EKONOMİ - 26 Temmuz 2023 Çarşamba 13:19

Sınırın sıfır noktasında patlıcan hasadı başladı

A
A
A
Sınırın sıfır noktasında patlıcan hasadı başladı

Suriye sınırındaki Kilis’te patlıcan hasadının başlaması ile sabahın erken saatlerinde tarlaya giden işçiler, kavurucu sıcakların yaşandığı bugünlerde saatler boyu güneşin altında patlıcan topluyor. Üretici, aşırı sıcaklar nedeniyle ürünü toplayacak işçi bulmakta zorlanıyor.


Yaklaşık bin 500 dekar alanda patlıcan üretiminin yapıldığı Kilis’te patlıcan hasadına başlandı. Her yıl dönüme 10 ton civarında ürün alan çitçiler, bu sene hava ve iklim şartlarından dolayı 7 ile 8 ton dolmalık patlıcan hasat ediyor. Düşük rekolteye rağmen 45 dereceye kadar yükselen hava sıcaklığında güneşin altında hasat yapan işçilerin sabahın erken saatlerinde uyanarak, yolunu tuttuğu arazilerde öğlen saatlerine kadar patlıcan topluyor.



‘‘Rekolte düşük, fiyatlar yüz güldürdü"


Üretici rekoltenin beklenenden düşük olduğunu belirtirken fiyatlardan ise memnun olduklarını ifade etti. Çiftçi, yüksek talep nedeniyle patlıcanın şuanda tarlada 10-11 TL arasında satıldığını kaydetti. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Güven Özdemir, "İlimizde dolmalık olarak giren patlıcanın hasadı 45 derece sıcaklıkta devam etmektedir. Çiftçilerimiz aşırı derece sıcaklıktan dolayı sabahın ilk ışıklarında başlayıp öğlene kadar devam edebiliyorlar. Rekolte bu sene düşük bu da mevsimsel iklim şartlarından kaynaklanıyor. Verimin düşük, talebin de çok olmasından dolayı fiyatlar çiftçilerin yüzünü güldürdü. Şu anda patlıcan, tarlada 10 ile 11 TL arasında piyasaya girmektedir. Marketlerde ise fiyatlar 20 TL ve üzerinden satılmaktadır. Bereketli hasatlar diliyorum’’ dedi


En erken hasadın yapıldığı Suriye sınırındaki Yavuzlu köyünde patlıcan üretimi yaptıkları ve her zamanda yapacaklarının altını çizen çiftçi İzzettin Çekiç, ‘‘Herşeyden önce Bu tarlada patlıcanı fidelerini ekmekle başlıyoruz ve yetiştiriyoruz. Bu şekle geldikten sonra dış piyasada ve halin içerisinde belirli alıcılara satıyoruz. Geçen yıla göre bu yıl patlıcanların durumu fiyat olarak iyi tabi bunu daha üstünü istiyoruz ama bu şartlarda verilen fiyatlar çok iyi" dedi.



En büyük korku kuraklık


Aşırı sıcaklar nedeniyle çiftçinin en büyük korkusunun kuraklık olduğunu anlatan Çekiç, aşırı sıcaklar nedeniyle işçi bulmakta da zorlandıklarını kaydederek, "Havalar çok sıcak işçi bulamıyoruz. En büyük sıkıntımızda kuraklık yeraltı sularımız çekilmek üzere. Devlet büyüklerimizden yeraltı sularımız için bizlere destek verilmesini istiyorum. Bize en yakın olan baraj Save Barajı var bu barajı biz çiftçilere sulama olarak verirlerse bu verilen baraj bize çok büyük destek olacak. Normalde biz ürünleri tarladan yetiştiriyoruz ama kolay yetişmiyor belirli bir emek istiyor emeğinin de karşılığını alıyoruz alamayınca suyumuz da kuruduğu zaman bu emeğin hepsi boşa gidiyor. Sulama destek olunursa bizim için çok iyi olacak verim iki kat artacak’’ diye konuştu.


Sınırın sıfır noktasında patlıcan hasadı başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene ulaşan proje, yenilenen yapısıyla Türkiye’nin 81 ilinden öğretmenleri dijital zekâ odağında kapsamlı bir eğitim programıyla buluşturuyor. Toplumsal yatırımlarında dijitalleşme ve eğitimde fırsat eşitliğini önceliklendiren ING Türkiye’nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuru süreci devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje; öğretmenlerin teknolojiyle güçlenmesini, dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini ve kazandıkları dijital becerileri sınıflarında öğrencilerine aktarmalarını hedefliyor. Nisan ve mayıs aylarında gerçekleştirilecek yeni dönemde 1.000 öğretmene kapsamlı bir eğitim programı sunulacak. Yenilenen proje ile birlikte Türkiye’nin 81 ilinden okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan ve devlet okullarında çalışan tüm öğretmenler programa başvurabiliyor. Katılım için temel bilgisayar bilgisine sahip olmak yeterli. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı kadrolu veya sözleşmeli öğretmenler, 13 Mart 2026 tarihine kadar projenin web sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor. Proje sonunda öğretmenler sertifika almaya hak kazanıyor. Öğretmenlere 8 hafta dijital yetkinlik eğitimi Dijital Öğretmenler Projesi iki fazdan oluşuyor. 8 hafta süren ilk faz; canlı sunumlar ve etkileşimli video derslerinden oluşuyor. Bu aşamada öğretmenlere Dijital Zekâ, Dijital Üreticilik ve Tasarım ile Dijital Ölçme ve Değerlendirme alanlarında kapsamlı eğitimler veriliyor. Program kapsamında; dijital içerik ve materyal üretimi odağında infografik hazırlama, etkili sunum oluşturma, video düzenleme, animasyon tasarımı ve mikro öğrenme yaklaşımıyla eleştirel düşünme temelli dijital ölçme-değerlendirme uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca üretken yapay zekâ araçları da uygulamalı olarak tanıtılıyor. Okul öncesi ve lise kademelerine özel farklılaştırılmış modüller sayesinde teknolojinin yaş ve gelişim düzeyine uygun, anlamlı ve sorumlu biçimde sınıf ortamına aktarılması destekleniyor. İlk fazın ardından başarı kriterlerine göre seçilen 100 öğretmen, sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine ileri seviye eğitim alma fırsatı elde ediyor. Proje yenilendi: Daha geniş etki alanı, güçlü yapı ve zengin içerik Yenilenen proje kapsamında hedef kitle genişletildi; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi. İçerik, dijital zekâ odağında yeniden yapılandırılırken, daha esnek ve etkili bir öğrenme deneyimi sunmak amacıyla canlı ders sayısı artırıldı.
Mersin Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı Mersin’de Hint Okyanusu kaynaklı ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ balığı tezgahlarda yerini aldı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, son yıllarda deniz suyu sıcaklığındaki artış ve gemi hareketliliği nedeniyle tropikal balık türlerinin Akdeniz’de görülmeye başladığını söyledi. Mersin Balık Pazarı’nda Akdeniz’de nadir görülen bir balık türü tezgâhlarda satışa sunuldu. Balıkçıların ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ olarak adlandırdığı balığın Hint Okyanusu kaynaklı olduğu belirtildi. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Polat, son yıllarda Akdeniz’de farklı balık türlerinin görülmeye başladığını belirterek, denizlerdeki değişimin bu türlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu ifade etti. Polat, balığın bölgeye geliş nedenlerine ilişkin, "Akdeniz’de daha önce de yaşadığımız gibi Hint Okyanusu kaynaklı değişik balıklar geliyor. Bu balıklar bizim denizimizde olmayan balıklar. Havaların sıcaklığı, deniz suyunun sıcaklığı, tuz oranı ve gelen yük gemilerinin sintine sularıyla bazı balık türleri buraya gelebiliyor. Bu balık türünün de oradan geldiğini düşünüyoruz" dedi. "Akdeniz’e özgü bir balık değildir" Balığın Akdeniz’e özgü olmadığını söyleyen Polat, "Bu gördüğünüz kırmızı benekli lagos dediğimiz balıktır, portakal benekli de deniyor buna. Bu Akdeniz’e özgü bir balık değildir, tamamen Hint Okyanusu kaynaklıdır. 5-6 yıl önce Antalya Körfezi’nde görülmüştü. Şimdi Mersin’de de denk geldik" diye konuştu. "Akdeniz’de de değişkenlik oluyor" Akdeniz’de zamanla tropikal özelliklerin görülmeye başladığını dile getiren Polat, "Yıllar içerisinde Akdeniz artık tropikal bir deniz olmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle, gemilerin hareketliliğiyle ve doğanın kendi içindeki gücüyle Akdeniz’de de değişkenlik oluyor. Böyle tropikal balıklar buraya gelmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. "Balık gayet lezzetli bir balık" Balığın lezzetli bir tür olduğunu belirten Polat, "Portakal benekli, yani kırmızı benekli lagos dediğimiz balık gayet lezzetli bir balık. Okyanusta yetişen bir balık. Eti bembeyaz, pamuk gibidir ve yumuşaktır. Her zaman çıkan bir balık çeşidi değil. Biz de tezgahımıza koyduk, satışa sunuyoruz" dedi. "Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor" Balığa talep olduğunu söyleyen Polat, "Sabah bir tanesini sattık. Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor. Elimizde 6-7 tane vardı, şu an 5 tane kaldı" şeklinde konuştu. Balığın kilosunun 700 TL’den satıldığını ifade eden Polat, "Normalde lagos balığını 700 ile bin TL arasında toptan fiyatına satıyoruz. Bu balık yeni çıktığı için tanınması yeni olduğu için fiyatını diğer lagosa göre düşük tuttuk ve kilosunu 700 TL’den satışa sunuyoruz" diye konuştu.