SAĞLIK - 18 Kasım 2020 Çarşamba 13:05

KOAH hastalarında ağır korona virüs hastalığı riski 5 kat artıyor

A
A
A
KOAH hastalarında ağır korona virüs hastalığı riski 5 kat artıyor

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hastalarının ağır korona virüs (Covid-19) riskinin 5 kat fazla olduğunu kaydeden Kırıkkale İl Sağlık Müdürü Dr.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hastalarının ağır korona virüs (Covid-19) riskinin 5 kat fazla olduğunu kaydeden Kırıkkale İl Sağlık Müdürü Dr. Murat Ağırtaş, çevresel tütün dumanına maruz kalmanın da hastalığın gelişimine katkıda bulunduğunu aktardı.


Çin’de ortaya çıkarak tüm dünyaya yayılan ve son yılların en büyük salgını haline gelen korona virüs riski sürüyor. Türkiye’de ilk Covid-19 vakasının bildirilmesi ile beraber ülkede de pandemi sürecine girilmişti. Bu süreçten kronik hastaların ve onlara bakım veren sağlık merkezlerinin de etkilendiğini kaydeden İl Sağlık Müdürü Ağırtaş, kişisel koruyucu önlemler alınmasının etkisine değindi.



"Ağır Covid-19 hastalığı riskinin KOAH hastalarında 5 kat arttığı bildirilmiştir"


KOAH’ın tedavi edilebilir bir akciğer hastalığı olduğunu bildiren ve doğru tanının önemli olduğunu kaydeden Ağırtaş, "Bu süreçten hayatın tüm alanlarında olduğu gibi kronik hastalığı olan hastalar ve onlara bakım veren sağlık merkezleri de etkilenmiştir. KOAH hastalarında Covid-19 daha sık görülmemekle beraber ağır Covid-19 hastalığı riskinin KOAH hastalarında 5 kat arttığı bildirilmiştir. KOAH hastaları da toplumun tüm bireyleri gibi Covid-19’a karşı standart kişisel koruyucu önlemleri almalıdır. KOAH hastalarında temel hedef; hastalığın mevcut idame tedavisinde değişiklik yapmadan, pandemi öncesinde kullanılan KOAH ilaçlarına aynı şekilde kullanmaya devam ederek, stabil halde tutabilmektir. Oksijen ve ev solunum cihazı tedavilerine de aynı şekilde devam edilmelidir. KOAH atak ile ilişkili yakınmalar, Covid-19 enfeksiyonunda da görülebilir ve bu nedenle doğru tanı gereklidir. Yapılan çalışmalarda, pandemi nedeniyle yüz yüze klinik ziyaretlerin azaldığı tespit edilmiş, aynı şekilde pulmoner rehabilitasyon programlarının kesintiye uğradığı gözlenmiştir. KOAH hastaları alevlenme dönemlerini evde geçirmeyi tercih etmişlerdir. Bu süreçler için tele sağlık ’uzaktan ya da online’ sağlık uygulamaları geliştirilerek KOAH hastaları desteklenmektedir" dedi.



"Çevresel tütün dumanı maruziyeti KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır"


KOAH’ın gelişiminin en yaygın görülen risk faktörünün tütün ürünlerine maruz kalmak olduğunu vurgulayan Ağırtaş, "Çevresel tütün dumanı maruziyeti de KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır. Akciğer gelişiminde yetersizlik ile ilişkili hasta faktörleri (düşük doğum ağırlığı, çocuklukta sık geçirilen solunum yolu infeksiyonları), başta biyomasa (odun, tezek, benzeri yakıt) bağlı ortaya çıkan iç ortam ve dış ortam hava kirliliği, tozlu, dumanlı işyerlerinde çalışma diğer risk faktörleridir. KOAH’da en sık görülen yakınmalar nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarmadır. KOAH’ın tanısı, basit ve ağrısız bir test olan ’nefes ölçüm testi’ ile kolayca konabilmektedir. KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı ölüm oranlarını azaltacaktır" ifadelerini kullandı.



