GÜNDEM - 19 Şubat 2025 Çarşamba 23:23

Kırklareli’nde 2025 Aile Yılı dolayısıyla muhtarlara koruyucu aile ve kadına yönelik şiddetle mücadele eğitimi verildi

A
A
A
Kırklareli’nde 2025 Aile Yılı dolayısıyla muhtarlara koruyucu aile ve kadına yönelik şiddetle mücadele eğitimi verildi

Kırklareli’nde 2025 Aile Yılı etkinlikleri çerçevesinde muhtarlara yönelik "Koruyucu Aile Tanıtım Toplantısı ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eğitimi" gerçekleştirildi.


2025 Aile Yılı etkinlikleri çerçevesinde, Kırklareli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından merkez mahalle ve köy muhtarlarına yönelik "Koruyucu Aile Tanıtım Toplantısı ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eğitimi" düzenlendi. Toplantı, aile kurumunun güçlendirilmesi ve toplumsal bilinçlendirmeyi hedefleyen önemli bir adım olarak değerlendirildi.


Eğitim programının ilk bölümünde katılımcılara, koruyucu ailenin önemi, kimlerin koruyucu aile olabileceği ve bu sürecin topluma katkıları hakkında detaylı bilgiler sunuldu. Koruyucu Aile Birimi yetkilileri, koruyucu aile olmanın yalnızca bir çocuğun hayatını değiştirmekle kalmayıp, toplumun geleceğine de yatırım olduğunu vurguladı. Koruyucu aile yanında büyüyen çocukların daha sağlıklı bir gelişim gösterdiği ve topluma kazandırılmalarında bu modelin büyük rol oynadığı belirtildi.


Muhtarlar, koruyucu ailelik ve evlat edinme süreçlerine ilişkin merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı buldu. Katılımcılar, mevzuat ve uygulama esasları hakkında da detaylı bilgilendirildi.



"Kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumsal sorumluluk vurgusu"


Eğitimin ikinci bölümünde ise kadına yönelik şiddetle mücadele konusu ele alındı. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) yetkilileri tarafından sunulan eğitimde, 6284 sayılı Kanun’un önemi ve uygulama yöntemleri detaylı şekilde anlatıldı. Kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal bir mesele olduğu vurgulandı. Bu mücadelede yerel yönetimlerin ve muhtarların üstlendiği rolün kritik olduğu hatırlatıldı.


Katılımcılara, şiddet mağdurlarına yönelik destek mekanizmaları ve hizmet modelleri hakkında da bilgi verildi. Eğitimde, muhtarların mahallelerinde farkındalık oluşturmaları ve vatandaşları bilgilendirmeleri için yapabilecekleri çalışmalar üzerinde duruldu.



"Bu süreçte siz değerli muhtarlarımıza büyük sorumluluk düşüyor"


Toplantıya telekonferans yöntemi ile bağlanarak muhtarlara hitap eden Kırklareli Valisi Uğur Turan, aileyi korumanın herkesin ortak görevi olduğunu ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda aile değerlerinin korunması ile gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinerek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde ve ilgili bakanlıklarımızın koordinasyonunda, 2025 Aile Yılı boyunca tüm kurumlarımızla aile kurumunu koruyacak ve güçlendirecek önemli çalışmalar yürüteceğiz. Bu süreçte siz değerli muhtarlarımıza büyük sorumluluk düşüyor. Koruyucu ailelik ve kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumun her kesimine ulaşmanız çok kıymetli" dedi.



"Gelin koruyucu aile olun"


Toplantıda muhtarlara hitap eden Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Bilgin Özbaş, "Bizler kurumsal olarak koruma altındaki çocuklarımızın her türlü ihtiyacını karşılıyoruz. Ancak aile şefkatini, anne baba rol modellerini çocuklarımıza yansıtmakta eksik kalıyoruz. Devlet olarak bir elinden tuttuğumuz çocuklarımızın bir elinden de sizler tutun, gelin koruyucu aile olun, mahallenizde, köyünüzde koruyucu aile sistemini anlatın" ifadelerini kullandı.


Toplantı sonunda Kırklareli merkez ve köy muhtarlarının tamamı "Bir Ailede Büyümek Her Çocuğun Hakkıdır" ve "Kadına El Kalkamaz" afişleri ile toplu halde fotoğraf çektirdiler.



Kırklareli’nde 2025 Aile Yılı dolayısıyla muhtarlara koruyucu aile ve kadına yönelik şiddetle mücadele eğitimi verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Şimşek: ’’Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde değişiklik olmayacak’’ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘‘Enflasyon 2022’de yüzde 85 ile ekim ayında zirveyi buldu yılı 64 ile kapattı ve ondan sonra 2023’te enflasyonu 65’te tuttuk. Dezenflasyon 2024’te başlamış, yüzde 44. Geçen sene yüzde 31, şu anda da yüzde 31 civarı. Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde bir değişiklik olmayacak, enflasyonu düşürmek ve o trendi devam ettirmek Türkiye için önemli bir kazanım’’ dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen ‘Yükselen Türkiye Zirveleri’ programına katıldı. Programda konuşan Şimşek, Türkiye’de uygulanan ekonomi programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon verilerinden de bahseden Şimşek, enflasyonun düşüş trendinde bir değişiklik olmayacağını vurguladı. Konuşmasında küresel gelişmelerin ekonomi politikalarını etkilediğini belirten Bakan Şimşek, ‘‘Dünya yoğun bir belirsizlikle karşı karşıya. Kısa vadeli ve uzun vadeli bir resim var. Kısa vadeye baktığımızda İran-ABD-İsrail geriliminin getirdiği emtia şokuyla karşılaşıyoruz. Orta ve uzun vadeye baktığımız zaman jeopolitik gerilimlerin normalleşmiş gibi olduğu görülüyor. Maalesef dünya yeni bir normal ile karşı karşıya. Dünya ticaretinde parçalanma var. Belki 10 kat, belki bin kat daha yıkıcı gelişmelere sebep olabilecek çok kapsamlı bir dönüşüm yaşanıyor. Dünya çok büyük bir borç yükü ile karşı karşıya. Faizlerin yüksek olduğu bir ortamda bu durum soruna dönüşebilir’’ diye konuştu. Küresel ekonomide Türkiye için fırsatların da olduğunu ifade eden Şimşek, ‘‘Dış talep esnekliği, kur esnekliğinden 11 kat daha güçlü. Esas belirleyici taleptir ve maalesef talepte de 2026 için en azından şu an itibarıyla öngörüler çok da olumlu değil. Savunma sanayinde Türkiye çok güçlü bir altyapıya sahip ve bundan dolayı da biz bunu bir fırsat olarak görüyoruz. Ticaretteki parçalanmalara karşı bağlantısallık yatırımı yapıyoruz. Ticarette korumacılığa karşı stratejiyle biz dayanıklılığı artırmaya çalışıyoruz’’ ifadelerini kullandı. Küresel savunma sanayi harcamalarına dikkat çeken Bakan Şimşek, ‘‘Dünya eski dünya değil. Karşımıza büyük bir trend çıkıyor. Küresel savunma sanayii harcamaları. Avrupa’da bazı ülkeler milli gelirlerinin yüzde 5’ini savunma sanayisine harcıyor. Türkiye burada büyük bir fırsat penceresi görüyor. Küresel savunma sanayi harcamaları 6,6 trilyon dolara çıkacak. Dolayısıyla savunma sanayisinde Türkiye çok güçlü bir altyapıya sahip. Bundan dolayı da biz bunu büyük bir fırsat olarak görüyoruz’’ dedi. Şimşek, ‘‘Geçen sene 10 milyar dolarlık ihracat yapmışız, 18 milyar dolarlık taze sipariş gelmiş. Bunu küçümsemeyin. 18-20 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatının kar marjları o kadar yüksek ki, 50-60 milyar dolarlık geleneksel ihracata bedeldir. Türkiye yeni bir sanayi devriminin, savunma sanayinin kaldıraç görevini gördüğü bir dönemin eşiğindedir’’ açıklamasında bulundu. ‘‘Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde değişiklik olmayacak’’ Enflasyonun düşüş trendinde olduğunu vurgulayan Şimşek, ‘‘Enflasyon 2022’de yüzde 85 ile ekim ayında zirveyi buldu yılı 64 ile kapattı ve ondan sonra 2023’te enflasyonu 65’te tuttuk. Dezenflasyon 2024’te başlamış, yüzde 44. Geçen sene yüzde 31, şu anda da yüzde 31 civarı. Geçici olarak 1-2 ay bu son gelişmeler etkiler. Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde bir değişiklik olmayacak, enflasyonu düşürmek ve o trendi devam ettirmek Türkiye için önemli bir kazanım’’ diye konuştu. Enflasyonla mücadeleye ilişkin değerlendirmede bulunan Şimşek, ‘‘Enflasyonla mücadele çok oluyor, artık bir yerde duralım" yaklaşımları var. Bu çok miyopik bir yaklaşımdır. Kalıcı ve yüksek büyümenin yolu düşük enflasyon sürecinden geçer. Enflasyon düşerse büyüme katlanır’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Bu program olmasaydı enflasyon nerelere giderdi? Sorusunu sormak gerekiyor’’ Uygulanan ekonomi programından ve etkilerinden de bahseden Şimşek, ‘‘Şimdi bizim uygulamakta olduğumuz ekonomi programının 3 evresi var. Birinci evre risklerin kontrolü. Tarihimizin en büyük felaketi yaşandı, 13 ilimiz büyük bir depremden etkilenmiş. Bu yaraları sararken büyük bütçe açıkları oluştu. EYT hayata geçirildi, 3 milyon civarı vatandaşımız 40’lı yaşlarda emekli oldu, daha da olacaklar, EYT kanunu bu. Bu riskleri yönetim önemliydi. ‘Bu program olmasaydı enflasyon nerelere giderdi?’ sorusunu sormak ve buna kafa yormak gerekiyor’’ dedi. Programın evreleri hakkında bilgi veren Şimşek, ‘‘İkinci evre ekonomideki dengesizlikleri azaltmaktı yani enflasyonu azaltmak. İkinci evreyi de geride bıraktık. Ana hedeflerin tamamında ilerleme sağladık. Şimdi üçüncü evre var, önü açık bir evre. Bu evrenin tamamlanmasına 2027’nin sonu olarak bakıyoruz. Bu sene çok daha devasa büyük bir şokla karşı karşıyayız ve bunlar üçüncü evreyi etkiliyor. Bütün dünya bu şokun etkileriyle mücadele edecek. 3’üncü evrede bugüne kadar ki kazanımları pekiştirmekti, yani politika ile bir yere varırsınız ve bunu kalıcı hale getirmek için reform yapmanız gerekir. Bu dönemin ne kadar süreceği meselesi iç ve dış fonksiyonlara bağlı’’ açıklamasında bulundu.
Bursa Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık: "Rakamlar siyasi ayrımcılığı belgeliyor!" Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, CHP’li Mustafa Bozbey Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ait faaliyet raporundaki verileri masaya yatırarak ilçeye yönelik hizmet adaletsizliğine sert tepki gösterdi. Işık, faaliyet raporundaki rakamların, Gürsu halkına yönelik açık bir kaynak ayrımcılığını tescillediğini ifade etti. Asfalt yatırımlarında "üvey evlat" muamelesi CHP yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyet raporunda yer alan; ilçelere sunduğu asfalt hizmetlerini karşılaştıran Başkan Mustafa Işık, Gürsu’ya ayrılan payın diğer ilçelerin çok gerisinde kaldığını vurguladı. Bazı belediyelere 60 bin ton, hatta bir ilçeye 479 bin ton asfalt yatırımı yapıldığını hatırlatan Işık, "Gürsu’ya reva görülen miktar ise sadece 6 bin tonla sınırlı kalmıştır. Bu uçurumun izahı yoktur" dedi. Yol malzemesi dağıtımında uçurum: 110 bin tona karşı 5 bin ton Benzer bir tablonun yol yapımında kullanılan ocak malzemesinde de yaşandığını dile getiren Işık, ilçeler arasındaki dağılımı belirterek Mustafakemalpaşa: 110 bin ton, Mudanya: 42 bin ton, Gürsu: 5 bin ton hani 17 ilçeye adil ve eşit hizmet götürülecekti? Büyükşehir’in kendi resmi raporu, ‘eşitlik’ söylemlerinin sadece kağıt üzerinde kaldığını ve siyasi bir ayrımcılık yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır," dedi. "Hak ve adalet söylemleri Gürsu sınırında duruyor" Siyaset sahnesinde sürekli "Hak, hukuk ve adalet" vurgusu yapanların icraat noktasında Gürsu’yu görmezden geldiğini belirten Işık, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: "Hak bunun neresinde, adalet bunun neresinde? Gürsu halkının hakkını savunduğumuz her an karalama kampanyalarıyla susturulmaya çalışıldık. Ancak su sorununda da yangın felaketinde de olduğu gibi, zaman bizi bir kez daha haklı çıkarmıştır. Önceliklerinin siyasi polemik değil, Gürsu halkının hizmet alması olduğunu belirten Belediye Başkanı Mustafa Işık, açıklamasını kararlılık mesajıyla noktaladı: "Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek; yani Gürsu’nun hakkını almaktır. Hemşehrilerimizin hukukunu ve alın terini her platformda sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz."