EKONOMİ - 16 Ağustos 2023 Çarşamba 13:28

Sınırın sıfır noktasında üzüm hasadı başladı

A
A
A
Sınırın sıfır noktasında üzüm hasadı başladı

Kilis karası olarak bilinen, kentin adıyla da özdeşleşen ‘’Kilis horoz karası’ cinsi üzümün hasadına başlandı. Üzümün kilosu tarlada 5 TL’den, marketlerde ise 25 TL’den alıcı buluyor.


Türkiye’de önemli bağcılık bölgelerinden biri olan sınır kenti Kilis’te, Horoz karası cinsi üzümün hasadına başlandı. Sofralık olarak da tüketilen üzümün kilosu tarlada 5 TL’den, marketlerde 25 TL üzerinde satılıyor. Üzüm üreticilerinin bir kısmı fiyatların düşük olması nedeniyle üzümlerini kurutmalık olarak değerlendirmek için çalışmalara başladı. Kilis’in Musabeyli ilçesi ve köylerinde daha fazla yetiştirilen üzümde, kuraklık ve afetlerden dolayı rekoltenin düşük olduğu bildirildi. Kavurucu sıcağın altında bağlarda üzüm hasadı yapan tarım işçilerinin de zorlu mesaisi devam ediyor.



‘‘İlk hasat Suriye sınırında yapıldı’’


Horoz karası üzümünün Kilis’teki ilk hasadı Suriye sınırına sıfır noktada bulunan Süngütepe köyünde yapıldı. Kilis Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Güven Özdemir, Kilis Karası üzümünün hüzünlü hasadına başlandığını ifade ederek, ‘‘Kilis’te yaklaşık 160 bin dekar alanda üzüm üretimi yapılmaktadır. Üzümler yaş ve kuru olarak piyasaya sürülüyor. Bu yılın rekoltesinde düşüklüğün sebebi iklim şartları. Sıcaktan zor konuşurken alın teri döktükleri tarlalarda üreticiler hasat yapıyor. Kilis Horoz Karası oldu gönül yarası çünkü 3 kilogram üzüm satarsam 1 bardak çay içebilirim. Fiyatların çok yüksek beklediğimiz senede fiyatların çok düşük olması üzüm üreticilerini mağdur ettiğinin’’ dedi.


Babasının vefatından sonra çiftçi olarak tekrar memleketine döndüğünü söyleyen Çiftçi Ahmet Azkanmaz,‘‘5 dil biliyorum ve ekmek paramı yabancı dillerden çıkartarak gitmediğim ülkede kalmadı. Babam vefat ettikten sonra hep aklıma getirdim. Bağ ve tarlaların boş kaldığını, çiftçilik yapmam gerektiğini düşündüm. 5 dili ve yaşantımı geride bırakıp köyüme gelerek çiftçiliğe başladım ve şuan üzüm hasadı yapıyoruz. Üzüm üreticileri olarak umduğumuz hasat yok ve hem fiyat, hem de rekolte yönünden sıkıntı çekiyoruz’’ diye konuştu.



Sınırın sıfır noktasında üzüm hasadı başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.