ASAYİŞ - 29 Ocak 2026 Perşembe 11:21

Kilis’te bir tatlıcı yardım bahanesiyle 25 bin TL dolandırıldı

A
A
A
Kilis’te bir tatlıcı yardım bahanesiyle 25 bin TL dolandırıldı

Kilis’te bir tatlıcı, kendisini Ceza İnfaz Kurumu Müdürü’nün özel kalemi olarak tanıtan kişiler tarafından engelli mahkumlara yardım bahanesiyle 25 bin TL dolandırıldığını, olayı ise 3 ay sonra fark ettiğini söyledi.


Kilis’te tanınan tatlıcı esnafı İlhan Kilimci, kendisini Ceza İnfaz Kurumu Müdürü’nün sekreteri olarak tanıtan kişiler tarafından 25 bin TL dolandırıldığını, olayı ise 3 ay sonra fark ettiğini söyledi. İlhan Kilimci, iş yerinde oturduğu sırada kendisini "Ceza İnfaz Kurumu özel kalemi" olarak tanıtan ve Sena ismini kullanan bir kadın tarafından telefonla arandığını belirtti. Arayan kişinin, cezaevindeki yürüme engelli mahkumlar için tekerlekli sandalye alınacağını söyleyerek yardım talep ettiğini ifade eden Kilimci, duyarlı bir esnaf olarak bu çağrıya kayıtsız kalamadığını söyledi.



"Şüphelenmedim ve parayı gönderdim"


Dolandırıcıların kendisine bir IBAN numarası gönderdiğini belirten Kilimci, "İlimizde hayırseverliğimizle tanınan bir esnafız. Maddi-manevi yardıma ihtiyaç olan her konuda elimizden geleni yaparız. Bu nedenle şüphelenmedim ve parayı gönderdim" dedi.



"Yazışmaları gönderince dolandırıldığım ortaya çıktı"


Olayın ardından herhangi bir teşekkür ya da geri dönüş olmaması üzerine Ceza İnfaz Kurumu Müdürü’nü aradığını söyleyen Kilimci, "Müdür beye tekerlekli sandalye yardımı yaptığımı söyledim. Kendisi böyle bir yardımın olmadığını söyledi. Yazışmaları gönderince dolandırıldığım ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.



"Bizim devletimiz var"


Dolandırıldığını 3 ay sonra fark ettiğini belirten Kilimci, "Gerekli kurum ve mercilere başvuracağım. Bizim devletimiz var, kanunumuz var. Bu işin peşini bırakmayacağım. Vatandaşlarımız bu tür taleplere karşı çok dikkatli olsun. Artık resmi fatura ve evrak olmadan kesinlikle hiçbir yardım yapmayacağım. Bunun bedeli bana 25 bin TL oldu" diye konuştu.



