SPOR - 24 Mayıs 2015 Pazar 23:31

Hamzaoğlu: 'Yarın şampiyon olursak...'

A
A
A
Hamzaoğlu: 'Yarın şampiyon olursak...'

Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, şampiyon olacaklarına inandığını belirterek, “Yarın şampiyon olma ihtimalimiz var ama bunu düşünerek hareket edemeyiz. Yarın olursak ‘hayır’ demeyiz ama hafta sonu oynayacağımız maça hazırlanmak zorundayız” dedi.

Spor Toto Süper Lig’in 33. haftasında Türk Telekom Arena Stadyumu’nda Beşiktaş ile karşılaşan sarı-kırmızılı ekip, sahadan Yasin ve Sneijder’in golleriyle 2-0 galip ayrıldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, “Şampiyonluk adına önemli bir maçtı. Kazanmak için nasıl futbol ortaya koymak gerekiyorsa oyuncular bunu ortaya koydular. Beşiktaş takımı iyi mücadele etti ve kazanmak için her şeyi yaptı. Bilic’i de tebrik ediyorum. Önümüzdeki sezon takımın başında olmayacak sanırım. Ülkemize güzel şeyler kattı. Beşiktaş takımına da yakışıyordu. Futbolda kötü günler geldiğince kimsenin sabrı kalmıyor” diye konuştu.

“YARIN ŞAMPİYON OLURSAK ‘HAYIR’ DEMEYİZ”
Fenerbahçe’nin yarın İstanbul Başakşehir karşısında puan kaybetmesi halinde şampiyon olabileceklerinin hatırlatılması üzerine Hamzaoğlu, şunları söyledi:
“Bizim bir maçımız daha var ve yarın akşamla ilgili bir plan yapmadık. Yarın şampiyon olma ihtimalimiz var ama bunu düşünerek hareket edemeyiz. Yarın olursak ‘hayır’ demeyiz ama hafta sonu oynayacağımız maça hazırlanmak zorundayız.”

“BURAK’IN PERFORMANSINDAN MEMNUNUM”
Golcü oyuncu Burak Yılmaz’ın oyundan alınırken kendisine tepki gösterdiğinin hatırlatılması üzerine Hamzaoğlu, “Hiçbir oyuncu oyundan çıkmak istemez. Ben de futbolculuk dönemimde bunu yaşadım. Bizim numaramız kalktığında ‘biz kötüyüz’ diye düşünürdük. Son yarım saatte Umut’un savunma anlamında yapacağı işler önemliydi. Umut iyi bir golcü ve yakaladığını atabilir. Oyuncularımızdan daha fazlasını istiyoruz ama Burak’ın performansından da memnunum. Tepki gösterebilir ama devam ettirse anlayışla karşılayamam” dedi.

“ŞAMPİYONLUK İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATTIM”
Şampiyonluk için önemli bir adım attıklarını ifade eden tecrübeli teknik adam, “Şampiyon olacağımıza inanıyorum. Çok önemli bir adım attık. Son maçımızı oynamadan şampiyonuz diyemem. Hedefe giden yolda galibiyetler önemlidir. Skoru korumuşsunuz ve öndesiniz, hücuma gidemezsiniz. Oyun bizim istediğimiz gibi şekillendi ve bizim adımıza iyi bir maç oldu” diye konuştu.

“MOURINHO KADAR DEĞİLİZ”
Hollandalı oyuncu Sneijder’in kendisi hakkında söylediği ‘Hamza Hamzaoğlu Mourinho’yu anımsatıyor’ şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine deneyimli çalıştırıcı, “Benim hakkımda güzel düşünmesi hoş ama o kadarda değiliz. İnşallah bir gün gelir oluruz. Wesley gördüğüm ender profesyonel oyunculardan birisi. Hem savunma, hem de hücumu şekillendiriyor. Takımla beraber hareket ettiği için kendisine teşekkür ediyorum” dedi.

“İNŞALLAH 4. YILDIZI DUYGUN BAŞKANIMIZA ARMAĞAN EDİP, ŞEREFLENDİRİRİZ”

Dün yapılan olağan genel kurul toplantısında Dursun Özbek’in göreve geldiğinin hatırlatılması üzerine Hamzaoğlu, “Duygun başkan duruşuyla, futbola bakışıyla, yorumlarıyla bu işin oyun olduğunu ön plana çıkaran insanlardan biriydi. Kendisinden çok şey kazandık. Bize kattığı değerler oldu. İnşallah 4. yıldızı Duygun başkanımıza armağan edip, şereflendiririz. Her çalıştığım kulüpte yıllarca ayrılmayacak gibi çalışırım. Kulübün bana ihtiyacı olduğu bir anda geldim. Yeni yönetimde bu ihtiyacı benimle çözeceklerini düşünürse, seve seve kulübüme hizmet edebilirim” dedi. 

