- 22 Mart 2022 Salı 09:55

Oğlundan gelen mesajla acı gerçekle yüzleşti: Pes etmeden iki oğlunu da uyuşturucudan kurtardı

A
A
A
Oğlundan gelen mesajla acı gerçekle yüzleşti: Pes etmeden iki oğlunu da uyuşturucudan kurtardı

Kırıkkale’de uyuşturucu bağımlısı iki çocuğunu kurtaran bir anne, kurduğu dernekle emniyet teşkilatının "En İyi Narkotik Polisi; Anne" projesine destek veriyor.

Kırıkkale’de uyuşturucu bağımlısı iki çocuğunu kurtaran bir anne, kurduğu dernekle emniyet teşkilatının "En İyi Narkotik Polisi; Anne" projesine destek veriyor.


Kırıkkale’de yaşayan 3 çocuk annesi Banu Doğan, gelen mesajda oğlunun uyuşturucu bağımlısı olduğunu öğrendi. Bağımlılıkla mücadele etmeye karar veren Doğan, bir süre sonra diğer oğlunun da madde bağımlısı olduğunu öğrendi. Uyuşturucuya karşı vereceği savaş öncesi internet ortamından araştırmalar yapıp, madde bağımlıları ile görüştü. Pes etmeyerek çocuklarını kurtarmak için büyük bir mücadele verdi ve sonunda başardı. Banu Doğan iki oğlunu kurtardıktan sonra bağımlı olan onlarca genci de uyuşturucudan kurtardı. Dernek kuran Banu Doğan, emniyet teşkilatının "En İyi Narkotik Polisi; Anne" projesine destek veriyor. Kurduğu dernekle madde bağımlılarının aileleri ile görüşüp, onlara rehberlik yapıyor. Doğan’ın kendisi gibi aynı acılar yaşayan ailelere tek tavsiyesi ise evlatlarından asla vazgeçmemeleri.


Oğullarının uyuşturucudan kurtulması için verdiği mücadeleyi ve yaşadığı süreci İHA muhabirine anlatan Banu Doğan, küçük oğlunun uyuşturucuya başladığında 14 yaşında olduğunu söyledi.



"Biz böyle bir sürece girdiğini fark edemedik"


Telefonuna gelen mesajı okuduktan sonra uyuşturucu ile mücadele etmeye karar verdiğini ifade eden Doğan, "Bir anne olarak ona güvendiğim için ‘benim çocuğum asla böyle bir şey yapmaz’ diye cevap verdim. Daha sonradan yine böyle duyumlar aldığımda ‘Acaba kullanabilir mi?’ diye kafama soru işreti geldi. Çocuğuma sürekli sordum. ‘Bak böyle şeyler duyuyorum, doğru mu?’ diye o da ‘Hayır anne kesinlikle öyle bir şey yapmıyorum’ diyerek inkar cevaplar aldım. Daha sonradan kendi bana bir mesaj attı. ‘Anne ben madde kullanıyorum. Kendim baş edemiyorum’ diye. Tabii ki bu süreçte zayıfladı. Hareketleri değişti. Eve gelmemeye başladı. Okulunu aksatmaya başladı. Arkadaş çevresi değişti. Baya değişimler oldu. Bu değişimler de madde kullandığı için. Biz böyle bir sürece girdiğini fark edemedik. Çünkü bu konuya yabancı olduğumuz için” dedi.



"Ondan sonra bu sürecin içine öbür oğlumda girdi"


Tam oğlu için ne yapacağını araştırırken, diğer evladının da madde bağımlısı olduğunu öğrendiğini belirten Doğan, şunları kaydetti:


“Madde nedir bilmiyorum. Ben geçmişte böyle bir şey duymadım. Hiçbir şekilde tecrübem yok. Sonra eve geldi. ‘Ne kullanıyorsun?’ dedim. ‘Anne eroin kullanıyorum’ dedi. Dedim ki; ‘Baban duyarsa bizi çok kötü yapar’ dedim. Bu işlerden uzak durması gerektiğini söyledim ama ben bağımlılığın ‘b’sini bilmiyorum. ‘Ne yapmamız gerekiyor?’ dedim. ‘Anne beni eve kapatın. Evden dışarı çıkmayım. Bir daha bu işlerle uğraşmayacağım.’ ‘Peki’ dedim. Eve kapattık. İlk başta babasından sakladık. Bu süreç tabi ki bir yıl geçti. Daha kötü oldu çocuk. Babasına söyledim. Evde gerilmeler ve üzücü şeyler oldu. Sonra internetten baktık. Eroinin ne olduğuna baktık. Eyvah dedik. Biz neyin içine düşmüşüz. Ben değiştikten sonra başarılı olabildik. Şu anda iki yıldır temiz. Ondan sonra bu sürecin içine öbür oğlumda girdi. O da madde kullanmaya başladı. O da ‘Benim kardeşimin içtiği şey nedir?’ diye bir merakla başladı. Onun bu seferde sürecine girince ben tamamen kendimi sahalara attım. Onu da yolun başından aldık.



