ÇEVRE - 13 Ekim 2021 Çarşamba 14:26

İklim değişikliği tarım takvimini değiştiriyor

A
A
A
İklim değişikliği tarım takvimini değiştiriyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, "İklim değişikliğini sadece kuraklık olarak algılamayalım. İklim değişikliği demek aynı zamanda tarım takvimini de etkiliyor. Geçmiş yıllarda Anadolu coğrafyasında güzlük ekimi 15 Eylül’e 15 Ekim arasında yaparken bu sene iklim değişikliğinde çeşitli bölgelerde Kasım ayında ekiyoruz" dedi.


Tarım ve Orman Bakanlığı "2021 Yılı Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi" çerçevesinde Kırıkkale’de "makarnalık buğday tohumu ve yem bitkileri tohumu" dağıtım töreninde konuşan Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, iklim değişikliği ve kuraklık ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.



"İklim değişikliği demek aynı zamanda tarım takvimini de etkiliyor"


Yaşanan iklim değişikliği ve kuraklık, tarım sektörünü önemli ölçüde etkilediğini ifade eden Dr. Hasdemir, "Bu sektörün sürdürülebilirliği için artık tarımda kendini iklime göre yenilemek durumda. Kişi başına düşen arazi varlığının daralması, verim alanlarında daha fazla yeni teknolojileri kullanarak verimliliği artırmayı zorunlu hale getirmekte. Türkiye tarımı da yaşanan bu gelişmeler çerçevesinde iklime göre kendini planlayacak, özellikle suya göre tarımı planlayacak şekilde politikalarla yönetilmekte. İklim değişikliği demek aynı zamanda tarım takvimini de etkiliyor. Geçmiş yıllarda Anadolu coğrafyasında güzlük ekimi 15 Eylül’e 15 Ekim arasında yaparken bu sene iklim değişikliğinde çeşitli bölgelerde Kasım ayında ekiyoruz. Yine bu durum hasat tarihini değiştirmekte" dedi.



"Son yıllarda buğdayda 42 çeşit kuraklığa toleranslı olarak geliştirildi"


Suyun kısıtlı olduğu 10 il ve 45 ilçede daha az su tüketen bitkilere destek sağladıklarını anlatan Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, şunları kaydetti:


"Tarım ve Orman Bakanlığı’mıza bağlı araştırma enstitümüzde son yıllarda buğdayda 42 çeşit kuraklığa toleranslı olarak geliştirildi. Bu çeşitlerimizle üretimi artıracak, kuraklığı daha aza indirecek çalışmalar yürütüyoruz. Aynı zamanda ülke genelinde 10 ilimiz ve 45 ilçemizde su kısıtlı olan bölgelerimizde daha az su tüketen bitkileri mısır yerine daha az su tüketen bitkileri eken çiftçilerimize örneğin; nohutta mercimekte yüzde 50 fazla ödüyoruz. Bunun yerine daha az su tüketen yem bitkilerinde çiftçilerimize fiğ gibi Macar fiği gibi mürdümük bitkilerimize eken çiftçilerimize yem bitkileri desteğini yüzde 50 daha fazla ödüyoruz. Macar fiğinde dekar 60 lira ise bu bölgelerde 90 lira olarak ödüyoruz. Dolayısıyla suya göre tarımı planlayan daha az su tüketen bitkiye daha fazla destekleme yapan bir politika içerisindeyiz."



"Türk çiftçisi tarımsal hasılada ilk 10’da"


Türkiye’nin dünyada arazi varlığı olarak 31’inci sırada yer aldığının altını çizen Hasdemir, "Anadolu bize çok büyük imkânlar sağlamakta. Atalarımızın bize emanet ettiği bu topraklar dünyanın en kıymetli toprakları Ama biz yağış olarak da baktığımızda, dünyanın birçok ülkesinden daha az yağış alıyoruz. 500 milimetrenin altındaki bir yağışla bu sene çiftçilerimiz üretim yapmak durumunda kaldı. Ama burada doğru tohumu kullanarak doğru üretim tekniklerini yaparak dünyada arazi varlığında 31’inci sırada olan Türk çiftçisi tarımsal hasılada ilk 10’da. Avrupa’da da ilk 1’e çıkarak dünya üzerindeki diğer çiftçilere bakarak 3 kat daha verimli çalışarak üretim yaptılar. Son 20 yılda sadece buğday verimliliği yüzde 40’a yakın arttı. Mısır da yüzde 120’nin üzerinde bir artış sağladık" diye konuştu.


