SPOR - 08 Ocak 2021 Cuma 12:33

Online satranç turnuvasında ödüller sahiplerini buldu

A
A
A
Online satranç turnuvasında ödüller sahiplerini buldu

Kırıkkale Belediyesince düzenlenen online satranç turnuvasında dereceye giren sporculara ödülleri Başkan Mehmet Saygılı tarafından verildi.

Kırıkkale Belediyesince düzenlenen online satranç turnuvasında dereceye giren sporculara ödülleri Başkan Mehmet Saygılı tarafından verildi.


Korona virüs ile mücadele kapsamında 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 2021 yılının ilk günü gerçekleştirilen turnuvaya Kırıkkaleli çok sayıda öğrenci katıldı. 2009 yılı ve sonrası doğumlu öğrencilerin katıldığı turnuvada dereceye giren sporcuların ödüllerini ise Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, Belediye Meclis Toplantı salonunda düzenlenen tören ile sahiplerine takdim etti.


“Katılımın yüksekliği bizi memnun etti”


Tören öncesi katılımcılar ile sohbet eden Başkan Saygılı, pandemi döneminden en çok etkilenen kesimin öğrenciler olduğunu söyledi. Saygılı, “Bu dönemde sizler okullarınızdan uzak kaldınız. Arkadaşlarınızı, öğretmenlerinizi özlediniz. İnşallah normalleştiğimiz günlere tekrar döneceğiz. Bu döneme kadar sizler de maske, mesafe ve hijyene çok dikkat etmelisiniz. Biz Kırıkkale Belediyesi olarak bu dönemde evlerinde en çok sıkılan çocuklarımıza yönelik bir etkinlik, satranç turnuvası düzenlemek istedik. Katılım oldukça yüksek oldu. Bu bizi mutlu etti” ifadesini kullandı.


“Satranç oynamayı tavsiye ediyorum”


Satranç oynamanın zihinsel gelişime önemli katkı sağladığını, matematiksel zekanın gelişimini hızlandırdığını söyleyen Saygılı, çocuklardan satranç oynamaya devam etmelerini istedi. Başkan Saygılı, “Satranç önemli bir zeka oyunu. İçerisinde bulunduğumuz çağ, bilişim çağı. Onun için gençlerimiz, bilgisayar yazılımlarına yönleniyorlar. Satranç stratejisi, hamlesi çocuklarımıza önemli zihinsel katkılar sağlıyor. Çocuklarımıza satranç oynamayı bu tür turnuvalara katılmayı tavsiye ediyorum” dedi.


Dereceye giren öğrencilere madalya ve tablet


Yeni yılın ilk etkinliği olan Kırıkkale Belediyesi Satranç Turnuvasında sporcular kıyasıya bir yarışma çıkardı. Son derece çekişmeli karşılaşmalar sonucunda ilk üçe giren sporculara tablet, 4’incü ve 14’üncü arasına ise satranç takımı ile tüm dereceye giren öğrencilere madalya takdim edildi. Turnuvada birinci Mustafa Ege İnanç, ikinci Deniz Emir Köksal, üçüncü ise Kayra Menşur oldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da baba ve kızına scootterla saldıran sanığın yargılanması başladı Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran Şener E.’nin yargılanmasına başlandı. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammet Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu sanığın babaya karşı saldırısıyla ilgili ’kasten yaralama’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, olay sırasında 14 aylık olan İkra için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası talebiyle Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlandı. Şener E. duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Şener E. burada hakime verdiği ifadede, iftar yaptıkları sırada ses duyarak dışarı çıktığını belirterek, "Beni görür görmez küfürler etti. O an sinirle scootera ayağım çarpınca onu alıp vurdum. Ben vurduğumda çocuk kucağında değildi. Sonra dönüp tekrar baktığımda Muhammet çocuğu kucağına alıp burnundaki kanı kızının suratına sürdüğünü gördüm. Ben 1 kez vurdum. 2’nci kez scooter elimden kayıp gitti. Vurduğum cisim de scooterın bir parçasıydı" dedi. Sanık Şener E., Muhammet Baca’nın yolunu kesip ailesini buradan sürgün edeceğini söylediğini iddia etti. 3 çocuğundan birinin İkra yaşlarında olduğunu anlatan sanık, çocuklarına bugüne kadar bir kez bile vurmadığını söyledi. Kendisi ve kızına saldıran sanığın en ağır cezayı almasını isteyen Muhammet Baca ise, "Olay sırasında eşimi düşürmüşler. İkra yoldaydı. Onu görünce kucağıma aldım. O sırada odunla vurdu Şener scooter ile değil. Mahkemeyi yanıltıyor. Çocuğuma doğru vurdu. Kızım balık gibi çırpınırken tekrar vurdu. Benim kızım en ufak seste kafasını tutuyor artık" açıklamasında bulundu. Tanık olarak dinlenen sanığın kardeşi Servet E. de olay günü Muhammet Baca’nın kendisine hakaret ettiğini ileri sürerek, "Bağırış çağırış olunca kardeşim geldi. Ben jandarmayla birlikte kadınların kavgasını ayırdım. Muhammet Baca doğulu olduğumuz için takıntı haline getirdi" dedi. Tanık Bilge Baca ise arbede sırasında kızı İkra Baca’ya sopayla vurulduğunu iddia ederek, "Şener sopayla vurdu. İlk önce çocuk benim kucağımdaydı. Arbede sırasında yere bıraktım. Sonra Nevin E. beni itince yere düştüm. Sonra eşim bana doğru geldi ve kızımı kucağına aldı" ifadelerini kullandı. Sanık avukatları ise müvekkillerinin tahliyesini istedi. Baca ailesi avukatları ise davanın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan Ağır Ceza’da görülmesini istedi. Mahkeme sanığa savunma için süre verirken duruşmayı ileri tarihe erteledi. "İfadeler çelişkili" Duruşma sonrasında açıklamada bulanan Baca ailesinin avukatı Berika Kurt, "Duruşma esnasında sanığın ifadeleriyle, kolluk ifadeleriyle şu an verdiği ifade arasında çok büyük bir çelişki vardı zaten hakimde. Bunu sordu kendisine. Siz çocuğa vurduğunuzu karakoldaki ifadenizde ikrar etmişsiniz. Ancak şu anda çocuğu görmedim diyorsunuz. Bu çelişki hakkında ne düşünüyorsunuz dediğinde olayın şokuyla hatırlamadığını iddia etti kendisi. Aslında bu açıklamalar dahi her şeyin bilinerek ve istenerek yapıldığını açık açık gösteriyor" dedi. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesini istediler Kurt, suçun vasfının değişmesi için talepte bulunduklarını dile getirerek şöyle konuştu: "Şu anda iddianame kasten yaralama neticesi sebebiyle kasten yaralamadan yazılmış olunsa da bebeğe karşı olan eylemin meydana getirdiği sonucun hayati tehlike oluşturacak düzeyde olması sebebiyle ve bunun bilinerek ve istenerek yapılması sebebiyle Ağır Ceza Mahkemesi’ne tevzini istedik dosyanın. Çünkü ilk adli tıp raporunda İkra bebeğin şu açıkça yazıyor zaten, bebeğin hayat tehlikesi olduğu yazıyor. Aynı zamanda beyin kanaması ve kafatası kırıkları da sabit. Dolayısıyla biz Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevkini istedik. Bu aşamada mahkeme hakimi sanıktan ek savunma istedi. Yani suçun mahiyetinin değişmesi durumunda. Kasten öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanması durumunda açıklaması ne olacak, savunması ne olacak şeklinde beyan vermesini istedi, savunma vermesini istedi. Önümüzdeki celseye kadar da o savunmanın alınacağını düşünüyorum." Baca ailesinin diğer avukatı Tolga Taylı ise, "Olayın oluş şekli Muhammed ve İkra’nın bedensel bütünlüğü bakımından kafa ve omurilik veyahut da beyincik kısmına gelen darbeler aslında bir yaralama değil kasten öldürmeye teşebbüs veya olursa olsun diye yapılan eylemlerdir. Dolayısıyla biz suçun vasfının değişeceği kanaatindeyiz. Bu da 6 ay sonra alınacak olan raporla sabitlik kazanacaktır. Buradan dosyanın Asliye Ceza’dan Ağır Ceza’ya gönderilmesini talep ettik. Nitekim de bu beyanımız mahkeme hakimi tarafından dikkate alındı ve ek savunma istendi. Sürecin yakinen takipçi olacağız. Sanığın en ağır ceza almasını sağlamak için meslektaşımla birlikte olanca gayreti göstereceğimize eminiz" diye konuştu.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan, 333 hafızın icazet merasimine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nde gerçekleştirilen 333 hafızın icazet aldığı, hafızlık icazet merasimine katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Cami’nde gerçekleştirilen Üsküdar Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı İmam Hatip Okulları ve Üsküdar Müftülüğüne bağlı Kur’an kursları bünyesinde hafızlık eğitimlerini tamamlayan 333 Hafız’ın icazet merasimine katıldı. İcazet merasiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi. Okunan Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve duaların ardından hafızlığını tamamlayan Kur’an talebeleri, Reis-ul Kurra Mustafa Demirkan’dan icazetlerini aldı. İcazet alan hafızlar, merasime Türkiye ve Filistin Bayraklarının olduğu atkılarla katıldı. İcazet merasiminin sona ermesini ile birlikte, hafızlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’la hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan, Cuma namazını da Büyük Çamlıca Camii’nde eda ederken, Cuma Hutbesini genç Hafız Muhammed Fatih Mercan, Arapça, İngilizce, Japonca ve Türkçe olmak üzere 4 farklı dilde okudu. Cuma Namazını ise Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş kıldırdı. İcazet merasiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanısıra, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Diyanet İşler Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul Valisi Davut Gül, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve çok sayıda davetli hazır bulundu.