- 20 Mart 2022 Pazar 11:30

Şehit ve gazi aileleri sosyal projelerle hayata tutunuyor

A
A
A
Şehit ve gazi aileleri sosyal projelerle hayata tutunuyor

Kırıkkale’de şehit ve gazi aileleri, düzenlenen kursta yörenin önemli sanatçılarından Neşet Ertaş, Hacı Taşan ve kralların ressamı Rahmi Pehlivanlı’nın kitre bebeklerini yapıyor.

Kırıkkale’de şehit ve gazi aileleri, düzenlenen kursta yörenin önemli sanatçılarından Neşet Ertaş, Hacı Taşan ve kralların ressamı Rahmi Pehlivanlı’nın kitre bebeklerini yapıyor.


Kırıkkale’de dezavantajlı kadınlar ile şehit annesi ve eşlerinin sosyal ve ekonomik hayatının yeniden canlanması için çeşitli projeler yürütülüyor. Bu kapsamda Yahşihan Halk Eğitim Merkezi’nde "Girişimcilikte Kadınların Durumlarının Araştırılması ve Desteklenmesi" projesi hayata geçirildi. Kırıkkale Valiliği koordinesinde Kadın Dayanışma ve Destekleme Derneği tarafından açılan kursta şehit anneleri ve eşlerinin sosyal ve ekonomik hayata katılımlarının sağlanması amaçlanıyor. Kursta yörenin önemli isimlerinden Hacı Taşan, Neşet Ertaş ve kralların ressamı Rahmi Pehlivanlı gibi sanatçıların kitre bebekleri yapılıyor. Kırıkkale Üniversitesi öğretim görevlileri ile Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri tarafından da kursiyer kadınlara eğitimler veriliyor.



"Onların sosyal hayata katılmalarını entegre etmek"


Proje yürütücüsü Dr. Müzeyyen Özhavzalı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada projenin İçişleri Bakanlığı tarafından desteklendiğini söyledi. Şehit ve gazi ailelerinin sosyal hayata tutunmasını sağlamak amacıyla projenin başlatıldığını ifade eden Özhavzalı, şunları kaydetti:


“Proje kapsamında hedef kitlemizin öncelikle şehit aileleri gazi eşleri ile dolu. Dezavantajlı gruplar arasından şehit ailelerimizi, şehit eşlerimizi ve mağdur kadınları seçtik. Amacımız şuydu; onlara öncelikle manevi olarak destek vermek. Onların sosyal hayata katılmalarını entegre etmek. İkinci hedefimiz ise pandemi sonrası geçim sıkıntısı yaşayan ailelere Kırıkkale’yi ön plana çıkaracak lavanta, ayçiçeği vb. gibi değişik konseptlerden ve özel kitre bebeklerden değişik hediyelik eşyalar yaptırarak onların aynı zaman da mesleki olarak desteklenmesi ve ekonomik hayata katılmasıydı. Bu kapsamda projemiz başladı. Merkezde bu projemizi yürütüyoruz. Halk Eğitim Müdürlüğü ile beraber. Yahşihan, Kırıkkale Üniversitemizin olduğu bir bölge. Yahşihan Kaymakamımız Ender beyin özel ricası üzerine hem üniversite hocalarımız hem de proje yürütücüsü olarak Yahşihan Halk Eğitim Merkezi’ni projeye dahil ettik. Şuanda projemiz burada başladı. Yahşihan bölgesinde oturan şehit annelerimiz, gazi eşlerimiz ve üretime katılmak isteyen emektar kadınlarımıza çok teşekkür ediyoruz."



"Bizim içimizi rahatlatıyor"


Şehit Osman Yıldırım’ın annesi Ayşe Yıldırım, açılan kursun kendilerine bir terapi olduğunu belirterek, "Burada terapi yapıyoruz. Örgüler örüyoruz. Hocalarımız sağ olsun terapi için ’evde durmayın çıkın gelin değişiklik olsun’ diye çağırdılar. Kırıkkale’de daha önce vardı, ben gidememiştim. Şimdi buraya geliyorum. Ben başka zaman buraya gelmediğim zaman bir hafta evden çıkmadığım oluyor. Evden çıkıyoruz, burada arkadaşları görüyoruz. Bir terapi oluyor, bir değişiklik oluyor. En azından bize destek oluyorlar, yardımcı oluyorlar. ’Acınızı unutun dışarıda hayat var’ diyorlar. Sağ olsunlar onlarla beraber günlerimizi geçiriyoruz. Bizi gezmelere götürüyorlar. İstanbul’a götürdü çok güzel geçti. İnşallah başka yerlere de götürecekler. O gezmeler bizim içimizi rahatlatıyor" dedi.



"Şehit ailelerimizin sosyalleşmelerini sağlamak"


Kitre bebek üretiminde Kırıkkale yöresinin sanatçılarına yer vermeyi tercih ettiklerini anlatan Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Fatma Talia Yağız, "Rahmi Pehlivanlı, eserler vermiş bir sanatçımız. Hacı Taşan da yine bu yörenin bağrından kopup gelmiş, halk müziği üzerine eserler vermiş bir sanatçı. Şu anda ben Hacı Taşan’ı yapmaya çalışıyorum. Amacımız Hacı Taşan’ı kitre bebek olarak tanıtmak. Öncelikle amacımız da şehit ailelerimizin burada farklı işler yapmasını, onları rehabilite etmek, onları evlerinden çıkarıp burada sosyalleşmelerini sağlamak" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çameli Belediye Meclisinden kırsal mahalle kararı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Ek Madde 3’ü ile 7254 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında, kırsal mahalle ve kırsal yerleşik alan yönetmeliği doğrultusunda Çameli ilçesi sınırları içerisinde bulunan mahallelerin kırsal yerleşim özelliği taşıyıp taşımadığının tespiti konusu Çameli Belediye Meclisinde görüşülmüştür. 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren yasal düzenleme çerçevesinde, mahalle muhtarlarımızın talepleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda; Çameli merkez mahalleler hariç köyden dönüşen tüm mahallelerin kırsal mahalle statüsünde kalmasının uygun olduğuna Belediye Meclisinde oy birliği ile karar verilmiştir. Alınan bu karar, ilgili mevzuat gereği Denizli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne gönderilecek olup, nihai karar Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından verilecektir. "Tek amacımız kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanmasıdır" Bu karar ile amaçlarının kırsal alanda vatandaşların desteklenmesi olduğunu belirten Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan; "Bu karar ile temel amacımız; kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın desteklenmesi, kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanma ya devam etmesinin sağlanmasıdır. Alınan kararın ilçemize ve tüm mahallelerimize hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz" dedi.
Kayseri "Araçlarda ÖTV indirimi tüm engellileri kapsamalı" Kayseri’de avukatlık yapan ve yüzde 81 oranında bedensel engelli olan İsmail Arslan, ÖTV Kanunu’nda yapılan düzenleme ile ilgili yaptığı açıklamada, "Engel oranı ne olursa olsun tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır" dedi. Kayseri’de avukatlık yapan İsmail Arslan, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile sadece ortopedik engellilere ÖTV ve MTV muafiyeti tanınması, zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere hak tanınmaması konusunda açıklama yaptı. Araç ve toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engellilere ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmasını gerektiğini söyleyen Arslan, "Engellilerin araç alımlarında ÖTV bağışıklığından yararlanma konusunda yeni bir gelişme oldu ve bu konuda çokça sorun doğdu. Yüzde 81 bedensel engelli, vergi hukuku alanında çalışan bir avukat olarak ülke idaresindeki insanların yanlış yapma, hatalı ve hukuka uygun olmayan kararlar verme hakları yoktur. Bu minvalde atılan her imzadan ciddi bicinde sorumludurlar ve alınan kararların arkası, önü iyi hesap edilmelidir. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 259 Sayılı Kanun Teklifi. verilen bir önergeyle aşağıdaki hüküm eklenerek kabul edildi. Özel Tüketim Vergisi Kanunu/nun 7. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinin c alt bendi yeniden düzenlenmiştir. Hesaplanması gereken Özel Tüketim Vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 2 milyon 873 bin 900 TL’yi aşanlar hariç, motor silindir hacmi 2 bin 800 santimetreküpü aşanlar hariç ve G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler ile engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliği yüzde 40 ve üzeri olup, bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan malul ve engelliler tarafından burada sadece ortopedik engellilere bu hakkın tanınması ve zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere bu hakkın tanınmaması hakkaniyete ve hukuka uyar değildir" dedi. Arslan, "Cumhurbaşkanımızdan yasa önünüze geldiğinde bu yönde düzenleme yapılması için Meclis’te geri göndermesini talep ediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin ÖTV Kanunu 7/2-c maddesindeki ‘Bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından’ bölümünü iptal eden kararı 26.06.