık. Komşularım beni hemen çıkardı ama dışarıya çıktığımda yanımda duran oğlumu gördüm ve nasıl çıktığını bilmiyorum çünkü oğlum kalp hastası. Enkazları üzerinden kaldıramaz ve komşularım da bu duruma çok şaşırdı. Allah’ım evladımın yüzüne baktı ve onu oradan çıkardı. Ben kendime gelene kadar komşularım, eşim Halil ve 17 yaşındaki büyük oğlumu enkazdan çıkardı. Ben onları o halde gördüm ve hayatım orada bitti’’ ifadelerini kullandı.



‘‘Sokakta bağırarak komşuları uyandırdım’’


Evleri yıkıldıktan hemen sonra enkaz altından kendi imkanlarıyla dışarıya çıkarak vatandaşların ailesini kurtarması için sokakta sesinin çıktığı kadarıyla bağırdığını söyleyen Ökkeş Demir, ‘‘Enkazdan nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Ben depremden önce annemin yanında uyuyordum. Bir anda kendimi evin damında buldum. Çok korktum çünkü ailem taşların altındaydı o an bağırmaya başladım ve komşularımı çığlıklarımla uyandırdım. Çevredekiler koşarak bana doğru geldi. Ben de babam, annem ve abimin yerlerini gösterdim” dedi.



‘‘Hayallerim abimle birlikte enkaz altında kaldı’’


Enkaz altında babası ve abisin cansız bedenine ulaştıklarını dile getiren Ökkeş Demir, ‘‘Depremler hiç durmadan devam ediyordu. Komşular babamı, abimi ve annemi göçük altından çıkartmakta çok zorlanıyorlardı. Daha sonra zaman geçince annemi çıkardılar. Annemin sağ olduğunu görünce çok sevindim ama babam ve abime çok üzüldüm’’ ifadelerini kullandı.



‘‘Depremden önce hayvanlar bizi uyardı’’


Depremden birkaç saat önce hayvanların hiç durmadan bağırdığını söyleyen depremzede Nazım Demir, ‘‘Hayvanlar bence deprem olacağını biliyordu çünkü hiç durmadan bağırıyorlardı. Dışarıya çıktığımızda kar ve yağmur yağıyordu. Sonra evin çöktüğünü görünce hemen enkaza doğru koştuk ama yardım edemedik çünkü hala depremler devam ediyordu. Artarda gelen depremlerden dolayı herkes başka bir tarafa koştu ve ne yapacağımızı şaşırdık. Enkazın altında kalan arkadaşımıza doğru geldik ve burada saatlerce uğraşarak, baba ve oğlunun cansız bedenine, eşini de sağ olarak kurtardık’’ diye konuştu.



Depremde eşi ve 2 oğlu ile birlikte enkaz altında kalan anne acı dolu o geceyi anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Üç şeritli yolda tehlikeli yaya geçidi korkutuyor Trabzon’un Moloz mevkiinde yayalar, üç şeritli yolda canlarını hiçe sayarak karşıya geçmeye çalışıyor. Üst ve alt geçidin bulunmadığı bölgede, camiye gitmek ya da ilçe minibüslerine binmek isteyen vatandaşlar yoğun trafikte tehlikeyle burun buruna kalıyor. Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkiinde inşa edilen Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük camisi olan Hanife Hatun Camii çevresinde yaşanan yaya güvenliği sorunu, vatandaşları endişelendiriyor. Camiye ibadet için gelenler ile ilçelere giden minibüs hatlarını kullanmak isteyenler, üç şeritli karayolunda bulunan yaya geçidini kullanarak karşıya geçmeye çalışıyor. Bölgede üst ya da alt geçidin bulunmaması nedeniyle yayalar, yoğun araç trafiği arasında zaman zaman koşarak ya da araçların önüne atlayarak yolun karşısına geçmek zorunda kalıyor. Özellikle namaz saatlerinde ve hafta sonlarında artan yaya yoğunluğu, tehlikeyi daha da büyütüyor. Yapıldığı günden bu yana birçok trafik kazasının yaşandığı bölgede, yolun karşısına geçmeye çalışan vatandaşlara araç çarpması sonucu yaralanmalar meydana geldi. "Her gün kullandığımız bir geçit; Korkuyoruz" Sürücülerin hızla seyrettiği üç şeritli yolda yalnızca yaya geçidinin bulunması, güvenlik açısından yetersiz kaldığını belirten vatandaşlar, üst geçit ya da alt geçit yapılmasını istiyor. Yolun karşısına geçmeye çalışan Hasan Şahin, "Burada üst veya alt geçit olması gerekiyor. Can güvenliği yok. Minibüsler kalkış noktası değişti. Herkes karşıya geçmeye çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde beni az kalsın araba eziyordu. Her gün kullandığımız bir geçit. Korkuyoruz" dedi. Şahin Nas isimli vatandaş ise, "Burada büyük bir cami yapıldı. İnsanların karşıya geçmesi büyük bir tehlike oluşturuyor. Mutlaka alt geçit yapılması gerekiyor. Karşıya koşarak geçiyorum. Hayati bir önem taşıyor. Yapılmasında fayda var" ifadelerini kullandı.
İzmir Karşıyaka, derbi galibiyetiyle çıkışını sürdürdü Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta 23. haftasında oynanan İzmir derbisinde Altay’ı 3-1 mağlup etti. Bu galibiyetle son 5 maçında 4. kez kazanan Karşıyaka, aynı zamanda ligde üst üste 3. galibiyetini elde ederek çıkışını sürdürdü. Sezona şampiyonluk hedefiyle başlayan ve lige etkili bir giriş yapan Karşıyaka, bu performansını belirli bir süre devam ettirdi. Ancak ilerleyen haftalarda alınan istikrarsız sonuçlar, yeşil-kırmızılı ekibi zirve yarışında geriye düşürdü. Bunun üzerine hedefini play-off hattı üzerinden bir üst lige yükselmek olarak revize eden İzmir temsilcisi, zorlu sürecin ardından yeniden toparlanmayı başardı. Son olarak taraftarı önünde oynanan İzmir derbisinde Altay’ı mağlup eden Kaf-Kaf, puanını 50’ye çıkararak üçüncü sıradaki yerini korudu. Teknik direktör Burhanettin Basatemür yönetiminde yeniden yükselişe geçen Karşıyaka, Altay galibiyetiyle birlikte son 5 maçta 4. kez sahadan galip ayrıldı. Ayrıca ligde üst üste 3. galibiyetini alan yeşil-kırmızılılar, çıkışını sürdürdü. İç sahada 31 puan toplandı Karşıyaka, bu sezon taraftarı önünde ortaya koyduğu performansla dikkat çekiyor. Alsancak Mustafa Denizli Stadyumu’nda oynadığı 12 karşılaşmada 10 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alan İzmir temsilcisi, sahasında adeta kusursuza yakın bir grafik sergiledi. Evinde şu ana kadar 31 puan toplayan yeşil-kırmızılılar, bu alanda lider Kütahyaspor ile birlikte iç sahada en fazla puan toplayan takım konumunda yer alıyor. Kalan 3 iç saha maçını da kayıpsız geçmeyi hedefleyen Kaf-Kaf, taraftarı önünde hata yapmak istemiyor.