"Fiziksel aktiviteler hastaların günlük yaşamlarının daha kaliteli hale gelmesini sağlıyor"


KOAH’ın tedavisi hakkında da bilgiler veren İl Sağlık Müdürü Murat Ağırtaş, "KOAH tanısı konulan kişilerin sigara kullanımını bırakmaları, zararlı toz, gaz dumanından, hava kirliliğinden ve zararlı etkileri kanıtlanmış olan elektronik sigara kullanımından uzak durmaları gereklidir. KOAH tedavisinde nefes açıcı özellikte ’inhaler’ olarak adlandırılan solunum yolu ile uygulanan ilaçlar ile hava yollarındaki daralmanın ve yangının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Solunum yetmezliği olan KOAH’lı hastalarda evde oksijen tedavisi veya evde solunum cihazı tedavisi gibi tedavilere ihtiyaç olabilmektedir. Hastalığın kötüleşmesi ve seyrini etkileyen, hatta ölümlere neden olan ataklardan ve zatürreden korunmak için nefes yoluyla alınan ilaç tedavilerinin düzgün uygulanması gerekir. Bu tedavilerin yanı sıra fiziksel aktivitenin ve gerekirse akciğer rehabilitasyonu uygulanması hastaların günlük yaşamlarının daha kaliteli hale gelmesini sağlamaktadır."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin ardından inşa edilen 126’ncı cami ibadete açıldı HATAY (İHA) – Hatay’da asrın felaketinin ardından inşa edilen 126’ncı cami olan Maraşlar Camii, Vali Mustafa Masatlı’nın katılımıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Vali Masatlı, depremin ardından inşası tamamlanan 126 camiden 105’inin hayırseverlerin desteğiyle yapıldığını söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım yaşanmış ve yüzlerce bina zarar görmüştü. Depremler sonrası bölgenin yeniden inşa ve ihya inşa süreci için çalışmalara başlanmıştı. Hatay Valiliği ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde depremde kullanılmaz hale gelen camilerin yerlerine yenilerinin inşası ve ihtiyaç duyulan mahallelere cami yapımı için harekete geçilmiş ve kısa sürede çalışmalara başlanmıştı. Hatay’da asrın felaketinden bu yana inşa edilen 126’ncı cami Arsuz ilçesi Tülek Mahallesi’ne yapıldı. Maraşlar Camii ismi verilen cami, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve vatandaşların katılımıyla ibadete açıldı. "Hayırseverlerimizin destekleriyle 126 camimiz ibadete açıldı" Hatay genelinde deprem sonrası ibadet mekanlarının yeniden inşasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirten Vali Masatlı, "Bugün Arsuz ilçesi Tülek Mahallemizde Maraşlar Camii’nin açılışı için bulunuyoruz. Şehrimizin her tarafında bütün alanlarda ihya, inşa ve imar çalışmaları bir seferberlik ruhuyla vatandaşlarımızın da desteğiyle devam etti. Bugün geldiğimiz noktada şehrimizde 126 yeni caminin inşaatını tamamlayarak hizmete açmış olduk. Bu 126 camimizin 105’i, tamamıyla hayırseverlerimizin desteğiyle yapılmıştır. Diğer taraftan 50 Kur’an kursumuz, 13 gençlik merkezimiz yine vatandaşlarımızın desteğiyle yapıldı ve şu an faal olarak gençlerimize hizmet ediyor. Tabii çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor. Şu an 31 tane de yeni camimiz var. Yine hayırseverlerin katkılarıyla bunları da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere; kamu kurum ve kuruluşlarımıza özellikle camilerimiz, kuran kurslarımız ve gençlik merkezlerimiz noktasında bize destek veren Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve katkı sunan, değer katan tüm vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.
