EĞİTİM - 27 Eylül 2017 Çarşamba 17:02

Kırıkkale Üniversitesinin 25. yılı

A
A
A
Kırıkkale Üniversitesinin 25. yılı

Kırıkkale Üniversitesi 25.

Kırıkkale Üniversitesi 25. Akademik Yılı Açılış Töreni, üniversitenin kurucularının da katıldığı törenle yapıldı.


Eğitim ve öğretim dönemi açılışı töreni Kırıkkale Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda bulunan Mavi Salon’da düzenlendi. Açılış töreninde Kırıkkale Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümü tarafından hazırlanan 25. yıl belgeseli katılımcılara sunuldu ve Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar tarafından hazırlanan “Eğitim, Bilim ve Kalkınma” sunusu, senenin ilk dersi olarak Ahmet Cevat Acar tarafından katılımcılara anlatıldı.



“40 binin üzerinde öğrencimiz var”


Açılış töreninde konuşan Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız, “1993-1994 eğitim ve öğretim döneminde 6 lisans bölümüyle Kırıkkale Üniversitesi, eğitimine başlamıştı. O dönemde 4 fakültemiz vardı. Daha sonraki dönemde Sayın Beşir Atalay Hocamızın Rektörlüğü döneminde bu 4 fakülteye 3 fakülte daha ilave edildi, Eğitim Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Hukuk Fakültesi olmak üzere. Dolayısıyla hocamın döneminde 7 fakülte bulunmuş oldu, hali hazırda üniversitemizin 12 fakültesi bulunuyor. 7 meslek yüksek okulumuz var, 1 adet yabancı diller yüksek okulumuz var, 3 enstitümüz, 17 uygulama ve araştırma merkezimiz var. Bugün 24. akademik açılışı gerçekleştiriyoruz. 58 ön lisans programı, 52 lisans programı olmak üzere birbirinden farklı 110 programda diploma veriyoruz. Lisansüstü programlarda buna dahil edildiğinde oldukça fazla sayıda diploma programını yürüten Türkiye’nin büyük üniversitelerinden birisiyiz. Bu sene kayıt yaptıran 8352 öğrenci ile beraber öğrenci sayımız, 40 bin 733’e ulaşmıştır” dedi.


Nüfus olarak büyümelerinin personel ve mekan ihtiyacı doğurduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ekrem Yıldız, özellikle üniversite hastanelerine yönelik personel konusunda taleplerini dile getirdi.



“Dünyadaki yarış artık beyin yarışı”


Dünyada mücadelenin artık gelişmiş zihinlerle yapıldığını belirten Kırıkkale Üniversitesi Kurucu Rektörü ve AK Parti Van Milletvekili Prof. Dr. Beşir Atalay, “Dünyadaki yarış artık sanayileşme yarışı filan değil, iyi yetişmiş beyinlerle yapılıyor. İyi yetişmiş insanın yerini hiçbir şey tutmuyor ve uluslararası yarış beyin yarışı, iyi yetiştirilmiş insan yetiştirme yarışı belirleyici oluyor. Nerede onlar varsa orası artık en değerli, sanayi dönemleri filan artık onun gerisinde kaldı. Dolayısıyla üniversitelerdeki kaliteyi, daima kaliteyi vurgulamak lazım gelir. Şu anda ben, Mecliste eğitim komisyonu başkanıyım, orada da her fırsatta, her toplantı da bunu vurguluyorum. Belki Yüksek Öğretim Kurumu ve akademik ortamlar farklı değerlendiriyor olabilir ama ben yine de şu anda Türkiye’deki üniversitelerin en önemli sorununu bu evrensel yarıştaki yerini görüyorum” şeklinde konuştu.


Kırıkkale Üniversitesi Akademik Yılı Açılış Töreni, İslami İlimler Fakültesinin bahçesindeki göl kenarında düzenlenen piknik organizasyonuyla sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.