Kilis’te bir tatlıcı yardım bahanesiyle 25 bin TL dolandırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Akaryakıt istasyonu faciasında keşif: Acılı anne olay yerine ilk kez geldi, gözyaşlarına boğuldu Samsun’da bir akaryakıt istasyonunda meydana gelen heyelanda eşi ve iki kızını kaybeden, kendisi ise yaralı kurtulan Çiğdem Kaya, facianın yaşandığı olay yerinde yapılan keşfe ilk kez katıldı. Keşif sırasında büyük acı yaşayan Kaya, gözyaşlarını tutamadı. Samsun’un Canik ilçesinde, Lovelet AVM yanında bulunan akaryakıt istasyonunda 27 Nisan 2025 gecesi meydana gelen olayda, oto yıkama bölümünde aracını yıkayan Adem Kaya (35) ile kızları Açelya Mina (7) ve Ayla (5), toprak kayması sonucu göçük altında kalarak hayatlarını kaybetmiş, anne Çiğdem Kaya (31) ise yaralı olarak kurtarılmıştı. Olayla ilgili olarak akaryakıt istasyonu sahibi ve müdürünün yargılandığı dava Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ederken, dosya ileri bir tarihe ertelenmişti. Tazminat davasının görüldüğü Samsun 1. Tüketici Mahkemesi, facianın meydana geldiği akaryakıt istasyonunda keşif yaptı. Akaryakıt istasyonu sahibi Gedikli Petrol ile ana distribütör firma Opet aleyhine açılan tazminat davası kapsamında gerçekleştirilen keşfe dört bilirkişi katıldı. Keşifte bir inşaat mühendisi, bir jeoloji mühendisi, bir harita mühendisi ile iki iş güvenliği uzmanı yer aldı. Ayrıca Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahalle bilirkişisine gönderilen raporun da beklendiği öğrenildi. Olayda kusuru bulunduğu değerlendirilen Samsun Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ aleyhine de idare mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açıldığı bildirildi. Kaya ailesinin avukatı Kartal Akcan, keşif sırasında mahkeme heyetine önemli tespitlerde bulunduklarını belirterek, "Burası yüzde 80-90 eğimli, bir binanın duvarı gibi dik bir alan. Kayaların yüksekliği 10 ila 15 metre. Buradaki en büyük eksiklik palyeli bir teknik donanımın yapılmamış olmasıdır. Palyeli sistem olsaydı büyük kütlelerin aşağı düşmesi engellenebilirdi. Her 4-5 metrede bir basamak yapılması gerekiyordu. Palyeli yapı olsaydı belki şu an bu aile hayatta olacaktı. Burada çok büyük bir kusur var. Akaryakıt istasyonu işletmecisi ve ana dağıtıcı firmanın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ’nin de kusuru olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle idare mahkemesine de dava açtık" dedi. Keşif sırasında ilk kez olay yerine gelen Çiğdem Kaya ise gözyaşına boğuldu. Çiğdem Kaya, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: "İlk defa geliyorum. Burada durmak ve konuşmak benim için o kadar zor ki. 27 Nisan 2005’te burada bir kıyamet koptu. Cehennem azabı gibiydi. O cehennem ateşi benim burama girdi, sönmüyor, gitmiyor. Bir ihmalkârlık, bir sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim. Ailem yok oldu. Beni mezarlıklardan, buralardan mecbur bırakıp taşınmaya zorladılar. Beni Samsun’a sığdıramadılar. Bunu da sürekli söyleyeceğim. Gördüğünüz gibi AVM kapatılacak denildi ama AVM hâlâ işliyor. Ülkemizde adalet istiyoruz. Çocuklarımız, gençlerimiz artık ölmesin. Adalet olsun."
İstanbul Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi tutuklu sanık İbrahim Koçyiğit: "İddia edildiği gibi evraklara sonradan imza eklenmesi mümkün değildir" Aziz İhsan Aktaş duruşmasının 3’üncü gününde savunma yapan Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi tutuklu sanık İbrahim Koçyiğit, "İddia edildiği gibi evraklara sonradan imza eklenmesi mümkün değildir. Makul ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden tutuklandım. Utku Caner Çaykara beni görse tanımazdı ta ki iki gün önce duruşmada karşılaşana kadar" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevlerinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık ilk kez 27 Ocak’ta hakim karşısına çıkmıştı. Duruşma, 3’üncü gününde devam ederken, Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde ki yargılamada, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya, çok sayıda partili ve milletvekilleri de izleyici olarak katıldı. BELTAŞ Yönetim Kurulu Üyelerinden sanık Önder Gedik savunma yaptı İddianamede Beşiktaş Belediyesi BELTAŞ A.