ASAYİŞ - 29 Nisan 2022 Cuma 21:52

Emniyet Genel Müdürü Aktaş, sürücüleri uyardı: Bayram trafiğinde bu hususlara dikkat

A
A
A
Emniyet Genel Müdürü Aktaş, sürücüleri uyardı: Bayram trafiğinde bu hususlara dikkat

Ramazan Bayramı öncesinde milyonlarca vatandaş adeta yollara akın etti.

Ramazan Bayramı öncesinde milyonlarca vatandaş adeta yollara akın etti. 43 ilin geçiş güzergahı Kırıkkale’de trafik denetimlerine katılan Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, bayram trafiğinde emniyet kemeri, cep telefonu ve aşırı hız ile ilgili sürücüleri uyardı.


Ramazan Bayramı’nı memleketinde ya da tatil yerlerinde geçirmek isteyen vatandaşlar adeta yollara akın etti. Vatandaşların tatil için yola çıkması ile ulaşımda 43 ilin geçiş güzergahı "kilit kavşak" Kırıkkale’de, trafik yoğunluğu yaşanıyor. Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş ve Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, Kırıkkale-Ankara kara yolundaki kontrol noktasındaki denetimlere katılarak, sürücü ve yolculara emniyet kemeri takmaları konusunda uyarıda bulundu. Vatandaşların bayramını da kutlayan Aktaş ve Tekbıyıkoğlu, araçlardaki çocuklara kırmızı düdük ve hediyeler verdi.


Ramazan Bayramı tatilinde kara yollarında sıkı güvenlik tedbirlerinin alındığını ifade eden Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, bayram tatili öncesi ve sonrasında emniyet ve jandarmadan toplam 110 bin trafik ekibi, 210 binde personelin sahada olacağını söyledi.



"210 bin civarında personelimiz sahada görev alacak"


Sürücüleri aşırı hız yapmamaları hususunda uyaran Aktaş, uzun yol kat eden sürücülerin 2 saatte bir 15 dakika dinlenmeleri gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:


“Hem emniyet hem de jandarma teşkilatımız bütün ağırlığını bu bir haftalık süreç içerisinde sahaya koyacak. Bayram tatilinin de içinde olduğu bu bir haftalık süreçte 110 bin civarında ekibimiz ile 210 bin civarında personelimiz sahada görev alacak. İnşallah bu bayramı da yine en az trafik kazasıyla ve en az can kaybıyla geçiririz. Sürücülerimizde şunu istiyoruz. Her şeyden önce hız limitlerine uysunlar. Aşırı hız yapmasınlar. Yine hem ön koltukta hem de arka koltukta yine aynı şekilde toplu taşıma araçlarında kemerlerini taksınlar. İşin doğrusu kaza olsa bile kemer takılı olduğunda can kayıpları en aza iniyor. Dolayısıyla kemer çok önemli.”



"2 saatte bir azda olsa 15 dakikada bir dinlenmeye ihtiyacımız var"


Araç kullanırken cep telefonu ile konuşulamaması gerektiğini anlatan Aktaş, “Cep telefonu ile konuşulması durumunda dikkat çok büyük oranda azalıyor ve maalesef kazalara sebep oluyor. Ayrıca sık sık dinlenelim. 2 saatte bir azda olsa 15 dakikada bir dinlenmeye ihtiyacımız var. Yapılan istatistik çalışmalarında kazaların çok büyük bir kısmının varış yerine yaklaşıldığı güzergahlarda olduğu görülüyor. Bunun da sebebi hazır yaklaşmışken hız yaparak bir an önce varılması isteğidir. Bu da kazalara davetiye çıkaran bir husus. Dolayısıyla acele etmeyelim. Trafik kurallarına uyarak yolculuğumuzu yapalım” diye konuştu.



"Emniyet kemeri meselesi çok önemli"


Vali Bülent Tekbıyıkoğlu da Kırıkkale’nin Türkiye’nin en önemli güzergahlarından bir tanesi olduğunu ifade ederek, “Batı Anadolu’yu Doğu’ya ve Karadeniz’e bağlayan en önemli arter Kırıkkale ilimizden geçiyor. Türkiye’nin en büyük ikinci şehrine direkt olarak çıkışı bu güzergah üzerinden sağlanıyor. 5 günlük tatilin hemen arifesindeyiz. Trafik yoğunluğu şu an itibariyle yavaş yavaş artmış durumda. Bununla ilgili bütün önlemlerimizi gerek emniyetimizle gerek jandarmamızla beraber sağlayacağız. Bu emniyet kemeri meselesi çok önemli. Bazen bizimle hayatımız arasında sevdiklerimiz arasındaki sadece bir bağ” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Doğa tutkunlarının bahar yürüyüşü Erzurum’un Oltu ilçesinde doğaseverler, baharın gelişiyle birlikte düzenlenen yürüyüş etkinliğinde bir araya geldi. Oltu ve Erzurum’dan katılan doğa tutkunları, hafta sonunu kar çiçekleri eşliğinde doğa yürüyüşü yaparak değerlendirdi. Oltulu Doğaseverler Grubu ile Erzurum Yürüyüş Grubu’nun organize ettiği etkinlikte katılımcılar, yaklaşık 20 kilometrelik parkurda yürüdü. Yürüyüş, sabahın erken saatlerinde Oltu’nun Dutlu Mahallesi’nden başlayarak Güllüce Mahallesi sınırlarında bulunan Carmek Yaylası’na kadar devam etti. Gidiş-dönüş şeklinde gerçekleştirilen parkurda doğaseverler, kışın etkisini geride bırakırken baharın doğal güzelliklerinin tadını çıkardı. Toplam 45 kişinin katıldığı etkinlikte, yürüyüş boyunca verilen molalarda katılımcılar yanlarında getirdikleri yiyecekleri paylaşarak sosyal bir ortam oluşturdu. Etkinlik, doğa ile iç içe keyifli anlara sahne oldu. Erzurum yürüyüş ekibinden öğretim görevlisi Nermin Çakmak, "Yürüyüş gurubunda iki yıldır varım. Dutlu köyünden başladığımız yürüyüşümüze yaylasına kadar yürüdük. Yaklaşık 20 km bir parkurdu. Parkurumuz çok zorlu değildi ama uzundu. Direnç kazandıran güzel bir parkurdu ve doğa çok güzeldi. Harika bir yürüyüş oldu" şeklinde konuştu. Oltu Doğa severler yürüyüş gurubundan Yunus Emre Çelik, "Güzel bir parkurda yürüdük, kıştan sonra baharın tadını çıkardık. Yaylada kar çiçekleri açmış. Her şey çok güzeldi" dedi. Doktor Halil İbrahim Taşçı, "Kış ayından çıkarak bahar aylarının keyfini yaşadık. Aynı anda iki mevsimi yaşadık. Kalabalık bir yürüyüş ekibi ile güzel bir yürüyüş yaptık, herkesi doğaya bekliyoruz" diye konuştu. Oltu Yürüyüş Ekibinden Emekli Öğretmen Osman Aslan, "Erzurum yürüyüş ekibi ile Dutlu köyü yaylasına yürümeyi planladık. Doğada çok güzel bir görüntü var. Bir tarafta kar çiçekleri diğer tarafta kar bulunuyor. Keyifli bir yürüyüş oldu" dedi.
Amasya Yazboz tahtasına dönmüştü, restore edilen 600 yıllık kaya kitabenin dünyada tek olduğu ortaya çıktı Amasya’da Osmanlı vakıf kültürünün nadide örneklerinden 600 yıllık kaya kitabenin dünyada ana kayaya doğrudan işlenmiş tek vakfiye örneği olma özelliği taşıdığı ortaya çıktı. Yakın tarihe kadar yaz-boz tahtası görünümündeki 1418 tarihli eser, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. 8 satır ve 125 kelime içeriyor Yeşilırmak Nehri kıyısındaki Leğenkaya Şelalesi’nin yanında bulunan Arapça harflerle işlenmiş 1418 tarihli Bayezid Paşa Camii vakfiyesi, Osmanlı erken dönem vakıf kültürünün nadide örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. 15. yüzyılın başlarında Osmanlı padişahı Çelebi Mehmed döneminin önde gelen devlet adamlarından Sadrazam Bayezid Paşa’nın emriyle inşa edilen eser, ana kayanın yerden 2 metre yüksekliğe kadar mermer düzgünlüğünde tesviye edilmesiyle oluşturulan zemin üzerine kabartma tekniğiyle işlendi. Eni 3 metre, yüksekliği 110 santimetre ölçülerindeki Arapça yazılı kitabe, 8 satırdan oluşmakta olup edatlar hariç 125 kelime içeriyor. Mikro hassas kumlama yöntemiyle temizlendi, toprak boya ile gölgelendirme yapıldı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 2024 yılındaki kararıyla yapılan incelemelerde, kaya kitabenin yüzeyine ve çevresine sprey boyalarla zarar verildiği tespit edildi. Bu doğrultuda Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları kapsamında yüzeydeki boya kalıntıları uzman ekipler tarafından traverten taş tozu kullanılarak mikro hassas kumlama yöntemiyle temizlendi. Dış etkenler nedeniyle zayıflayan yüzey, uygun kimyasal malzemelerle sağlamlaştırılarak toprak boya ile yapılan hafif gölgelendirme sayesinde yazıların okunabilirliği artırıldı. Eserin çevresel ve insan kaynaklı olumsuz etkilerden korunması amacıyla koruma platformu genişletilip duvar yüzeyine çelik taşıyıcı sistem ve çerçeve profilleri uygulandı. Kitabe bölümünde ise şeffaf koruyucu sistem tercih edildi. Ayrıca, eserin gece görünürlüğünü artırmak amacıyla çerçeve içerisine aydınlatma sistemi yerleştirildi. Dünyada tek olma özelliği taşıyor Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, "Kaya kitabe, ana kayaya doğrudan işlenmiş vakfiye örneği olması bakımından dünya üzerinde tek olma özelliği taşımaktadır. Sadece Amasya’mızdadır. Bu eser Sadrazam Bayezid Paşa’nın bizlere emanetidir" dedi. "Burada kocaman bir tarih yazıyor" Eserin aşkların bilinçsiz şekilde ilan edildiği yaz-boz tahtasına döndüğü günlerin artık geride kaldığını anlatan Nergiz Mahallesi Muhtarı Nuran Muslu da, "Eser çok güzel oldu. Amasya’mıza ayrı bir renk kattı. Burada kocaman bir tarih yazıyor. Canlandırıp ortaya çıkardılar. Emeği geçenlerden Allah razı olsun" diye konuştu.
Ordu Ameliyatsız, stentsiz tedavi: Kalp damarları ilaç kaplı balonla açıldı Ordu’da kalp damarlarında 3 ayrı bölgede ciddi tıkanıklık bulunan 55 yaşındaki hasta, ameliyat olmadan ve stent takılmadan, ilaç kaplı balon yöntemiyle tedavi edildi. Başarılı geçen işlemin ardından hasta tedavinin 2’nci gününde taburcu edilerek günlük yaşamına döndü. Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, son yıllarda bu hastalıkların daha genç yaşlarda görülmeye başlandığını belirtiyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak görülen koroner arter hastalığında, erken tanı ve doğru tedavi yöntemlerinin önemi her geçen gün artıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte öne çıkan tedavi yöntemlerinden biri olan ilaç kaplı balon uygulaması, damara kalıcı metal yapı bırakmadan tedavi imkânı sunuyor. Bu yöntemde, özel ilaç kaplı balon damar içerisinde genişletilerek hem darlık gideriliyor hem de ilaç doğrudan damar duvarına etki ediyor. "3 damar tıkalıydı, ameliyat yerine balon tercih edildi" Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’ne göğüs ağrısı şikâyetiyle başvuran 55 yaşındaki erkek hastada yapılan anjiyografide, 3 damarda ileri derecede darlık tespit edildi. İlk değerlendirmede hastaya bypass ameliyatı önerildi. Ancak hastanın ameliyatı kabul etmemesi üzerine alternatif tedavi seçenekleri değerlendirildi. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda hasta için ilaç kaplı balon yöntemiyle girişimsel tedavi planlandı. Uygulanan işlemle hastanın 3 damarındaki tıkanıklıklar stent kullanılmadan açılırken, hasta ise tedavinin 2’nci günü taburcu edildi. "Her hasta için uygun değil, doğru seçim önemli" Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kardiyolog Doç. Dr. Seçkin Dereli, kalp damar hastalıklarının görülme sıklığının arttığını ve daha genç yaşlara indiğini belirterek, "Günümüzde koroner arter hastalığında yeni tedavi yaklaşımları gündeme geliyor. İlaç kaplı balon yöntemi de bunlardan biri. Ancak her hasta için uygun değildir, doğru hasta seçimi büyük önem taşır" dedi. Doç. Dr. Dereli, uyguladıkları yöntemin avantajlarına değinerek, "Bu tedaviyle damarda kalıcı bir stent bırakmıyoruz. Bu da ileride aynı damara yeniden müdahale edilebilmesine veya gerekirse bypass uygulanabilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "İleri görüntüleme yöntemleri kullanıldı" Tedavi sürecinde damar yapısının ayrıntılı incelendiğini belirten Dereli, "İşlem öncesinde intravasküler ultrason (IVUS) ile damar duvarını değerlendiriyoruz. Ayrıca fraksiyonel akım rezervi (FFR) ile darlığın kan akımına etkisini ölçüyoruz. Bu yöntemler, doğru karar vermemizi ve başarılı sonuç elde etmemizi sağlıyor" diye konuştu. "Şimdiye kadar 200 hastada kullanıldı, başarı oranı yüksek" Kliniklerinde bugüne kadar yaklaşık 200 hastaya ilaç kaplı balon tedavisi uyguladıklarını belirten Dereli, başarı oranlarının yüksek olduğunu ve tıkanma oranlarının dünya ortalamasının altında seyrettiğini söyledi. "Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum" Hasta İsmail Kızılkaya ise yaşadığı süreci anlatarak, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleriyle hastaneye başvurduğunu, yapılan değerlendirmelerde damarlarının ciddi şekilde tıkalı olduğunun söylendiğini ifade etti. Ameliyat olmak istemediğini belirten Kızılkaya, "Farklı bir tedavi yöntemi sordum. Doktorum ilaç kaplı balon uygulamasını önerdi. Yapılan işlem sonrası tüm damarlarım açıldı. Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum, şu an hiçbir şikayetim yok" dedi.