ASAYİŞ - 06 Mayıs 2024 Pazartesi 20:49

Gina Mercimek davasında karar açıklandı

A
A
A
Gina Mercimek davasında karar açıklandı

Kilis’te 9 yaşındaki Gina Mercimek cinayeti davasında bir sanık kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, cinsel istismar suçundan 30 yıl ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 12 yıl hapis cezası alırken, diğer sanık hakkında beraat kararı verildi.


Kilis’te 4 Nisan 2023 tarihinde okuldan çıktıktan sonra kaybolan 9 yaşındaki yabancı uyruklu Gina Mercimek’in cinsel istismar sonrası boğularak, briket bağlanıp su kuyusuna atılması ile ilgili davanın karar duruşması görüldü. Kilis 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuklu sanıklar SEGBİS’le bağlandı. Duruşmada sanık Hüseyin Boğuç, Azittin Altınöz ve Gina Mercimek’in avukatları ve vatandaşlar yer aldı.



“Savunmalar suçtan kurtulmaya yöneliktir”


Ailenin gönüllü avukatlığını üstlenen Avukat Sümeyye Gökçe, ‘‘Sanıklar soruşturma ve aşamasında hiçbir şekilde pişmanlık göstermemişlerdir. Sanıklar cezadan kurtulmak için sürekli olarak birbirlerini suçlamışlardır. Emniyette verilen ifadeleri ile mahkemede verilen ifadeleri tamamen farklıdır. Sanıklar üzerlerine atılı olan suçları fikri ve eylemsel birliktelik içerisinde işlemişlerdir. Sanıkların üzerlerine atılı suçların en üst haddinden ve indirim yapılmaksızın ceza almaları gerekmektedir’’ dedi.


Savunmasına ekleme yapmayan sanık Hüseyin Boğuç, bir önceki mütalaaya katıldığını belirterek, mahkeme heyetinden tahliyesini talep etti. Sanık Azittin Altınöz de, "Mütalaayı kabul etmiyorum. Beratımı ve tahliyemi istiyorum" dedi.


4 Nisan 2023 tarihinde 9 yaşında olan ve hep 9 yaşında kalacak olan Gina Mercimek’in okuluna forması, defteri kalemi ile gittiğini, bir daha evine, okuluna gitmediğini söyleyen Yeryüzü Çocukları Derneği (YEÇED) Avukatı Betül Zağlı Topal, ‘‘Bir kız çocuğunun eğitim yolculuğu acımasız kişilerin elleriyle bir kuyunun dibinde sona erdi. O gözlerini yumduğunda ailesinin adalet arayışı başladı, bugün itibarıyla bir seneden fazla sürdü. Bizler de karar duruşması sonrasında Gina’yı ve tüm çocukları hatırlatmak için buradayız. Gina, tüm diğer çocuklar gibiydi. Masum, hayat dolu ve sevimliydi. Gina tüm diğer çocuklar gibi haklara sahipti ve yine tüm diğer çocuklar gibi korunması gerekiyordu. Ancak Gina acımasız şahıslardan korunamadı. Çocukların korunması ve haklarının güvenceye alınması adına suçların caydırıcılığının arttırılması, sokakların güvenliğinin sağlanması zaruridir. Gina Mercimek katilinde de olduğu üzere bu gibi vahşi eylemleri işleyenlerin ilk suç eylemi olmadığı ve verilen cezaların yetersizliğini ve herhangi bir ıslah ediciliği olmadığını gözlemliyoruz. Bu durum özellikle çocuklarımız için hayatı güvensiz kılmaktadır. Çocuklar toplumun en masum yanıdır. Çocuklarını koruyamayan bir toplumun sağlıklı geleceği de olmayacaktır. Sokakları ve toplumu güvenli kılmadıkça çocukların haklarını onlara teslim edemeyiz. Gina, eğitim almak için evine yakın bir okula giden kız çocuğuydu. Gina’nın gidebileceği bir okulu hiç olmayacak, sokakta yürüdüğü, oyunlar oynadığı günler hiç geri gelmeyecek. Suçlular neden Gina’yı seçtiklerini söylemeseler de bizler onun savunmasız bir kız çocuğu olduğu için seçildiğini anlıyoruz. Savaştan ve onun getirdiği ölümden kaçan Gina, eğitim için çıktığı yolda katledildi. Yaşam hakkı alınan çocukların eğitim hakkı söz konusu olmayacaktır. Sokakları ve toplumu suçlardan ve suçlulardan temiz kılmak çocuklarımıza ve geleceğimize yönelik görevimizdir. Aksi halde savunmasız masum çocuklara yönelik bu gibi vahşi eylemlerin sonu gelmeyecektir’’ dedi.


Görülen karar duruşmasında tutuklu sanık Hüseyin Boğuç, "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "cinsel istismar" suçundan 30 yıl, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 12 yıl olmak üzere toplamda müebbet ve 42 yıl hapis cezası alırken, Azittin Altınöz ise beraat kararıyla serbest bırakıldı.



Ne olmuştu


Kilis’te Okçular Mahallesi Selvili Medrese Sokak’ta yaşayan 9 yaşındaki yabancı uyruklu Gina Mercimek, 4 Nisan 2023’te okuldan çıktıktan sonra kayboldu. Gina’nın cesedi, 6 Nisan’da aynı sokakta yaşayan Hüseyin Boğuç’a ait evin bahçesindeki su kuyusunda bulundu. Gina’nın boynuna briket bağlanarak su kuyusuna atıldığı tespit edildi. Olayın ardından gözaltına alınan Hüseyin Boğuç ve Azittin Altınöz tutuklandı. Sanıklar hakkında ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocukların cinsel istismarı, kasten öldürmek’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açıldı.



Gina Mercimek davasında karar açıklandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.