Ş.’ye ait taşınmazın 323 milyon 544 bin liraya satışına karar verildiği, 3 firmanın ihaleye davet edildiği ve taşınmazın satışına ilişkin kararın ne zaman alındığı, evrakın ne zaman imzalandığı noktasında yönetim kurulu üyelerinden sanıklardan Önder Gedik’in ifadesinin çelişkili ve tutarsız olduğu aktarılmıştı. İddianamede, "Herhangi bir mecrada satış ilanı bulunmayan taşınmaz için en düşük bedel tespitli değerleme raporunu sözde ihalede esas alıp, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş’ın yakın arkadaşları Mehmet Arıca ve Ahmet Başdaş’ı ihaleye teklif vermiş gibi göstererek satışın gerçek değerinin çok üzerinde, şeffaf ve rekabetin sağlandığı ortamda yapıldığı görüntüsü vermek amaçlanmıştır" ifadelerine yer verilmişti. İddianamede yer alan iddialara ilişkin savunma yapan tutuklu BELTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik "BELTAŞ’a ait bir hastane binasının satış işleminden dolayı tutukluyum. Bu satış işleminden herhangi bir menfaat temin etmedim. Satış işlemi hukuka uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Ben Aziz İhsan Aktaş’ı tanımıyordum. Kamu yararına uygun olarak hareket ettim" dedi. Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi: Utku Caner Çaykara beni görse tanımazdı İddianamede, ihaleye fesat karıştırma suçundan cezalandırılması istenen Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık İbrahim Koçyiğit savunmasında, "Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevimin bitmesinin ardından Avcılar Belediyesinde işe başladım. Hayatım boyunca devlet terbiyesiyle yetişmiş biriyim. 16 yıldır Avcılar Belediyesi’nde hizmet veriyorum. Son bir yıldır kendimi ihale konusunda geliştirdim. 2021 yılından itibaren Avcılar Belediyesi’nde satın alma işlerini yürütüyorum. Kimseye talimat vermedim, kimseden talimat almadım. İddianamede üzerime atılı suç olan ihaleye fesat karıştırma iddialarını kabul etmiyorum. İddianamede bahsedilen ihale, açık ihaledir. İptal edilen ilk ihalede üzerime düşen ne varsa, eksiksiz yaptım. İhale ilerlerken, çıkan yasa ile beraber kurallarımız değişti. Uygulama yönetmeliğine engel olan ihaleyi iptal ettik. İddianamede bahsedildiği gibi kimseden talimat almadım" ifadelerini kullandı. Pazarlık usulü ihalesiyle ilgili savunma yapan sanık Koçyiğit, "Tüm sürecin ihale komisyonuna uygun olduğunu gördük ve ihaleyi yaptık. İki ihale yoktur, ikisi de ayni hizmete aittir. HTS kayıtlarıyla ilgili bana bir soru sorulmamıştır, savunmam alınmamıştır. Ümit Gözütok isimli şahsı tanımıyorum, kimlik tespitinde de dönüp baktım burada ama tanımadım. Ben satın alma şefiyim. Beni soru sormak için, satın alma ile ilgili ararlar. Ben de, bizi arayanların belirttiği hususları araştırırım. Görevim dışında kimseye bilgi vermedim, vermem. İddianamede 4 adet kayıt var nedense bunlar aynı güne aittir. İddianamede Mustafa Mutlu isimli şahsın soyadını bilmediğim için tanımadım. İddia edildiği gibi evraklara sonradan imza eklenmesi mümkün değildir. Makul ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden tutuklandım. Utku Caner Çaykara beni görse tanımazdı, ta ki iki gün önce duruşmada karşılaşana kadar" şeklinde konuştu. Duruşmada, Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı savunma yapıyor
Bursa Ulus kentsol dönüşüm projesi örnek olacak Yıldırım Belediyesi’nin enerji ve su ihtiyacını kendi bünyesinden karşılayacak ‘Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. Yıldırım Belediyesi’nin, Ulus Mahallesi’nde 12 bin 584 metrekarelik alanda gerçekleştirdiği Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından riskli alan ilan edilen bölgedeki mülkiyeti Yıldırım Belediyesi’ne ait kentsel dönüşüm projesi 4 blok, 284 konut ve 28 işyeri olmak üzere 312 bağımsız bölümden oluşacak. 291 araçlık otoparka sahip Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi, sosyal donatı alanları ve yeşil alanları ile örnek bir yaşam alanı oluşturacak. "Haziran sonu bitecek" Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Kentsel dönüşüm alanında Bursa’nın en tecrübeli kurumuyuz. Yıldırım bugün adeta bir şantiye alanı gibi. 27 farklı mahallemizdeki 286 farklı noktada kentsel dönüşüm çalışmamız mevcut. Tabi kentsel dönüşüm çalışmalarımızı, binaları yenilemekten ibaret görmüyoruz. Yeni ulaşım arterleri, sosyal alanlar ile birlikte yeni yaşam alanları oluşturuyoruz. Projelerimizin her birinin kendine has özellikleri bulunuyor. Ulus Projemizde; ortak alanların aydınlatılmasını güneş enerjisi ile temin edeceğiz. Bu alanlardaki sulama için yağmur sularının toplanıp depolanacağı bir sistem geliştireceğiz. Ayrıca, elektrikli araç kullanımını teşvik etmek için şarj istasyonları yer alacak. Bizim ‘Yeşil Dönüşüm’ diye adlandırdığımız projemiz, bundan sonraki çalışmalarımız için de örnek teşkil edecek. İnşallah Ulus Kentsel Dönüşüm Projemiz Haziran ayının sonuna doğru tamamlanacak" ifadelerini kullandı.