POLİTİKA - 26 Eylül 2017 Salı 00:48

Milletvekili Karaca: “Atanan arkadaş Cumhurbaşkanımızın il başkanıdır”

A
A
A
Milletvekili Karaca: “Atanan arkadaş Cumhurbaşkanımızın il başkanıdır”

AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Harun Karaca, atanan il başkanının kimsenin adayı değil, parti lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın il başkanı olduğunu ifade etti.

AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Harun Karaca, atanan il başkanının kimsenin adayı değil, parti lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın il başkanı olduğunu ifade etti.


AK Parti Kırıkkale İl Başkanlığı’nda temayül yoklaması yapıldı. Kurulan sandıklarda partililer yeni seçilecek yönetimde kimi başkan görmek istediklerine görüşlerini sandıklara bıraktılar.



“Davamızda koltuğa yapışılmaz”


Düzenlenen temayül yoklaması sırasında konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca, “Ben inanıyorum ki bizim davamızda koltuğa yapışılmaz, koltuğa yakışılır. Mürsel Başkanımızda koltuğa yakışan bir adamdı, onun için bunu hasbi olarak söylüyorum, hiç lafımı da evirip çevirmeden. 12 seçimdir seçimlere giriyoruz, Allaha hamt olsun, Allah bugüne kadar bizi mahcup etmedi. İnşallah bundan sonrada mahcup etmeyecek. Siyasi partiler geriye doğru baktığınız zaman, sadece 80 sonrasında bugün kamuoyundan kalkmış bir sürü siyasi parti var. Niye biliyor musunuz kendileriniz yenilemedikleri için arkasından geleni görmediği için yerle yeksan olmuş bugün siyaset sahnesinde yok. Eğer AK Parti’de kendini yenileyerek devam etmezse aynısıyla karşı karşıya kalabilir. Biz birçok hizmetler yaptık, millet bizi biliyor ve bağrına bastı. Bundan sonra daha iyi hizmetler yapabilmek için daha dik duruşumuzun olabilmesi için kendimizi yenilememiz gerekiyor. Bu makamlar kimsenin tapulu malı değil, tapunun sahibi millettir.” dedi.



“Daha zinde daha heyecanlı”


Daha bir zinde daha bir heyecanla yeni il başkanı adayı için teklifleri partililerden alacaklarını dile getiren Milletvekili Karaca, “Teklif verme işlemi şu şekilde olacak, biz burada Kırıkkale’nin mozaiğiyiz, ilçe başkanı arkadaşlarımız var, yönetim kurulu üyelerimiz var, belediye başkanlarımız var, il genel meclislerimiz var. Siz Kırıkkale’de hangi çevrede oturuyorsanız, o çevrede Kırıkkaleli kimi başkan görmek istiyorsa lütfen onu yazın burada. Biz çünkü milletin sesine kulak verdiğimiz sürece kazanırız. Kimsenin adamı olsun istemiyoruz. Bize düşen iyilerin arasından en iyileri seçmektir. Şimdi buradan sizden aldığımız fikirlerle genel merkeze döneceğiz, yarından itibaren de olgunlaştırmaya başlayacağız. Sonra sayın Cumhurbaşkanımız randevu verdikten sonra aday adaylarımızdan üç tanesini Cumhurbaşkanımızın huzuruna çıkaracağız, atanan arkadaş kim olursa olsun Recep Tayyip Erdoğan’ın il başkanıdır, AK Parti’nin il başkanıdır, kimsenin adayı değildir, bunu net olarak söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanım dünya ile mücadele ederken biz birbirimizle mücadele edersek kusura bakmayın Allah husletini bize vermez.” şeklinde konuştu.



Düzenlenen temayül yoklamasında açıklamalarda bulunan Kırıkkale AK Parti İl Başkanı Mürsel Akçay, “Hiç kimse AK Parti davasını kullanarak kendilerine menfaat elde etmesin. Bu davayı kullanarak bir yerlere gelmek istemesinler. İnanıyorum ki AK Parti’nin içerisinde böyle insanlar hiçbir zaman olmayacaktır ve de bulunmayacaktır. Bizde her zaman bugün de olduğu gibi yarın da bu davaya hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız, Cumhurbaşkanımızın yolundayız.” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.