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, yürürlük tarihi 9 ay sonra olarak karar verilmişti. Söz konusu 9 ay 26.03.2026 tarihinde dolmuş olup, iptal kararı yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle bugün Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaki gerekçeleri karşılanarak yeni bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Yasayı Meclis yapar, ancak hukuka uygun hazırlığı hükümete düşer. Bu başvuruyu CİMER üzerinden Strateji Başkanlığı’na kendi adıma iletmiştim. Meclis’e cevabı geldi. Anayasa Mahkemesi idarenin hakkı daralttığı ve araç kullanabilir durumda olmayan engelliler için bu hakkı vermediği için yasayı iptal etmişti. Oysa şu an ortada artık yasa da olmadığı için tüm yüzde 90 altında engelliler haktan mahrum kaldılar ki bu işin aslı 2013 yılından bu yana engellilere tanınan hakların suistimalinin bütçeye getirdiği yükler kökenlidir. Engel oranı ne olursa olsun araç kullanabilir durumda olmayan veya toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır. Ayrıca engel durumu otomatik vites veya tertibatlı araç kullanmasını gerektiren engelliler de bu vergileri ödememelilerdir. Suistimal de engellenmelidir. Bir tarafta engelli çocuğu araç içinde tuvalet ihtiyacını ancak karşılayabildiği için araca ihtiyaç duyanlar, diğer tarafta torunlar gezme tozma için dedesinin üzerinden araç almak isteyenler. Bu konu çok hassas. Geçen sene araç alımlarının büyük bir kısmı engelli alımlarını oluşturdu ise bu husustaki suistimal daha da artacak demektir ki, bu da göz ardı edilmeden hukuka da uygun bir yasa çıkmalıdır. Devlet yasama-yargı-yürütme sacayakları üzerinde iş yapar ve tüm unsurlar uyumlu olmalıdır. Bu geçiş döneminde araç ihtiyacı olup bağışıklıktan faydalanamayan engellilere de önerim bir vergi hukuku avukatı olarak şu şekildedir: Aracın ÖTV’sini ihtirazi kayıtla ödetsinler veya bayi buna yanaşmazsa bizzat araç sahibinin adına aracın alındığı il defterdarlığına hitaben ödenen ÖTV ve ÖTV üzerinden hesap edilen KDV için ihtirazi kayıt ve ödemenin iadesi dilekçesi versinler. Ret halinde vergi mahkemesine dava etsinler. Yargı süreci uzasa da hakları olanı alacaklardır kanısındayım" ifadelerini kullandı.
Balıkesir "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" kitabı raflarda Kas-iskelet sistemi ağrılarının yönetiminde bitkisel yaklaşımları ele alan "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" adlı kitap yayımlandı. Eserde Balıkesir Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından Prof. Dr.Nilay Şahin, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Satıl ve Altınoluk MYO, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı’ndan Prof. Dr. Selami Selvi yazar olarak yer aldı. Bilimsel literatür ışığında hazırlanan eser, ağrı mekanizmalarını ve bitkisel ajanların etki yollarını kapsamlı bir şekilde ele alarak hem sağlık profesyonellerine hem de konuya ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Nilay Şahin, çalışmanın özellikle hastalar açısından önemli bir boşluğu dolduracağını vurgulayarak, "Ağrı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok yaygın bir sorun. Bu kitapta, bitkisel yaklaşımların bilimsel temellerini ortaya koyarak hem hekimlere hem de hastalara yol gösterici olmayı amaçladık. Okuyucuların güvenilir ve anlaşılır bilgiye ulaşmasının, doğru tedavi yaklaşımlarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kitabı hazırlayanlardan Prof. Dr. Fatih Satıl’da "Kitap, Anadolu’nun derinliklerinden gelen geleneksel halk bilgilerini, süzgeçten geçirilmiş güvenilir tıp ve botanik kaynaklarıyla harmanlandı. "Kulaktan dolma" bilgilerin oluşturduğu bilgi kirliliğine son vererek; doğru bitkinin, doğru dozda ve doğru yöntemle kullanımını esas alıyor" dedi. Tabiat eczanesinden istifade edilerek bilinçli okurlar için bir başucu kaynağı niteliğindeki bu çalışma, bilimsel doğruluktan taviz vermeden herkesin anlayabileceği duru bir dille kaleme alındı. Sağlığınızı şansa değil, doğru kaynağa emanet edin. Kitapta bitkisel ürünlerin etki mekanizmaları, kullanım alanları ve güncel bilimsel veriler sistematik bir yaklaşımla sunuluyor. Günlük yaşamda sık karşılaşılan ağrı problemlerine farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen kitap, yalnızca hekimler için değil; ağrı yönetimi ve bitkisel tedavilere ilgi duyan herkes için anlaşılır ve kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor. Bilimsel temele dayanan bu çalışma, tamamlayıcı tıp yaklaşımlarına ilgi duyan okuyucular için güvenilir bir başvuru eseri olarak öne çıkıyor.