Hatay İlk işinin 4’üncü günü benzin dökülerek katledildiği ortaya çıktı Hatay’da şantiyede çalıştığı esnada kaldığı konteynerin alevlere teslim olmasıyla yanarak can veren 19 yaşındaki İbrahim Yaşar’ın ölümüyle ilgili ilk duruşma görüldü. Olayın şüphelisi olan şahsı telefonla konuştuğu için uyardıkları ve ardından 2 şahsın, akaryakıt istasyonundan aldıkları benzinle konteyneri ateşe verdikleri ortaya çıktı. Mersin’den Hatay’a 4 Mart 2025 tarihinde şantiyede işçi olarak çalışmaya gelen 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, Antakya ilçesi Emek Mahallesi’nde bir inşaatta çalışmaya başlamıştı. Hayatında ilk kez bir işte çalışan Yaşar’ın yatakhane olarak kullandığı konteyner 8 Mart tarihinde alevlere teslim olarak yandı. Yangında 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, alevlerin içerisinde kalarak can verirken aynı konteynerde kaldığı M.A.Ö. ise yaralandı. Yaşar’ın hayatını kaybettiği yangınla ilgili yürütülen çalışmada aynı şantiyede çalışan işçiler 26 yaşındaki M.K. ve 33 yaşındaki B.S. mahkemece gözaltına alınarak tutuklandı. Yangın suretiyle tasarlayarak kasten öldürme suçundan açılan mahkemede ilk duruşma 20 Nisan tarihinde Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İddianamede yer alan kamera kayıtlarında; olay günü saat 06.40 sıralarında B.S. ve M.K.’nin birlikte akaryakıt istasyonundan 5 litrelik pet şişeyle yakıt aldığı görüntüler yer aldı. İtfaiye raporlarındaysa yangının söndürülmeden atılan veya unutulan herhangi bir ateş sonucu çıktığı yer aldı. Olayda yaralanan M.A.Ö. ifadesinde, B.S. isimli şahsı olaydan 1 gün önce gece saatlerinde telefonla konuşurken uyardığını ve daha sonrasında olayın şüphelisi 2 şahısla birlikte kahve içtiklerini belirterek olay esnasında M.K.’nin konteynerin kapısını açarak selam verdiğini, ardından B.S.’nin konteynerin içerisine yanan bezi attığını ve ardından benzini yere fırlattığını söyledi. "Oğlum hayatında hiç çalışmadı, ilk çalıştığı işinin dördüncü gününde oğlum katledildi" Evladının ilk çalıştığı işinde 4’üncü gün can verdiğini ifade eden acılı baba Vedat Yaşar, "Oğlum İbrahim Yaşar, 4 Mart 2025 yılında Hatay’a çalışmaya geldi. Orada bir şirkette su tesisatçı olarak çalışmaya geldi. İbrahim’i 8 Mart’ta iki kişi üstüne benzin döküp canice yaktılar. Tanımadığımız şahıslardı ve o şahıslarla biz hayatımızda ne aynı şehirde yaşadık ne de tanışıklığımız var. Bunların niçin, ne sebeple oğlumu yaktıklarını ben de bilmiyorum. Benim oğlum da mağdur ailelerin bir bireyidir. Biz oğlumun adaletinin sağlanması için buradayız ve bugün burada umarım adalet yerini bulur. Benim oğlum liseyi bitirdi. Oğlum resimde kaldığı gibi duruyor, hayatı boyunca oğlumun gülümsemesi eksik olmadı. Hayatı boyunca evde evcil hayvanı eksilmedi ve oğlum çocukları çok severdi. Oğlum hayatında hiç çalışmadı, ilk çalıştığı işinin dördüncü gününde oğlum katledildi. İbrahim’i ben anlatamam, anlatmak için İbrahim’le yaşamak lazım" dedi. "5 litrelik bir bidona benzin doldurmuşlar, ağzına molotof şeklinde bez koyup konteynerin içine atmışlar ve çocukların üzerine kapıyı da kilitlemişler" Evladının kaldığı konteynerde yanarak öldüğünü ve canilerin cezalarını çekmesini istediğini dile getiren Vedat Yaşar, "Bu şahıslar petrolden gidip, 5 litre benzin almışlar ve kayıtlarda var. 5 litrelik bir bidona doldurmuşlar, ağzına molotof şeklinde bez koyup yakmışlar. Molotof şeklinde konteynerin içine atmışlar. Çocukların üzerine kapıyı da kilitlemişler. Ben yüce Türk devletinin adaletine inanmak istiyorum ve inanacağım da. Umarım adalet yerini bulur. İbrahim için bütün mağdur çocuklar için emsal bir karar olur umarım. Biz artık kimsenin evladının yanmasını istemiyoruz. Bütün canlarımız çok değerli, hele ki ülkemizin yeni nesil çocukları bizim için en değerlisi. Umarım emsal bir karar çıkar ve cezasızlıktan bu caniler cesaret almasınlar. Başka evlatlarımızın canı yanmasın. İbrahim’i biz bir şekilde hiçbir şekilde geri getiremeyiz. Benim üç çocuğum daha var. Bütün çocuklarımın psikolojisi şu an bozuk, ne işe gidebiliyorlar ne bir iş yapabiliyorlar. Ailecek her gün evimizden cenaze çıkıyor" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Yakıtın alındığı istasyon hakkında usulsüz satışa dair soruşturma olup olmadığına ilişkin müzekkere yazılmasına hükmeden heyet, davayı 8 Temmuz’a erteledi.
Uşak Uşak’ta görev başındaki polis ekiplerine pompalı tüfekle ateş açıldı: 2 polis yaralandı Uşak’ın Ulubey ilçesinde aile içi şiddet ve kavga ihbarına giden polis ekiplerine pompalı tüfekle ateş açılması sonucu 2 polis memuru yaralandı. Olay, Ulubey ilçesi Dilaver Mahallesi Kurtuluş Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aile içi şiddet ve kavga ihbarı üzerine adrese giden polis ekipleri, eve ulaştıkları sırada bahçeden açılan pompalı tüfekli saldırıya uğradı. Açılan ateş sonucu polis memurları İ.Ş. ve E.E.A. yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve 112 Acil Sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı polisler, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından şüphelinin kimliği E.R. (40) olarak tespit edildi. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için ekiplerce çalışma başlatıldı. Başlatılan yakalama çalışmalarında ekiplerce dron destekli arama gerçekleştirildi. Şüphelinin ilçe merkezinde bulunan metruk bir binada saklandığını tespit edildi. Şüphelinin, bölgeye gelen ekiplere yeniden ateş açması üzerine olay yerine özel harekât ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 3 saat süren çalışmaların ardından şüpheli, yapılan ikna çağrıları sonucu teslim olarak gözaltına alındı. -Uşak Valisi Serdar Kartal konuya ilişkin açıklamalarda bulundu Uşak Valisi Serdar Kartal, Ulubey İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek olayla alakalı Ulubey Kaymakamı İbrahim Çoşkunaslan, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi ve İl Jandarma Komutanı Özgür Kılıç’tan bilgi aldı. Vali Kartal yaptığı açıklamada, "Bugün Ulubey ilçemizde menfur bir saldırı yaşadık. Aile içi şiddetle ilgili şikayete giden polis arkadaşlarımıza, bir saldırgan şahıs tarafından pompalı tüfekle yakın mesafeden ateş açıldı. Bir polisimizin durumu biraz ağır olduğu için onu İzmir’e sevk ettik. Diğer arkadaşımız da bacağından yaralandı. Onu da taburcu ettiler. Şimdi evinde istirahat halinde. Saldırgan şahıs da bizim özel harekat ekiplerimiz tarafından ikna edilerek sağ olarak ele geçirildi. Bu konuyla ilgili hem adli hem idari soruşturmamız devam ediyor." dedi.