"Devletin elini görmek daha da güçlendirdi"


Bilinçli anne ve baba olunması gerektiğini savunan Doğan, “Nerde ne yapabileceğimizi bilmemiz gerekiyor. Sağ olsun şu anda devletimiz bizim arkamızda. Devletin elini görmek daha da güçlendirdi beni. Sahalara indim. Huzur Köy projesini anlattım. Huzur Köy gibi gerçekten bir fırsatımız var. Bir rehabilitasyon merkezimiz var. Orada gençlerimiz 6 ay ile 3 ay arasında yatılı kalıyorlar. Çok güzel bir ilgi var. Sayın Valimiz Bülent Tekbıyıkoğlu’nun başkanlığında bir rehabilitasyon merkezi. Şu anda da orada çocuklar yatılı kalıyor. Çok faydalı. Bütün gençlerimizi oraya yönlendirerek Saha çalışmalarımız, önleme çalışmalarımız, mobil ekip çalışmalarımız, aile ziyaretlerimiz. Biz buradayız yani. Biz destek olmak istiyoruz bütün ailelere bütün gençlerimize. Gelsinler bizim yaşadıklarımızı onlar yaşamasın istiyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çameli Belediye Meclisinden kırsal mahalle kararı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Ek Madde 3’ü ile 7254 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında, kırsal mahalle ve kırsal yerleşik alan yönetmeliği doğrultusunda Çameli ilçesi sınırları içerisinde bulunan mahallelerin kırsal yerleşim özelliği taşıyıp taşımadığının tespiti konusu Çameli Belediye Meclisinde görüşülmüştür. 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren yasal düzenleme çerçevesinde, mahalle muhtarlarımızın talepleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda; Çameli merkez mahalleler hariç köyden dönüşen tüm mahallelerin kırsal mahalle statüsünde kalmasının uygun olduğuna Belediye Meclisinde oy birliği ile karar verilmiştir. Alınan bu karar, ilgili mevzuat gereği Denizli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne gönderilecek olup, nihai karar Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından verilecektir. "Tek amacımız kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanmasıdır" Bu karar ile amaçlarının kırsal alanda vatandaşların desteklenmesi olduğunu belirten Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan; "Bu karar ile temel amacımız; kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın desteklenmesi, kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanma ya devam etmesinin sağlanmasıdır. Alınan kararın ilçemize ve tüm mahallelerimize hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz" dedi.
Kayseri "Araçlarda ÖTV indirimi tüm engellileri kapsamalı" Kayseri’de avukatlık yapan ve yüzde 81 oranında bedensel engelli olan İsmail Arslan, ÖTV Kanunu’nda yapılan düzenleme ile ilgili yaptığı açıklamada, "Engel oranı ne olursa olsun tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır" dedi. Kayseri’de avukatlık yapan İsmail Arslan, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile sadece ortopedik engellilere ÖTV ve MTV muafiyeti tanınması, zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere hak tanınmaması konusunda açıklama yaptı. Araç ve toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engellilere ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmasını gerektiğini söyleyen Arslan, "Engellilerin araç alımlarında ÖTV bağışıklığından yararlanma konusunda yeni bir gelişme oldu ve bu konuda çokça sorun doğdu. Yüzde 81 bedensel engelli, vergi hukuku alanında çalışan bir avukat olarak ülke idaresindeki insanların yanlış yapma, hatalı ve hukuka uygun olmayan kararlar verme hakları yoktur. Bu minvalde atılan her imzadan ciddi bicinde sorumludurlar ve alınan kararların arkası, önü iyi hesap edilmelidir. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 259 Sayılı Kanun Teklifi. verilen bir önergeyle aşağıdaki hüküm eklenerek kabul edildi. Özel Tüketim Vergisi Kanunu/nun 7. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinin c alt bendi yeniden düzenlenmiştir. Hesaplanması gereken Özel Tüketim Vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 2 milyon 873 bin 900 TL’yi aşanlar hariç, motor silindir hacmi 2 bin 800 santimetreküpü aşanlar hariç ve G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler ile engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliği yüzde 40 ve üzeri olup, bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan malul ve engelliler tarafından burada sadece ortopedik engellilere bu hakkın tanınması ve zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere bu hakkın tanınmaması hakkaniyete ve hukuka uyar değildir" dedi. Arslan, "Cumhurbaşkanımızdan yasa önünüze geldiğinde bu yönde düzenleme yapılması için Meclis’te geri göndermesini talep ediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin ÖTV Kanunu 7/2-c maddesindeki ‘Bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından’ bölümünü iptal eden kararı 26.06.