GÜNDEM - 25 Şubat 2026 Çarşamba 09:42

Bir eğitimcinin unutamadığı 28 Şubat gerçeği: "Kütüphanede ‘Allah’ yazan kitap bile yasaktı"

A
A
A

Kırıkkale’de okul müdürü olarak görev yapan Nurcan Şarlayan, 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle hem üniversite yıllarında hem de meslek hayatında baskı gördüğünü söyledi. O dönemde kütüphanelerde Allah’ın isminin geçtiği kitaplar nedeniyle soruşturma açıldığını belirten Şarlayan, bugün o yıllarla kıyaslandığında "çağ atladık" diyerek çocukların daha özgür bir ortamda eğitim gördüğünü ifade etti.

"Postmodern darbe" olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecinde Kırıkkale’de okul öncesi öğretmeni olarak görev yapan Şehit Emre Güngör Anaokulu Müdürü Nurcan Şarlayan (57), başörtüsü nedeniyle baskı gördüğünü söyledi. Şarlayan, o dönemde yaşadığı zorlu süreci İHA muhabirine anlattı. 2 çocuk annesi Şarlayan, hem üniversite yıllarında hem de meslek hayatında çeşitli engellerle karşılaştığını söyledi. Üniversitede bazı derslere başörtüsü nedeniyle alınmadığını, yok yazıldığını ve başarısız gösterildiğini ifade eden Şarlayan, o dönemde eğitim hakkının kısıtlandığını dile getirdi. Göreve başladığı dönemde de benzer baskılarla karşı karşıya kaldığını aktaran Şarlayan, başörtüsü ile mesleği arasında tercih yapmaya mecbur bırakıldığını ifade etti.

Bir eğitimcinin unutamadığı 28 Şubat gerçeği:

"Müslüman ülkede olarak ve böyle bir hakkımızın da olduğunu düşünüyorduk"

O dönem zorlu bir süreç yaşadığını anlatan Şarlayan, "Bu süreci hala hatırladığımızda içimiz sızlıyor. Hiç olmaması gereken bir acıyı hissettik. Bu sürecin iki ayağı var diye yorumluyorum. Öğrencilik kısmında bir de meslek hayatında. Öğrencilik zamanında da yaşadık. Ankara’nın güzel bir üniversitesinde bazı hocalarımız özellikle sınıfa, derse almak istememeleri, derse giremediğimiz için yok yazıldığımız ve başarısız görünmemiz. Sonuçta okulu bu şartlarda bitirdik. Ama önümüzde başka bir zorlu süreç vardı. Mesleğimizi ya başörtülü olarak sürdürmek isteyip bunun mücadelesini vermek ya da geri çekilip evde oturmak. Biz başörtülü olarak çalışabildiğimizi umduk, bir Müslüman ülkede olarak ve böyle bir hakkımızın da olduğunu düşünüyorduk. Ama meslek hayatına başladığımızda bunun mümkün olmadığı çok acı gerçeklerle bizim önümüze serildi" dedi.

Bir eğitimcinin unutamadığı 28 Şubat gerçeği:

"Müfettişe, ’inancım gereği bu şekilde bulunuyorum’ dedim"

Okulu bu şartlarda tamamladığını belirten Şarlayan, meslek hayatında ise daha ağır baskılarla karşılaştığını kaydetti. Şarlayan, "Nelerdi bunlar; okulun kapısından içeriye bu şekilde giremezsin. Bir dönem yaşadığım, hala unutamadığım, müdür beyin okulun bahçe kapısında ’başını açacaksın’ demesi. Bize görevden alınma ya da istifa edeceksin seçeneği sunuldu. Görevden alınma yazısını yazmak için müfettiş geldiğinde ’bu görevden alınma yazınız, son kararınız bu mu?’ dedi. Ben de başka bir çarem olmadığını söyledim. ’inancım gereği bu şekilde bulunuyorum’ dedim. İfadelerini aynen söylüyorum, ’iki haftaya kadar da görevden alınırsınız’ şeklinde söyledi. Dosyam bakanlığa gittikten sonra nasıl bir şeyse kaybolmuş. Ben bir ay bekledim, dosyam gelmedi" ifadelerini kullandı.

Bir eğitimcinin unutamadığı 28 Şubat gerçeği:

"Nihayetinde ’Dünya sizin olsun, Allah’ın rızası bize yeter’ diyerek istifa ettim"

Yaşanan sürecin ailesini de derinden etkilediğini ifade eden Şarlayan, "Bebeğimiz dünyaya geldi. Sonra tabii yaşanan sıkıntıların etkisi var mı yok mu onu Allah bilir. Biz bebeğimiz doğduktan 3 ay sonra kaybettik bebeğimizi. Birçok arkadaşımız da inanır mısınız, benim bildiğim 3 arkadaşımız vefat etti bu süreci yaşamış olan. Muhakkak bedenen, ruhen etkilenmiş bir hayat yaşadık. İstifa etmek zorunda kaldım, görevden alınma yazısı da yazılmadığı için. İstifa dilekçeme de ’ailevi nedenler’ denildi. Sanki bina üzerinize yıkılmış gibi hissediyorsunuz. Nihayetinde ’Dünya sizin olsun, Allah’ın rızası bize yeter’ diyerek görevimden istifa ettim bir 5 yıl kadar" diye konuştu.

Bir eğitimcinin unutamadığı 28 Şubat gerçeği:

"O kitapları kütüphanede tutamıyordum"

O dönem Allah’ın isminin geçtiği kitapların dahi soruşturma konusu yapıldığını ifade eden Şarlayan, "Şu anda o dönemle kıyaslarsak çağ atlamış durumdayız. Çocuklarımıza bakıyoruz gördüğünüz gibi. Güzel bir Ramazan ortamı. O dönem de benim birkaç tane kitabım vardı. Mesela Allah’ın esmalarını anlatan cümleler vardı. İnanır mısınız, o kitapları kütüphanede tutamıyordum. Çocuklarla o kitapları anlatıyorduk, konuşuyorduk, sohbet ediyorduk. Bunda da cezai işlem uygulanan arkadaşlarımız vardı. Allah’ın isminin geçtiği ifadeler bulunduğu için soruşturma açılmıştı" şeklinde konuştu.

Hasan Ay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bu ilçede evlenecek çiftlere 20 bin TL maddi destek SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede evlenecek olan çiftlere 20 bin TL destek sağladıklarını açıkladı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, sosyal belediyecilik alanında fark oluşturan desteklerle ailelerin, öğrencilerin ve evlenmek üzere yola çıkan çiftlerin yanında olmayı sürdürdüklerini ifade etti. Güçlü aile, güçlü toplum anlayışıyla evlenecek olan genç çiftler için yeni destek programlarını uygulamaya almaya devam ettiklerini vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, ilçede evlenecek olan dar gelirli çiftlere 20 bin TL destek sağladıklarını belirtti. Canik’te evlenecek olan çiftlere ayrıca nikâh ücret desteği ve ev eşyası desteğinde bulunduklarını da hatırlatan Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde evlenecek olan çiftlerimize 20 bin TL destek sağlıyoruz" dedi. Belediye tarafından evlenecek olan dar gelirli çiftlere 20 bin TL destek sağlanması ve çiftlere evlilik öncesi aile okulu eğitimi verilmesine dair iş birliği protokolü Canik Kaymakamı Şeref Aydın ve Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı tarafından imzalandı. Aile kurumunun önemi konusunda toplumsal bilinç oluşmasına yönelik adımlar attıklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, evlilik hazırlığında olan çiftlere yönelik destek programlarını kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerini ifade ederek, ayrıca şunları söyledi: "Canik’imizde sosyal belediyecilik alanında örnek projeleri hayata geçiriyor, ailelerimizin ve aile kurumu oluşturmak üzere yola çıkan gençlerimizin bütçelerine destek olmaya devam ediyoruz. Canik’imizde evlenecek olan dar gelirli çiftlerimize 20 bin Türk lirası destek sağlıyoruz. Destek programımız çerçevesinde ayrıca çiftlerimizi evlilik öncesi aile okulu eğitimiyle buluşturacağız. 20 bin Türk lirası destek programımızla birlikte evlenecek olan çiftlerimizin nikâh işlemlerini tamamen ücretsiz bir şekilde gerçekleştirmeye, ayrıca dar gelirli çiftlerimize ev eşyası desteği sağlamaya devam ediyoruz. Canik’imizde sosyal belediyecilikte farkındalık olan projelerimizle ailelerimizin ve evlenecek olan çiftlerimizin yanında olmayı sürdürüyoruz."
Kars Sarıkamış’ta Orman Haftası etkinliği Sarıkamış Orman İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, beraberinde orman şefleri ile birlikte 2026 Orman Haftası kapsamında Kaymakam Enis Aslantatar’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, ormanların korunması, sürdürülebilir yönetimi ve çevre bilincinin artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Kaymakam Enis Aslantatar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, orman teşkilatının doğanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında üstlendiği sorumluluğun büyük önem taşıdığını ifade etti. Özverili çalışmalarından dolayı İşletme Müdürü Şener Arifoğulları ve beraberindeki orman şeflerine teşekkür eden Aslantatar, özellikle Orman Haftası’nın toplumda çevre bilincinin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Ziyaret sırasında İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, Sarıkamış bölgesinde yürütülen ağaçlandırma faaliyetleri, ormanların korunmasına yönelik denetimler ve sürdürülebilir ormancılık projeleri hakkında Kaymakam Aslantatar’a bilgi verdi. Ayrıca, yangın önleme çalışmaları ve vatandaşlara yönelik bilinçlendirme faaliyetlerinin yıl boyunca aralıksız sürdürüldüğü aktarıldı. Ziyaretin ardından Kaymakam Enis Aslantatar, Sarıkamış Orman İşletme Müdürlüğü personeli Sedat Özbilen’e, görevinde göstermiş olduğu gayretli ve başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür belgesi takdim etti. Tören, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Yarın heyetimiz, DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere. Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacakları dair Öcalan’la a istişarede bulunacaklar gündemlerinde böyle bir başlık var" dedi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, basın toplantısında konuştu. Doğan, Nevruz kutlamalarında DEM Parti’nin de yer aldığını belirterek, "Nevruz’un Kürt halkı açısından farklı bir anlamı var. Zulme karşı direnişi ve özgürlüğü simgeliyor aynı zamanda Nevruz, Kürt halkı açısından. Bu yılki Nevruz’un sloganı da özgürlük, birlik ve demokrasiydi. Bu birlik vurgusu tabii ki Kürtlerin birliğini kapsayan ama aynı zamanda halkların birlikteliğini de kapsayan bir vurguydu" diye konuştu. Nevruz kutlamalarında gözaltıların olduğunu dile getiren Doğan bunun bir suç olmadığını söyledi. Doğan, "Asıl suç hala Selahattin Demirtaş’ın içeride olması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması. Suç arıyorsak oraya bakalım. Üstelik anayasa ihlali, anayasal suç" şeklinde konuştu. PKK’nın geçen yıl temmuz ayında silah bıraktığını hatırlatan Doğan, "Silahlarını bırakanlar ne yapacaklar, hayata nasıl katılacaklar, demokratik siyasete nasıl katılacaklar diye sordular. Yetmedi, biz sorduk. Yapılan tüm görüşmelerin ana gündemi bu konu. Münfesih bir örgütten suç oluşturmak bu sürecin ruhuna uygun olmadığı gibi, Kimler bundan fayda görüyor sorusunu da bize sordurtuyor. Eğer provokasyon arıyorsak buralara bakalım. Eğer bir ülkenin kolluk gücü, hakimi, savcısı, barış ve demokratik toplum sürecinden haberdar değilse, burada bir sorun var demektir" değerlendirmesinde bulundu. "Hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" Doğan, sürecin hızlandırılması gerektiğinin altını çizerek "Tüm bu somut adımların pratikte karşılık bulması için yapılması gerekenlerin neler olduğuna işaret eden bir temel başlık vardı ve bu da hukuki çerçeveydi. Bu çerçeve yasa ne zaman ve nasıl oluşturulacak? Bizim bu konudaki tavrımız açık. Daha önce de paylaştım. Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan, kategorik bir yaklaşım içermeden, silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bunun bu şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Bunun için de hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
Muğla Tarihi yel değirmenleri için fikir projesi yarışması başladı Bodrum Belediyesi ve TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği iş birliğiyle ilçenin simge mekanlarından Değirmenburnu’nda yer alan tarihi yel değirmenlerini geleceğe taşımak amacıyla düzenlenen "Bodrum Değirmenburnu Tarihi Yel Değirmenleri ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması" başladı. Toplam 5,5 milyon TL ödül havuzuna sahip olan ulusal yarışma, alanın tarihi dokusunu koruyarak çağdaş ve yenilikçi fikirler üretilmesini hedefliyor. Bodrum’un silüet hattında yer alan, doğal ve arkeolojik sit alanı statüsündeki Değirmenburnu bölgesi için hazırlanan fikir projesi yarışmasının takvimi netleşti ve süreç resmen başladı. TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği desteğiyle tek kademeli, serbest ve ulusal çapta düzenlenen yarışma; tarihi mirası korurken "yerin ruhunu" yansıtacak, peyzaj bütünlüğünü ve kamusal kullanım potansiyelini ön planda tutacak çağdaş çözümler arıyor. Kültürel peyzaj alanı olarak tanımlanan bölgedeki yel değirmenleri ve sarnıç gibi koruma konusu yapı unsurlarını odağına alan yarışma; mimar, şehir plancısı ve peyzaj mimarlarının yenilikçi projelerine sahne olacak. Yarışmacılardan, koruma statüsü yüksek olan bu özel alana hassasiyetle yaklaşarak hem doğayı koruyan hem de Bodrum’un şehir yaşamına değer katacak fikirler geliştirmeleri bekleniyor. TMMOB’a bağlı odalara kayıtlı mimar, şehir plancısı veya peyzaj mimarlarının bireysel veya ekip olarak katılabileceği fikir yarışmasında, dereceye giren güçlü projeler için toplam 5,5 milyon TL ödül dağıtılacak.