Türkiye’deki çiftçilerin pandeminin yoğun olduğu dönemde bile tarladan, topraktan, bahçeden geri durmadan üretime devam ettiklerini dile getiren Hasdemir, geçen yıl 126 milyon tonu geçen üretimle Türkiye’nin tarımsal hasılada ilk 10’a girdiğini sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Başkan Geçit, Tecde Mahallesi’ndeki yol yenileme çalışmalarını inceledi Tecde Mahallesi’ndeki yol yenileme yatırımlarını inceleyen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "Soğuk ve yağışlı geçen kış mevsiminden sonra ilçemizin tüm yaşam alanlarındaki ulaşım ağını sağlıklı ve konforlu hale getirmek için 2026 yılı yatırım programına aldığımız hizmetleri teker teker yerine getiriyoruz" dedi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, beraberinde meclis üyesi Halil Durak, başkan yardımcısı Mehmet Cüreoğlu ve Kemal Oruç’un yanı sıra Tecde Mahalle Muhtarı Ali Yiğit ile birlikte mahalenin yollarında gerçekleşen yenileme çalışmalarını inceledi. "Belediyemizin yatırımlarıyla mahallemiz güzelleşiyor" Gerçekleştirilen yatırımların mahalleye önemli katkılar sunduğunu belirten Muhtar Ali Yiğit, yapılan hizmetlerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yiğit, "Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz, 2 Nisan itibarıyla altyapı ve aydınlatma çalışmaları tamamlanan yollarımızda bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor. Tecde, hızla büyüyen ve gelişen bir mahalle. Belediyemizin bugüne kadar yaptığı ve bundan sonra yapacağı yatırımlarla mahallemizin daha modern ve yaşanabilir bir hale geleceğine inanıyoruz. Yol yenileme ve kaldırım çalışmalarımız devam edecek" diye konuştu. "Tecde’nin gelişimine uygun yatırımlar hayata geçiyor" Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise Tecde’nin gelişen yapısına uygun yatırımları hayata geçirdiklerini ifade etti. Kış aylarında yaşanan olumsuz hava şartları nedeniyle yıpranan yolların yenilendiğini belirten Geçit, "Soğuk ve yağışlı geçen kış mevsiminin ardından ilçemizin farklı noktalarında bozulan yollarımızı yenileyerek daha konforlu hale getiriyoruz. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz, hemşerilerimizin daha sağlıklı, güvenli ve rahat bir ulaşım ağına kavuşması için planlanan yatırımları tek tek hayata geçiriyor. Tecde Mahallemiz, ilçemizin en hareketli ve hızlı gelişen bölgelerinden biridir. Bu doğrultuda mahallemizin ihtiyaçlarını kalıcı çözümlerle karşılamak için çalışmalarımıza hız verdik. Altyapısı tamamlanan yollarımızı bakım, onarım ve sıcak asfalt çalışmalarıyla modern bir seviyeye ulaştırıyoruz. Tecde’nin gelişimine uygun olarak altyapı ve üstyapı hizmetlerimizi planlı bir şekilde tamamlayacağız" şeklinde konuştu. Başkan Geçit, çalışmalar sırasında destek veren mahalle muhtarına ve sahada görev yapan belediye ekiplerine teşekkür etti.
Amasya Aynı evde 11 yıl arayla ikinci soba faciası: Bu kez baba ve oğlu hayatını kaybetti Amasya’da 11 yıl önce anne ve oğlunun soba zehirlenmesinden öldüğü evde bu sefer de baba ile diğer evladı aynı sonla hayatını kaybetti. Sobadan sızan gaz, bir ailenin ocağını söndürdü. Edinilen bilgiye göre, Kurşunlu Mahallesi Kafkas Sokak’taki müstakil evde yaşayan Yasemin (50) ve oğlu Anıl Ali Zeren (14), 11 yıl önce soba zehirlenmesinden hayatını kaybetmişti. Yaşadıkları büyük acı sonrası hayata tutunmaya çalışan baba Mehmet Ali Zeren (64) ile oğlu Alper (39) de 11 yıl sora aynı kaderi yaşadı. Baba ve oğluna telefonla ulaşamayan yakınları, polislerle birlikte girdikleri evde baba-oğulu yerde hareketsiz halde buldu. Eve gelen acil sağlık ekipleri baba ve oğlunun sobadan sızan gazdan zehirlendiklerini belirledi. Olayı duyan yakınları ve mahalle sakinleri büyük şok yaşadı. Cenazeler yapılan incelemenin ardından tabuta konularak cenaze aracıyla morga götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Zeren ailesinin 11 yıl arayla aynı acı sonla karşı karşıya kaldıklarını belirten Kurşunlu Mahallesi Muhtarı Muhammed Aca, "11 yıl önce de soba zehirlenmesi olmuştu. Anne ve oğlu ölmüştü. Şimdi de baba ve diğer oğlu hayatını kaybetti. İçeri girdiğimizde evde yoğun duman vardı. Sobadan sızan gazdan zehirlenmişler" diye konuştu. Amasya Emniyet Müdürü Ayhan Saraç da olay yerine gelerek bilgi aldı.