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, yürürlük tarihi 9 ay sonra olarak karar verilmişti. Söz konusu 9 ay 26.03.2026 tarihinde dolmuş olup, iptal kararı yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle bugün Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaki gerekçeleri karşılanarak yeni bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Yasayı Meclis yapar, ancak hukuka uygun hazırlığı hükümete düşer. Bu başvuruyu CİMER üzerinden Strateji Başkanlığı’na kendi adıma iletmiştim. Meclis’e cevabı geldi. Anayasa Mahkemesi idarenin hakkı daralttığı ve araç kullanabilir durumda olmayan engelliler için bu hakkı vermediği için yasayı iptal etmişti. Oysa şu an ortada artık yasa da olmadığı için tüm yüzde 90 altında engelliler haktan mahrum kaldılar ki bu işin aslı 2013 yılından bu yana engellilere tanınan hakların suistimalinin bütçeye getirdiği yükler kökenlidir. Engel oranı ne olursa olsun araç kullanabilir durumda olmayan veya toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır. Ayrıca engel durumu otomatik vites veya tertibatlı araç kullanmasını gerektiren engelliler de bu vergileri ödememelilerdir. Suistimal de engellenmelidir. Bir tarafta engelli çocuğu araç içinde tuvalet ihtiyacını ancak karşılayabildiği için araca ihtiyaç duyanlar, diğer tarafta torunlar gezme tozma için dedesinin üzerinden araç almak isteyenler. Bu konu çok hassas. Geçen sene araç alımlarının büyük bir kısmı engelli alımlarını oluşturdu ise bu husustaki suistimal daha da artacak demektir ki, bu da göz ardı edilmeden hukuka da uygun bir yasa çıkmalıdır. Devlet yasama-yargı-yürütme sacayakları üzerinde iş yapar ve tüm unsurlar uyumlu olmalıdır. Bu geçiş döneminde araç ihtiyacı olup bağışıklıktan faydalanamayan engellilere de önerim bir vergi hukuku avukatı olarak şu şekildedir: Aracın ÖTV’sini ihtirazi kayıtla ödetsinler veya bayi buna yanaşmazsa bizzat araç sahibinin adına aracın alındığı il defterdarlığına hitaben ödenen ÖTV ve ÖTV üzerinden hesap edilen KDV için ihtirazi kayıt ve ödemenin iadesi dilekçesi versinler. Ret halinde vergi mahkemesine dava etsinler. Yargı süreci uzasa da hakları olanı alacaklardır kanısındayım" ifadelerini kullandı.
Balıkesir "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" kitabı raflarda Kas-iskelet sistemi ağrılarının yönetiminde bitkisel yaklaşımları ele alan "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" adlı kitap yayımlandı. Eserde Balıkesir Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından Prof. Dr.Nilay Şahin, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Satıl ve Altınoluk MYO, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı’ndan Prof. Dr. Selami Selvi yazar olarak yer aldı. Bilimsel literatür ışığında hazırlanan eser, ağrı mekanizmalarını ve bitkisel ajanların etki yollarını kapsamlı bir şekilde ele alarak hem sağlık profesyonellerine hem de konuya ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Nilay Şahin, çalışmanın özellikle hastalar açısından önemli bir boşluğu dolduracağını vurgulayarak, "Ağrı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok yaygın bir sorun. Bu kitapta, bitkisel yaklaşımların bilimsel temellerini ortaya koyarak hem hekimlere hem de hastalara yol gösterici olmayı amaçladık. Okuyucuların güvenilir ve anlaşılır bilgiye ulaşmasının, doğru tedavi yaklaşımlarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kitabı hazırlayanlardan Prof. Dr. Fatih Satıl’da "Kitap, Anadolu’nun derinliklerinden gelen geleneksel halk bilgilerini, süzgeçten geçirilmiş güvenilir tıp ve botanik kaynaklarıyla harmanlandı. "Kulaktan dolma" bilgilerin oluşturduğu bilgi kirliliğine son vererek; doğru bitkinin, doğru dozda ve doğru yöntemle kullanımını esas alıyor" dedi. Tabiat eczanesinden istifade edilerek bilinçli okurlar için bir başucu kaynağı niteliğindeki bu çalışma, bilimsel doğruluktan taviz vermeden herkesin anlayabileceği duru bir dille kaleme alındı. Sağlığınızı şansa değil, doğru kaynağa emanet edin. Kitapta bitkisel ürünlerin etki mekanizmaları, kullanım alanları ve güncel bilimsel veriler sistematik bir yaklaşımla sunuluyor. Günlük yaşamda sık karşılaşılan ağrı problemlerine farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen kitap, yalnızca hekimler için değil; ağrı yönetimi ve bitkisel tedavilere ilgi duyan herkes için anlaşılır ve kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor. Bilimsel temele dayanan bu çalışma, tamamlayıcı tıp yaklaşımlarına ilgi duyan okuyucular için güvenilir bir başvuru eseri olarak öne çıkıyor.