MESUT ALAN - AHMET FARUK ÇABUK

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana "IBAN" mağduru Özlem’in babası: "Kimse, kimseye IBAN’ını vermesin" Adana’da arkadaşına IBAN’ını kullandırdığı için hakkında 20 dava açılan ve en sonunda cezaevine giren genç kızın babası Ahmet Develi, "Kızımın IBAN kullandırması doğru değil ancak bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini istiyoruz. Yeni düzenlemeler yapılacağı söyleniyor, bekliyoruz. Bu dolandırıcılığı asıl yapanlar belli, onların ceza almasını istiyoruz. Cezaevinde bile Özlem gibi mağdur çokmuş" dedi. Adana’da yaşayan 23 yaşındaki Özlem Develi, iddiaya göre 2023 yılında dershaneden arkadaşı M.D.’ye özel bir bankadan hesap açıp kullanması için verdi. Bu süreçte M.D.’nin dershaneye gelmemesinden şüphelenen Develi, 15 gün sonra karakoldan çağrılarak, hakkında dolandırıcılıktan işlem yapılıp dava açıldı. Genç kız durumu polis ekiplerine anlatıp M.D. hakkında şikayetçi oldu ve ardından bankadaki hesabını kapattırdı. M.D.’nin hesap kapatılmadan önce sosyal medya platformlarından çekiliş düzenleyip kazanan kişilerden para talep ettiği ortaya çıktı. Parayı ödeyen ancak çekilişten kazandığı ürünleri alamayan kişiler ise IBAN sahibi hakkında şikayetçi oldu. Bunun üzerine Özlem Develi, geçtiğimiz haziran ayında cezaevine girdi. Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra çıkan genç kız, geçtiğimiz hafta Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bir dava sonucu 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL idari para cezası aldı. Genç kız hakkında açılan 20 davadan 11’inin ise ülke genelindeki çeşitli mahkemelerde sürdüğü öğrenildi. 22 Ocak’ta aranması varken röportaj veren ve gözyaşlarıyla tüm Türkiye’yi ağlatan Özlem, 4 Şubat’ta ise merkez Yüreğir ilçesindeki evinde polis ekiplerine teslim oldu. Genç kız, anne ve babasıyla vedalaşıp Mersin Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldü. "IBAN" mağdurları gündem oluşturdu İHA muhabirleri tarafından yapılan Özlem Develi’nin haberinin tüm Türkiye’de geniş yankı uyandırmasının ardından IBAN mağdurları sosyal medya üzerinden gündem oluşturdu. Yurt genelinde cumhuriyet başsavcılıklarından güvenlik güçlerine kadar birçok kurum ’IBAN’ını Paylaşma, Hayatını Harcatma’ gibi duyurularla farkındalık bilgilendirmesi yaptı. Geçtiğimiz günlerde ise Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kartal İmam Hatip Lisesi Meclis Simülasyonu programında IBAN dolandırıcılığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tunç, "IBAN hesap numaranızı bir başkasına para karşılığında veremezsiniz. Neden veriyorsunuz? Verdiğinizde o paranın nereden geldiğini sorgulamak zorundasınız. Sebepsiz yere hesabınıza para geliyorsa ve siz hesap numaranızı paylaşıyorsanız, dolandırıcılığa maruz kalabileceğinizi düşünmeniz gerekir" diye konuştu. "Cezaevinde Özlem gibi mağdur çokmuş" Kızının tutuklanmasının ardından İHA’ya açıklamalarda bulunan baba Ahmet Develi, "Kızım böyle bir hata yaptı, menfaat ve çıkar ilişkisi yoktu, kızım iyi niyetinin kurbanı oldu. Biz zor durumda bu süreci atlatmaya çalışıyoruz. Kimse, kimseye IBAN’ını kullandırmasın. Kızım için ve diğer mağdurlar için inşallah iyi bir sonuç bekliyoruz. Düzenleme yapılacak deniyor, bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Haberlere çıkmalarının ardından kendilerine birçok mağdurun ulaştığını da anlatan baba Develi, "Kızım gibi mağdur çok fazla. Haberlerden sonra ulaşanlar oldu, 14 ay hapis yatan birisi de ulaştı, zor durumda. Kızım gibi mağdur çok. Özlem şu anda cezaevinde ve 4 ay orada kalması bekleniyor. Tek sevindiğimiz 4 ayda kızımızın çıkacak olması. Bu dolandırıcılığı asıl yapanlar belli, onların ceza almasını istiyoruz. Cezaevinde bile Özlem gibi mağdur çokmuş" diye konuştu.
Adana Çekiciyle gelen doğum günü sürprizi yüzleri güldürdü Adana’da araç çekiciliği işi yapan baba, 2 yaşındaki oğlunun doğum gününe şehir dışındaki işi nedeniyle geç kalınca, gönlünü almanın farklı bir yolunu buldu. Baba oğlunun çok istediği akülü oyuncak arabayı çekiciye yükleyip gece yarısı eve getirerek sürpriz yaptı. Çekicilik yaparak geçimini sağlayan bir çocuk babası 30 yaşındaki Muhammet Ali Namlu, oğlunun doğum gününde Kayseri’de iş çıkınca gitmek zorunda kaldı. Oğlunun doğum gününe geç kaldığı için çok üzülen baba Namlu, Hüseyin’in oyuncak araçlara olan ilgisini bildiği için, dönüş yolunda onun çok sevdiği bir oyuncak araba satın aldı. Gece saat 02.00 sularında eve dönebilen baba, aldığı oyuncağı farklı bir şekilde teslim etti. Oyuncak arabayı kendi kullandığı çekicinin üzerine yükleyen baba, sürprizi bu şekilde gerçekleştirdi. Yaşadıklarını anlatan Muhammet Ali Namlu, "Kayseri’de iş çıktı, acil oraya gitmem gerekti. Çocuk, başkalarında araba görünce istiyordu. Gece iş dönüşü eve geç kaldım. Oğlumun çok sevdiği arabayı alarak ona sürpriz yapmak istedim. Arabayı çekicinin üzerine yükledim ve öyle getirdim. Bu şekilde görürse daha mutlu olur diye düşündüm. Gece yarısı getirebildim, çok mutlu oldu. Arabadan inmedi, hatta aldığımız gün içinde uyudu" dedi. Doğum gününe katılamadığı için üzgün olduğunu belirten Namlu, "Doğum gününe yetişemediğim için iş dönüşü gece 02.00’de çekiciyle getirdim arabasını. Çok mutlu olduğunu düşünüyorum. Çekici olunca nakliyeci tutmayalım dedim. O yüzden çekiciye yükleyip getirdim" diye konuştu. Gece yarısı gelen çekici üzerindeki oyuncak arabayı gören 2 yaşındaki Hüseyin’in mutluluğu ise ailesine duygusal anlar yaşattı. Baba Namlu’nun sürprizi, hem oğlunun doğum gününü unutulmaz kıldı hem de görenlerin yüzünü güldürdü. (FKE-HİV-
Gümüşhane Sadak Baraj Gölü buz tuttu Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakasıyla baraj gölü kış manzarasına büründü. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken, bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bıraktı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne balık tutmanın yanında doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali. Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz, çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu.
Samsun OMÜ’de ilk kez ameliyatsız "Mandallama" operasyonu gerçekleştirildi Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, kalp sağlığı alanında önemli bir ilke imza attı. Üniversitenin kateter laboratuvarlarında, ileri derecede mitral kapak yetersizliği bulunan ve ameliyat riski yüksek olan hastalara yönelik ilk kez ameliyatsız "mandallama" (MitraClip) yöntemi uygulandı. Dünyada 2014 yılında onaylanan ve Türkiye’de bugüne kadar genellikle Ankara ve İstanbul gibi büyük merkezlerdeki seçilmiş hastalara uygulanan bu tedavi yöntemi, artık Samsun’da da hayata geçirildi. İşlem, açık kalp ameliyatı olamayacak kadar veya cerrahi riski çok yüksek olan hastalar için hayati bir alternatif sunuyor. Güçlü bir ekip çalışması Hastanenin Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Metin Çoksevim ve ekibinin öncülük ettiği bu zorlu operasyonlarda, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medical Park Florya Hastanesi’nden gelen tecrübeli isimler Prof. Dr. Hakan Uçar ve Doç. Dr. Sinem Özyılmaz da yer alarak destek verdiler. Prof. Dr. Mahmut Şahin ise bu girişimin üniversite ve hastalar için hayırlı olmasını dileyerek ekibe desteklerini sundu. Hastanın konforu ve işlemin başarısı için büyük önem taşıyan Prof. Dr. Deniz Karakaya ve Doç. Dr. Sezgin Bilgin liderliğinde anestezi ekibi de operasyon boyunca kardiyoloji ekibiyle omuz omuza çalışarak sürecin sorunsuz ilerlemesini sağladı. Yaşam kalitesini artıran teknoloji Tıbbi literatürde "Transkateter Uçtan Uca Tamir" (TEER) olarak da bilinen bu yöntem hakkında bilgi veren uzmanlar, işlemin hastaların yaşam kalitesini artırdığını, hastaneye yatış sıklığını düşürdüğünü ve ölüm oranlarını azalttığını vurguladı. İlk etapta iki vakanın alındığı laboratuuvarda, işlemlerin başarıyla sonuçlanması ve bu tedavinin bölgedeki hastalar için standart bir hizmet haline gelmesi hedefleniyor. (FAU