KÜLTÜR SANAT - 20 Eylül 2017 Çarşamba 15:44

Protokol şed kuşandı

A
A
A
Protokol şed kuşandı

Kırıkkale’de düzenlenen Ahilik Haftası etkinliklerinde yöneticiler ve şehirdeki STK temsilciler, hizmetin, teslimiyetin ve vefanın sembolü bir kuşak olan şed kuşağını bağladılar.

Kırıkkale’de düzenlenen Ahilik Haftası etkinliklerinde yöneticiler ve şehirdeki STK temsilciler, hizmetin, teslimiyetin ve vefanın sembolü bir kuşak olan şed kuşağını bağladılar.


Kırıkkale’de Ahilik Haftası etkinlikleri çeşitli etkinliklerle kutlandı. Ahilik Haftası kutlama komitesi tarafından düzenlenen etkinlikler, Ahilik yürüyüşü ile başladı. Kırıkkale Belediyesinden başlayarak İl Kültür Merkezine kadar devam eden yürüyüşe Kırıkkale Belediyesi Mehter Takımı marşlarıyla eşlik etti. Yürüyüş sonrasında Kırıkkale İl Kültür Merkezinde Ahilik Haftası törenleri düzenlendi. Burada günün anlam ve önemi dair, Ahilik kurumunun Türk kültürü için önemi üzerinde duruldu. Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülten Bulduker, Ahilik ve Türk kültürü üzerindeki etkileri hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Kırıkkale Ustalar Topluluğu, hazırlanan etkinliğe katılanlara Ahilik kültürü ile özdeşleşmiş türküler sundu. Sonrasında Makine Kimya Endüstrisi Kurumunun Açık Hava Toplantı Salonunda devam eden etkinlikler, Ankara’nın Elmadağ İlçesi Belediyesinin Seymen ekibinin gösterileriyle sürdü. Seymen ekibinin gösterileri sonrası yılın Ahisi, kalfası ve çırağına ödüllerinin sunulmasıyla devam etti. Bu sene Kırıkkale’de yılın Ahisi Ahşap Ustası Emir Ali Elitok oldu.



“Ahi kendi ihtiyacı olmasına rağmen yardım eder”


Düzenlenen etkinliklerde konuşan Kırıkkale Valisi M. İlker Haktankaçmaz, “Ahilik nasihatlerine baktığınız zaman, ihtiyacınız olduğu halde ihtiyacı olanla paylaşmak vardır. İhtiyacı olanlara yardımda bulunmak herkesin yapması gereken bir şey ama kendisinin ihtiyacı varken bir başka kişinin ihtiyacını karşılayabilmek, er kişinin yapabileceği bir şeydir. Esnaflık bizde böyle bir kültürden gelmektedir. O dönemde loncalar vardı, ustalığını, kalfalığını alacak olanlar, işin erbapları önünde sınavdan geçerlerdi. Bugün tabii prensibin aynı olmasıyla beraber çok daha modern hale geldi. Bugün de esnaf odalarımız var, esnaf odaları birliklerimiz var. Bir konuda usta olduğunu belgelemesi için çeşitli eğitim kurumlarından belge almak gerekli o belgeyi aldıktan sonra ancak o işi yapabiliyorsunuz" dedi.



“Ahilik uluslararası çapta tanınıyor”


Dünyada Ahilik anlayışını örnek alan birçok devlet bulunduğundan söz eden Kırıkkale Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Süleyman Köstekli, “Ahilik kutlama haftamızın temelinde çırak, kalfa, usta yetiştiriciliği ve ahlaklı bir esnaf olma yatar. Ahilik anlayışı dünyaya açılmış bir kurumdur. Bugün Avrupa ülkelerinin birçoğunun ayakta durmasının temel nedeni bizim ahilik kültürümüzü kendilerine örnek almalarıdır. Bunun en güzel örneğini İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya’da görürüz. Yerle bir olmuş Almaya bizim Ahiler kültürümüzü kendilerine entegre ediyor. Bugün Almanya’nın bu denli güçlü bir ekonomiye sahip olmasının temelinde Ahi Evran pirimizin düsturu yatmaktadır” şeklinde konuştu.


Ayrıca düzenlen şed bağlama törenine Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Hakan Kocamış, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Çaykara, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Varlı katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.