EKONOMİ - 27 Mayıs 2023 Cumartesi 15:34

Kırklareli’nde mısır üretimi 47 bin 500 tona ulaştı

A
A
A
Kırklareli’nde mısır üretimi 47 bin 500 tona ulaştı

Kırklareli Tarım ve Orman İl Müdürlüğünde mısır hastalık ve zararlıları konulu bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Kırklareli Tarım ve Orman İl Müdürlüğünde mısır hastalık ve zararlıları konulu bilgilendirme toplantısı yapıldı. Toplantıda ildeki mısır üretiminin 47 bin 500 tona ulaştığı belirtildi.


Tarım ve Orman İl Müdürlüğü salonunda gerçekleştirilen toplantıda konuşan uzmanlar, Türkiye ve dünya genelindeki mısır üretimi hakkında bilgi verdi. Mısırın dünyada buğday ve çeltikten sonra en fazla tarımı yapılan tahıl bitkisi olduğunu, gelişmiş ülkelerdeki çiftçi ailelerin mısır ekimi yaptığını, tahıllar içinde en çok verim alındığını ifade eden uzmanlar, şu bilgileri verdi:


"Dünya mısır üretiminin yüzde 63,5’lık kısmı sadece üç ülke tarafından yapılmaktadır. Bunlar ABD yüzde 31,6, Çin yüzde 22,4, Brezilya yüzde 9,5’lik üretim paylarına sahiptirler. Şu an dünyanın en büyük mısır ihracatçısı konumunda olan ABD’dir. Türkiye’de mısır ise 7 milyon 580 bin dekar alandan 8 milyon 500 bin ton üretimi yapılmaktadır. Türkiye tahıllar ve diğer tarım ürünleri içindeki payı geçen seneye göre yüzde 11’den yüzde 12,1 civarına çıkmıştır. Bu bir yıl önceki üretime göre yüzde 25’lik bir artışa denk gelmektedir. Türkiye’de mısır üretimi sulama imkanı olan ve sulama projelerine dahil olan illerde daha fazla yapılmaktadır. Türkiye mısır üretiminin yaklaşık yüzde 43’ünü üç il yapmaktadır. Bu iller Konya yüzde 18,7, Şanlıurfa yüzde 12.1, Adana yüzde 12 şeklinde sıralanmaktadır. Bu sıralama sulama ve piyasa durumuna göre değişmektedir."



Kırklareli’nde mısır üretimi 47 bin 500 tona ulaştı


Kırklareli il genelindeki mısır üretimi hakkında da bilgi veren uzmanlar, "Son üç yılda özellikle yapılan baraj ve benzeri yerlerin yapılmasıyla sulanan arazilerin sayısı arttığından dolayı üretim miktarı yükselmiştir. 2020 yılında mısır üretimi 20 bin 398 ton iken, 2021 yılında üretim 42 bin 305 tona yükselip yüzde 107’lik bir artık göstermiştir. 2022 yılında ise 44 bin dekar alandan 47 bin 500 tonluk bir mısır üretimi yapılarak, üretimde ve verimde artışlar devam etmiştir. Yem ve biyoyakıt başta olmak üzere çok geniş kullanım alanına sahiptir. Mısır kullanım ihtiyacı, üretiminden daha hızlı yükselmektedir. Küresel ve ulusal düzeydeki piyasa faktörleri mısırın yıldan yıla önemini arttırmaktadır. Bu önem son yıllarda çıkan savaşlar neticesinde de kendini belli etmektedir" ifadelerini kullandı.



"Su, mısır üretiminin en önemli faktörüdür"


Saydıkları özelliklerin düşünüldüğünde üretimde en önemli faktörün su olduğuna dikkat çeken uzmanlar, "Su doğru kullanıldığında verimi arttıracak ve suyun sürdürülebilirliği sağlayacaktır. Verimin artışına engel olan, hastalık ve zararlı mücadelesi ise doğru yapılmalıdır. Yapılacak mücadele için bilgilendirme toplantılarının düzenli olarak yapılaması ve arazinin durumunun değerlendirilmesi gerekir" dedi.



Batı mısır kök kurdunun erginleri, yüksek uçma kapasitesine ve üreme gücüne sahip


Yapılan toplantıda Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü uzmanlarınca mısır hastalık ve hararlıları ile batı mısır kök kurdu üzerinde duruldu. Uzmanlar, zararlılarla ilgili şu bilgileri verdi:


"Batı mısır kök kurdunun erginleri, yüksek uçma kapasitesine ve üreme gücüne sahiptir. Kök uçlarına zarar vererek, uçlarda kahverengi yaralanmalara yol açar. Bazı tarlalarda kök boğumları budanmış gibi görünür. Zarar görmüş kökler yeterince su ve besin elementi alamazlar. Bu hasatta ciddi ürün kayıplarına sebep olur. Zarar gören köklerin, mantari hastalıklara karşı hassasiyeti artar. İlerleyen dönemlerde, koçan püsküllerinde aşırı zarara, zayıf tozlaşmaya ve koçanda tane sayısında azalmaya sebep olur. Bu gibi belirtiler ve olumsuzluklara yol açan zararlıya dikkat edilmesi gerekir."


Toplantının devamında üreticilerin karşılaşabileceği diğer olumsuzluklara da değinilerek, yaşanabilecek bu durumlara karşı nasıl bir mücadele verilmesi konusunda aydınlatıcı bilgi verildi.



"Toprak ve tohum biterse, geleceğimiz biter"


Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy konuşmasında, “Dünyada ve Türkiye’de mısır üretiminin ne kadar önemli olduğu ortadadır. Türkiye olarak üretimde kendine yeten ülkeler arasına ismimizi yazdırmaktayız. Çünkü ’Toprak ve tohum biterse, geleceğimiz biter’ anlayışıyla planlamayı kırsaldan yapmaya, kalkınmayı ise tarımdan başlatmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. İlimizde de ortaya konulan veriler ışığında, üretimin her geçen yıl arttığını görmekteyiz. Mısır üretiminde en önemli konu sudur. Yeter ki su olsun, Türkiye 250 milyon insanı besleyecek üretim kapasitesine sahiptir. Bunu her zaman altını çizerek söylüyorum. Günümüzde toplum, tarımı, hep bir problem gibi düşünüyor ama aslında tarım bir çözüm yolu olarak görülmelidir. Hastalık ve zararlı konusuna gelecek olursak, üreticimizin emeğinin tarlada kalmaması için, bu gibi durumlarla karşılaşınca en uygun uygulama yapılması için, bu toplantının yapılması benim açımdan çok önemliydi. Toplantı sonucunda olumsuz durumlarla nasıl mücadele yapılacağı, ürettiğimizin insan ve hayvan sağlığına zarar vermeden, verim kaybının nasıl önlenebileceği anlaşılacaktır" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
İstanbul Fenerbahçe, Euroleague’de 8. kez Final Four’a gidiyor Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague play-off serisi 4. maçında Litvanya ekibi Zalgiris Kaunas’ı uzatmalar sonucu 94-90 mağlup ederek seride durumu 3-1’e getirdi. Sarı-lacivertliler, 8. kez Final Four’a katılma başarısı gösterdi. Euroleague play-off serisi dördüncü maçında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Litvanya temsilcisi Zalgiris Kaunas ile karşı karşıya geldi. Serinin ilk 2 maçını evinde oynayan sarı-lacivertliler, ilk maçı 89-78, ikinci maçı 86-74’lük skorlarla kazandı. Geçtiğimiz çarşamba günü rakibinin sahasında parkeden mağlup ayrılan Fenerbahçe, bugün de deplasmanda normal süresi 80-80 biten karşılaşmayı 94-90 kazandı ve seriyi 3-1’e getirdi. Jasikevicius’un öğrencileri bir kez daha Final Four’a gitmeye hak kazandı. 8. kez Final Four bileti Avrupa basketbolunun son yıllarda en önemli takımlarından olan Fenerbahçe, 8. kez bu organizasyonda boy gösterecek. 2015-2019 yılları arasında üst üste 5 kez bu organizasyonda sahne alan Kanarya, daha sonra ise 2024 Berlin, 2025’te Abu Dabi’deki Final Four’da mücadele etti. Sarı-lacivertliler, ilk kez 2017 yılında İstanbul’un ev sahipliğinde kupayı kazanırken, geçtiğimiz yıl da ikinci kez Euroleague şampiyonu olmayı başardı. Fenerbahçe, Final Four’a en çok katılım sağlayan Türk takımı olma ünvanını da taşıyor. 2026 Euroleague Final Four, 22-24 Mayıs tarihlerinde Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenecek. Jasikevicius 7. kez Aralık 2023’te takımın başına geçen Sarunas Jasikevicius, sarı-lacivertlileri üst üste 3 sezonda Final Four’a taşıdı. Sporculuk kariyerinde birçok başarıya sahip olan Litvanyalı koç, antrenörlük kariyerinde de 7. kez Dörtlü Final’de mücadele verecek. Barcelona ile birer kez ikincilik, üçüncülük ve dördüncülük yaşayan Jasikevicius, bir kez de Zalgiris Kaunas takımıyla turnuvayı üçüncü tamamladı. Geçtiğimiz sezon da Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşadı.