ÇEVRE - 06 Nisan 2023 Perşembe 14:04

Trakya’da son yağışlar barajların umudu oldu

A
A
A
Trakya’da son yağışlar barajların umudu oldu

Trakya’da bulunan 14 barajın doluluk oranı son yağışlarla yükselişe geçti.

Trakya’da bulunan 14 barajın doluluk oranı son yağışlarla yükselişe geçti.


Trakya’daki 1 milyar 115 milyon 740 bin metreküp depolama hacmine sahip 14 barajın su seviyesinde son zamanlarda geçtiğimiz yıllara göre düşüş yaşanmıştı. Yaklaşık 20 günde etkili olan yağışlarla barajların doluluk oranı yükseldi.


Özellikle Edirne ve Tekirdağ’daki bazı barajlar yağışlar ile 33 milyon 930 bin metreküp su alırken, Kırklareli ise 1 milyon 63 bin geriledi.


Edirne’de bulunan 6 barajın doluluk oranı 20 Mart’ta 236 milyon 30 bin olarak ölçülürken, son verilere göre 270 milyon 622 bine yükseldi.


Tekirdağ’da bulunan 4 barajın doluluk oranı 20 Mart’ta 160 milyon 593 bin metreküp iken, son verilere göre 61 milyon 24 bin olarak ölçüldü.


Kırklareli’de ise 20 Mart’ta 4 barajın doluluk oranı 165 milyon 656 bin metreküp ölçülürken, son verilere göre 164 milyon 593 bine geriledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris’in sporcu çocukları havuz probleminin çözülmesini istiyor Muğla’nın Marmaris ilçesinde belediyeye ait kapalı yüzme havuzunun ani bir kararla kapatılması, yüzlerce genç sporcu ve ailelerini mağdur etti. Yaklaşık bir aydır havuzdan uzak kalan küçük ve yıldız kategorisindeki yüzücüler, şampiyonalara kara antrenmanlarıyla hazırlanmak zorunda kalırken, çevre ilçelerdeki havuzlara gidip gelmek için her gün en az 4 saatlerini yolda geçirdiklerini belirttiler. 2005 yılında düzenlenen Marmaris Uluslararası Denizcilik Festivali kapsamında dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal tarafından açılışı yapılan belediyeye ait yüzme tesisi, yıllardır ilçede yüzlerce sporcuya hizmet veriyordu. Ulusal ve uluslararası birçok organizasyona ev sahipliği yapan tesisin havuzu, aradan geçen 21 yılın ardından geçtiğimiz Nisan ayında belediyenin aldığı kararla kapatıldı. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yayılan ve başka bir ilde çekildiği öğrenilen boş havuz görüntülerinin Marmaris’te çekildiğinin sanılması ise kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Velilerin "ironi" amacıyla paylaştığı belirtilen video kısa sürede yayılarak tepkilerin büyümesine neden oldu. "Su hissiyatımızı kaybediyoruz" Genç sporcular, havuzdan uzak kaldıkları süreçte amfi tiyatro merdivenlerinde kara antrenmanları yapmak zorunda kaldıklarını belirterek, su hissiyatlarının azaldığını ve derecelerinde düşüş yaşadıklarını söyledi. Sporcular, yaklaşan yarışmalarda başarı elde edememe endişesi yaşadıklarını dile getirdi. Yaklaşık 300 sporcunun kullandığı havuzun kapanmasının ardından antrenmanlar durdurulurken, kulüp ofislerinin de boşaltılması istendiği belirtildi. Kararın ardından sporcular ve veliler defalarca basın açıklaması yaptı. Veliler, kapatma kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak gençlerin spor yapma hakkının anayasal güvence altında olduğunu ifade etti. "Derecelerimiz düştüğü için üzülüyorum" 9 yaşındaki yüzücü Vera Seyhan, antrenmanlarını havuz yerine kara çalışmalarıyla sürdürmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Çok madalyam var. Kara antrenmanları yaptığımız için derecelerimizin düşmesine üzülüyorum. Havuzumuz açık olsaydı her gün Muğla’ya gidip gelmek zorunda kalmazdık. Havuzumuzu geri istiyorum" dedi. "Eşit şartlarda yarışamıyoruz" Milli takım federasyon karmasına seçilen ve Temmuz ayında Bulgaristan’daki kampa katılacak olan 15 yaşındaki Alara Darı ise "Seçildiğim için çok mutluyum. Yurt dışında ülkemi ve Marmaris’in adını duyurmak için elimden geleni yapmaya hazırım. Ancak diğer sporcularla eşit şartlarda yarışmıyoruz. Çalışabileceğimiz bir havuzumuz olsun istiyoruz" diye konuştu. "Milli takım kadrosunu bir saniyeyle kaçırdım" Kadir Kürşat Barbaros, 10 yılı aşkın süredir yüzdüğünü belirterek, havuzun kapanmasının performanslarını doğrudan etkilediğini söyledi. Barbaros; "17-19 Nisan’da yapılan milli takım seçmelerinde çok küçük bir farkla milli takım yarışlarına katılma hakkını kaybettim. Türkiye ikincisi oldum, okul sporları final yarışlarında ise 50 metre sırtta Türkiye üçüncülüğü elde ettim. Biz sadece havuzumuzun açılmasını istiyoruz. Arkamızdan gelen küçük kardeşlerimizin daha iyi bir yüzme kariyerine sahip olması için bu havuzların açık olması gerekiyor" dedi. 11 yaşındaki yüzücü Noyan Seyhan da her gün Muğla’ya gitmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Derslerimiz aksıyor, notlarımız düşüyor. Kara antrenmanlarında yüzemediğimiz için su hissiyatımızı kaybediyoruz" ifadelerini kullandı. 10 yaşındaki Ayaz Ümmetoğlu ise havuzun kapanmasının hem derslerini hem de derecelerini olumsuz etkilediğini belirterek havuzun yeniden açılmasını istedi. "Çocuklarımızın geleceği için mücadele ediyoruz" Yüzücü velisi Ali Özkaynak, iki oğlunun lisanslı yüzücü olduğunu belirterek, "Bir aydır çocuklarımızı her gün Muğla’ya götürmek zorunda kalıyoruz. İki hafta sonra yarışları var. İlgililere defalarca ulaşmaya çalıştık ancak sonuç alamadık. Çocuklarımızın kötü alışkanlıklardan uzak, vatana millete faydalı bireyler olmasını istiyoruz" dedi. Yüzücü velisi Kamil Memişoğlu da çocuklarını kendi imkanlarıyla Ortaca ve Muğla’daki antrenmanlara götürdüklerini belirterek, "Bir aydır çok mağduruz. Çocuklarımız için havuz istiyoruz" diye konuştu. Minik yüzücülerden Mira Ok ise "İki yıldır yüzüyorum. Havuz kapanınca yüzemez olduk. Lütfen havuzumuzu geri açın" sözleriyle çağrıda bulundu. "Çocuklar yollarda çok yoruluyor" Yüzücü velisi Tülin Ahiakın, 13 yaşındaki oğlunun Türkiye dereceleri bulunduğunu belirterek, "6 Nisan’da havuz hiçbir bildirim yapılmadan kapatıldı. Spor İl Müdürümüz sayesinde Muğla ve Ortaca’da antrenman imkanı sağlandı ancak çocukları her gün bu ilçelere götürmek gerçekten çok zor. Çocuklar yollarda çok yoruluyor" dedi. Kapanan havuzlarının önüne gelerek boyunlarında aldıkları başarı madalyaları ile havuzlarının açılmasını isteyen çocuklar ’havuzumuz açılırsa daha başarılı olacağız, lütfen havuzumuzu açın’ diyerek ilgililere seslendiler.
Diyarbakır Anneler Günü’nde cilt kanseri annenin sessiz çığlığı Yaklaşık 10 yıl önce yakalandığı cilt kanseri nedeniyle görme kabiliyetini yitiren Remziye Akgün, şiddet gördüğü eşinden boşandıktan sonra 4 kızıyla hayata tutunuyor. Yüksek maliyetli tedavisini karşılayamayan anne, kızlarına güçlü görünmek için hastalığını saklamaya çalışıyor. Anneler Günü yaklaşırken, Remziye Akgün’ün hikayesi fedakarlığın ve direncin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 10 yıl önce cilt kanserine yakalanan Akgün, hastalığın ilerlemesi sonucu görme kabiliyetini kaybetti. Hayatındaki zorluklar bununla da sınırlı kalmadı. 8 yıl önce, uyuşturucu madde kullandığını ve kendisine şiddet uyguladığını belirttiği eşinden boşanarak 7, 8.5, 11 ve 13 yaşlarındaki 4 kızıyla birlikte yeni bir yaşam kurdu. Zorlu hayat mücadelesini tek başına sürdüren anne, çocuklarına hem annelik hem babalık yaparken, diğer yandan ağır bir hastalıkla mücadele ediyor. Tedavisi için kullanması gereken ve her biri yaklaşık 170 bin TL olan iğnelerden 5 ile 7 doz alması gereken Akgün, maddi imkansızlıklar nedeniyle bu tedaviye ulaşamıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 4 kızını devlet korumasındaki yuvalara yerleştirmek isterken, Akgün ve destekçisi ablası buna izin vermedi. Ablasının desteği ile çocuklarına bakan Akgün, vasi olarak ablasını gösterdi ve çocuklarını tekrardan yanına aldı. Tüm yaşadıklarına rağmen çocuklarına güçlü görünmeye çalışan Remziye Akgün, hastalığının etkilerini onlardan gizlemeye çalışıyor. "Onlar üzülmesin diye elimden geleni yapıyorum" diyen anne, Anneler Günü’nde en büyük isteğinin sağlığına kavuşarak kızlarıyla birlikte daha umut dolu bir hayat sürmek olduğunu söyledi. Akgün, "Yıllar önce şiddetli geçimsizlik vardı. Eşim madde bağımlısıydı. Maalesef birçok şiddet ve buna benzer psikolojik şiddet olsun, yeri gelir fiziki şiddet olsun çok kötü şeyler yaşadım. Bunun üzerine tabii gidecek bir evim de yoktu. Hırpalandık çoluk çocuğumla. Sığınma evinde, ev değişikliği, buna benzer birçok şey yaşadım. Üstüne bir de cilt kanseri hastasıyım. Xeroderma pigmentosum çok özel bir hastalık. Gözlerimi de kaybettim, 9 yıl oldu. Çoluk çocuğumla yaşam mücadelesi veriyorum. Maalesef omuzumdaki yük oldukça ağır. Bugünkü şartlarda dördüncü evre kanser hastasıyım ve ileri evredir. Hastalığım çok özel bir hastalık. Bazı hayırseverler tarafından birkaç dozu karşılandı. Ancak 2 yılın üzerine çıkacak şekilde benim bu tedaviyi görmem lazım. Kemoterapi, radyoterapi, cerrahi müdahaleler yapıldı. Fakat bu tip tedavi yöntemleriyle olacak gibi değil. Tek amacım, tek umudum, tek şeyim çoluk çocuğuma sağlıklı bir şekilde bakabilmek, onları büyütebilmek. Gözler görmese de yine de her türlü Rabbime şükürler olsun. Ben ve ablam şu an yanımda destekçim. Çocuklarımıza bir şekilde güzel şeyler yaşatmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Çocuklarının yuvaya konulmak istemesine çok üzüldüğünü ve ablasının fedakarlığını anlatan Akgün, 5 ile 7 doz arasındaki iğneyi kullanamadığı için cildinin kızlarının gözünün önünde eridiğini ve çocukları için çok üzüldüğünü, aslında kendisi için istemediğini çocuklarının üzülmesine dayanamadığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: "Benim gözlerim görmüyor. Ve ben ileri evre hasta olduğum için sosyal hizmetler tarafından "Çocuklarınızı yuvaya almamız gerekiyor, yeteri derecede bakamıyorsunuz" dediler bana. Yaklaşık bir ay boyunca evrak düzenledik. Ancak ablamın vasi olması üzerine bu durduruldu. Allah’ıma şükürler olsun. Ben zaten yıllardır, yemin ettim, söz verdim. Ben eşimden ayrıldığım gün bile buna yemin ettim. Ben sürüne sürüne de olsa bu çocuklarıma her şekilde bakacağıma yemin ettim. Ve elhamdülillah ben onlara baktığımda gayet iyi düşünüyorum. Şimdi benim ilacı kullanmam gerekiyor. Fakat ben sosyal yardımla geçimimi sağlayan biriyim. Ne yazık ki görme engelli ve kanser hastası olduğum için de iş göremez haldeyim. Ancak her bir dozum 170 bin TL ve ben bunu karşılayamıyorum. İmkansız. 5-7 arası kullanmam gereken doz sayım vardır. Bunu bütün yüreğimle ve gönlümle söylüyorum. Allah rızası için güzel insanlardan, yüreği güzel insanlardan ben destek bekliyorum." Ömür Delal Varol ise, annesinin sağlıklı olmasını istediğini dile getirdi. Varol, "Annem bize çok iyi bakabiliyor. Her ihtiyacımızı karşılayabiliyor. Tek dileğimiz annemin iğnelerinin toplanması ve annemin sağlığına ulaşması" dedi.
Muğla Muğla Büyükşehir sosyal yardım başvurularını dijitale taşıdı Muğla Büyükşehir Belediyesi sosyal yardımlara vatandaşların daha kolay ulaşması için online başvuru dönemini başlattı. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle sosyal destek projelerine büyük önem veren Muğla Büyükşehir Belediyesi sosyal yardımlara erişimi kolaylaştırmak ve ön başvuru süreçlerini hızlandırmak amacıyla Online Sosyal Yardım Başvuru Platformunu hizmete açtı. Vatandaşlar artık tüm sosyal destek başvurularını dijital ortamda https://sosyalyardim.mugla.bel.tr/ adresinden gerçekleştirebilecek. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği yeni sistem sayesinde vatandaşlar; MuğlaKart, gıda, eğitim, sağlık, engelli destekleri ve diğer sosyal yardım kalemlerine ilişkin başvurularını tek bir platform üzerinden gerçekleştirebilecek. Aynı zamanda başvuru süreçleri şeffaf bir şekilde takip edilebilecek, değerlendirme süreci daha etkin ve hızlı yürütülebilecek. Online Sosyal Yardım Başvuru Platformu ile özellikle kamu hizmetlerinde erişilebilirliğin de önemli ölçüde artırması hedefleniyor. Başkan Aras: "Vatandaşlarımız Sosyal destek başvurularını bir tıkla kolayca yapabilecek" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras online başvuru sisteminin sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı; "Vatandaşlarımızın sosyal destek hizmetlerine daha hızlı, kolay ve eşit şekilde ulaşabilmesi için dijital dönüşümü sosyal hizmet alanında da hayata geçiriyoruz. İçinden geçtiğimiz ekonomik süreçte özellikle ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın başvuru süreçlerinde zaman kaybetmeden desteklere erişebilmesi bizim için çok önemli. Online Sosyal Yardım Başvuru Platformumuz sayesinde hemşehrilerimiz belediyemize gelmeden başvurularını kolayca güvenli ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirebilecek. Sosyal belediyecilik anlayışıyla vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz"