GÜNDEM - 27 Şubat 2026 Cuma 10:21

Makine üretimine karşı el dökümü kadayıf

A
A
A
Makine üretimine karşı el dökümü kadayıf

Kilis’te 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, fabrikasyon üretime karşı el dökümü yöntemini sürdürüyor. Bekan, sabır ve ustalıkla hazırlanan kadayıfın makine üretimine göre daha lezzetli olduğunu ifade etti.


Kilis’te Odun Pazarı’nda 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, çocukluğundan bu yana sürdürdüğü ata mesleğini severek yaptığını söyledi. Ailesinin tatlıcılık sektöründe olduğunu belirten Bekan, mesleğin babadan oğula geçtiğini ifade etti. Artan makineleşmeye rağmen el dökümü üretimden vazgeçmediklerini dile getirdi.


‘’İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur"


Kadayıfçı mesleği kendileri için bir geçim kaynağından öte miras olduğunu dile getiren Bekan, "Babamdan sonra ben devraldım. Benden sonra da oğlum devralacak. Severek yaptığın sürece her iş güzeldir. Sevmezsen o işten ne para kazanırsın ne de zevk alırsın. İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur" dedi.


‘’Bu makine kadayıfı değil.


Fabrikasyon üretimle aradaki farkı anlatan Kadayıf ustası Bekan, "Hamur yoğrulup kıvama geldikten sonra el dökümüyle hazırlanır. Bu makine kadayıfı değil. El dökümü olduğu için teli biraz daha kalın, daha yumuşak ve daha lezzetli olur" ifadelerini kullandı.


‘’Sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’


Mesleğin sabır gerektirdiğini belirten Bekan, kadayıfın pişirme aşamasının önemine dikkat çekerek, "Pişmeye 3-5 saniye kala toplarsanız hamur olur. Hamur olursa ne lezzeti kalır ne de görüntüsü. Bu iş sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’ şeklinde konuştu.


Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim


Babasının yanında küçük yaşlardan itibaren mesleğin içinde olduğunu belirten 18 yaşındaki İbrahim Bekan, "Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim. Aynı zamanda çıraklık eğitimimi de alıyorum. Keyif alarak yaptığın iş her zaman güzeldir" diye konuştu.



Makine üretimine karşı el dökümü kadayıf

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul trafiğinin Ramazan mesaisi: Erkenden başlayan trafik, iftar ile gelen sessizlik Ramazan ayının başlamasıyla birlikte mega kentteki trafiğinin günlük seyri değişti. Yoğunluk saat 16.00’da başlayıp 18.00’e kadar zirveye çıkarken, iftarla birlikte ise kent genelinde adeta sessizlik hakim oluyor. İftara yetişme temposu hem yaya hem araç trafiği ise time-lapse çekimiyle kaydedildi. İstanbul’da Ramazan ayının başlamasıyla birlikte kent trafiğinin günlük akışı değişti. İftara yetişmek isteyen İstanbulluların saat 16.00’dan itibaren yola çıkmasıyla yoğunluk başlıyor, 18.00’a kadar zirveye ulaşıyor. Günlük toplam yoğunlukta belirgin bir düşüş yaşanmazken, iftar saatinin ardından ise kent genelinde trafik hızla azalıyor, ana arterler büyük ölçüde boşalıyor. Ramazan ayıyla birlikte mesai çıkış saatlerindeki hareketlilik de öne çekilirken, en dikkat çekici değişim iftar sonrası oluşan sakinlik oldu. Normal zamanda geç saatlere kadar süren yoğunluk, iftarla birlikte Ramazan’ın manevi atmosferine bırakıyor; kentte sakinlik hakim oluyor. İftara yetişme temposu hem yaya hem araç trafiği ise time-lapse çekimiyle kaydedildi. İstanbulluların iftara yetişme hareketliliği havadan görüntülendi İstanbulluların iftara yetişme çabası havadan görüntülendi. Görüntülerde, erken saatlerde E5 Karayolu’nda yoğun trafik dikkat çekerken, metrobüs üst geçitlerindeki hareketlilik de objektiflere yansıdı. Dün trafik yoğunluğu Avrupa Yakası’nda yüzde 89, Anadolu Yakası’nda ise yüzde 78 olarak ölçüldü. İBB Cep Trafik verilerine göre, iftar saatinde kent genelinde yoğunluk yüzde 17’ye kadar düşerek ana arterlerde adeta sessizlik hakim oldu. O anlar şehrin trafik kameralarına da yansıdı.